11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/10642 E. , 2023/7193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 24
. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/621 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında, suç tarihinde başka bir soruşturma nedeniyle kolluk tarafından yapılan üst aramasında aldatma niteliğine sahip sahte oluşturulmuş Emniyet Genel Müdürlüğü personel kimlik kartı ile emekli astsubay kimlik kartlarının ele geçirildiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanık sorgusunda, suça konu belgeleri kendisinin yaptığını ancak hiçbir yerde kullanmadığını beyan etmiştir.
3.Emniyet kriminal uzmanlık raporu ile suça konu sanık adına düzenlenmiş Emniyet Genel Müdürlüğü personel kimlik kartı, yine sanık adına düzenlenmiş üç adet emekli astsubay kimlik kartının sahte olarak hazırlanıp düzenlenmiş oldukları ve aldatma niteliklerinin bulunduğu belirlenmiştir
4.Mahkemece, suça konu belgeler incelenerek aldatma niteliğine ilişkin gözlem yapıldığı anlaşılmıştır.
5.Mahkemece, zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, belgelerin aynı anda ele geçirilmesi ve farklı tarihlerde düzenlendiklerine dair kesin delil bulunmaması karşısında, eylemin tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sahte belge çeşitliliğinin 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.11.2015 tarihli ve 2015/300 Esas, 2015/621 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.10.2023 tarihinde karar verildi.