Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/53
Karar No
K. 2023/723
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2017/53 Esas
KARAR NO: 2023/723
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/01/2017
KARAR TARİHİ: 26/10/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 04/04/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uçak yakıtı teslim hizmetleri anlaşması akdedildiğini, sözleşme gereğince yüklenici/satıcı müvekkilinin davalı alıcıya karşı üstlenmiş olduğu yükümlülüğün 3 yıl boyunca davalıya ait hava araçlarının ihtiyacı olan ... yakıtının litre fiyatının 1,20 USD+KDV bedel tutarı üzerinden ... yakıtının litre fiyatını 1,50 USD+KDV bedel tutarı üzerinden teminini ve sürekli satışını sağlamak olduğunu, davalı alıcı şirketin yükümlülüğünün ise müvekkili şirket tarafından temin edilecek bu akaryakıtları ihtiyaçları doğrultusunda sürekli satım ilişkisi içerisinde müvekkilinden satın almak olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında akdedilen sözleşme doğrultusunda davalıya 15/04/2016 tarihli ... numaralı fatura ile 33.807,52 USD bedel mukabilinde ve yine 13/06/2016 tarihli ... numaralı fatura ile 42.083,52 USD bedel mukabilinde satış yapıldığını, davalı şirket tarafından 13/06/2016 tarihli fatura bedelini ödemediği gibi müvekkilinden yakıt satın almayı aniden kestiğini, müvekkili şirketin dava konusu sözleşmenin icrası için davalı şirkete İzmir Bornova... Noterliğinin 02/12/2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ifaya davet ettiğini, bu ifaya davet ihbarına cevap vermemekle ve ifa etmemekle davalı şirketin ifaya karşı fiilen direngen konuma düştüğünü, müvekkili şirketin dava konusu 3 yıl süreli Uçak Yakıtı Teslim Hizmetleri Anlaşmasının ifası amacıyla çok ciddi maddi yatırımlarda bulunduğunu ve mali külfetlere katlandığını, müvekkili şirketin davalı şirket sessizliği karşısında sözleşmenin ifasını temin etme amacına yönelik olarak şimdilik 50.000,00 TL bedel tutarındaki müspet zararın davalıdan kendisine tediyesini talep ettiğini, bu anlamda Bornova ... Noterliğinin 22/12/2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edildiğini, davalı şirket tarafından cevap verilmediğini, müvekkili şirketin davalıya satışını üstlendiği ve gerçekleştirdiği ... ve ... yakıtını Polonya'da ticari faaliyet göstermekte olan ... Ltd. Şti.'nden satın aldığını, müvekkilinin yakıt ithal edip bilhassa davalı ...Ş.'ye satmak için dava dışı ... ile 01/04/2016 tarihinden itibaren 3 yıl süreyle geçerli olmak üzere "Havacılık yakıtı dağıtım sözleşmesi" ismiyle hukuki niteliği "Uluslararası Tek Satıcılık yakıtı Dağıtım Sözleşmesi"ni imzaladığı ve bu sözleşme kapsamında dava dışı satıcı ... şirketinden satın aldığı yakıtı Türkiye'de "tek satıcı" olarak davalıya sattığını, ne var ki davalının daha ucuz yakıt satın almak suiniyetiyle ve dava konusu sözleşmeyi yok saymak suretiyle ticari bilgilerine müvekkili sayesinde matuf olduğu dava dışı.... şirketi ile hukuka aykırı olarak anlaşmış doğrudan ve/veyahut dolaylı olarak müvekkilinin hammadde tedarikçisinden müvekkilini ekarte ederek mal satın aldığını, müvekkili ile arasındaki bulunan yazılı sözleşmeyi hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi eylemi karşısında müvekkilinin yoksun kaldığı karını tazmin etmesi gerektiğini, davalının sözleşmeyi ifa ettiği 2016 yılı Nisan-Haziran aylarındaki toplam satışlardan emtia bedeli mahsup edilerek bulunacak brüt kardan anılı aylara ilişkin müvekkili şirketin cebinden çıkmış kira, taşıt giderleri çıkarıldıktan sonra tespit edilecek net kar miktarının aylık ortalaması üzerinden sözleşmenin yürürlükte kalacağı bakiye süre çarpılmak suretiyle dava konusu müspet zararın miktarının tayin edilebileceğini beyan ederek, sözleşmeyi kasden ifa etmemekte direnen kusurlu davalının en son mal satın aldığı 13/06/2016 tarihinden sözleşmenin bitiş tarihi olan 04/04/2019 tarihine kadar tahakkuk etmesi gereken müvekkili şirketin sözleşmenin ifasından beklediği ifa menfaatine yönelik olumlu zararın hesap edilerek şimdilik 50.000,00 TL bedel tutarının Bornova ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ve 22/12/2016 tarihli ihtarnamesinin tebliğinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt reeskont faizi ile birlikte kusurlu davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:

Dava dilekçesi davalı tarafa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili tarafından cevap süresi sonrasında sunulan 18/05/2017 UYAP kayıt tarihli dilekçede özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında 15/02/2016 tarihli "Uçak Yakıtı Teslim Hizmetleri Anlaşması" akdedildiğini, davacı tarafın müvekkili şirket tarafından talep edilmiş olmasına rağmen uçaklarında kullanabileceği uçak yakıtını süresinde temin edemediğini, bu nedenle müvekkili şirketin aynı yakıtı petrol ofisi firmasından daha yüksek bir bedelden temin ettiğini, bu hususun müvekkili şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesinden anlaşılabileceğini, davacı tarafın sözleşmeyi ifa etmemesinden dolayı müvekkili şirketin davacıdan alması gereken yakıtı daha yüksek bir bedelden satın aldığını bu nedenle zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararı davacıdan talep etme hak ve yetkisi saklı kalmak kaydıyla basiretli bir tacirin kullanacağı yakıtı herhangi bir neden yokken başka bir firmadan daha yüksek bir bedelle satın almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan bu durumun davacının taraflar arasında mevcut olan sözleşmeyi herhangi bir neden yokken ifa etmediğinden en önemli kanıtı olduğunu, ayrıca davacının müvekkili şirketin herhangi bir talebi bulunmamasına rağmen 13/06/2016 tarihinde müvekkili şirketin Selçuk Havaalanındaki şubesine o şubesinde bulunan hiçbir uçağın kullanamayacağı, yakıtı bırakıp gittiğini, ardından bu yakıtın bedelini ve yakıtın içerisinde bulunan konteynırın bedelini tahsil etmek için müvekkili şirket hakkında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinde ... e. ve ...

E. Sayılı davalarını açtığını, bu durumun davacı tarafça tespit ettirilmiş olmasına ve müvekkili şirket tarafından defaten talep edilmiş olmasına rağmen yakıtı geri almadıklarını, taraflar arasında mevcut olan güven ilişkisinin müvekkili şirketin değil davacı tarafın kötü niyetli ve hukuka aykırı davranışları nedeniyle temelinden sarsılmış ve ticari ilişkiyi devam ettirmenin imkansız hale geldiğini, ayrıca davacı taraf müvekkili şirkete yakıt satamamasından dolayı uğramış olduğu zararı yaptığı yatırımları ve ithal ettiği yakıt miktarını ispatla yükümlü olduğunu, davacı tarafın bu nedenle herhangi bir zarara ve hak kaybına uğramadığını, aksine bu nedenle zarara uğrayanın bahse konu yakıtı daha yüksek bir fiyattan temin etmek zorunda kalan müvekkili şirket olduğunu beyan ederek usul ve yasaya aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER

1.Taraf şirketlere ait ticaret sicil kayıtları

2.Taraflar arasında 04/04/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere akdedilen uçak yakıtı teslim hizmetleri sözleşmesi

3.Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; alacaklısının ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Turizm İnş. San. Ve Ltd. Şti., borçlusunun ... olduğu, 03/08/2016 tarih ... nolu 42.083,52 USD bedelli faturaya dayalı davalı aleyhine 42.083,52 USD asıl alacak, 242,12 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.325,64 USD alacak üzerinden başlatılan takip olduğu anlaşılmıştır.

4.Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. -... K. sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; davacısının ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Turizm İnş. Sam. Ve Ltd. Şti., davalısının ... olduğu, davanın davacı tarafından davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında 03/08/2016 tarih ... nolu 42.083,52 USD bedelli faturaya dayalı 42.083,52 USD asıl alacak, 242,12 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.325,64 USD alacak için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,

Mahkemece yapılan yargılama sırasında, davalı şirket ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında bulunan BA-BS formları incelenmek suretiyle SMMM bilirkişinden aldırılan raporda; davacı şirketin Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhinde başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin takip tarihi olan 23.08.2016 tarihi itibariyle 42.083,52 USD'si asıl alacak, 145,27 USD'si işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.228,79 USD alacaklı olduğunun rapor edildiği,

Yargılama sonucunda Mahkemece 03/10/2017 tarihli karar ile Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın 42.083,52 USD asıl alacak, 145,27 USD işlemiş faiz üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına uygulanacak faiz oranlarının uygulanmasına dair karar verildiği, kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 01/12/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

5.Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı sayılı dosyası

UYAP üzerinden celp edilerek dosyamız arasına alınan dosyanın incelemesinde; davacısının ... Petrol ve Petrol Ürünleri Madencilik Turizm İnş. Sam. Ve Ltd. Şti., davalısının ... olduğu, davanın, taraflar arasında imzalanan 16/03/2016 tarihli ve bir yıl süreli akaryakıt teminini konu alan sözleşme uyarınca davalının akaryakıt talep etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği iddiasına davayı ifaya ekli cezai şart alacağı ile yoksun kalınan gelir kaybından kaynaklanan 130.000,00-TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, Mahkemece yargılama sonucunda 03/02/2020 tarihli karar ile davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.

6.Bornova ... Noterliği'nin 22/12/2016 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi

7.Taraf ticari defterleri

8.Bilirkişi raporları;

i)Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi incelemesi yaptırılarak aldırılan 16/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2016 ve 2017 yılı envanter defterinin açılış onayı ile, yevmiye ve kebir defterlerin ilk berat dosyalarının oluşturulduğu, berat dosyalarının süresi içerisinde GİB sistemine yüklenip onaylandığı, son ayın beraat dosyalarının yüklenme süresinin son tarihinin ise 30/04/2018 tarihi olduğu, defter kayıtlarının birbirini takip ettiği ve doğruladığı, davalı şirketin defterlerinin kanuna uygun tutulduğunun tespit edildiği,

Davacı şirketin 2016 yılında davalı şirket adına 3 adet fatura karşılığında toplam 220.527,85-TL tutarında cari hesaba dayalı satışın gerçekleştiği, davalı tarafından satış tutarlarına karşılık ise 15/04/2016 tarihi ile 01/12/2017 tarihleri arasında 220.527,85-TL ödemenin gerçekleştirildiği, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre 01/12/2017 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten oluşan bir alacak bakiyesinin mevcut olmadığı, taraflar arasında yapılan uçak yakıtı teslim hizmetleri sözleşmesindeki edimlerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan müspet zarar talep edip edemeyeceği hususundaki hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirlerinde olduğu, rapor edilmiştir. ii) Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine yeniden talimat yazılarak; davacı vekilinin 16/04/2018 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar şekilde ve dosyamız arasında alınan Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyaları da göz önünde bulundurulmak suretiyle ek rapor tanzimi istenilmiş, SMMM bilirkişiden aldırılan 12/03/2019 tarihli ek raporda özetle; Müspet Zarara ilişkin bir hesaplamanın yapılabilmesi için öncelikle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme konusu edimlerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği hususunun, sözleşme hukukundan anlar uzman bilirkişi marifetiyle açıklığa kavuşturulmasının gerektiği, ortaya çıkacak değerlendirmeye göre, davacı şirket merkezinde davacı ticari defter ve belgeleri üzerinden yaptırılacak incelemeler sonucunda, sözleşmenin ayakta kaldığı dönem içerisinde davacı tarafından davalı yana düzenlemiş olduğu faturalara konu ürünlerin maliyet bedeline ilişkin yapılan tespitlerin, davalı kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 16/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerle birlikte değerlendirilmek suretiyle müspet zarar ilişkin bir değerlendirme ve hesaplamanın yapılabileceği, rapor edilmiştir. iii) Davacı defterleri üzerinde SMMM bilirkişisi incelemesi yaptırılarak aldırılan 27/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi ve V.U.K. 182, 220, 221 maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde davalı şirketin dava tarihi itibariyle 124.028,77-TL borçlu olduğu,

Dava dosyası içerisinde bulunan davalı şirket ticari defter incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu ile davalı şirketin borcunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de, taraflara ait ticari defterlerindeki bakiye farklılığının, davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınan 21/11/2017 tarihli ... yevmiye nolu "21/11/17 ... Tarafından Ödenen" açıklaması ile 110.000,00 TL ve 01/12/2017 tarihinde ... yevmiye no ile "21/11/17 ... Tarafından ... ve Mahkeme Ödemesi" açıklaması ile 12.963,83-TL olmak üzere toplam 122.963,83-TL'den kaynaklandığı,

Davacının sözleşmenin fiilen uygulandığı 106 günlük dönemde 24.766,64 USD kar elde ettiği, aynı koşullar altında Mahkeme tarafından aralarındaki sözleşmenin 1 yılı kapsayacağı kanaatine varıldığı taktirde kalan 259 gün için yoksun kalınan karın; 60.514,71 USD olabileceği, dava açıldığı tarih olan 13.01.2017 tarihindeki TL karşılığının 229.919,59 TL olabileceği, aynı koşullar altında Mahkeme tarafından aralarındaki sözleşmenin 3 yılı kapsayacağı kanaatine varıldığı taktirde; 989 gün için yoksun kalınan karın 231.077,42 USD olabileceği, dava açıldığı tarih olan 13.01.2017 tarihindeki TL karşılığının 877.955,55 TL olabileceği; 

Davacı şirket tarafından dava dışı ... şirketinden alınan ürünlerin davalı şirket haricinde başka firmalara da satış yapıldığının tespit edilmiş olduğu ve Mahkeme tarafından davacı şirket tarafından bu sözleşmeye istinaden alınan ürünlerin davacı elinde kalmayıp satışlarının yapılabildiği kanaatine varıldığı taktirde sözleşmeden kaynaklı satış yapmadığından dolayı kardan yoksun kalmadığı, sadece ticari defterlerine göre davalıdan 124.028,77 TL alacağının bulunduğu, rapor edilmiştir. iv)Tarafların iddia ve savunmaları ile taraflar arasındaki sözleşme de göz önünde bulundurularak sözleşme edimlerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle davalıdan müspet zarar talep edip edemeyeceği edebilecekse miktarı hususlarında Ticaret Hukuku Alanında Uzman Hesap bilirkişisi, SMMM bilirkişi ve Petrol Mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten aldırılan 28/09/2021 havale tarihli raporda özetle; Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı ... denizcilik tarafından davalının satın almadığı uçak yakıtlarını başka alıcılara sattığı ve en azından zararının artmasına engel olduğu, özleşmeye konu uçak yakıtlarının başka firmalara satılması suretiyle kar elde edildiği ve kardan yoksun kalınmadığı, ancak satıcının, elinde o maldan bir çok müşterinin ihtiyacını karşılayabilecek miktarda bulundurduğu ve davalı alıcının sözleşmeye konu ... ve ... yakıtlarını başka tedarikçilerden alması suretiyle kardan yoksun kaldığı, doktrinde davacı satıcının malı başkasına sattığını ispat etmeksizin, maliyet fiyatı ile sözileşmede kararlaştırılan bedel arasındaki farkı, alıcıdan talep edebilmesi gerektiği, Mahkemece bu görüşün benimsenmesi halinde talep edilebilecek tazminat miktarının 877.955,55-TL olabileceği, rapor edilmiştir.

v)Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak;

Mahkememizce öncesinde kök ve ek rapor aldırılan SMMM bilirkişiden davalı defterleri üzerinde yeniden inceleme yapılarak, davalı tarafın sözleşme süresi boyunca başka şirketlerden yakıt alımı yaptığına ilişkin ticari defterlerinde bir kayıt olup olmadığı, var ise ne miktarda ve hangi bedel üzerinden alım yapıldığı hususunda ek rapor tanzimi istenilmiş, SMMM bilirkişiden aldırılan 20/04/2022 havale tarihli 2.ek raporda özetle; davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; davalı şirketin 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK'nun 64.ve HMK 222.maddelerinde ifade edilen kanuni şartlara uygun olarak tutulduğu, 01.07.2016 tarihi ile 04.04.2019 tarihleri arasında, davalı şirketin farklı firmalardan 915.569 Litre miktarında ve 5.855.154,71.-TL tutarında ... yakıtının satın alınmış olduğu, rapor edilmiştir. vi)Davalı vekilinin 20/04/2022 tarihli bilirkişi 2.ek raporuna karşı itirazları doğrultusunda SMMM bilirkişiden aldırılan 12/09/2022 havale tarihli bilirkişi 3.ek raporunda özetle; davalının itirazlarına ilişkin, yapılan inceleme ve hesaplamalar sonucunda; Sonuç İtibariyle; davalı şirketin 01.07.2016 tarihi ile 04.04.2019 tarihleri arasında, dava dışı Şirketler olan ... A.Ş' den 29.540,00 lt miktarında ve 135.334,33.-TL tutarında, ....Tic.A.Ş.'den 884.630,00 lt miktarında ve 5.699.206,88.-TL tutarında,

... A.Ş.'den. 1.399,00 lt miktarında ve 20.613,50.-TL olmak üzere toplam olarak 915.569 litre miktarında ve 5.855.154,71.-TL tutarında ... yakıtının satın alınmış olduğu, rapor edilmiştir. vii)Mahkememizce davalı vekilinin 28/09/2021 bilirkişi heyet raporuna karşı itirazları doğrultusunda dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdii edilerek itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmış,

Bilirkişi heyetinden aldırılan 27/04/2023 havale tarihli ek raporda özetle; Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı tarafından davalının satın almadığı uçak yakıtlarını başka alıcılara sattığı ve en azından zararının artmasına engel olduğunun anlaşıldığı, yapılan mali incelemeler kapsamında sözleşmeye konu uçak yakıtlarının başka firmalara satılması suretiyle kar elde edildiği ve kardan yoksun kalınmadığının tespit edildiği, doktrinde malın ferden veya neven belirlenmesine ilişkin bir ayrım yapılmadığı ancak malın kolay bir şekilde üçüncü kişilere satılıp satılamayacağının dikkate alındığının görüldüğü, satılan mala talebin çok olması sebebiyle, satıcının elinde o maldan bir stok bulunabileceği, böyle bir ihtimalde, satıcının bu malı kolaylıkla ve aynı fiyata satabilecek olduğundan, satıcının somut metoda göre bir farkın giderimini isteyemeyeceğinin söylenebileceği, ancak satıcı, elinde o maldan bir çok müşterinin ihtiyacını karşılayabilecek miktarda bulundurduğundan, bir müşterisini kesin olarak kaybetmiş olacağı, bu sebeple, malı başkasına sattığını ispat etmeksizin, maliyet fiyatı ile sözleşmede kararlaştırılan bedel arasındaki farkı, alıcıdan talep edebilmesi gerektiği, Mahkemece bu doktrin görüşünün benimsenmesi halinde davacının talep edebileceği miktarın 877.955,55-TL olacağı, netice itibariyle 28/09/2021 tarihli kök raporda değişikliği gerektirecek bir hususun olmadığı, rapor edilmiştir.

UYUŞMAZLIK:

Dava, taraflar arasında imzalanan 04/04/2016 tarihli uçak yakıtı teslim hizmetleri anlaşması kapsamında davalı tarafından sözleşmeye konu uçak yakıtının talep edilmemesi dolayısıyla yoksun kalınan kar dolayısıyla oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasında imzalanan uçak yakıtı teslim hizmetleri sözleşmesindeki edimlerin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, davacının sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle zararının doğup doğmadığı ve bu zararın tazmininin davalıdan talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama, getirtilen kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 04/04/2016 tarihinden itibaren 01/03/2019 tarihine kadar 3 yıl geçerli olmak üzere taraflar arasında imzalanan "Uçak Yakıtı Teslim Hizmetleri Anlaşması" başlıklı sözleşme kapsamında davacı (satıcı)nın davalı (alıcı)ya sözleşme ek-1'de belirtilen uçak yakıtı temini ile ilgili standart genel şartlar ve hükümlerde belirtilen şartlara uygun olarak alıcının uçaklarında kullanılmak üzere uçak yakıtını satması ve teslim etmesi ya da satılmasını veya teslimini sağlaması, alıcı (davalı)nın da yakıtın uçağın kanadında teslimi de dahil olmak üzere uçağında kullanmak amacıyla yakıt ikmal hizmetlerini anlaşmada ya da herhangi bir meydan için düzenlenecek ayrı yerel sözleşmelerde belirlenecek şekilde satın alınmasına ilişkin karşılıklı olarak anlaşmaya varıldığı; Taraflar arasında yerel sözleşmelerin imzalandığı hususunda herhangi bir delilin ya da yerel sözleşmenin dosyamıza sunulmadığı;

Sözleşmeye konu ... yakıtının litre fiyatının 1,20 USD+KDV ve ... yakıtının litre fiyatını 1,50 USD+KDV olarak kararlaştırıldığı, sözleşme ek-1'de tedarik edilecek yakıta ilişkin şartname, yakıtın kalitesi, teslimi, teftiş ve denetlenmesi ile taraf yükümlülüklerinin hüküm altına alındığı, sözleşmede ve ekinde tedarik edilecek ya da stokta bulundurulacak yakıt miktarı konusunda herhangi bir hükmün yer almadığı, ek-1 belgede miktar başlıklı 4. Maddede "satıcı yakıtı satacak ve teslim edecek ya da satılmasını ve teslim edilmesini sağlayacak, satıcı firmanın alıcıya temin edilen ISO-ADR sistemine uygun tanklara boşaltılacaktır." şeklinde hükmün yer aldığı;

Teslime ilişkin olarak sözleşmenin 5. Maddesinde "Yakıt, satıcı tarafından alıcının uçağına yerel sözleşmede yer alan usul ve koşullara uygun olarak teslim edilecektir." hükmüne yer verildiği ve ek-1'de teslime ilişkin 5. maddede satıcının alıcının gösterdiği hava meydanlarında alıcı tarafından izni alınmış alanlara 24.000 litrelik ADR standartlarında Iso tank, pompa ve sayaçlı konteyner bulunduracağı, bunun yanında yakıtın satıcı tarafından doğrudan alıcının uçağının yakıt tanklarına olmak üzere uçağa teslim şeklinde ikmal edilebileceği de belirtilerek uçağa teslimin ilke ve kurallarına yer verildiği görülmektedir.

Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri irdelendiğinde, alıcı tarafından sözleşme süresince ya da günlük, haftalık, aylık, yıllık gibi periyotlar itibariyle belli miktarda yakıtın satıcı tarafından hazır edilmesi şeklinde bir hükme varılmadığı, teslimata ilişkin alıcının göstereceği hava meydanlarında alıcı tarafından izni alınmış olan alanlara 24.000 litrelik tank, pompa ve sayaçlı konteyner bulundurulacağı belirtilerek, bunun dışında doğrudan uçağın yakıt tanklarına olacak şekilde de teslimin yapılabileceğinin kararlaştırıldığı sabittir.

Davacı satıcı tarafından sözleşmenin imzalanmasından sonra sözleşme kapsamında davalı alıcıya 15/04/2016 tarih ... nolu fatura ile 33.807,52 USD tutarında, 13/06/2016 tarih ... nolu fatura ile 42.083,52 USD tutarında yakıt satışının yapıldığının belirtildiği, dosyaya ibraz edilen fatura ve sevk irsaliyeleri incelendiğinde ... nolu fatura konusunun ..., ... nolu fatura konusunun ... olduğu; söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu ve davalının ticari defterlerine göre 15/04/2016 tarih ... nolu 33.807,52 USD tutarlı faturaya ilişkin olarak 20/04/2016 tarihinde 96.024,71-TL ödeme yapıldığı, davacı satıcı tarafından 3/06/2016 tarih ... nolu 42.083,52 USD tutarlı fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı hakkında icra takibinin başlatıldığı, davalının takibe itiraz etmesi üzerine davacının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında itirazın iptali davasını açtığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, bu davada davalı tarafından teslimin usulüne uygun olmadığı, yakıtın amaca uygun olmadığı şeklinde savunmalarda bulunulmuş ise de Mahkemece bu yönde herhangi bir delilin sunulmadığı, bu yönde davacıya yapılan bir ihbarın da bulunmadığı belirtilerek davalının savunmasına itibar edilmediği, Mahkemece verilen kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 01/12/2017 tarihinde kesinleştiği, takip ve dava konusu edilen fatura bedelinin davalı tarafından ödendiği anlaşılmıştır.

Taraflarca delil olarak dayanılmakla dosyaya celp edilen Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E.sayılı sayılı dosyasında, davacı ve davalı tarafların dosyamız davacı ve davalı tarafları ile aynı olduğu, dava konusunun taraflar arasında imzalanan 16/03/2016 tarihli ve bir yıl süreli akaryakıt teminini konu alan sözleşme uyarınca davalının akaryakıt talep etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği iddiasına dayalı ifaya ekli cezai şart alacağı ile yoksun kalınan gelir kaybından kaynaklanan bedelin tazmini istemine ilişkin olduğu, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 03/02/2020 tarihli karar ile davanın reddine dair karar verildiği; söz konusu davaya dayanak sözleşme ile Mahkememiz dosyasında dava konusu edilen sözleşmenin farklı sözleşmeler olduğu, Mahkemece sözleşmede taahhüt edilen miktarda yakıtın stoklara alınmadığı, sözleşmede davacıdan belli miktarda ürün alımın garanti edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği; davaya dayanak olan sözleşme incelendiğinde satıcı tarafından 200.000litre yakıtın stoklarda bulundurulması ve teslimatın nasıl yapılacağı yönünde hükümler yer almakta iken eldeki davamıza konu sözleşmede bu yönde hükümlerin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Eldeki davada, davalı yanın sözleşmeye konu edimlerini ifa etmediği, sözleşmede sürekli satım ilişkisi kararlaştırılmış ise de 13/06/2016 tarihli faturadan sonra davalı tarafça yakıt satın alımının gerçekleştirilmediği, yakıt siparişinin verilmediği, davacıdan tedarik edilmesi gereken yakıtın davacı aradan çıkartılarak davacının hammadde tedarikçisi olan firmadan yapıldığı bu surette davacının sözleşme kapsamında elde etmeyi beklediği kardan mahrum kaldığı vakıalarına dayalı olarak talepte bulunulmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 112 nci maddesi kapsamında tazmini istenilen sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir.

Müspet zarar; borçlu, edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Hâluk Tandoğan, Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426-427; Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar kapsamında kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır ve sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kârdan yoksun kalan tarafın mal varlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik mevcut olmaz. Burada kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır.

Menfi zarar; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır. Başka bir anlatımla, genel olarak menfi zarar, sözleşmenin kurulmamasından veya geçerli olmamasından; müspet zarar ise, ifa edilmemesinden doğan zararı ifade eder (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 12. Baskı, İstanbul 2010, s. 482). (Aynı hususlarda bkz. Hukuk Genel Kurulunun 07/06/2022 tarihli ve ...-... Esas, ... Karar sayılı kararı)

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşmenin ifa edilmemesi, bu anlamda davalı tarafından yakıt tedarikinin davacıdan talep edilmemesi sebebiyle davacı tarafça doğan zararın ifası talep edildiğinden davacının zararı sözleşmenin ifaya olan çıkarın (zararın) tazmini istemine ilişkin olduğundan müspet zarar olarak nitelendirilmelidir.

Mahkememizce davalı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit olunduğu üzere taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geçerli olacağı 04/04/2016- 01/03/2019 döneminde davacı şirketten 15/04/2016 tarihli ... nolu fatura ile 23.875 litre ... cinsi yakıt karşılığı 33.807,52 USD tutarında, 13/06/2016 tarihli ... nolu fatura ile 23.776 litre ... cinsi yakıt karşılığı 42.083,52 USD tutarında yakıt alındığı; yine taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu bu dönem içerisinde 2016 yılında ... A.Ş'den 25.240 litre ... yakıtı, 2017 yılında... A.Ş'den 25.240 litre ve ... Tic. A.Ş'den 308.777 litre ... yakıtı, 2018 yılında ... Tic. A.Ş'den 466.768 litre ... yakıtı ve ... A.Ş'den 485 litre ... yakıtı, 2019 yılında ... Tic. A.Ş'den 109.085 litre ... yakıtı ve ... A.Ş'den 914 litre ... yakıtı alımının yapıldığı tespit edilmiştir.

Sözleşmenin akdedilmesi ile davacının sözleşmenin ifasında yararının doğduğu, her ne kadar sözleşmede taraflar arasında belirli bir miktarda malın sipariş edileceği ve teslim edileceği konusunda açık bir hüküm yok ise de davalının potansiyeli gereği davacının kar beklentisinin oluşacağı kabul edilmelidir.

Her ne kadar davalı tarafça ileri sürülen savunmalarda davacının teslimatları gereği gibi yapmadığı, süresinde ve istenilen nitelikte yakıtın teslim edilmediği bu sebeple harici firmalardan yakıt tedariki yoluna gidildiği ve bilakis kendilerinin zarara uğradığı belirtilmiş ise de, davalı tarafça bu yönde herhangi bir ispat aracı dosyaya sunulmamıştır. Kaldı ki taraflar arasında imzalanan sözleşmede, alıcı davalı tarafından teftiş ve denetimlerin yapılacağı ve denetim neticesinde bildirilecek farklılıkların davacı tarafından düzeltileceği ve gerekli önlemlerin alınacağı, yakıt kalitesi ile ilgili taleplerin en geç teslim tarihinden sonraki 10 gün içerisinde iletilmesi gerektiği, iddiayı gösteren ve satıcının düşük kaliteli yakıt sunduğunu gösteren delillerin de sunulması gerektiği hüküm altına alındığından davalı tarafça bu yönde işlem tesis edildiğine dair herhangi bir delil sunulmadığından davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilememiştir.

Davacının zarar miktarının tespitinde davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin fiilen uygulandığı sürede davacının elde ettiği kar üzerinden tespit yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira davacı Polonya'da bulunan ... şirketinden davalıya satmak üzere akaryakıt aldığını, bu yönde Polonya'da mukim şirket ile tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını belirtmiş ise de davacının münhasıran davalıya yakıt sağlamak amacıyla tedarik anlaşması yaptığına dair bir delilin ortaya konulmadığı, tek satıcılık sözleşmesinin imzalandığı belirtilen 01/04/2016 tarihinden önce de ... şirketinden yakıt alımı yapıldığı, davacı tarafından ... şirketinden alınan yakıtın davalı şirket haricinde başka firmalara da satışının yapıldığı, bu anlamda yurtdışından tedarik edilen yakıtın davacının uhdesinde kalmadığı, zararın artmasına engel olunduğu yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilmiştir.

Diğer taraftan davalı alıcı tarafından da tüm meydanlarda ve uçaklarda kullanılacak tüm yakıtın davacıdan temin edileceği yönünde bir taahhüde sözleşme kapsamında yer verilmediği, bu anlamda davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu süreçte harici firmalardan tedarik edilen yakıt üzerinden davacının zarar hesabının da yapılamayacağı değerlendirilmiştir.

Davalı ile imzalanan sözleşmenin fiilen geçerli olduğu süre (106 gün) içerisinde davacı tarafından davalıya yapılan satışlar sebebiyle elde edilen karın 24.766,64-USD olduğu, sözleşmenin üç yılı kapsayacak şekilde düzenlendiği ve taraflarca feshedilmeyerek bu süre içerisinde ayakta olduğu gözetildiğinde davacının yoksun kaldığı karın 231.077,42-USD olacağı kabul edilerek eldeki kısmi davada talep konusu edilen 50.000-TL miktarı üzerinden davanın kabulüne, hükmolunan bedele sözleşmenin bitiş tarihi olan 01/03/2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davanın KABULÜNE, 50.000,00-TL'nin 01/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 853,88-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafından yatırılan 853,88-TL peşin harç ve 31,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 885,28-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından iş bu dosyada yapılan toplam 3.746,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Karar kesinleştiğinde ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden artan gider avansının derhal taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 26/10/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.