8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/7087 E. , 2023/3751 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen dava yönünden ise davanın esastan reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline ve beyanlar hanesindeki şerhlerin aynen korunmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, birleşen davanın davacısı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 105 ada 8 parsel ... 63.595,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 ... Kanun'un 2/B maddesi gereği Hazine adına orman dışına çıkarılmıştır", "2001 yılından beri ... oğlu ...'ın kullanımındadır." şerhi verilmek suretiyle, tarla niteliğinde, 17.09.2015 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Asıl dosyanın davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 105 ada 8 parselle birlikte birçok parseli dava konusu ettiğini, bu doğrultuda müvekkilleri olan davacıların önceki kullanımlarının beyanlar hanesine işlenmediğini, ... Kadastro Müdürlüğü tarafından 2/B kullanıcı tespit çalışmaları yapılan dava konusu parsellerin miras bırakanları tarafından 1960'lı yıllarda ormandan açılarak tarla haline getirildiğini, 1975 yılından itibaren haklarında ilgili Kanuna muhalefetten hapis cezalarına hükmedildiğini, 1980 yılında Milli Emlak servisi tarafından işgal ettikleri alan hakkında icar işlemleri için mal müdürlüğüne çağrıldıklarını ve kullandıkları arazi miktarının, kadastro ve fen memurları vasıtası ile, taşınmazın iç parsellere ayrılarak ve krokileri de oluşturularak hesaplanan ecrimisil bedellerinin 5 yıl geriye dönük başlamak üzere, 1989 yılına kadar her yıl müvekkillerince ödendiğini, 1989 yılında ise ... Kaymakamlığının sözlü emri ile kolluk görevlilerince araziden çıkarıldıklarını ve tahliye etmeyenlerin de ... Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandıklarını, parselin daha sonra Edirne Tarım Reformu Bölge Müdürlüğünce topraksız ve az topraklı köylüye kiralandığını, ilerleyen yıllarda ise bu sözleşmelerin feshedilip, kiracıların kullandıkları yerlerin ve arazi miktarının değiştirilmek sureti ile birkaç kez yeniden kiralandığını, kadastro tespitinin 2012/5 ... genelgeye uygun olarak yapılmasının talep edildiğini ancak itirazlarının reddedildiğini, kadastro komisyonunun itiraz üzerine yaptığı çalışmada davacıların taşınmazı kullanımlarının üzerinden çokça sene geçmesine rağmen kullandıkları alanların çok küçük sapmalarla tespit edildiğini, bu tespitin doğruluğunun taşınmazın bağlı bulunduğu Milli Emlak servisinden getirilecek ecrimisil tahakkuk edilmesi amacı ile düzenlenen krokilerden anlaşılacağını ileri sürerek, kullanıcı tespitlerinin iptali ile davacılar adına kullanıcı tespiti yapılmasını talep etmiş, yargılama sırasında dava konusu 105 ada 8 parsel ... taşınmaz hakkındaki dava tefrik edilerek dava eldeki dosya üzerinden sürdürülmüştür.
3.Birleşen davann davacısı ... dava dilekçesinde; 6831 ... Orman Kanunu' nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi kapsamında bulunan ... ili ... ilçesi ... Köyü 105 ada 8 parsel numaralı 63.595,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2010 yılından 2012 yılına kadar tarafına tahsis edildiğini, bu taşınmazın ecrimisil bedelinin kendisince ödendiğini, ancak köylerinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tahsis yapıldığını, sunulacak delillerle adına tahsisinin gerektiğinin anlaşılacağını ileri sürerek, davalı ... adına yapılan tespitin iptali ile adına tahsisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ile davalı ... cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Tefrik edilen asıl dosya için yatırılması gereken harçlar ve gider avansının yatırılmadığı, birleşen dosya yönünden ise dava dilekçesindeki açıklama ve ... İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü cevabi yazıları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın farklı tarihlerde davacı ve davalı adına kiralandığının anlaşıldığı, her ne kadar keşifte dinlenilen mahalli ve tespit bilirkişileri ile yine davacı ve davalı tanıklarının beyanları arasında çelişki bulunduğu görülmüş ise de dava konusu taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılması ile evveliyatı 2975 parsel olan orman parselinin yeni parsel numaraları verilerek ifrazlarının yapıldığı, iş bu davaya konu 105 ada 8 parselin ise 09/01/2018 tarihli ... kayıt sisteminde davalı ... adına kayıtlı olduğu, yine ilgili kayıtların incelenmesinde davacı ... adına olan kayıtların 2011-2012-2013-2016 yıllarına ait olduğu ve kayıtlara konu taşınmazın 105 ada 8 parsel olup olmadığının anlaşılamamasına karşın davalı ... adına olan kaydın 2010-2011-2014-2015-2016-2017-2018 yıllarına ait olması ve 2018 yılına ait kaydın da 105 ada 8 parsele ilişkin olduğu ve yine dava dilekçesindeki açıklamadan davacı tarafın dava konusu taşınmazın 2010 yılından 2012 yılına kadar tarafına tahsis edildiğini ve taşınmazın yeniden kendi adına tahsisini talep ettiği hususları bir arada değerlendirildiği, davacı tarafın dava konusu taşınmazda tespit tarihi itibari ile fiili zilyetliği bulunmadığı" gerekçeleriyle asıl dava yönünden davanın açılmamış sayılmasına, birleşen dava yönünden ise davanın esastan reddi ile, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Köyü 105 ada 8 parsel ... taşınmazın tespit gibi Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki şerhlerin aynen korunmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, birleşen davanın davacısı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davanın davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın sadece son 1 yıldır davalı ... tarafından kullanıldğın, ondan önce ise vekil edeni tarafından kullanıldığının dosya kapsamı ile belirlenmiş olmasına karşın yanılgılı değerlendirme ile davasının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını, taşınmazın kullanım kadastrosu sırasındaki kullanıcı tespitinin iptali ile vekil edeni adına kullanıcı şerhi verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İstinaf edenin sıfatına göre birleşen dosya yönünden yapılan istinaf incelemesi sonunda; 5831 ... Yasa ile 3402 ... Yasa'ya eklenen Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastro tespiti sırasında Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceğinin düzenlendiği, belirtilen yasa hükmü gereği kullanıcı tespiti yapılan taşınmazlarda kim ya da kimler lehine kullanıcı şerhi verileceği belirlenirken tespit tarihi itibariyle taşınmazda fiili kullanımın bulunmasının gerekli olduğu, somut olayda, kadastro tespitinde birleşen davacının fiili kullanıcı olduğu iddiasının ispat edilemediği, tanık beyanlarının birleşen dosya davacısının tespit tarihi itibarıyla kullanıcı olduğuna yeterli bulunmadığı, tam aksine, tespit anında birleşen dosya davalısı ...’ın kullanımının sabit olduğu, bu doğrultuda yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle birleşen dosya davacısı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, birleşen davanın davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri Birleşen dosya davacısı ...
vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un (3402 ... Kanun) Ek-4 üncü maddesi, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) 11/14 üncü fıkrası,
3.Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazda, tespit tarihi itibari ile birleşen davanın davacının fiili zilyetliğinin bulunmadığı değerlendirilerek birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak içine yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; 27.01.2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 5831 ... Kanunla 3402 ... Kanun'a eklenen Ek-4 üncü maddenin 1 inci fıkrası, "6831 ... Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 ... Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 ..., 5/6/1986 tarihli ve 3302 ... kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir." hükmünü, yine 26.04.2012 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 ... Kanun'un 11 inci maddesinin 14 üncü fıkrası ise, "Kadastro müdürlüklerince 2/B alanları hakkında bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra düzenlenecek güncelleme listelerinde ve kadastro tutanaklarında; bu alanların fiili kullanım durumları, varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu, bu yerlerin ve üzerlerindeki muhdesatın 31/12/2011 tarihinden önce olmak üzere ne zamandan beri kim veya kimler tarafından kullanıldığı gösterilir ve bunlar tescil edildikleri veya kesinleştikleri tarihten itibaren en geç bir ay içinde idareye gönderilir." hükmünü ihtiva etmekte olup, İlk Derece Mahkemesince anılan Kanun hükümleri çerçevesinde, dava konusu edilen taşınmazı 31.12.2011 tarihi ve öncesinde kimin kullandığı yönünde araştırma yapılması gerekmektedir. Ne var ki, mahallinde yapılan keşifte bu konuda sadece tek mahalli bilirkişi dinlenilmiş, tutanak bilirkişilerinin tamamı dinlenmemiş ve tanıkların keşif mahallinde dinlenmeleri gerekirken, usule aykırı olarak bir kısım tanıklar duruşmada dinlenilmiştir.
Öte yandan, 2017 yılında yapılan keşifte dinlenilen tek mahalli bilirkişinin, dava konusu taşınmazı 5 - 6 yıldır birleşen dosyanın davacısı ...'ın kullandığını; yine keşifte dinlenilen davacı tanığının, taşınmazı 2010 yılından bu yana ...'ın kullandığını, 2010 yılından önce davalı ...'in kullandığını ifade etmiş olmasına rağmen, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanığının birbiriyle uyuşan beyanlarına neden değer verilmediği açıklanmamış ve ayrıca ... Kayıt Sistemi evrakları incelendiğinde, 2975 parsel 73.000 metrekare adı altında 2011 yılı itibariyle her iki tarafın da kaydının bulunduğu göründüğü halde, 2975 parsel olarak adlandırılan yerin dava konusu yer olup olmadığı yönünde Tarım Müdürlüğü nezdinde araştırma yapılmamış ve böylelikle, dava konusu edilen taşınmazın 31.12.2011 tarihi ve öncesinde kim tarafından kullanıldığı kesin olarak ortaya konulmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
2.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle dava konusu edilen taşınmazla, ... kayıt sisteminde kaydı bulunan ve tarafların yıllara göre kaydı görünen taşınmazın aynı taşınmaz olup olmadığı Tarım Müdürlüğünden sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra, önceki keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ile birlikte başka mahalli bilirkişiler ve 6100 ... Kanun'un 31 inci maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında tutanak bilirkişileri de tanık olarak çağrılmak suretiyle, fen ve ziraat bilirkişisinin katılımıyla taşınmaz başında yeniden yapılacak keşifte, mahalli bilirkişiler ve tanıklardan 31.12.2011 tarihi ve öncesinde olmak üzere taşınmazın kime ait olduğu ve kim tarafından ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığı tartışılıp gerekçeli kararda açıklanmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile ilgili taşınmazın fotoğraflarını da içerir somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıtlı ve gerekçeli rapor alınmalı; 31.12.2011 tarihine en yakın tarihe ait uydu fotoğrafları ile çekişmeli taşınmazın görünümünün ne olduğu, niteliği ve kullanım durumu belirlenmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
3.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ...'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.