4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/5717 E. , 2023/11276 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN AKSARAY 3.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ MAHKEMESİNİN
2015/102 ESAS -2021/249 KARAR SAYILI DOSYASINDA;
HÜKÜM/KARAR : Red
Taraflar arasında görülen muvazaa nedeni ile şirkete ait taşınmaz satışının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesi, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden ...'in babası ...'in ve davacı ...'in ortak olduğu ...Taşımacılık Tic. San. Ltd. Şti'nin adına kayıtlı..., ....., Kasabası, Parsel 11'de kayıtlı üzerinde petrol istasyonu kurulu taşınmazın ticaret yasasına aykırı olarak muvazaalı bir şekilde şirket temsil yetkisi yok hükmünde olan ...tarafından önce...ve ...'a devredilip sonra davalı ...'a devredilen taşınmazın hukuka aykırı olarak devredildiğini iddia ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin hisseleri olduğu ...Taş. Tic. San. Ltd. Şti. adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.01.2015 tarihli ve 2014/612 Esas, 2015/40 Karar sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazın dava tarihi 06.06.2014 de davalı adına kayıtlı olmadığı, taşınmazın malikinin dava tarihinde dava dışı ... isimli sahıs olduğu, bu haliyle davacıların davalı ...'a karşı husumet yöneltemeyeceğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 17.Hukuk Dairesinin 25.12.2019 tarihli ve 2018/3373 Esas, 2019/ 12468 Karar sayılı ilamı ile; "...
Dosya içerisindeki belgelere göre dava konusu gayrımenkulün dava dışı ...tarafından önce 1/2'şer hisse olarak dava dışı ... ve ...'a devredildiği, ... ve ... tarafından tam hisse olarak davalı ...’a devredildiği, dava dışı... Atar aleyhine temsil yetkisinin kaldırılmasına ve pay devrine ilişkin işlemin iptaline dair Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/30 sayılı dosya ile dava açıldığı, mahkemece temsil yetkisinin ve pay devrinin yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, kararın 09.01.2012 de taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava dışı ......,’in temsil yetkisinin mahkemece yok hükmünde sayılmasına göre dava konusu gayrımenkulü devrettiği dava dışı ..., ... ve dava açılmadan önce tapu devri yapılan ...’in de hukuku etkileneceğinden adı geçenlerin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanıp, toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2.Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. . " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından, dava konusu taşınmazın davacılardan habersiz bir şekilde satıldığının, taşınmazın satışına ilişkin bilgi sahibi olmadıklarının, aralarındaki güven ilişkisi sebebiyle şirket yönetiminin...'ya verildiğinin, ... ile ... ve ... arasında muvazaalı işlem yaptıklarına dair görgülerinin olmadıkları, aralarında bir akrabalık olmadığının anlaşıldığı, davalı tanıklarının beyanlarından ise, ... ve ...'ın devir tarihinde başkaca bir petrol istasyonunu daha işlettiği, ...'nın şirketin borçları sebebiyle taşınmazı sattığı, bu kişiler tarafından satış bedelinin şirket borçlarının kapatılması suretiyle ve bir kısımda nakit ve kambiyo senedi verilmek suretiyle ödendiği, dava konusu taşınmazın satışı için yapılan pazarlık görüşmelerine davacı ...'in de katıldığı, taşınmazın satışından davacıların haberdar olduklarının anlaşıldığı, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin muvazaalı olduğuna dair hususun ispat yükü üzerinde olmasına rağmen iddiasını ispat edemediği, ......'e verilen temsil yetkisinin iptaline ilişkin davanın taşınmazın satışından yaklaşık üç yıl sonra açıldığı, davalıların bu temsil yetkisinin olmamasına dair durumdan haberdar olduklarına dair bir delil bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; şirkete ait taşınmaz satışı yapan... ...'in 06.09.2006 tarih ve 1sayılı 12.09.2006 tarih 2 sayılı şirketin temsilcisi olduğuna ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun Aksaray 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.11.2011 tarih 2011/30 Esas 2011/389 sayılı kararı ile kabul edildiğinin, kararın 16.01.2012 tarihinde kesinleştiğini, bu nedenle... ... tarafından yapılan satışın geçersiz olduğunu, taşınmazın davalı ...'e devrine rağmen davalı ...'ın işlettiğini, vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi.
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve iptali istenilen satış sırasında şirket temsilcisi... ...'in yetkisinin olmasına , üçüncü kişilerin yetkisiz olduğuna ilişkin bilgilerin olmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki paragragın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk dava davalı ... aleyhine açılmış, bozma ilamı gereğince davalı ... ve diğerleri ayrı bir dava ile davaya dahil edilmiştir. Bu davalılar lehine aynı gerekçe ile red kararı verildiğinden lehlerine tek vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. VI. KARAR
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
2.Davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hüküm fıkrasının, 8.bendindeki "Asıl davada davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 73.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, " ibaresindeki "Asıl davada " ibaresi ile " 9- Birleşen davada davalı ... kendisini vekille temsil ettiğinden A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 73.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, " ibaresinin" hükümden çıkartılarak, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA , İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davacılara iadesine
24.10.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.