Esas No
E. 2021/6891
Karar No
K. 2023/6754
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/6891 E.  ,  2023/6754 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2020/42 E., 2020/98 K.
DAVA TARİHİ: 03.12.2015
KARAR: Davanın kısmen kabul kısmen reddi

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkeme kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesine göre 2015 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmaları sırasında,101 ada 120 parsel ... 996,61 m2 ve 101 ada 122 parsel ... 706,06 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, meyve bahçesi vasfında; 101 ada 121 parsel ... 764,56 m2 ve 101 ada 141 parsel ... 1033,48 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden, tarla niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir.

2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 120, 121, 122 ve 141 parsel ... taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazların daha önce yapılan kadastro çalışmaları esnasında tescil harici bırakılan saha içerisinde kaldıklarını, bu tür sahaların tescilinin Hazine adına olabileceğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 121, 120, 122 ve 141 parsel ... taşınmazların bulunduğu alanların önceki kadastro çalışmaları sırasında orman vasfında olmamalarına rağmen, orman haritasında görünmeleri nedeniyle tespit harici olarak bırakılarak, 2015 yılında bu alanların kesinleşmiş orman haritalarında orman arazisi dışı bırakılıp, tarım arazisi vasfında olmaları nedeniyle zilyetlikle iktisabı mümkün bulunduğundan Kadastro Kanunu'nun 8 inci maddesi gereğince kadastro çalışmalarına dahil edilip 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi gereğince hak sahipleri adına tespit edildiğini, kadastro çalışmaları sırasında müvekkili olan davalı lehine tespit edilen taşınmazların davalının murislerinden intikalen davalıya kaldığını, taşınmazların zeytinlik, kestanelik, cevizlik vasfında olduğunu, 20 yıldan fazla süredir nizasız ve fasılasız olarak davalının ve murislerinin zilyet olduğuna ilişkin Mal Müdürlüğünde ve Vergi Dairesinde kayıtlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesi'nin 30.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/169 Karar ... kararı ile; "Dava konusu 101 ada 120, 121, 122, 141 parsel ... taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 101 ada 120, 121,122 ve 141 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline" karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece (... Kadastro) Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/289 Esas, 2016/169 Karar ... kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 25.02.2020 tarihli ve 2020/283 Esas, 2020/993 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece, çekişmeli 101 ada 120, 121, 122, 141 parsel ... taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle Hazinenin davası reddedilerek taşınmazların tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm için yeterli olmadığı, 101 ada 120, 121, 122 parsel ... taşınmazların kullanımına dair ziraat bilirkişinin hem taşınmazlar üzerinde ne kadar süreyle tarım yapıldığını belirlemenin mümkün olmadığı, hem de taşınmazların 60-70 yıldır kullanıldığı yönünde çelişkili tespitte bulunulması nedeniyle, taşınmazlara ait fotoğraftan taşınmazların kullanımı konusunda tereddüt oluştuğu, yine taşınmazlara ilişkin paftaya göre ... köyü sınırları içerisinde yer alan komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin dosya arasına alınmadığı, davaya konu 101 ada 141 parsel ... taşınmazın ise kadastro paftasındaki konumuna göre 4 tarafının orman parseli ile çevrili olduğunun göz önünde bulundurulmadığı açıklanarak, mahkemece davaya konu 101 ada 120, 121, 122 parsel ... taşınmazlara komşu ... köyü sınırları içerisinde bulunan taşınmazların kesinleşme durumlarını gösterir şekilde onaylı kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak belgelerinin, kadastro tutanakları kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarının, hükmen kesinleşenler varsa mahkeme ilâmlarının onaylı örneklerinin, halen dava dosyaları derdest ise dava dosyalarının dosya arasına alınarak, keşifte uygulanan 1995 tarihli hava fotoğrafı ve bu fotoğraftan üretilen memleket haritası, varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 ... kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 ... Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. ... kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 ... Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (... veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmesi; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediğinin belirlenmesi; taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması gereğine ve dava konusu 101 ada 141 parsel yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu parsel yönünden yerinde olmayan gerekçe ile özel mülke dönüşmelerini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulmasının isabetsizliğine" değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davaya konu 101 ada 120, 121 ve 122 parseller yönünden 12.10.2020 tarihinde yeniden keşif yapıldığı ve keşif neticesinde bilirkişilerden alınan ortak raporda. dava konusu 101 ada 120, 121 ve 122 parsellerin yakınındaki ormandan, bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle belirgin hatlarla, doğal sınırlar ile ayrılmış oldukları, orman sınırları dışında bulundukları, doğu komşuları olan ... Mahallesi kadastro çalışma alanındaki meyve bahçesi ve tarlalar ormandan ayırıcı unsur olup orman içi açıklığı kapsamında olmadıkları, orman amenajman planı haritasında "Z" rumuzlu tarım alanları içerisinde oldukları, dava konusu yerlerin 1953 - 1960 yılları arasında 7 yıl zilyet altında bulundurulduğu, 1960 lı yıllarda imar ihyalarının tamamlandığı, 1970 yılına kadar 10 yıl arpa, çavdar, buğday, vs ekilmek suretiyle tarımsal amaçlı tarla olarak, 1970 yılından dava yılı olan 2015 yılına kadar 45 yıl dikili tarım arazisi yani mahsuldar meyve bahçesi olarak toplam 55 yıldır tarımsal amaçlı tarla ve mahsuldar meyve bahçesi olarak kesintisiz olarak kullanıldıklarının tespit edildiği ve mevcut durum itibariyle mahsuldar meyve bahçesi vasfında oldukları, bu nedenlerle 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlikle iktisap edilebilir yerlerden oldukları kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 101 ada 141 parselin kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile maliye hazinesi adına tespit ve tesciline, 101 ada 120, 121 ve 122 parsel ... taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların kadastroda kullanım olmaması nedeniyle tescil harici bırakılan yerlerden olduğunu, yapılan kadastronun ikinci kadastro hükmünde olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olmadığını belirterek, yetersiz inceleme ve araştırma sonucu verilen İlk Derece Mahkeme kararının lehlerine olan kısmı hariç olmak üzere bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü maddesi ve Geçici 8 inci maddesi,

3.Değerlendirme

1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Ancak İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının dokuzuncu bendinde "500,000 TL vekalet ücretinin davacı ...'nden alınarak davalı ...'e verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuş ise de, haklarında red kararı verilen 101 ada 121, 122 ve 123 parsel ... taşınmazların değerinin 4934,46 TL olduğu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasında da belirtildiği üzere, takdir edilecek vekalet ücreti miktarının, taşınmaz malın değerine göre avukatlık asgari ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti üzerinde olamayacağı, karar tarihi olan 2020 yılı asgari ücret tarifesinin üçüncü kısmına göre, konusu para ile değerlendirilebilen hukuki yardımlara ödenecek ücret başlığı altında ilk 40.000 TL'ye kadar olan %15 lik dilime girdiği, Dairemizce aynı gün temyiz incelemesi yapılan mahkemenin emsal nitelikteki dosyalarında (2020/47 Esas, 2020/100 Karar) Hazine aleyhine 500 TL vekalet ücreti takdir edildiği, bu haliyle eldeki dava dosyasında hüküm fıkrasına vekalet ücretinin "500,000 TL" olarak yazılmasının maddi hatadan kaynaklandığı ve bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından, eldeki dava dosyasında hükmün, mahkemenin aynı gün temyiz incelemesi yapılan emsal dosyalarında takdir edilen vekalet ücreti esas alınmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.C.3.2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının dokuzuncu bendindeki "500,000 TL vekalet ücretinin davacı ... Hazinesinden alınarak davalı ...' e verilmesine," cümlesinin hüküm yerinden çıkartılmasına ve yerine; "500 TL vekalet ücretinin davacı ... Hazinesinden alınarak davalı ...' e verilmesine," cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3402... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.