4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/2061 E. , 2023/236 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne-Tarafların istinaf başvurularının esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi, manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın tüm taraflar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalılardan ..., ... ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların eşi ve anneleri ...'ın 27.07.2014 tarihinde davalılar ... ve ...'ın sadece maliki, davalı ...'ın ise %20 maliki, işleteni ve sürücüsü, davalı ... şirketinin ... poliçesi ile sigortacısı olduğu özel halk otobüsünün davalı sürücünün kusuru ile meydana gelen kazada araç içerisinde yanarak hayatını kaybettiğini iddia ederek cenaze ve defin giderleri için 6.000,00 TL ve her bir davacı için 2.000,00 TL destekten yoksun kalma teminatı olmak üzere 20.000,00 TL maddi ve her bir davacı için 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davaya konu aracın şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi gereğince dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç sürücüsüne yüklenecek kusuru ve meydana gelen zararı davacının ispat yükümlülüğünün olduğunu, davacıların kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkil şirketinin sorumlu olmayacağını, cenaze masraflarının poliçe kapsamında olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkili ...'in meydana gelen kaza ve yangında bir kusuru bulunmadığını, frenlerin elektronik sistemde çıkan yangın sebebiyle arızalanması neticesinde tutmadığını, oluşan yangın sebebiyle içeride bir anda panik havası olduğunu, davalı müvekkilinin başka çaresi kalmayınca aracı portatif bariyerlere sürterek durdurmaya çalıştığını, aracın tüm bakımlarının süresinde yaptırıldığını, aracın en son kazadan bir gün önce bakıma girdiğini, araçta meydana gelen yangının çarpma nedeniyle değil çarpmanın oluşumundan önce başladığını, davalı ...'ın kusursuz olması nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin hayatını kaybettiği, kaza nedeni ile kusur değerlendirmesi yapılarak tarafların sorumlulukları kapsamında maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tüm taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; olayın oluş şekli ve kusur durumuna göre hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu, reddedilen kısım için hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı belirlendiğini, avans faizi talebinin reddinin doğru olmadığını, iddia ederek istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, kazanın mücbir sebepten meydana geldiğini, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, desteğin aktif ve pasif döneminin ayrılmadığını, yaş hesaplamasının hatalı olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemeler yönünden araştırma yapılmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, tazminat kalemlerinin açıklanmadığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, vekalet ücretinin az belirlendiğini, savunarak istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; davalı sürücünün kusur durumunun net olarak belirlendiğini, kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olup olmadığının araştırılmadığını, sıralı sorumluluğun değerlendirilmediğini, aktüerya bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, cenaze ve defin giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, savunarak istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmamasına, istinaf nedenleri gereğince yapılan incelemede yargılama giderlerinin doğru belirlendiğinin tespit edilmiş olmasına, manevi tazminat yönünden davacılara verilen vekalet ücretini aşmayacak şekilde davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmasına, oluşa uygun, gerekçeli, denetime elverişli olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük bulunmamasına göre, istinaf edenlerin istinaf nedenlerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılardan ..., ...
..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili ile davalılardan ..., ... ..., ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasında davacıların desteğinin hayatını kaybettiği kazada maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı olup olmadığı, miktarı ve davalıların kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacılardan ... lehine 40.000,00 TL, diğer davacılar lehine 10.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Davacılardan ... eşini, diğer davacılar ise annelerini davaya konu trafik kazasında kaybetmiştir. Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi (TBK md 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, davacılardan ... lehine hükmedilen tazminat miktarı yeterli ise de, annelerini kaybeden diğer davacılar bakımından, tarafların kusur oranı, ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, ... dışındaki diğer davacılar için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir. Hükmedilen manevi tazminat miktarı davacı için bir miktar az olup, daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar ..., ... ... ve ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ile oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.