1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/4060 E. , 2023/6532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında hakaret suçundan verilen düşme kararı yönünden; hakaret suçundan açılan kamu davasında müşteki .........,'nin şikayetten vazgeçtiği ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından bu kararı sanığın temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/801 Esas, 2015/919 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Mağdur ...'ye karşı hakaret suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine,
b)Mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektrilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğinden bahisle beraat kararı verilmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık ... ve mağdur ...'nin resmi nikahlı eş oldukları, mağdur ...'in ise müşterek çocukları olduğu, sanık ...'in olay tarihinde alkollü vaziyette eve gelmesi nedeniyle eşi.........., ve kızı ...'in kendisine tepki gösterdikleri, mağdur ...'in babası...'e "içtiğin yerde niye kalmıyorsun, eve neden alkollü geliyorsun" diyerek kızdığı ve sanık ... ile tartıştıkları, sakinleştikten sonra mağdur ...'in kendi odasına çekildiği, ancak sanık ...'in bir süre sonra tekrar ...'in odasına giderek burada tartışmaya devam ettikleri, bu sesleri duyan ve başka odada bulunan mağdur ...'nin mağdur ...'in odasına geldiğinde sanık ...'i mağdur ...'in kolundan tutmuş ve burkar vaziyette gördüğü, kendilerini ayırmak istediği ancak gücü yetmeyince kızı mağdur ...'i korumak amacıyla orada bulunan sürahiyi sanık ...'e fırlattığı, sürahinin...'in kafasına gelerek yere düştüğü ve kırıldığı, bu sırada...'in kırılan sürahinin üzerine düştüğü, vücudunda cam parçaları nedeniyle kesiler oluştuğu, mağdurların ve sanığın birbirleri hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri ve vazgeçmeleri kabul ettikleri, bu şekilde gerçekleştiği, anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, mağdurların beyanları, adli tıp raporları, tutanaklar ve adli sicil kayıtları, nüfus kayıtları, dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE
A. Sair temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Basit yargılama usulü yönünden
Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2 ve 86/3-a maddeleri kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının üst sınırı dikkate alındığında basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
1.Sanık hakkında hakaret suçundan verilen düşme kararı yönünden; hakaret suçundan açılan kamu davasında müşteki Makbule'nin şikayetten vazgeçtiği ve sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul ettiği anlaşıldığından bu kararı sanığın temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmadığında 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, temyiz isteminin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Sanık hakkında kasten yaralama suçundan Gerekçe bölümünde (B) bendinde basit yargılama yönünden açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2015/801 Esas, 2015/919 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.10.2023 tarihinde karar verildi.