7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2014/4797 E. , 2014/13679 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Çorum 2. İş Mahkemesi
Tarihi : 31/01/2014
Numarası : 2013/300-2014/44
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2.Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshi uyuşmazlık konusudur. Davacı, mevsimlik işçi olduğunu, 2012 yılı çalışma dönemi içinde işe başlatılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise davacı ve arkadaşlarının 2011 yılı içerisinde normal çalışma sezonunda çalışmaya başladıklarını ancak sezon sona ermeden 12 kişinin toplu olarak işi bıraktığını, davacının işi bırakması nedeniyle 2011 sezonunda işlerin aksadığını, tüm işçilere işe gelmeleri söylendiği halde davacı ve arkadaşlarının başka bir işyerinde işe başladıklarını, bu nedenle iş sözleşmesinin feshine kendisinin neden olduğunu, işe gelmeyerek iş sözleşmesini kendi feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı işverenin, davacının da içinde olduğu 12 işçi için devamsızlık tutanağı düzenlediğini, hizmet döküm cetveline göre bir önceki yıl 2010 yılında da davacının sezon sonu gibi işten ayrılıp başka bir yerde çalıştığı görüldüğünü, işçilerin iş sözleşmelerinin feshinden önce işe dönmemeleri halinde sözleşmenin feshedileceği yönünde bir ihtarda bulunulmadığını, davacının uzun yıllar süren hizmetini, işçilik hak ve alacaklarından vazgeçecek şekilde devamsızlık yapmak suretiyle sona erdirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu nedenlerle kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, davalı işyerinde mevsimlik işçi olarak toplamda 1 yıl 8 ay 7 gün süre ile çalışmış olup ranzacı/presçi olarak görev yapmıştır.
Dinlenen davacı tanıklarının O.. Y.. beyanında, " ...davacı bildiğim kadarıyla en son Çorum'daki kömür dağıtım şerinde yükleme işi yapmak için işi bıraktı. Aynı şekilde işi bırakan işçi sayısı 9-10 kişiydi..." şeklinde, diğer davacı tanığı N.. Ç.. ise, " ... Ben davacıdan daha önce işten ayrıldım. Davacı bildiğim kadarıyla en son Çorum'daki kömür dağıtım yerinde çalışabilmek için işi bıraktı. Bildiğim kadarıyla burda yükleyicilik yapıyordu...hatırladığım kadarıyla davacı ve arkadaşları ayrıldığında sezon kapanmak üzereydi. Davacının yaptığı iş mevsimlikti. Sezon kapandığı için mi işi bıraktı bunu bilmiyorum...bizim işimiz Kasım ayının son haftasınde sona erer...." şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Davalı tanığı Faruk Köksal beyanında, " ...davacı nedensiz olarak işe gelmeyerek ve devamsızlık yaparak işi bıraktı. Hatırladığım kadarıyla 2011 sezonuydu ve sezon henüz kapanmamıştı. Davacı ve yaklaşık 10 kadar çalışan, kömür işinde çalışmak için işi bıraktılar....sezon ortalama Nisan ayı ortası gibi başlayıp Ekim ayı sonu veya Kasım ayı ortalarına kadar mevsim şartlarına göre devam eder. Davacının önceki sozunlarda kömür işine gidip geldiğine dair bir bilgim yoktur. Bildiğim kadarı kömür işi davacının işi bıraktığı sezonda başladı. Işi bırakan 10 civarındaki işçinin hepsi presciydi ve bu iş bırakma nedeniyle işlerimiz yarı yarıya düştü. Bu nedenle diğer işçilerden de işsiz kalanlar oldu işi bıraktıkları tarihi tam olarak hatırlamıyorum sadece sezonun kapanmadığını hatırlıyorum" şeklinde,
Davalı tanığı S.. K.. beyanında, " .....davacı kömür işinde çalışmak için işe gelmeyerek ve devamsızlık yaparak işi bıraktı. Davacı ve yaklaşık 10 çalışanımız kömür işinde çalışmak için iş bıraktılar. Henüz sezon kapanmamıştır. Tam tarihi hatırlamıyorum. Ancak bunlar iş bıraktıktan sonra sezon 20 gün daha devam etti. Devamsızlık yapınca tutaunak düzenledik. Bu tutanağı düzenlediğimizde sezon açılmıştı... sezon ortalama Nisan ayı ortası gibi başlayıp Ekim ayı sonu veya Kasım ayı ortalarına kadar mevsim şartlarına göre devam eder. Davacıya avans verildiği doğrudur. Ancak işe gelmemesi yönüned bir SMS gönderildiğine dair herhagi bir bilgim yoktur. ..davacı ve diğer işten çıkanların tamamı pres bölümündedir ve bu nedenle iş kapasitesi düşmüştür" şeklinde
Davalı tanığı S.. K..'ın tutanak mümzii olarak alınan beyanında ise, " ...hatırladığım kadarıyla 2011 yılı sezonunda Eylül ayında işi bıraktılar. Davacı ve arkadaşları işi bıraktıktan sonra fabrika 35 gün daha çalıştı. ...işten ayrılınca birkaç gün sonra muhasebe davacı ve arkadaşları için tutanak tuttu. Biz de imzaladık.....imza bana aittir. Ben de davacı ve arkadaşlarıyla işten ayrılmalarından bir gün sonra yanlarına gittim ve işe dönmelerini söyledim. Bana orada kömür işinde çalışacaklarını söylediler. Davacıya 2012 sezonunda avans vermedim. ....biz tutanağı davacı ve arkadaşlarının işten ayrıldıkları 2011 sezonunda tuttuk...." şeklinde,
Davalı tanığı Y.. C.. beyanında, " ....Davacının hangi tarihte işi bıraktığını hatırlamıyorum. Ancak davacı ve yakaşık 9 kişi benim çalıştığım pres bölümünden toplu olarak işten ayrıldılar ve Belediye kömür dağıtıyordu, bu kömür dağıtımını yapan şirkette çalışmaya başladılar. Halen kömür de çalışıp çalışmadığını bilmoyurum. Davacı ve arkadaşları işten ayrıldıklarında sezon henüz kapanmamıştı. Davacı ve arkadaşları çıktıktan sonra fabrika yaklaşık 2 ay sezon bitimine kadar çalıştı. Davacı ve arkadaşları işten çıktıktan sonra işyerinde tutanak tutuldu. Ancak ben imzalayıp imzalamadığımı hatırlamıyorum, ( tutanağın gösterilmesi üzerine) imza bana aittir bu tutanağı davacı ve arkadaşları işten ayrıldıktan birkaç gün sonra iş yeri sahibi tarafından tutuldu biz de imzalamak zorunda kaldık, ben davacı ve arkadaşlarına işten ayrıldıktan sonra ulaştım. Işten ayrılmamalarını söyledim. Onlar da bana iş bulduk, burası sezonluk, kışın boş kalmamak için ayrıldık dediler. Davacı da bu şekilde söyledi tutulan bu tutanak yeni sezon başlangıcında tutulmadı. Davacı ve arkadaşlarının işe gelmedikleri birkaç günden sonra tutuldu... davacı ve arkadaşları fabrikada çalıştıkları dönemden bir önceki sezonda kömüre gitmediler. Ama sezon bitiminde fabrika kapandıktan sonra gittilerse bilmiyorum " şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.
Davacıya ait hizmet döküm cetveli incelendiğinde davacının ilk olarak 28.10.2010 tarihinde davalı işyerinde çıktıktan sonra 13.11.2010 tarihinde Sos.Yard.Day.Vakfı bünyesinde işe girişi olduğu, sezon başlaması üzerine 03.05.2011 tarihide tekrar davalı işyerine girişi olup 26.09.2011 tarihine kadar çalıştıktan sonra bu tarihte çıktığı, 06.10.2011 tarihinde tekrar dava dışı Vakıf bünyesinde çalışmaya başladığı görülmüştür.
Bununla birlikte davacı ve arkadaşlarının 27-28-29 Eylül 2011 tarihinde devamsızlık yaptıklarına dair tutanak ile davacının dava dışı şirkette işe başlamasından 1 hafta kadar sonra tebliğ edildiği anlaşılan davalı işverenin iş sözleşmesini 4857 SK 25/2-g bendi uyarınca feshettiğine dair noter fesih bildirimi de sunulmuştur.
Davalı işverenin ve davalı tanıklarının beyanları yanında bizzat davacı tanıklarının dahi davacının kömür işinde çalışmak için işyerinden ayrıldığını beyan etmeleri, davacının hizmet cetveli incelendiğinde mevsim sonlarının genellikle Ekim ayı ortalarından sonraki günlere ilişkin olduğu ancak 2011 yılında davacının sezonun bitimine 1 ay kadar bir zaman kala bir kısım arkadaşları ile dava dışı Vakıf bünyesinde kömür dağıtma işi için işyerinden sezon bitmeden ayrıldıkları, davacının 2010 yılında da dava dışı Vakıf bünyesinde çalışması gözükmekte ise de hizmet döküm cetvelinden bu çalışmanın sezonun bitiminden sonra başladığı ve sezon başlamadan da bittiği görüldüğünden davacının, bir başka iş bulduğundan bu işte çalışmak için sezon bitimini beklemeden işten ayrılmak suretiyle iş sözleşmesini kendisinin sonlandırdığını, bu sonlandırmanın haklı bir nedene dayanmadığı anlaşılmakla başka bir işte çalışmak için işyerinden kendi isteği ile istifa ederek ayrılması neticesinde kıdem ve ihbar tazminatı hakkı bulunmamaktadır. O halde mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kıdem ve ihbar tazminatı alacağı olduğunun kabulü ile hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.