4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2010/29403 E. , 2011/3759 K.
"İçtihat Metni"Tehdit suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-2. cümle, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.04.2010 tarihli ve 2009/1122 esas, 2010/291 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 30.10.2010 gün ve 66761 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.11.2010 gün ve 286905 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi:
Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre; suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karsısında sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının 50. maddesinin 1. fıkrasında " Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir." 2. fıkrasında "Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez." 3. fıkrasında ise "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hükümleri yer almaktadır
İncelenen somut olayda, anılan yasa hükümleri dikkate alınarak yapılacak değerlendirmeye göre kayden sabıkasız olan sanığa 5237 sayılı T.C.Y.'nın 106/1f.2.c, 62. maddeleri uyarınca verilen 25 gün hapis cezasının, anılan Yasanın 50/3 maddesi gereğince aynı yasa maddesinin 1. fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunludur. Mahkemenin uygulamasının yapılan açıklamalar ışığında hukuka uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, tehdit suçundan sanık ... hakkında, Samsun 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 14.04.2010 gün ve 2009/1122-2010/291 sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, karardaki hukuka aykırılık sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, aynı yasa maddesinin 4-d fıkrası uyarınca, dosyadaki belge ve bilgiler ile sanığın kişisel, sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek, sanığa T.C.Y.'nın 106/1f.2c. ve 62/1 maddeleriyle verilen 25 gün hapis cezası, T.C.Y.'nın 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca günlüğü takdiren 20 TL'dan paraya çevrilerek sanığın 500 TL adli para cezasıyla CEZALANDIRILMASINA, hükmolunan cezanın niteliğine göre ertelenmesine yasal olanak bulunmadığından hüküm fıkrasındaki ertelemeyle ilgili 5,6,7 ve 8 numaralı bentlerin infazda tereddüde yol açmaması açısından karardan çıkarılmasına, kararın öbür yönlerinin olduğu gibi bırakılmasına, 23.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.