8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2021/8739 E. , 2023/10504 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 06.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kamu davası açılmıştır.
2.Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan 4 yıl hapis cezasının ertelenmesine ve 2.400,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; dosyanın yeniden incelenmesine, lehe hususların değerlendirilmesine, hakkaniyetle gereğinin yapılmasına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; 81 yaşındaki katılanın banka kartı ile ATM'den para çekmeye çalıştığı sırada sanığın yardım etme bahanesiyle katılandan şifreyi öğrenmesi, bankamatikte para kalmadı şeklinde söylemesi, katılanın eline farklı biri adına düzenlenmiş kart verip, katılanın kartını alarak olay yerinden ayrılması, başka bir ATM'den katılanın hesabından 600 TL para çekmesi, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunun oluşması için başkasına ait bir banka veya kredi kartının ya da kart bilgilerinin her ne suretle olursa olsun ele geçirilmesi veya elde bulundurulması ve sahibinin rızası olmaksızın kullanılarak çıkar sağlanması gerektiği cihetle; 81 yaşındaki katılanın banka kartı ile ATM'den para çekmeye çalıştığı sırada sanığın yardım etme bahanesiyle katılandan şifreyi öğrenerek, daha sonra "bankamatikte para kalmadı" şeklinde söyleyip, katılanın eline farklı biri adına düzenlenmiş kartı vermiştir. Kartın isim yazılı olan kısmının aşağı doğru çevrili olması nedeniyle katılan bu hususu ilk etapta fark etmemiştir. Sanık, katılanın Ziraat Bankası kartını alarak olay yerinden ayrılması akabinde başka bir ATM'den katılanın hesabından 600 TL para çekmiştir. Katılan durumu bir müddet sonra fark ederek Banka şubesine gidip kartını iptal ettirmiştir. Sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddenin birinci fıkrasında düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, açılmış dava bulunmadığından hırsızlık ve güveni kötüye kullanma suçlarından dava açılmadığından tebliğnamedeki bu yöne ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca infaz aşamasında res'en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceği” hususuna ilişkin ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
3.Katılanın anlatımını doğrulayan Ziraat Bankası'na ait banka kartının hesap ekstresi ve sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tevilli savunması ile tüm dosya kapsamındaki deliller karşısında, sanığın temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Karabük Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31.05.2016 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri konusu dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
25.12.2023 tarihinde karar verildi.