Aramaya Dön

Danıştay 6. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2022/9118
Karar No
K. 2023/1977
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/9118 E.  ,  2023/1977 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No: 2022/9118
Karar No: 2023/1977
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı - …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … A.Ş.
VEKİLLERİ: Av. …, Av. …

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ:

Dava konusu istem: Samsun İli, Kavak İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan ” … nolu … Ocağı Kapasite Artışı ve Kırma Eleme Tesisi projesi” için yapılan e-ÇED başvususunun komisyon üyesi olan Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmediğinden bahisle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, proje sahasının tamamının … ada, … nolu orman alanında kaldığı, proje sahasına orman sınırları dışında yer alan mevcut yollar ile ulaşım sağlanacağı, sahanın yangın görmüş orman alanı olmadığı ve orman idaresi tarafından ağaçlandırmaya ayrılan saha olmadığı, proje alanının orman idaresinin görev sahasına giren özellikli alanlara isabet etmediği, ormancılık çalışmaları açısından herhangi bir sakınca olmadığı, orman-halk ilişkileri açısından sakınca bulunmadığı ve sosyal problem oluşturmayacağı, sahanın orman yangınlarına hassas alan olmadığı, proje sahası büyüklüğü göz önüne alındığında meşcere tipi ve kapalılığa (3 kapalı) göre alanda yaklaşık 84.000 ağaç bulunduğu, bunların bir kısmının bodur meşeler olduğu, bir kısmının çalı formunda olduğu, bir kısmının da çapları 10-19 cm arasında değişen sırıklık ve direklik çağında bulunan meşe ve gürgen ağaçları olduğu, proje sahasının Samsun-Çorum devlet karayoluna yaklaşık 650 m, en yakın yerleşim yerine ise 750 m mesafede bulunduğu, sahanın ön görünümde olmadığı, Samsun-Çorum devlet kara yolundan sahanın batı kısımlarının kısmen gözükebileceğinin ön görüldüğü, yol kotunun 650 m yükseklikte ve sahanın batı sınırının ise 680 m yükseklikte olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak; projenin kullanım ve etki alanı, bu alanda bulunan ormanın niteliği, ağaç sayısı ve bitki türleri gibi hususlar dikkate alındığında, dava konusu ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işleme dayanak alınan Orman Genel Müdürlüğünün … tarihli ve … tarihli görüş yazılarında yapılan değerlendirme ve elde edilen sonuçların gerekçeli ve ayrıntılı bir şekilde açıklanmamış olduğu, kapasite arttırımı yapılmasının ormancılık faaliyetleri, ormanların kullanımı ve çevresel etkiler (orman yönünden) açısından herhangi bir olumsuzluk teşkil etmediği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların değerlendirilmesi amacıyla alınan ek bilirkişi raporunda özetle, amenajman planına göre 19 ve 20 nolu orman bölmeleri sınırları içerisinde toplam 5.305 adet kayın, gürgen ve meşe ağaçlarının bulunduğu, davaya konu proje sahasında yer alan ağaçların çaplarının 10-19 cm arasında değişen sırıklık ve direklik çağında bulunan meşe, kayın ve gürgen ağaçları olduğu ve toplamda 5.305 adet ağaç kesileceği, kök raporda hesaplanan 80.000 içinde çalılıkların ve dikenliklerinde yer aldığı, sonuç olarak projenin gerçekleşmesi halinde, alanda toplam 5.305 adet ağacın kesileceğinin belirlendiği, amenajman planı verilerine göre dava konusu taşınmaz üzerinde toplam 5.305 adet kayın, gürgen ve meşe ağaçlarının bulunduğu ve projenin gerçekleşmesi halinde 5.305 adet orman ağacının kesilmesi gerektiğinin belirlendiği, dava konusu proje sahasının güneyinde tapulu tarım arazileri ve devamında yol, kuzeydoğu kısmında tapulu tarım arazileri, güneydoğu kısmında kuru dere, batısında 100 m sonrasında kuru dere, kuzeyinde 200 m sonrasında kuru dere bulunduğu, bu bakımdan … ada, … nolu orman parselinin diğer kısımları ile belirgin bir şekilde ayrıldığı, … ada, … nolu orman parselinin …,… ha (hektar) büyüklükte olduğu, talep edilen kısmın ise ..,… ha büyüklükte olduğu, daha önce dava konusu yerin bir kısmında kalker ocağının faaliyet göstermiş olduğu düşünüldüğünde; …,… ha büyüklüğündeki bu kısımda madencilik faaliyetlerine izin verilmesinin de ormancılık faaliyetlerini etkilemeyeceği, geriye kalan …,… ha alanda ormancılık faaliyetlerine devam edilebileceği yönünde görüş ve kanaat belirtildiği, bilirkişi raporunda yapılan tespitler dikkate alındığında, alanda kesilecek ağaç miktarının görüş yazılarında belirtilen miktardan çok daha az olduğu (görüş yazılarında çalı ve dikenlerin de ağaç olarak değerlendirilmiş olması nedeniyle), dava konusu proje sahasında faaliyete devam etmekte olan … ocağının bulunuyor olması ve yaklaşık … hektar orman alanının … hektarlık kısmının proje sahası olarak belirlenmiş olması nedeniyle, tek başına işbu projenin orman bütünlüğünün bozulmasına neden olmayacağı, proje sahasının yerleşim yerine ve karayoluna mesafesi dikkate alındığında, projenin orman halk ilişkisini olumsuz etkileyeceğinden söz etmeye olanak bulunmadığı, davalı idarece de Orman Genel Müdürlüğünün görüş yazısı haricinde başkaca bir inceleme ve değerlendirmenin de yapılmadığı anlaşıldığından, ÇED sürecinin sonlandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin Orman Genel Müdürlüğünce verilen olumsuz görüşe istinaden tesis edildiği, görüş yazısının içeriğini sorgulama görevlerinin olmadığı, süreci sonlandırma işleminin ÇED Yönetmeliğinin 6/4. maddesi uyarınca tesis edildiği, kalkerin Ülkemizde sıkça bulunan bir malzeme olması sebebiyle kamu yararından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, proje alanının yerleşim yerlerine ve devlet yoluna yakınlığı göz önüne alındığında yapılacak madencilik faaliyetleri ile yöre halkının ve biyolojik canlılığın zarara uğrayacağı belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve hukuka uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, davacı adına ... tarih ve ... ruhsat numaralı "II-a Grup İşletme Ruhsatı" düzenlenmiştir. Dava konusu projeye ilişkin ÇED raporu, 05/03/2019 tarihinde e-ÇED sistemi üzerinden davalı idareye gönderilmiştir. Davalı idarenin … tarih ve … sayılı yazısıyla, ilgili kurumlardan davaya konu proje için hazırlanan ÇED raporuna ilişkin kurum görüşlerinin bildirilmesi istenilmiştir. Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile; ÇED raporunun incelendiğinden bahisle izin taleplerinin yeniden değerlendirmeye tabi tutulması kaydıyla ÇED süreci içerisinde nihai karar alınmasında Genel Müdürlüklerince sakınca bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı idare tarafından oluşturulan inceleme değerlendirme komisyonu tarafından 01/04/2021 tarihinde yapılan toplantıda ÇED raporuna son şekli verilmiştir.

Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile; projenin yapılacağı alanda yaklaşık 84.500 adet ağaç kesileceği, talep sahasının verimli orman alanında ve orman olarak devamı uygun görülen alanlar içerisinde kaldığı, faaliyetin gerçekleşmesi halinde orman bütünlüğünün bozulacağı, Samsun-Çorum Devlet Karayoluna yaklaşık 650 metre, en yakın yerleşim yerine 750 metre mesafede bulunduğu, orman çalışmaları ve orman halk ilişkileri açısından olumsuz etkilerinin olacağı yönünde davaya konu projeye ilişkin olumsuz görüş bildirilmiştir. Davalı idare tarafından nihai kurum görüşünün bildirilmesinin istenilmesi üzerine, Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile; … tarih ve … sayılı yazılarında belirtilen gerekçeyle ÇED süreci hakkında nihai karar verilmesinin uygun görülmediği yönünde görüş bildirilmiştir. Dava konusu … tarih ve … sayılı işlem ile; Orman Genel Müdürlüğünün anılan olumsuz görüşüne dayanılarak davaya konu projeye ilişkin ÇED süreci sonlandırılmıştır. Bunun üzerine bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2872 sayılı Çevre Kanununun 2. maddesinde, "Çevresel Etki Değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları... ifade eder.'' hükmüne, 10. maddesinde; "Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projeler ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programlar ve konuya ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir" hükmüne yer verilmiştir.

25/11/2014 tarihli, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 6. maddesinde; "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler. (2) Kamu kurum/kuruluşları, bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilmesi sürecinde proje sahiplerinin veya Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşların isteyeceği konuya ilişkin her türlü bilgi, doküman ve görüşü vermekle yükümlüdürler. (3) (Değişik:RG-26/5/2017-30077) Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez. (4) Bu Yönetmelik hükümlerine göre karar tesis edilmeden önce, projenin gerçekleştirilmesinin mevzuat bakımından uygun olmadığının tespiti halinde, aşamasına bakılmaksızın süreç sonlandırılır." hükmüne, 14. maddesinde ise; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmeliğin Ek-III bölümünde; Çevresel Etki Değerlendirmesi Genel Formatının ihtiva etmesi gereken hususlar düzenlenmiş, Bölüm I: Projenin tanımı ve özellikleri; a) Proje konusu yatırımın tanımı, özellikleri, ömrü, hizmet maksatları, önem ve gerekliliği, b) Projenin yer ve teknoloji alternatifleri, proje için seçilen yerin koordinatları Bölüm II: Proje Yeri ve Etki Alanının Mevcut Çevresel Özellikleri; Proje alanının ve önerilen proje nedeniyle etkilenmesi muhtemel olan çevrenin; nüfus, fauna, flora, jeolojik ve hidrojeolojik özellikler, doğal afet durumu, toprak, su, hava, atmosferik koşullar, iklimsel faktörler, mülkiyet durumu, kültür varlığı ve sit özellikleri, peyzaj özellikleri, arazi kullanım durumu, hassasiyet derecesi (Ek-5’deki Duyarlı Yöreler Listesi de dikkate alınarak) benzeri özellikleri Bölüm III: Projenin İnşaat ve İşletme Aşamasında Çevresel Etkileri ve Alınacak Önlemler, Projenin; a) Çevreyi etkileyebilecek olası sorunların belirlenmesi, kirleticilerin miktarı, alıcı ortamla etkileşimi, kümülatif etkilerin belirlenmesi, b) Sera gazı emisyon miktarının belirlenmesi ve emisyonların azaltılması için alınacak önlemler, c) Projenin çevreye olabilecek olumsuz etkilerinin azaltılması için alınacak önlemler, ç) İzleme Planı (inşaat dönemi), Bölüm IV: Halkın Katılımı; a) Projeden etkilenmesi muhtemel ilgili halkın belirlenmesi ve halkın görüşlerinin çevresel etki değerlendirmesi çalışmasına yansıtılması için önerilen yöntemler, b) Görüşlerine başvurulması öngörülen diğer taraflar, Notlar ve Kaynaklar; Ekler: Çevresel Etki Değerlendirmesi Başvuru Dosyası hazırlanmasında kullanılan bilgi ve belgeler ile raporda kullanılan tekniklerden rapor metninde sunulamayan belgeler, Proje için seçilen yerin koordinatları, Proje için belirlenen yer ve alternatiflerinin varsa; çevre düzeni, nazım, uygulama imar planı, vaziyet planı veya plan değişikliği teklifleri, Proje ile ilgili olarak daha önceden ilgili kurumlardan alınmış belgeler şeklinde düzenlemeler yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca; çevresel etki değerlendirmesi ile, gerçekleştirilmesi planlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlendiği, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin irdelendiği, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin değerlendirildiği, ayrıca projelerin uygulanmasının izlendiği ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaların belirlendiği bir süreç öngörülmüş olup, Yönetmelik kapsamında yer alan bir faaliyet nedeniyle hazırlanacak ÇED raporunda özel format uyarınca, projenin gerçekleştirileceği yer ile alternatif alanlar belirlenerek projenin hizmet amacı, önem ve gerekliliği kapsamında yerin ve etki alanının çevresel özellikleri, çevresel etkiler ve alınacak önlemlerin tartışılması, faaliyet yerinin belirlenmesinde ise, faaliyetin büyüklüğü, amacı, ulaşım, iklim, toprağın ve çevrenin özellikleri, olası etkiler ve etkilerin azami giderilme olanakları gibi unsurların etkili olması, bu bağlamda, sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilir çevre dengesinin sağlanması yolunda belirtilen nitelikteki bir faaliyete en uygun yerin seçilmesi esastır.

Bu amaçla ÇED dosyası, yukarıda belirtilen Yönetmeliğin Ek III. maddesindeki unsurlar yönünden değerlendirilirken, mevzuat bakımından projenin yapılması uygun bulunmadığı takdirde, "ÇED olumlu kararı" veya "ÇED olumsuz kararı" verilmesi zorunluluğu bulunmayıp, aşamasına bakılmaksızın ÇED sürecini sonlandırma yetkisi bulunmaktadır. Bununla birlikte, ÇED sürecinin sonlandırılmasına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda, projenin yapılmasının mevzuat bakımından uygun bulunmama durumunun somut ve açık bir şekilde açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Uyuşmazlık konusu olayda, her ne kadar İdare Mahkemesince; proje sahasında kesilecek ağaç sayısının Orman Genel Müdürlüğünün görüş yazılarında belirtilen miktardan çok daha az olduğu, yaklaşık 319.859 hektar orman alanının 33.880 hektarlık kısmının proje sahası olarak belirlenmiş olması nedeniyle, tek başına işbu projenin orman bütünlüğünün bozulmasına neden olmayacağı, proje sahasının yerleşim yerine ve karayoluna mesafesi dikkate alındığında, projenin orman halk ilişkisini olumsuz etkileyeceğinden söz etmeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de, Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile davaya konu projeye ilişkin olumlu görüş verilmiş iken, Orman Genel Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı ile olumsuz görüş verilmesinin, yani görüş değişikliğinin sebebinin, ayrıca Orman Genel Müdürlüğünden güncel amenajman planı istenilmek suretiyle davaya konu alanda kesilmesi gereken ağaç sayısının ve türlerinin ne kadar olduğunun, yine anılan görüş yazısında belirtilen projenin "orman çalışmaları ve orman halk ilişkileri açısından olumsuz etkilerinin" somut olarak neler olduğunun sorularak, davaya konu proje sahasında kesilecek ağaç sayısı ve türleri ile projenin "orman çalışmaları ve orman halk ilişkileri açısından olumsuz etkilerine" ilişkin hususun açıklığa kavuşturulması, Orman Genel Müdürlüğünce verilecek cevaba göre gerekirse bilirkişi heyetinden ek rapor alınması suretiyle, davaya konu projenin orman alanına, orman çalışmalarına ve orman alanına yakın halka etkileri bakımından ilgili mevzuat kapsamında davaya konu alanda yapılmasının uygun olup olmadığının somut ve açık bir biçimde belirlenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,

2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının BOZULMASINA,

3.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, karar düzeltme yolunun kapalı olduğunun duyurulmasına, 23/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) :

Dava, Samsun İli, Kavak İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “… nolu … Ocağı Kapasite Artışı ve Kırma Eleme Tesisi projesi” için yapılan e-ÇED başvususunun komisyon üyesi olan Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmediğinden bahisle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; projenin gerçekleşmesi halinde 5.305 adet orman ağacının kesilmesi gerektiği, Orman Genel Müdürlüğünün görüş yazısında çalı ve dikenlerin de ağaç olarak değerlendirildiği, yaklaşık … hektar orman alanının … hektarlık kısmının proje sahası olarak belirlenmiş olması nedeniyle, tek başına işbu projenin orman bütünlüğünün bozulmasına neden olmayacağı, proje sahasının yerleşim yerine ve karayoluna mesafesi dikkate alındığında, projenin orman halk ilişkisini olumsuz etkilemeyeceği tespitlerine yer verildiği, anılan bilirkişi raporundaki tespitler ile, Orman Genel Müdürlüğünün olumsuz görüşüne dayanılarak davaya konu ÇED sürecinin sonlandırılması işleminin hukuka uygun olmadığı ortaya konulduğundan, anılan bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, aynen onanması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY (XX) :

Dava, Samsun İli, Kavak İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Rn:75583 nolu Kalker Ocağı Kapasite Artışı ve Kırma Eleme Tesisi projesi” için yapılan e-ÇED başvususunun komisyon üyesi olan Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülmediğinden bahisle Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin sonlandırılmasına ilişkin 15/06/2021 tarih ve 1085143 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı işleminin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin (i) bendinde "Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. " hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinde sayma yoluyla belirtilen davaların özelliği gereği bir an önce sonuçlandılmasına yönelik amacın gerçekleşmesi için, temyiz incelemesine konu olan kararda hukuki isabet görülmediğinin temyiz mercii tarafından saptanması halinde, dosyanın kararı veren mahkeme veya Daireye geri gönderilmesi yerine, uyuşmazlığın esasının bizzat çözümlenerek nihai olarak karara bağlanması genel kural olup; kararın bozularak dosyanın geri gönderilmesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlarla sınırlı tutulmuştur. Anılan Kanun hükmü uyarınca, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgi yeterli görülürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, Danıştay tarafından işin esası hakkında karar verilmesi, aksi takdirde gerekli inceleme ve araştırmanın Danıştay tarafından yapılarak sonucuna göre işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.

Dairemiz çoğunluk kararında yer verilen gerekçeler doğrultusunda, Dairemizce ara kararı ile Orman Genel Müdürlüğünden görüş değişikliğinin sebebinin, ayrıca Orman Genel Müdürlüğünden güncel amenajman planı istenilmek suretiyle, davaya konu alanda kesilmesi gereken ağaç sayısının ve türlerinin ne kadar olduğunun, yine anılan görüş yazısında yer alan projenin "orman çalışmaları ve orman halk ilişkileri açısından olumsuz etkilerinin" somut olarak neler olduğunun sorularak, anılan hususların Dairemiz tarafından açıklığa kavuşturulması, ara kararı cevabına göre gerekirse bilirkişi heyetinden ek rapor alınması suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında Dairemizce karar verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına usul yönünden katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.