8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/1234 E. , 2023/1801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hekimhan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın,14/10/2015 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 ... maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 19/07/2016 tarihli, 2015/269 E. 2016/255 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 ... maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 ... maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, kişilik özellikleri itibari ile tekrar suç işlemekten çekineceği yönünde kanaat oluşmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 ... maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri Sanık 10.10.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesinde temyiz sebebi bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın, meydana gelen bir hırsızlık olayı ile ilgili olarak şüpheli olarak alınan ifadesinde, işlemediğini bildiği halde, katılanın hırsızlık suçuna iştirak ettiği yönünde ifade vererek, katılan hakkında soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir.
2.Sanığın, katılan hakkında verdiği 18.02.2015 tarihli ifade tutanağı ile ilk ifadesinin doğru olmadığını, katılana kızgın olduğu için onun adını verdiği yönündeki 23.03.2015 tarihli ifade tutanağı dosyada mevcuttur
3.Hekimhan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014/936 soruşturma sayılı karar ile sanık ve katılanın içinde bulunduğu şüpheliler hakkında hırsızlık suçundan yapılan soruşturma neticesinde yeterli delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
4.Sanık savunmasında " Kimseye iftira atmadığını, temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ...'in e Hekimhan ilçe merkezindeki petrol istasyonu yanında bulunan tekel bayinden birlikte hırsızlık yaptıklarını konuştuklarını, o esnada masada ...'in de olduğunu ancak diğer sanıklarla birlikte hırsızlık yaptığını söylemediğini, ilk ifadesinde yanlış yazıldığını" beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir
Sanığın, Hekimhan ilçesinde temyiz dışı katılan ...'e ait tekel bayiinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde, bir sohbet esnasında, temyiz dışı sanıklar ..., ..., ... ve katılanın hırsızlık suçu işlediklerini kendisine söylediklerini belirtmesi üzerine katılan hakkında hırsızlık suçundan soruşturma başlatıldığı, daha sonra sanığın, katılana kızgın olduğu için onun da adını verdiğini söyleyerek ifadesinden döndüğü olayda; Sanığın katılana yönelik iddialarının, 5237 sayılı Kanun'un 128 ... maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalmadığı suç isnadı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli, 2015/269 E. 2016/255 Karar sayılı kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.