45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/2225
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatif genel kurulunda gündemin 3. maddesinde kooperatife ait daireler ile ilgili imar barışından yararlanmak için başvuruda bulunulduğunu yapı kayıt belgesi ve kat mülkiyeti kanunu gereğince tapuların alınmasının mümkün olduğunu kooperatif başkanı tarafından açıklandığını başvuruların sonucu her blok için ayrı ayrı başvuru nedeniyle ödenmesi gereken meblağlar hakkında bilgi verildiğine 3. gündem maddesinde söz olarak muhalif kaldığını Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü ve belediyede yaptığı araştırmalar sonucu tapu alınması ve kat mülkiyeti kurulmasının mümkün olmadığını, gündemin 4. maddesi ile kooperatifte satılacak olan dairelerin ve işyerinin kaça satılacağının belli olmadığını bu konuda kooperatif başkanının herhangi bir bilgi vermediğini kooperatifin mülkü olan 7 daire ve bir iş yerinin üye kaydı yolu ile satılmasının hiçbir derde çare olmayacağını, alınmış bulunan kararın iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunu bu sebeple iptali gerektiğinin, sonuç olarak da 02/09/2018 tarihli genel kurulda gündemin 3. ve 4. maddeleri ile alınmış bulunan kararların usul, yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan iptaline ve mutlak butlanla yok hükmünde sayılması gerektiğine karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulda her üyenin gündem maddeleri ile ilgili önerge verme hakkının olduğunun yapılan olağanüstü genel kurulda gündemin değiştirilmediğini ve gündeme yeni bir madde eklenmediğinin gündem görüşülürken o madde ile ilgili önerge verildiğini verile önergenin tartışıldığını ve karara bağlandığını davacının genel kurulda alınan kararların hukuka aykırılığını değil alınan kararların yerindeliğini sorguladığını, arsa sahipleri ile kooperatif arasında kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığını yapılan yapılarla ilgili iskan ruhsatı alınmadığını ancak tadilat projesi ile ilgili çalışmalar sürerek imar barışı yasasının çıkmış olduğunu böylece amaçların sorunsuz olarak hallolmasının yolu açıldığını, imar barışı sayesinde kooperatif ve üyelerinin kat mülkiyeti tapularını alabilmelerinin mümkün kılındığını, yasanın başvuru ve ödemeleri 31/12/2018 tarihi ile sınırlamış olduğunu, kooperatif yönetiminin durumu paylaşmak ve takip edilecek yolu tespit etmek için olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, usule uygun olarak toplanıldığını ve kararların alındığını, genel kurulun aldığı kararların herkesi bağladığını, yönetim kurulunun da bu kararları uygulama zorunluluğu olduğunu, davacının gündem dışında dava konusu ile ilgili olmayan konularda beyanda bulunmuş olduğunu belirterek, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... Davacının itirazlarının mahiyeti itibariyle genel kurul kararlarının isabetsizliği ve davacı kooperatifin yönetim biçimine ilişkindir. Davacının yerindeliğe ilişkin bu itirazları eldeki davada özellikle üçüncü maddenin iptalinde sonuca etkili görülmemiştir. Kooperatif genel kurulu gündemi tartışır ve yasanın aradığı nisaplarda bir karar verir, her tüzel kişilik gibi de verdiği kararların hukuk neticelerine katlanır. Binaların ileride riskli yapı olarak yıkıldığında imar affından yararlanılmış olmasının dezavantaja dönüşecek olduğu iddiası, genel kurulun değerlendireceği bir husustur. Öte yandan 4. maddede 7 konut ve 1 işyeri için yeni ortak alınımından söz edilmektedir. Her ne kadar kararda satıştan bahsedilmese dahi, konut ve işyerinin karşılığında hangi miktarda ödeme karşılığında ortak alınacağı belirlenmediği gibi, ödeme miktarını, ödeme şeklini ve kooperatifin azami ortak sayısını belirleme yetkisi de genel kurula ait bir yetki olduğundan bu maddenin kanunu aykırı olduğu ve iptal edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davalının, satış kararı olmadığına ilişkin itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı, kooperatif tarafından blok ve daire bazında yatırılan paralara ilişkin İst. Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/681 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun getirtilerek ek rapor alınmasını talep etmişse de, uyap üzerinden incelenen dosya ve bir örneği de dosyaya sunulan bilirkişi raporunun eldeki davada esasa etkili bir yanı bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen ve birbiri ile de çelişmeyen 12/06/2019 ve 01/11/2019 tarihli raporlara itibar edilerek, anılan genel kurulun 3. maddesinin iptali talebinin reddine;
4.maddenin iptali talebinin ise kabulüne" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; tarafların katılmadığı duruşmada düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devam edildiği, yasa hükümleri gereğince yeni üye için genel kurul kararında yeni üyelerin ödeme miktarını tespiti, kooperatif ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tespit etmenin ve üye aidat tespitinin gerekli olduğuna dair bir hükmün bulunmadığı, KK m. 42 de yazılı olan hususların kıyasla genişletilemeyeceği, genel kurulunun yeni üye alınması üye sayısını artırma yetkisinin elinden alınamayacağı, gündemin 4. maddesinde iptal kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, davalı kooperatifin 02.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurul kararında alınan 3 ve 4 no'lu maddelerin iptali istemine ilişkindir.02.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; Gündem maddeleri 3-İmar barışı ve tapularının alınması için çıkarılan yasa gereği ödenmesi gereken meblağ ile ilgili Kooperatif Başkanı tarafından bilgi verildi. Daire tiplerine göre 1+1,2+1,3+1 ve dubleks daire sahibi üyelerin yapı kayıt belgesi alabilmek için ödeyeceği bedeller kendilerine tebliğ edilmiştir. 1+1 İçin 9.781 TL , 2+1 için 14.990 TL , 3+1 için 18.258 TL , dubleks için 27.387 TL , Ticari alan için, 106,751 TL , 12 blokta işyeri 66.910 TL , 8 blokta işyeri Yönetim kurulu başkanı ... yazılı önerge sundu: önerge okundu, görüşmeye açıldı. İmar Barışı Yasası, Yapı Kayıt Belgesi Başvurusunu ve Yapı Kayıt Belgesi için ödeme süresini kesin olarak tespit etmiştir.Bu nedenle, yapı kayıt belgesi için gerekli olan ödemelerin kısmen veya tamamen gecikmesi durumunda; yapı kayıt belgesi alabilmek için bir hak doğmayacaktır. Bu nedenle yapılacak yapı kayıt belgesi ödemelerinin
ETKİLİ TAHSİLİ İÇİN; Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşme aidat ödemelerine ilişkin olan düzenlemelerden farklı işin ivediliğine uygun farklı yaptırımlar içermesi, yönetimin yapı kayıt belgesi aidat ödemelerinin süresinde toplanabilmesine imkan verecek, etkili ve çözüm odaklı yaptırımları kullanılabilmesi, kooperatifimizi ileride telafisi imkansız zararlara uğramaması için bir zorunluluktur.Öneriler yapı kayıt belgesi için yapılacak yukarıda açıklanan ödemelerin 15/11/2018 tarihine kadar kooperatife veya hesaba yapılması, üyelerden %20 fazla ile bono alınması bonoların bankaya kırdırılması, 15/11/2018 tarihine kadar ödeme yapmayanlar hakkında icra takibi yapılması, yapı kayıt bedelini ödemeyenlerin tapusunun kooperatif adına tapu alınması oylamaya sunuldu: oy çokluğu ile 99 üyenin kabul oyu ile (bir üyenin red) kabul edilmiştir. Verilen önerge kabul edilmiştir. Söz alan ..., maddeyi şerh koyduğunu belirtti. Beyanlarına ilişkin dilekçesini divana sundu.4-kooperatife ait 7 yedi konut ve bir işyeri için yeni üye kaydı yapılması, elde edilen gelirin tapu kaydı için harcanması oylamaya sunuldu. 90 (doksan) evet 10 (on) red oyu ile yeni üye kaydı ve gelirin tapu alınmasına harcanmasına karar verildi. Söz alan ... Satışlara karşı olduğunu vermek istediğini belirtti.'' şeklindedir. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 12.06.2019 havale tarihli raporda özetle; gündemin 3. maddesi ile müzakere edilen ve kabul edilen hususun İmar Barışı nedeniyle yapılması gereken müracaatları iskan ruhsatı ve tapu alınması için yapılan bir müracaat olarak nitelemiş bulunduğu, oysaki İmar Barışının 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi gereğince belirlenen ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca verilecek yapı kayıt belgesi verilmesine dair usul ve esasları düzenleyen bir uygulama olduğu, yani İmar Barışı uygulamasına müracaat eden herkese tapu verileceği anlamına gelen bir uygulama olmadığı, kooperatifin sahip olduğu dairelerin 1+1, 2+1, 3+1 ve duleks dairelerin hiçbirisinin kooperatif ortakları adına kayıtlı bulunmadığı, davacı iddialarının birçoğunun gerçek durumu yansıtmakla beraber imar mevzuatına devamlı değişiklik gösteren ve her an şartlara göre değişebilen bir düzenleme olduğu, dolayısıyla İmar barışından yararlanan ve bu mevzuatın getirdiği imkanlardan yararlanmanın kooperatifin menfaatine olabileceği, verilmiş bu imkandan yararlanmamanın ileride telafisi mümkün olmayan durumları yaratabileceği, gündemin 4. maddesinde kooperatife ait 7 konut ve bir iş yerinin yeni üye kaydı yapılmak suretiyle devrinin söz konusu edildiği, bunun yasa ve ana sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği ancak devir edilecek konutların kararını verirken kooperatif ortak adedi de artacağından kooperatifin ortak sayısının tespitinin genel kurula ait bir yetki olduğundan üye sayısının azami kaç olacağının genel kurulca belirlenmesi gerektiği, ancak yapılan genel kurulda hem yeni üye olacak ortaklardan ne kadar bedel alınacağı ve ne şekilde tahsil edileceği hem de üye kaydı halinde kooperatifin azami üyesinin sayısının kaç olacağı belirlenmediğinden gündemin 4. maddesinde alınmış bulunan kararın yasa ve ana sözleşmeye aykırı olduğu ve dolayısıyla iptali gerektiği belirtilmiştir. Doç.Dr. ... ve S.M.M.M. Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 01.11.2019 tarihli heyet raporunda özetle; gündemin 3. maddesinde alınan kararın yönetim kurulu tarafından tespit edilen ve ortaklara bildirilen gündeme uygun olduğu, gündem maddesinde ve alınan kararda Kooperatifler Kanunu ile ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esasına aykırı, butlanı gereken bir husus bulunmadığı, gündemin 4. maddesinde ise 2008 yılından beri meskun olan kooperatif sitesindeki 7 daireye ve bir işyerine ortak alınmasına karar verildiği, ancak tespit edilen gündemde ve alınan kararda yeni ortaklara kaydedilecek kişilere verilecek 7 dairenin blok, kat ,daire numarası ,tipi ve kişinin ödeyeceği para miktarının nasıl belirleneceği, nasıl tahsil edileceği, ne kadar olacağı konusunda açıklamaya yer verilmediği, genel kurulun görev ve yetkisi içinde bulunan bu konulardaki tespit ve takdirin yönetim kuruluna devrinin Kooperatifler Kanununun 42. ve ana sözleşmenin 23. maddesinde yer alan emredici hükme aykırı olduğu ve iptal edilebileceği görüş ve tespitinde bulunulmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne (02.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3. maddesinin iptali talebinin reddine; aynı genel kurulun 4. maddesinde alınan kararların iptaline) dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Öncelikle belirtilmesi gerekir ki, mahkemece yapılan yargılamada 05.06.2020 tarihinde tarafların yokluğunda duruşma açılmış ve Corona Virüs (Covid-19) olarak bilinen solunum yolu bulaşıcı hastalığı nedeni ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Uluslararası Kamu Sağlığı Acil Durumu" ilan edilmiş olup Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun yazısı ile HMK. m. 32/1 göz önünde bulundurularak duruşmanın ertelenmesine dair karar verildiği anlaşılmakla, davalı vekili tarafların katılmadığı duruşmada düşme kararı verilmesi yönündeki istinaf talebinin yerinde olmadığına karar verilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü içermektedir.Toplanan tutanağının incelenmesinde, hazirun cetvelinde kayıtlı 167 ortaktan 68 ortağın asaletten, 15 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 83 ortağın toplantıya katıldığı ve bu haliyle toplantı yeter sayısının karşılandığı anlaşılmaktadır. Mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) hali işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Genel kurul kararlarının yokluğu, bunda hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süreye bağlı olmaksızın ileri sürülebilir. Yok hükmünde olan genel kurul kararları şeklen meydana gelmemiş olması nedeniyle başlangıçtan itibaren hiçbir hüküm doğurmayacağından, bununla ilgili olarak açılan davalar bir tespit davası niteliğinde olacaktır. Bir genel kurul kararı şekil ve usul açısından geçerli olmakla birlikte, konusu bakımından TBK m.
27.maddesi uyarınca emredici hukuk kurallarına yahut ahlak ve adaba aykırı veya imkansız ise sonucu yine yokluktur. Kanunun; şekil, usul ve konusu bakımından amir hükümlerine karşı gelinmesi, kamu düzeni ve kamu yararının ihlali anlamına geleceğinden böyle bir kararın geçersiz olması, iptal davasının açılmasına bağlı olmayacaktır. Bu tür kararların tespiti herhangi bir süreye bağlı olmaksızın hukuki yararı olan herkes tarafından muhalefet şerhi aranmaksızın ileri sürülebilir. İptal edilebilirlik ise kanuna, esas mukaveleye ve afaki objektif iyi niyet kurallarına aykırılıktır. İptal edilebilir kararlar yönünden ise davanın 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması, red oyu kullanılması ve iptali talep edilen her bir madde bakımından muhalefet şerhinin sunulması gerekmektedir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine bir ay içinde iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Bir aylık süre hak düşürücü süredir. Bu nedenle mahkemece doğrudan dikkate alınması gerekmektedir. Somut dava bu anlamda değerlendirilmiş ve 02/09/2018 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali için 02/10/2018 tarihinde, bir aylık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının tespiti üzerine işin esasının incelenmesi uygun görülmüştür. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da kararlara muhalif kalarak, bu hususu tutanağa geçirten ortağın, alınan kararların kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı takip eden günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Yani kooperatif genel kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için toplantıya katılan ortağın ret oyu kullanması ve muhalefetini de toplantı tutanağına kaydettirmiş olması gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/23-121 E. 2013/1674 K. sayılı ve 20/12/2013 tarihli ilamı gereğince "Kooperatif genel kurul kararlarına karşı dava açabilecek pay sahipleri ve diğer kişilerin, muhalefet ettikleri kararlara karşı muhalefet ettiklerini tutanağa geçirtmeleri yeterli olup, ayrıca bir de muhalefet gerekçelerini yazdırmaları veya ayrı bir muhalefet şerhi içeren dilekçe vermeleri gibi bir zorunluk aranmamaktadır.".Somut davada davacının kooperatif ortağı olduğu ve iptali talep edilen 02.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında hazır bulunduğu, Gündemin 3. ve 4. Maddelerine yönelik muhalefetini genel kurul tutanağında geçirttiği ve kanuni süresi içerisinde istinafa konu iş bu iptal davasını açtığı anlaşılmaktadır. Yapılan istinaf yasa yolu başvurusu nazara alınarak 02.09.2018 tarihli olağanüstü genel kurulunun 4. maddesine yönelik inceleme ve değerlendirme yapılmıştır. Yukarıda da belirtmiş olduğu üzere gündemin 4. maddesinde kooperatife ait 7 konut ve 1 iş yerinin yeni üye kaydı yapılması konu edilmiştir. Davacı tarafça düzenlenen muhalefet şerhi dilekçesinde kooperatifin son mülkü olan 7 daire ve bir iş yerinin yeni üye kaydı yoluyla satışının yapılmasının hiçbir derde çağrı olmayacağı, bir sonraki dönemde satılacak bir mülk kalmayacağı ancak yeniden aidatlar toplanmaya ve masrafların çıkmaya devam edeceği, öncelikle İmar tadilatı için uğraşılması ve 10 yıldan bu yana toplanan 8 milyona yakın tutarın imar tadilatı için harcanması gerektiği belirtilmiştir. Gündemin 4 maddesi ile konut ve iş yerine yönelik yeni üye kaydı yapılmasına dair karar verilmiş ise de; iş bu konut ve iş yerine ilişkin herhangi bir bilginin (dairelerin blok ,kat daire numarası gibi) yer almadığı ve yeni kaydedilen üyelerden ne kadar tahsilat yapılacağı, işbu üyelerin sayısı, kişilerin ödeyeceği bedelin nasıl tespit edileceğine gibi açıklamalara da yer verilmemiştir.Aynı zamanda dosyada mübrez Kadıköy ... Noterliği aracılığıyla kooperatif ortaklarına gönderilen davet mektubunda ''GÜNDEM 1-açılış ve yoklama 2-toplantı divanı teşekküllü ve saygı duruşu 3-Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne başvurması neticesinde kabul edilen İmar barışı ve tapularının alınması için çıkarılan yasa gereği ödenmesi gereken meblağım görüşülerek karara bağlanması ve üyelerden alınacak ödemenin tespiti 4-kooperatife ait 7 adet konut ve 1 adet işyerine üye kaydedilmesi için yönetim kuruluna yetki verilmesi 5-dilekler, temenniler ve kapanış'' olarak belirtilmiştir. Bu haliyle, davet mektubunda yer alan maddeler nazara alındığında, yeni alınacak üye kaydının yetkisinin yönetim kuruluna bırakıldığı anlaşılmaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 42. maddesinde genel kurulun devir ve terk edemeyeceği yetkileri; "1.Anasözleşmeyi değiştirmek, 2.Yönetim Kurulu ve Denetçiler Kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek, 3.İşletme hesabiyle bilanço ve gerektiğinde gelir gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak, 4.Yönetim ve denetçiler kurullarını ibra etmek, 5.Kanun veya anasözleşme ile Genel Kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek, 6.Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerine ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek, 7.İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek, 8.Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbit etmek" olarak sayılmıştır. Yapı kooperatiflerinde , ortak sayısı ile yapılacak ortak veya iş yeri sayısını belirlemek genel kurulunun devir ve terk edemeyeceği yetkiler arasındadır. Yönetim kurulu ancak genel kurulunca belirlenen sayı kadar ortak alabilecektir (K.K. M. 8/3). Yönetim kurulunun, genel kurulca belirlenen sayının üzerinde ortak kaydetmesi halinde cezai sorumluluk öngörülmüştür (K.K. Ek m. 2/1) (bkz. Mahmut Coşkun, Kooperatifler Hukuku, shf:619) Ortaklara gönderilen davet mektubunda yazılı hususlar nazara alındığında, yeni alınacak ortaklardan ne kadar alınacağı, ne şekilde tahsil edileceği ve azami üye sayısının kaç olacağı hususları yönetim kurulu yetkisinde bırakılamayacağından iptali gerekmekle, aksi yöndeki istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45 TL'nin istinaf eden davalıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/11/2023