Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/12
Karar No
K. 2023/1079
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2023/12 Esas

KARAR NO: 2023/1079
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2023
KARAR TARİHİ: 28/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; "04.11.2022 tarihinde, sürücüsü ... ve maliki ... olan ... plaka sayılı araç yolundan kontrolsüz şekilde çıkarak, bölünmüş yolda karşı tarafa geçmiş ve eşiyle birlikte yolda seyretmekte olan davacı müvekkilin ... plakalı aracına çarptığı, davaya konu trafik kazası davalı ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 52/1-b hükmü ve Yönetmeliği gereği 46100 kusuru ile meydana geldiği, değer kaybının miktarının tespiti mümkün olmayıp, değer kaybının ancak uzman bilirkişi marifetiyle tespiti mümkündür. Bu sebeple de, değer kaybına ilişkin davamızı, belirsiz alacak davası olarak açıldığı, Davaya konu... plakalı aracın KZMM sigortası 06.05.2022-06.05.2023 tarihleri arasında olup poliçe numarası ... olup davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yapılmıştır. Değer kaybı ile ilgili olarak tarafımızca davalı sigorta şirketine yazılı olarak 06.12.2022 tarihinde başvurulmuş ancak tarafımıza herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yine tarafımızca zorunlu dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olup, davacı Sigorta Şirketi ödemeye yanaşmamış ve anlaşma sağlanamamıştır. Davacı aracı gerçekleşen kaza nedeni ile hala serviste kalmıştır. İşbu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00.-TL ikame araç bedelinin davalılardan araç şoförü ... ve araç maliki ...'den alınarak tarafımıza verilmesini istemek zorunluluğu hasıl olmuştur. Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 20.000,00-TL değer kaybı alacağının haksız fiil tarihinden yani 04/1 1/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline vee yine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 5.000,00-TL ikame araç bedeli alacağımızın dava tarihinden itibaren vasal faizi ile birlikte davalılardan sürücü ... ve malik İlvas ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, Vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini" dava ve talep etmiştir.

Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde: Davacının belirsiz alacak davası ikame etmekte yararı bulunmadığından işbu davanın reddini, Yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitini,

HMK 121 gereği delillerin tarafımıza tebliğini, Teminat limiti hasar bedeli için ödeneceğinden işbu davanın reddini, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, doğrudan dava açılmış olması nedeniyle,

HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, İtirazlarımızın kabul edilmemesi halinde değer kaybı bedelinin 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar uyarınca hesaplanmasını, Her halde kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasını, Her durumda müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.

Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak cevap dilekçeleri sunulmamıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 04/11/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... ... plakalı aracın sürücüsü, ... işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 26/12/2022 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.

Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir.

Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Kazaya karışan ... plakalı araç 06.05.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 04/11/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olacaktır. Davalı ... ve ... 'ün sorumluluğu incelendiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.

TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.

Mahkememize sunulan bilirkişi raporunda: "Davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracıyla Atatürk Caddesini takriben kaynaklar istikametinden Buca istikametine seyir halinde otoban girişine 200m kala viraja geldiğinde aracının hakimiyetini kaybedip istikametinin soluna doğru savrularak orta refüjü aşıp karşı şeride geçtiği, devamında ise demir bariyerlere aracının ön kısmı ile çarpıp yola yönelerek, yine aracının sol ön kısımlarını, Buca istikametinden Kaynaklar istikametine seyir halinde olan davacı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın sol ön kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu hali ile Trafik kuralı ihlali yönünden: ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu, ... plaka sayılı davacı araç sürüücü ... kazanın oluşumunda atfedilecek her hangi bir hatası ve kural olmadığı, Değer Kaybı bedeli yönünden:

Değer kaybı bedeli tespite konu... plaka sayılı ... 1.6 (120) EXECUTİVE 2018 model otomobilin riziko tarihi itibarıyla ikinci el piyasa rayicinin ise ortalama olarak 675.000,00 TL. mertebesinde olduğu ve tramer kaydında hasarı olmadığı dikkate alınarak hasar onarımı sonrası 625.000.00 TL. mertebesinde olduğu ve dava konusu olaya bağlı olarak araçta piyasa rayiçlerine göre 50.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği, İkame araç bedeli yönünden; 2018 model ... 1.6 (120) EXECUTİVE konseptindeki en uygun benzer bir aracın günlük kiralama bedelinin yapılan araştırma sonucu 04.11.2022 riziko tarihi ve mevsim koşulları itibarıyla 700,00 TL. mertebesinde olduğu ve hasarı söz konusu aracın 15 günde tamir ve boyanarak faal hale gelebileceği, 15 gün x 700,00'TL. — 10.500,00 TL. araç kiralama bedeli olarak hesaplandığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde raporun sunulduğu görülmüştür.

Mahkememize sunulan rapora karşı davacı vekilinin esaslı itirazları bulunduğundan ...plakalı aracın dava konusu trafik kazasına ilişkin tüm servis formaları ilgili servisten celp edilerek bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup sunulan ek raporda kök raporda değişikliği gerektirir bir durumun olmadığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından ve tramer kayıtlarıda incelendiğinden itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.

Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 15 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden ikame araca yönelik hesaplama hükme esas alınmıştır (Yargıtay ...HD. ...K.).

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 50.000,00 TL değer kaybı ve 10.500,00 TL ikame araç tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Tüm bu nedenler ile;

04/11/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 50.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, ... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 10.500,00 TL olduğu kanaatine varılarak davanın davalı sürücü ve işleten yönünden kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kaleminde davalı işleten ve sürücü kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren değer kaybı bedeli yönünden kaza tarihinden, ikame araç tazminata ilişkin ise dava tarihinden itibaren faiz talep edildiğinden talep ile bağlı kalınarak iş bu talep içinde dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Öte yandan dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi tarafından 30/01/2023 tarihinde davacıya 100.000,00 TL ödemenin yapıldığı sunulan dilekçe ve ödeme dekontu ile sabittir. Her ne kadar davacı vekili davalı sigorta şirketi hasar bedelini 100.000-TL 'lik kaza başı maddi zarar teminatı ile ödediğini ancak poliçede yer alan araç başı maddi zarar ile teminat altına alınan değer kaybı taleplerini karşılamadığını iş bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş ise de; dosya içerisindeki poliçe incelendiğinde sigorta şirketinin araç başına maddi tazminat limitinin 50.000,00 TL, kaza başına maddi tazminat limitinin ise 100.000,00 TL olduğu, kaza tarihi nazara alındığında limitlerin sırası ile 100.000,00 TL ile 200.000,00 TL olarak uygulanması gerektiği, teminatta belirtilen 100.000 TL sigortalı aracın birden fazla araca zarar vermesi karşısında sigorta şirketinin sorumlu olacağı üst limiti gösterdiği, dava dosyamızda kazanın iki taraflı gerçekleştiği, aksi olsa dahi teminatlar bölümünün üçüncü bendi gereği sigorta şirketinin yine de 50.000 TL ile (kaza tarihinde ki güncel limit 100.000,00 TL ) sorumlu olması gerekeceği sabit olduğundan davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-50.000,00 TL değer kaybının davalılar ... ile ...' den kaza tarihi olan 04/11/2022' den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -10.500,00 TL ikame araç bedelinin davalılar ... ile ...' den talep ile bağlı kalınarak (dava tarihi) 05/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Davacının davalılardan sigorta şirketine karşı açmış olduğu değer kaybı tazminatının REDDİNE,

2.Alınması gereken 4.132,75 TL karar ve ilam harcının yatan 1.036,94 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.095,81 TL' nin davalılar ... ile ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.036,94 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 419,00 TL posta ve diğer giderler ile 3.400,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.035,84 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından yatırılan ve harcanan 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ile ...' den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

6.Davalı ... Sigorta A.Ş.kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya ödenmesine,

7.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

8.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/12/2023 Katip ... E imza Hakim ... E imza

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK CEZA Ceza Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu HMK md.333 HMK md.121 K6100 md.6 K2918 md.110 K2918 md.85/1 K6100 md.333 HMK md.115 K6704 md.3 TBK md.50 HMK md.16 K2918 md.91/1 K6704 md.90
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.