8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2014/9020 E. , 2014/8472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İskenderun İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/01/2014
NUMARASI : 2014/38-2014/47
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; borçlu aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, takibe konu ilamın gayrimenkulun aynından kaynaklı alacak ilamı olması nedeniyle kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağını, bu nedenle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece, dayanak ilamın taşınmazın aynıyla ilgili olmadığı ve alacağın tahsiline hükmedildiğinden kesinleşmeden icra takibine konu edilebileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'na eklenen "Geçici madde 3" atfı ile uygulanması gereken HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez. Somut olayda; takibe konu ilamın incelenmesinde; davacı davalıyla kardeş olduğunu babalarının adına kayıtlı taşınmaz için kendisinin gönderdiği vekalete dayanarak davalının tasarruflarda bulunup, taşınmazı sattığını, bu taşınmazda payı olması nedeniyle, payı oranında satış bedelinin tarafına ödenmesini talep ettiği, görülmektedir. Davalı ise dava konusu yerde davacının hiçbir hakkı olmadığını, zamanaşımına uğradığını, 30 yılı aşkın zamandır davalının dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, muris babalarının ölümünden sonra bu yerin kendisine kaldığını ileri sürerek davanın reddini istediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle ilama konu davada tartışılan husus taşınmazın aynı olup, davacının talebi taşınmaz aynından kaynaklı alacak talebidir. Bu nedenle söz konusu ilam kesinleşmeden takibe konulamaz. O halde mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.