Esas No
E. 2019/11622
Karar No
K. 2023/6734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2019/11622 E.  ,  2023/6734 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/187 E., 2015/486 K.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Batman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/187 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; cezanın haksız ve fazla olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanık... hakkında katılan ...'in kimlik bilgileri kullanarak, bilgi ve rızası dışında katılan adına sahte imza atarak 507 818 66 12 numaralı 25.09.2012 tarihli GSM abonelik sözleşmesi düzenletmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suçlamayı ikrar etmiştir.

3.Katılan beyanında maddi yardımda bulunacağını düşünerek kimlik belgesini sanığa verdiğini, sanığın ise bu belgeyi kullanarak rızası ve bilgisi olmadan adına telefon hattı çıkartığını, davaya katılmak istediğini beyan etmiştir.

4.... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce tanzim olunan ve inceleme konusu ... tarafından 25.09.2012 tarihinde düzenlenmiş... numaralı GSM hattı sözleşmesinde katılan ... adına atılan imzaların sanık... elinden çıktığı görüşünü içerir 10.04.2014 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

5.Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Sanığın, katılan ...'ya ait kimlik bilgilerini kullanarak katılanın bilgisi ve rızası dışında adına GSM abonelik sözleşmesi düzenletmekten ibaret eyleminin, suç tarihinden önce 10.11.2008 tarihli ve 27050 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki "İşletmeci veya adına iş yapan temsilcisine abonelik kaydı sırasında abonelik bilgileri konusunda gerçek dışı belge ve bilgi verilemez" ve beşinci fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri karşısında, özel hüküm niteliğinde bulunan 5809 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilerek sanığa usulüne uygun şekilde önödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun’a aykırılık suçunda önödemenin gerçekleşmemesi hükümden sonra 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve yine hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen "Dava ve Cezaların ertelenmesi" başlıklı geçici 7 nci madde ile "Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir." hükmü gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Batman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2015 tarihli ve 2015/187 Esas, 2015/486 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.