4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/16740 E. , 2023/25164 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Katılanın, usulüne uygun olarak tefhim edilen kararı, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 20.02.2018 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kötü muamele suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında;
1.Hakaret ve tehdit suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Kötü muamele suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca da cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun sübut bulmamasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulduğuna, yeterli delilin dosyada bulunmadığına, bu nedenle kötü muamele suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine yöneliktir. Katılanın temyiz istemi, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde indirim yapılmaması gerektiğine, verilen beraat kararının bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ile sanığın olay tarihinden yaklaşık 6 ay kadar önce evlenerek aynı konutta yaşadıkları, sanığın sürekli olarak farklı bahanelerle katılana şiddet uyguladığı, istediği her şeyi yapmasını istediği, pek çok kez öldürmekle tehdit ettiği, cinsel yönden şiddete varacak şekilde isteklerde bulunduğu, katılanın istemediğinde ise tokat atarak zorladığı ve takip eden süreçte de bu davranışlarına devam ettiği, son olarak olay tarihinde aralarında geçen tartışma sırasında katlana yönelik "O**pu, it, hayvan." şeklinde sözler söylediği iddiası ile atılı suçlardan açılan davada, Mahkemece sanığın kötü muamele eylemi sabit görülerek cezalandırılmasına, tehdit ve hakaret suçlarından ise beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden
Katılanın, usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinde belirtilen bir haftalık yasal süreden sonra 20.02.2018 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği belirlenmekle, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Adli sicil kaydında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan ve "Sanığın sabıkasızlığı, geçmişi, dosyaya yansıyan kişiliği ve gözlenen haliyle mahkememizde uyandırdığı suç işleme konusundaki eğilimine göre verilecek cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemekten çekineceği yolundaki olumlu kanaat oluşması..." şeklinde gerekçeyle cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, bu hususta bir tartışma yapılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi sebebiyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Katılanın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemece verilen karara yönelik katılanın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2023 tarihinde karar verildi.