11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2023/5510 E. , 2023/8765 K.
"İçtihat Metni"K A N U N Y A R A R I N A
B O Z M A
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/231 Esas, 2020/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 08.12.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2022/26439 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94352 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94352 kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, her ne kadar Mahkemece, uzlaştırma işlemleri yapılmak üzere dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini müteakip, taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığından bahisle düzenlenen 11/08/2020 tarihli rapora istinaden yargılamaya devam edilerek, müsnet suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; 11/08/2020 tarihli ve 2020/1563 sayılı uzlaştırma raporu ve eklerine göre, müştekinin kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etttiği, sanığın ise kendisine gönderilen uzlaştırma teklifini içeren davet mektubuna dönüş yapmadığından bahisle uzlaştırma işlemlerinin sonlandırıldığı,
Ancak, somut dosya kapsamına göre, müştekinin kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmesine karşın, dosya içeriğinde uzlaştırma teklifini içeren davetiyenin sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine dair herhangi bir tebliğ evrakına rastlanmadığından, sanığa yapılan tebligatın usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığının denetlenemediği, kaldı ki, PTT A.Ş. ... Posta/Kargo Dağıtım Müdürlüğünden gelen 20/12/2022 tarihli ve 72274498-100-2098 sayılı cevabi yazıya göre sanığa gönderilen uzlaştırma tebligatının muhatabı adresten ayrılmış olduğu halde aynı işyerinde çalışan ... isimli kişiye tebliğ edildiğinin de bildirilmiş olması karşısında, yapılan uzlaştırma işlemlerinin usulsüz olduğunun kabulü gerekeceği gibi eksik tebligata rağmen uzlaşma sağlanamadığı şeklinde düzenlenen raporun usulünce tanzim edildiğinden de bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, sanığa usulüne uygun olarak uzlaştırma teklifi yapılıp, ilgili tebliğ evrakı denetime olanak sağlayacak şekilde dosya içerisine alındıktan sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; "Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.", aynı Kanun'un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise; "Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. ..." hükümleri yer almaktadır.
2.Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 29 uncu maddesinin altıncı fıkrasında, "Uzlaştırmacının uzlaşma teklifinde bulunacağı şüpheli, sanık, katılan, mağdur veya suçtan zarar gören ya da kanunî temsilcilerine iletişim araçlarıyla ulaşılamaması hâlinde açıklamalı uzlaşma teklifi büro aracılığıyla yapılır. Bu işlem uzlaştırmacının, büroya başvurarak teklif formunu vermesi üzerine gerçekleştirilir. " denilmektedir.
3.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." ve aynı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası da; (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır." Şeklinde düzenlenmiştir.
4.7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasının; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır" şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
5.7201 sayılı Kanun'un 16 ncı ve 17 nci maddelerinde; "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır. Belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükümleri yer almaktadır.
6.Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir." denilmektedir.
7.Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca, kendisine uzlaştırma işlemlerini gerçekleştirmek üzere dosya tevdi edilen uzlaştırmacının öncelikle uzlaşma teklifi yapılacak ilgililere telefon, telgraf, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle uzlaşma teklifi yapmak üzere çağrı yapması, şayet belirtilen şekilde çağrı yapılamaz ise bu defa uzlaştırmacının ilgili savcılık nezdinde kurulmuş uzlaştırma bürosundan uzlaşma teklifi yapılmasını talep etmesi, böyle bir taleple karşılaşan büronun da öncelikle muhatabın bilinen son adresine tebligat çıkartması, tebligatın iade edilmesi durumunda da muhatabın MERNİS adresinin tespit edilerek MERNİS şerhi ile 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
8.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; katılanın uzlaşmayı kabul ettiği ancak sanığa gönderilen tebligata rağmen herhangi bir geri dönüş yapmadığından bahisle uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin rapor tanzim edilmiş ise de; tebligat parçasına ulaşılamadığından denetlenmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte PTT A.Ş. ... Posta/Kargo Dağıtım Müdürlüğünden gelen 20.12.2022 tarihli ve 72274498-100-2098 sayılı cevabi yazıya göre, sanığa gönderilen uzlaştırma tebligatının muhatab adresten ayrılmış olduğu halde aynı iş yerinde çalışan ... isimli kişiye tebliğ edildiğinin de bildirilmiş olması karşısında, tebliğ işlemi usulsüz olup uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun usulünce tanzim edilmediği anlaşılmakla; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/231 Esas, 2020/315 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.