Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/739
Karar No
K. 2022/739
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/739 Esas - 2023/937

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/739 Esas
KARAR NO: 2023/937
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ... -...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/11/2022
KARAR TARİHİ: 20/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'un ... isimli işletmesine müvekkili şirketten muhtelif tarihlerde çeşitli ... marka süt ürünleri satın aldığını, bir kısım ödeme yaptığını, ancak takip tarihi itibari ile 21.820,26 TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla ... sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ancak davalı borçlunun haksız itirazıyla takibin durduğunu iddia ederek, Davalının icra takibine vaki itirazının iptaline takibin devamına, takip alacağının % 20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış ancak davaya yanıt vermediği ve yargılamaya katılmadığı görülmüştür. Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

Mahkememizce tarafların defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bu amaçla davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalıya ticari defterlerinin ibrazı için ihtaratlı süre verildiğine "ibraz emri" düzenlenmiş, bu muhtıranın davalıya usulüne uygun olarak tebliğine rağmen davalı yanın ticari defterlerini dosyaya ibraz etmemiştir.

Davacı ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda, Ödeme Emri'nde "muhtelif faturalardan bakiye alacak" denmiş olmakla birlikte, davacının davalı ile olan 4 yıllık ticarette, aralarındaki açık hesap ilişkisi neticesindeki takip tarihi itibariyle oluşan bakiye 21.820,26 TL alacağını talep ettiği, davacının usulünce tutulmuş olan 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı e-ticari defterlerinin incelendiği, davacının kendi defterlerinde takip ve dava tarihleri itibariyle davalıdan 21.820,26 TL alacaklı olduğu, davalının ise davaya cevap vermediği, ticari defterlerinin de incelenemediği, bu nedenle davacı defterlerinde kayıtlı olan alacak tutarını karşılaştırma ve teyit etme imkanının olmadığı, BA beyannamelerine göre davalının davacıdan 4 yıl boyunca önemli miktarlarda mal aldığının belirgin olduğu, bununla birlikte davalının ba beyannamelerinin davacıdan ne kadar mal aldığını teyit etmeye uygun olmadığı tespitinde bulunulmuştur.

Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (...)

Somut olayda; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup,Davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davalı ticari defterleri üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılabilmesi için davalı yana ticari defterlerini süresi içerisinde ibraz etmesi, aksi halde defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılacağına dair ibraz emri düzenlendiği ve bu ibraz emrinin davalıya 15/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşılmasına rağmen davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği görülmüştür. Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı belirlenmiş olup, davalı yana takip dayanağı işin yapıldığı tarihteki döneme ait ticari defter ve kayıtların ibrazı için verilen süreye rağmen davalı yanın defterlerini ibrazdan kaçınmış olması sebebiyle HMK 222/II ve III. maddeleri dikkate alınarak davacının kanuna göre eksiksiz tuttuğu ticari defter ve kayıtlarının lehine delil teşkil edeceği kanaatine varılarak davanın kabulüne, dava konusu alacağın likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi nedeni ile davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE,

2.Davalının ... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin DEVAMINA, Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 4.364.0522 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 298,10 TL harçtan peşin alınan 263,54 TL harcının mahsubu ile bakiye 34,56 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

4.Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 4.364,05 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 263,54 TL peşin harcı olmak üzere toplam 344,24 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 216,00 TL posta masrafı ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.216,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7.6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

8.HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde.... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 11:12:21 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.