8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2012/6204 E. , 2012/12859 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
Hazine ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Midyat Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.04.2012 gün ve 394/156 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; kısmen kıraç, taşlık ve kayalık olduğu için Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken, fakat kadastro çalışmalarında İzbırak Köyü 129 ada 5 parsel numarası üzerinden davalı adına tespit ve tescil edilen dava konusu taşınmazın bir kısmının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığını, 40 yılı aşkın bir süredir vekil edeninin mülkiyet ve zilyetliği altında bulunan kısmen bağ, kısmen de tarla vasfında olduğunu, kıraç bölümlerinin olmadığını, idari olarak çekilen fotoğraflarda gözüken kayaların taşınmazla ilgisi bulunmayıp, Midyat-Dargeçit yolunun yapımı sırasında çıkarılan kayaların taşınmaza yığıldığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 129 ada 5 parsel ... taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kısmen kıraç, taşlık ve kayalık niteliği ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğu hukuki sebebine dayalı olarak açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu taşınmazda ekonomik tarım yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; davacı vekili tarafından dava konusu taşınmazın bir kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili talep edildiği halde mahkemece, davacı vekilinin kısmen iptal ve tescil talep ettiği yer açıklattırılıp, kroki üzerinde gösterilmeden taşınmazın tamamının tapusunun iptaline karar verilmiştir. Taleple bağlılık ilkesi aşılarak istekten fazlasına hükmedilmesi HUMK.nun 74. (HMK. m. 26) maddesine aykırı düşer. Hakim iddia ve savunmayla bağlı olup, ondan fazlasına ve başka bir şeye karar veremez. Öte yandan dosya arasında bulunan DSİ Genel Müdürlüğü’nün 01.12.2011 tarihli yazı cevabından nizalı taşınmazın bir bölümünün kamulaştırıldığı, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/746 E. ... dosyasında kamulaştırma bedelinin tespiti ve Hazine adına tescili davası açıldığı, mahkemece belirlenen bedelin davalı hesabına bloke edilmesiyle kararın 13.05.2011 tarihinde kesinleştiğinin bildirildiği, Midyat Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2011 tarih 2010/746 E. 2011/473 K. ... ilamıyla uyuşmazlık konusu taşınmazın 2.323,68 m2'lik kısmının kamulaştırma nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verildiği, terkin hükmü yönünden kararın kesin olduğunun şerh edildiği, eldeki dosyada teknik bilirkişiler ... ve ...’in 19.03.2012 tarihli rapor ve krokisinde yol olarak kamulaştırılan bu alanın A harfiyle gösterilen 2.323,68 m2’lik yer olduğunun belirtildiği, bu durumda çekişmeli taşınmazın Midyat Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/746 E. 2011/473 K. ... kesin hükmü ile yol olarak terkin edilen 2.223,68 m2'lik kısmının pafta üzerinde teknik bilirkişiye işaret ettirilip, ifraz edilmeden tapu kaydının tamamının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. Bunlardan ayrı; TMK.nun 715 ve 999 ile 3402 ... Kadastro Kanununun 16/C maddeleri kapsamında kalan yerlerin Hazine adına tesciline karar verilemez. Ancak, bu maddeler kapsamında kalmayan yerlerden ise, Hazine adına tescillerine karar verilmesi mümkün olabilir. Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri ... ... ile ... Almaca’nın birlikte düzenledikleri raporda dava konusu taşınmazın yol olarak terkin edilen alanı dışında kalan, fen raporunda B ve C harfleriyle gösterilen kısımların bilim ve fen bakımından işlenebilir arazi niteliği taşıdığı, işlenebilen yerlerden olduğu, bu haliyle henüz işlenmiş tarım arazisi niteliğinde olduğu, çok eski tarihlerden beri (1984 yılı hava fotoğraflarına göre) tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, alanın tarımsal amaçlı olarak kullanılmaya elverişli bulunduğu belirtildikten sonra, raporun devamında dava konusu B ve C ile gösterilen alanlarda uzun yıllardır tarım yapılmadığı, imar-ihya çalışmalarının tamamlanmadığı, bu haliyle tarım arazisi vasfı kazanmadığı, 1984 tarihli hava fotoğraflarında işlem yapılmadığı açıklanmak suretiyle raporda kendi içinde çelişkiye düşülmüştür. O halde mahkemece yapılacak iş; taleple bağlı kalınarak, davacı vekilinden kısmen iptaline karar verilmesi istenen bölümün yapılacak keşifte gösterilmesi istenip, şayet bu bölüm yol olarak terkin edilen kısım dışında kalan alanın tamamı değilse, teknik bilirkişiden çekişmeli taşınmaz içerisinde kamulaştırma kararı sonucu yol olarak terkin edilen kısım ile davacı vekilinin kısmen iptaline karar verilmesini istediği bölümler ayrı ayrı krokiye bağlattırılıp, yine talebe konu kısımla ilgili yeniden önceki bilirkişiler dışında 3 kişilik ziraatçı bilirkişi seçilerek taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin belirlenmesine, ne zamandan beri ekonomik amacına uygun olarak zilyet ve tasarruf edildiğinin tespitine yönelik maddi bulgulara ve bilimsel gerekçelere dayalı rapor aldırılması, ondan sonra toplanacak delillere göre iddia ve savunma çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabul şekline göre de; yargılama masraflarıyla ilgili olarak 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 ... Yasanın 16. ve 17. maddeleriyle 3402 ... Yasaya eklenen 36/A ve Geçici 11. maddelerinde, “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından açılan ve henüz infaz edilmemiş bulunan dava ve kararlarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil yargılama gideri yükletilemeyeceği...” yönünde düzenlemeler getirilmiştir. Bu düzenlemeye aykırı olarak yargılama giderlerinden sayılan bakiye 297 TL karar ve ilam harcının davalıya yükletilmesi de yerinde değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna 21.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. NE