19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ...'un, ... adresinde tekstil alanında faaliyete başlamış olduğunu,... nolu tesisatın aboneliğini kendi üzerine aldığını, söz konusu adreste taşındığı günden beri faturasını düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin telefon numarasına iki adet fatura kesildiğine ilişkin mesaj gelmesi üzerine müvekkilinin bu işte bir yanlışlık olduğunu düşünerek davalı kuruma gittiğini, davalı kurumca sözlü olarak kaçak kullanıma ilişkin tutanak tutulduğunu ve faturaların buna ilişkin olduğunun söylendiğini, söz konusu tutanağın ne zaman kimin tarafından tutulduğu bilgisi kendisine verilmediğini, müvekkilinin 06/09/2022 tarihinde dosya ekinde sunulan Ek-I dilekçe ile davalı kuruma başvurarak işlemin hatalı olduğunu, kaçak kullanımın olmadığını bilirkişilerce gelip incelenebileceği bildirdiğini, hiçbir cevap ve işlem yapılmadan ...Döneme ait 16.840,81-TL Kaçak tahakkuk faturası ve 2022/09 Döneme ait 51.996,21 TL Kaçak ek tahakkuk faturası kesilerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde kaçak elektrik tüketimi yapmadığından, haksız şekilde tahakkuk ettirilen fatura bedellerinin kabulünün mümkün olmadığını müvekkilinin tekstil iş yeri olduğunu, fiziki şartlar dahi tahakkuk edilen tüketimin kullanılmasına elverişli olmadığını, bilirkişi marifetiyle incelendiğinde tahakkuk tutanağında belirtilen tüketimin söz konusu iş yerinde olmayacağının ortaya çıkacağını, kaldı ki dava konusu işyerine ait müvekkilinin çalıştığı dönemlere ilişkin faturalar incelendiğinde böyle bir tüketimin yapılamayacağını . davalı şirketin kötü niyetli olarak müvekkili ile bilgi paylaşmadığını, kaçak kullanımın ne olduğunu dahi bilgisinin müvekkiline verilmediğini, yine bilirkişi marifetiyle söz konusu iş yerinde kaçak kullanımın olmadığının ortaya çıkacağını, müvekkilinin neden böyle bir işlemin yapıldığını anlamadığını, müvekkili tarafından kaçak elektrik tüketiminin söz konusu olmadığı, anılan kaçak tahakkuk faturalarının kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek faturalara itiraz edilmiş ise de davalı şirket tarafından itirazlara olumlu-olumsuz yanıt verilmediği gibi, müvekkilinin cebri icra ve elektrik kesintilerine maruz bırakıldığını, bu nedenlerle ... abone nolu tesisatta kaçak elektrik kullanıldığından bahisle haksız olarak tahakkuk ettirilen ... Döneme ait 16.840,81-TL Kaçak tahakkuk faturası ve... Döneme ait 51.996,21 TL Kaçak ek tahakkuk faturasının iptali ile borçlu olmadığının tespitini, haksız işlemden dolayı müvekkilinin kesilen elektriğin açılması yönünde ihtiyati tedbir kararı talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, söz konusu davaya ilişkin arabuluculuğa taraflarınca başvurulduğunu, müvekkilinin işletmesinin elektriği kesildiğini ve tedbir talepleri olduğundan arabuluculuk görüşmeleri uzun sürme ihtimaline karşı davayı açtıklarını, Arabuluculuk görüşmeleri bitince tutanaklar taraflarınca dosyaya sunulacağını, davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu adreste kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkili saha ekipleri tarafından 02/09/2022 tarihinde yapılan kontrollerde; "Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken şönt yaparak enerji kullanımında bulunduğu" tespit edildiğini, söz konusu tespit neticesinde müvekkili saha ekiplerince tespit edilen davacı adına 02/09/2022 tarihli... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 15/09/2022 son ödeme tarihli, 5.837 kWh karşılığı 51.996,21-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 15/09/2022 son ödeme tarihli, 5.434 kWh karşılığı 16.840,81-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiğini, öte yandan davacı taraf aleyhine daha önce farklı bir adreste tanzim edilen H/391446 seri numaralı tutanak işbu dilekçe ekinde sunulmuş olup davalı taraf mevzuat hükümleri uyarınca mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunu, fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca davacının kaçak elektrik kullandığı sabit olup kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olduğunu, kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını davaya konu adreste kurulu bulunan tüketim noktasına ait tesisatta müvekkili şirket yetkilileri tarafından kontrollerde, davacının sayaç giriş nötrünü izoleli bir şekilde nötr klemensinde birleştirerek sayacı eksik kayıt yapar hale getirdiği tespit edildiğini ve kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgelere göre davacının kaçak elektrik kullandığının sabit olduğunun anlaşılacağını, davacı kaçak kullanımı ile hem müvekkili şirketi maddi zarara uğrattığını, hem de çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanma hakkına engel olduğunu, davanın reddine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisatta müvekkili kurum tarafından 02.09.2022 tarihinde yapılan kontrollerde Perakende Satış Sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken şönt yaparak kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları tanzim edilerek davalı aleyhine tüketicinin kullandığı kaçak tüketim, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği; 15.09.2022 son ödeme tarihli, 5.837 kWh karşılığı 51.996,21-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 15.09.2022 son ödeme tarihli 5.434 kWh karşılığı 16.840,81-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, söz konusu kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 70.055,43-TL'nin tahsili amacıyla ...
6.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla öncelikle işbu dosyanın tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle ...
19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalının ...
6.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
...
10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 06/03/2023 Tarihli Birleştirme Kararı ile dosyanın Mahkememizin ...Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşıldı. ...
6.İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. ... Dağıtım Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak Abonelik sözleşmesi, aboneliğe ilişkin tüm faturalar ile kaçak elektrik kullanımına ilişkin bilgi ve belgelerin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
Davalı tanığı ..., mahkememize getirilerek ve yemini yaptırılarak dava konusu olay hakkında bilgisi ve görgüsü sorulmuştur.
Davalı tanığı ..., mahkememize getirilerek ve yemini yaptırılarak dava konusu olay hakkında bilgisi ve görgüsü sorulmuştur. 04/11/2023 tarihinde Yüksel Elektrik Elektronik Mühendisi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE
Asıl dava, davacı abonenin davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura için menfi tespit istemine ilişkindir. Birleşen ... 10. ATM’nin ...Esas ve ...Karar sayılı dosyasına konu talep ise, aynı faturalara dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir. Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir. Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Davacı birleşen davalının menfi tespit talep ettiği iki fatura 2022/9 dönemine ait 15/09/2022 son ödeme tarihli kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuka ilişkin olup, kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Kaçak elektrik kullanımına ilişkin hazırlanan denetime elverişli 04/11/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, sayacın T fazı giriş çıkış uçları arasında şönt kablo atılarak sayacın eksik tüketim kaydetmesine sebep olunduğu tespit edilmiştir. Davalı birleşen davacı şirket tarafından düzenlenen tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi bir belgedir. Bu belgenin aksinin ispatı, aynı derecede ispat kuvvetine sahip bir belge ile yapılması gerekir. Somut olayda davacı birleşen davalı tarafından, tutanağın aksini gösteren bir belge sunulmamıştır.
Bu kapsamda bilirkişi raporunda yapılan hesap sonucu davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanımı sebebiyle 49.964,98 TL kaçak tüketim ve 14.098,72 TL kaçak ek tüketim borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; birleşen davacının başlattığı takipte, dava konusu iki fatura sebebiyle 68.837,02 TL asıl alacak, 1.032,55 TL işlemiş faiz ve 185,86 TL KDV olmak üzere toplam 70.055,43 TL alacak talebinde bulunduğu görülmüştür. Takip dosyasının usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere 04/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve alacak miktarının 64.063,70 TL olduğu hesaplanmıştır. Faturaların son ödeme tarihi olan 15/09/2022 ile takip tarihi olan 03/10/2022 arasında yıllık %30 temerrüt faizi üzerinden yapılan hesapta 960,96 TL işlemiş faiz ve 172,98 TL KDV alacağının talep edilebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanması sebebiyle borçlu olduğu, kaça elektrik kullanılmadığına ilişkin iddiaların usulüne göre ispatlanamadığı kanaatiyle asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl dava yönünden tarafların kısmen haklı olduğu gözetilerek İİK md. 72 uyarınca tazminata hükmedilmemiştir. Birleşen dava yönünden ise, alacağın likit olmaması sebebiyle şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
1.Davanın kısmen kabul kısmen reddine; davacının, dava konusu iki adet fatura (2022/9 dönemine ait 15/09/2022 son ödeme tarihli kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuk faturaları) için 4.773,32 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.Kötü niyet tazminatı talebinin reddine, B-Birleşen dava yönünden:
1.Davanın kısmen kabul kısmen reddine, -...
6.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 65.197,64 TL’lik kısmının iptaline; takibin 64.063,70 TL asıl alacak, 960,96 TL işlemiş faiz ve 172,98 TL KDV olmak üzere toplam 65.197,64 TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %30 temerrüt faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, Asıl dava yönünden ;
1.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 747,97-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
2.Davacı - birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 4.773,32-TL vekalet ücretinin davalı - birleşen davacı alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine,
3.Davalı - birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı - birleşen davalı alınarak davalı - birleşen davacıya verilmesine,
4.Davacı - birleşen davalı tarafından ; 427,60 TL Harcın davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine,
5.Davacı - birleşen davalı tarafından yapılan; 262,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 18,17-TL lik kısmının davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı - birleşen davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı - birleşen davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.792,10-TL lik kısmının davacı - birleşen davalıdan alınarak davalı - birleşen davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı - birleşen davacı üzerinde bırakılmasına, Birleşen dava yönünden ;
1.Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 4.453,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 846,10-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.607,55-TL harcın davacı birleşen davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2.Davalı birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı birleşen davalıdan alınarak davalı birleşen davacıya verilmesine,
3.Davacı birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 4.857,79-TL vekalet ücretinin davalı birleşen davacıdan alınarak davacı birleşen davalıya verilmesine,
4.Davalı birleşen davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 846,10-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.026,00TL harcın davacı birleşen davalıdan alınarak davalı birleşen davacıya verilmesine,
5.Birleşen davada herhangi bir masraf yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.903,65-TL lik kısmının davacı birleşen davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 216,35-TL'nin davalı birleşen davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davalı ... için kesin, davacı ... için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)