9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/3882 E. , 2023/7469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurlar ...'ın yasal temsilcisi olan annesi ... ile ...'in kanuni temsilcisi olan babası ...'nin kovuşturma evresinde talimatla alınan ifadelerinde suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikâyetçi olmadığını beyan etmeleri karşısında mağdurlara yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmış olup, bu itibarla mağdurlar ... ile ... vekillerinin hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığı anlaşılmıştır.
SSÇ hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/263 Esas, 2014/294 Karar ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan,
a)SSÇ hakkında herbir mağdur yönünden ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
b)SSÇ hakkında herbir mağdur yönünden ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı değişiklik kanun öncesi 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.01.2018 tarihli ve 14-2015/32484 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. SSÇ Müdafiinin Temyiz Sebepleri SSÇ müdafinin temyiz dilekçesinin, mağdurların soyut beyanları dışında SSÇ'nin cezalandırmasına gerektirecek somut delil bulunmadığına, kabule göre de SSÇ hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür.
B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
O yer Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinin, SSÇ'nin suç tarihinde mağdurlar ..., ... ve ...’i tehditle ağaçlık alana götürdüğüne, burada yanına çağırdığı mağdurlar ... ve ...’e kaçarlarsa döveceğinden bahisle tehditte bulunarak organ sokmak sureti ile cinsel istismara teşebbüs ettiğine, ancak canları yanan mağdurların SSÇ'nin elinden kaçarak kurtulduklarına, diğer mağdur ...’u yanına çağıran SSÇ'nin mağdur ...’a karşı kaçarsa döveceğinden bahisle tehditte bulunarak organ sokmaksızın cinsel istismar eyleminde bulunduğu anlaşılmakla SSÇ'nin mağdurlar ... ve ...’e karşı organ sokmak sureti ile cinsel istismara teşebbüs suçundan ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uygulanması gerektiğine yönelik olduğu görülmüştür III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurların olay günü birlikte ... parkına gittiği, SSÇ'nin de ... Parkı'na giderek sigara içtiği, mağdurların yanına geldiği, mağdurları ağaçlık alana çağırdığı, kişilik özelliklerinden kaynaklı olarak mağdurların çağrılmakla sanığın yanına gitmiş olmalarının muhtemel olduğu, sonrasında birlikte ağaçlık alana doğru gittikleri, SSÇ'nin mağdurların anüs bölgesine yapışkan bir madde sürdükten sonra cinsel organını, sırayla çıplak şekilde mağdurlar ... ve ...'ın kalçasına değdirdiği, mağdur ...'un kalçasına ise sürtündüğü şeklinde olay kabul edilmiştir IV.
GEREKÇE
A. Mağdurlar ...
ve ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurlar ...'ın yasal temsilcisi olan annesi ... ile ...'in kanuni temsilcisi olan babası ...'nin kovuşturma evresinde talimatla alınan ifadelerinde suça sürüklenen çocuktan (SSÇ) şikâyetçi olmadığını beyan etmeleri karşısında mağdurlar ... ve ...'e yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekillerin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, mağdurlar ... ve ... vekillerinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE karar vermek gerekmiştir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talepleri Yönünden
1.SSÇ'nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile ikinci fıkrası gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet tarihi olan 16.12.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR
A. Mağdurlar ...
ve ... Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdurlar ... ile ... vekillerinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2014 tarihli ve 2012/263 Esas, 2014/294 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.11.2023 tarihinde karar verildi.