Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/2515 E. , 2023/2750 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, eğitim danışmanlığı faaliyetiyle ilgili elde ettiği bir kısım gelirini kayıt ve beyandışı bıraktığının tespit edildiğinden bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca , re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı 2012 yılı gelir vergisi, aynı yılın tüm dönemleri geçici vergiler ve 2012/1 ila 12. dönemleri katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. ve mükerrer 355/1-1.maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunun incelenmesinden; davacının eğitime ilişkin kamu hizmetleri faaliyeti ile iştikal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2013 tarihinde mükellefiyetin resen terkin edildiği,18/11/2016 tarihinde davacı nezdinde tutulan yoklama tutanağında 2014 yılı öncesinde yaklaşık 70-80 öğrencisinin olduğunu, 1 öğrenciden 160 TL civarı ödeme aldığını, ödemelerin bir kısmının elden bir kısmının banka aracılığıyla yapıldığını beyan ettiği, mükellefin 2012 yılında gerçekleştirmiş olduğu eğitim hizmeti faaliyetinden elde ettiği ticari kazancının bir kısmını beyannamelerine dahil etmediği tespitlerine yer verilerek ihtilaflı dönem için tarhiyat yapıldığı olayda, davacının ihtilaflı yılda bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı görüşüyle dava konusu vergi ve cezalar salınmış ise de davacının 2014 yılında elde ettiği geliri için verdiği beyan uyarınca matrah farkı hesaplandığı, ihtilaflı yıl olan 2012 yılında elde ettiği gelirin inceleme elemanınca bu şekilde tespit edildiği anlaşılmış olup,bu hali ile ihtilaflı yılda elde ettiği gelirin somut olarak ortaya konulmadığı, karşıt inceleme yapılmadığı, söz konusu faaliyeti 2012 yılında icra ettiği ve bu faaliyetinden ne kadar gelir elde ettiğinin açık ve somut olarak olarak ortaya konulmadığı anlaşıldığından,eksik incelemeye dayalı vergi inceleme raporu esas alınarak salınan dava konusu vergi ve cezalarda yasal isabet bulunmadığı, somut bir tespit bulunmadan özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceğinden Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı hakkında, inceleme yapılmak üzere 2012 yılına ilişkin defter ve belgelerinin istendiği yazının 20/09/2017 tarihinde kendisine tebliğ edildiği halde ibraz edilemediği anlaşıldığından, aynı Kanunun 355/1.maddesine istinaden kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporu esas alınarak salınan dava konusu vergi ve cezaların yasal ve yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesinin (B) bendinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetin esas olduğu, muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkındaki tarhiyatın ve kesilen özel usulsüzlük cezalarının dayanağı olan vergi inceleme raporunda, eğitime ilişkin kamu hizmetleri faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettiren davacının, 31/12/2013 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği ve 18/11/2016 tarihinde davacı nezdinde tutulan yoklama tutanağında davacının "2014 yılı öncesinde yaklaşık 70-80 öğrencisinin olduğu, 1 öğrenciden 160 TL civarı ödeme aldığı, ödemelerin bir kısmının elden bir kısmının banka aracılığıyla yapıldığı" şeklindeki beyanı doğrultusunda inceleme elemanınca ilgili yıl için 70-80 öğrencisi olduğu kabul edilerek bu rakamların ortalaması alınmak ve kişi sayısı belirlenmek suretiyle elde ettiği gelirin tespit edildiği anlaşıldığı halde, söz konusu raporda ve dava dilekçesinde davacı tarafından 2014 yılı öncesinde toplam öğrenci sayısının 70-80 arası olduğunun ifade edildiği, bu durumda davacının bu konuyla ilgili beyanı gözetilmek suretiyle, faaliyette bulunduğu dönem içinde yıllık öğrenci sayısı belirlenerek, bu sayılar esas alınmak suretiyle hesaplanacak matrah üzerinden yapılacak tarhiyatta hukuka aykırılık görülmediğinden, Vergi Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan yeniden verilecek kararda, geçici vergi asılları ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası hakkında da karar verileceği tabidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/05/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.