Aramaya Dön

Danıştay 7. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/1661
Karar No
K. 2023/1822
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2020/1661 E.  ,  2023/1822 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

YEDİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/1661
Karar No: 2023/1822
DAVACI: … Yağ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR: 1- … Bakanlığı - …

2.…Bakanlığı adına

… Gar Gümrük Müdürlüğü - …

VEKİLİ: Av. …

DAVANIN KONUSU : Davacı adına 2017 yılında tescilli 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ait EUR.1 dolaşım belgelerinin, Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Arasında Serbest Ticaret Anlaşması eki Protokol 1'in 7. maddesi gereğince menşe şartlarını karşılamadığı ve bu nedenle feshedildiğine dair Bosna Hersek Gümrük İdaresinden alınan yazı uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair … tarih ve …sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı A.TR Dolaşım Belgeleri ve menşe ispat belgelerine ilişkin yapılacak işlemler konulu 25/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgenin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün 5. fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle dava açılmıştır.

DAVACININ İDDİALARI : 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 198. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, dolaşım belgesinin yanlışlıkla onaylanması halinde yükümlünün tüm dikkati göstermemesi, belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması, tercihli düzenlemenin yararlanan ülke tarafından doğru uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazetede duyuru yayımlanmış olması halinde yükümlüden vergilerin istenebileceği, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özenin gösterildiğini, diğer ithalatların sonradan kontrolün olumlu sonuçlanması üzerine yapıldığı, belgenin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda bilgi sahibi olmalarının mümkün olmadığı, ihracatçının yanlış bir bilgilendirmesinin bulunmadığı, özen mükellefiyetinin gereği gibi yerine getirildiği, Resmi Gazetede bir duyurunun yapılmadığı, vergilerin kendilerinden istenilemeyeceği, işleme dayanak Genelgenin iptali istenilen kısmının üst hukuk normuna aykırı olduğu, Anayasanın 73. maddesi ve verginin yasallığı ilkesi uyarınca düzenlemenin Kanun ile yapılması gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALININ SAVUNMASI: İthal edilen eşya Bosna Hersek menşeli olarak değerlendirilemeyeceğinden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ürüne ait menşe konusunda davacı tarafından yeterli araştırma ve özenin gösterilmediği, menşe araştırmasına son verilerek teminatın iade edilmesinin kazanılmış hak olarak yorumlanamayacağı, işlemin dayanağının 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 198. maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 48. maddesi olduğu, tahakkukun yegâne yasal dayanağının anılan Genelge olmadığı, yeni bir vergi ihdas edilmediği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Menşe ispat belgesini onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin menşe ispat belgesini kendi kusuru ile yanlışlıkla onaylanıp onaylamadığının ya da belgelerin yanlış onaylanmasının ihracatçının sunduğu yanlış verilerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması amacıyla ihracatçı ülke gümrük idaresi nezdinde davalı idarece araştırma yapılmadığı ve dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine uygulanan tercihli tarife düzenlemesinin yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına ilişkin şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de yayımlanan bir duyurunun da bulunmadığı, ayrıca davacının tüm özeni göstermediğine dair tespitin de bulunmadığının anlaşılması karşısında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; işleme dayanak alınan Genelgenin anılan hükmünün, üst hukuk normu olan Kanun'daki koşulları daraltıcı ve hakkı kısıtlayıcı nitelikte olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile davaya konu işlem ile dayanağı Genelgenin anılan hükmünün iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Dava, tercihli tarife uygulaması kapsamında Bosna Hersek Federasyonundan EUR 1 Dolaşım Belgesi ile ayçiçeği isimli eşya ithalatında bulunan ve gümrük vergisi muafiyetinden yararlandırılan davacı şirket adına sonradan yapılan menşe kontrolünde ihracatçı ülke tarafından Euro 1 Dolaşım Belgelerinin feshedildiği neden gösterilerek alınan … tarihli ve … sayılı ek tahakkuk kararına yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün … tarihli ve …sayılı işleminin ve işlemin dayanağı olan T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünce yayımlanan 25/03/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı Genelgenin ''Sonradan Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü'' başlıklı ''V''nci Bölümünün 5'nci fıkrasının ''c'' işaretli 'bendinin iptali istemiyle açılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125'inci maddesinin birinci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu kurala bağlanmış,73'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasında, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği ve kaldırılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle kamu gücüne dayanılarak tahsil edilen bütün yükümlülükler, yasayla düzenlenmesi zorunluluğu getirilerek anayasal güvence altına alınmıştır. Madde hükmünde karşılığını bulan, "verginin yasallığı ilkesi'' olarak tanımlanan ilke gereği vergiler, ancak yasama organının yetkisi dahilinde konulabilir, değiştirilebilir ya da kaldırılabilir. Kanuna göre daha alt düzeyde yer alan idari düzenlemelerde, vergilendirmenin temel öğeleri ile ilgili olmaması şartıyla ayrıntılara ve teknik konulara ilişkin olarak düzenleme yetkisi kullanılabilecek ise de bu yetkinin, mükellefler aleyhine yasaların uygulanmasının daraltılması veya genişletilmesi sonucunu doğuracak bir nitelik taşımasına olanak bulunmamaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanununun 198'inci maddesinin 4'üncü bendinde, 195'inci maddenin birinci fıkrasının ''a'', ''b'' ve ''c'' bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda ,dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenemeyeceği, ancak belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veye bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazetede bir duyuru yayımlanmış olması halinde, vergilerin yükümlüden tahsil edileceği kurala bağlanmıştır.

Davaya konu edilen ve dava konusu bireysel işlemin de dayanağı olan 2014/1 sayılı Genelgenin ''Sonradan Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü'' başlıklı ''V''nci Bölümünün 5'nci fıkrasının ''c'' işaretli bendinde ise; dolaşım belgelerinin ihracatçı ülke idaresince sehven düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, İthalat Rejimi Kararına ekli listelerin ''Diğer Ülkeler'' sütununda yer alan vergi oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek ithalat vergilerinin tahsil edilmesi şeklinde işlem yapılacağı düzenlenmişir.

Dosyanın incelenmesinden ; T.C. Ticaret Bakanlığı Halkalı Gümrük Müdürlüğü tarafından, tercihli tarife kapsamında davacı şirket adına tecilli … tarihli ve … ve … sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi içeriği eşyanın Bosna Hersek Federasyonundan ithal edildiği, eşyaya ilişkin olan ve İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünce talep edilmesi nedeniyle sonradan kontrole gönderilen … numaralı EUR 1 Dolaşım Belgesi ile ilgili olarak sonradan kontrol sonucunun olumlu olduğunun bildirilmesi üzerine Halkalı Gümrük Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısı gereği ithalat beyannamelerinin işlemlerinin sonlandırılıp, davacı şirkete iki adet teminat mektubunun iade edildiği ,başka bir ifade ile davacı şirkete tercihli tarife kapsamında gerçekleştirdiği ithalat için gümrük vergisi muafiyeti uygulandığı, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün … tarihli ve … sayılı yazısı ile; davacı şirketin …numaralı EUR 1 Dolaşım Belgesi dahil olmak üzere … tarihli ve … sayılı,… tarihli ve …sayılı, … tarihli ve … sayılı serbest giriş beyannameleri içeriği eşyalara ilişkin … numaralı EUR Dolaşım Belgelerinin, bu belgelerle ilgili olarak Bosna Hersek Gümrük İdaresinin 07/06/2019 tarihli yazısı ile belgeler içeriği eşyaların Bosna Hersek Federasyonu ile yapılan Serbest Ticaret Anlaşması Protokolü gereği menşe şatlarını karşılamadığının tespit edilmesi nedeniyle feshedildiğinin bildirildiği belirtilerek, 2014/1 sayılı Genelgenin ''V''nci Bölümünün 5'nci fıkrasının ''c'' işaretli 'bendi uyarınca Halkalı Gümrük Müdürlüğünce … tarihli ve … sayılı ek tahakkuk kararı alındığı ve 19/09/2019 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine 30/06/2019 tarihinde ek tahakkuk kararına karşı yapılan itirazın ,İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünün … tarihli ve …sayılı işlemi ile reddedildiğinin 10/01/2020 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine yasal süresi içinde işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Gümrük Kanununun 198'inci maddesinin 4'üncü bendinde, eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan yükümlüden istenemeyeceği kurala bağlanmasına ve verginin istenebilmesi, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veye bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazetede bir duyuru yayımlanmış olması koşulunun gerçekleşmiş olması koşuluna bağlanmıştır. Genelgenin davaya konu yapılan düzenlemesinde ise; dolaşım belgelerinin ihracatçı ülke idaresince sehven düzenlendiğinin anlaşılması halinde, yükümlülerden Yasa hükmünde yazılı oranda vergi tahsil edilmesi gerektiği düzenlenmiştir.

Olayda, … numaralı EUR 1 Dolaşım Belgesi ile ilgili olarak yapılan sonradan kontrol üzerine Bosna Hersek Gümrük İdaresince olumlu görüş bildirilmesi üzerine ithalat işlemleri tamamlanarak teminat mektupları iade edilen davacı şirket tarafından,… numaralı EUR 1 Dolaşım Belgesi ile aynı ihracatçı firmadan 27/09/2017,15/11/2017, 11/12/2017 tarihlerinde gerçekleştirdiği ithalat nedeniyle düzenlenmiş olan ve karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı açık olan dolaşım belgelerinin sonradan feshedilmesinde, Kanun hükmünde öngörüldüğü üzere davacının kusuru bulunduğunu gösteren bir tespitte bulunulmadığı gibi, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirdiğini ispat edemediğinden söz edilmesine olanak bulunmamaktadır. Diğer taraftan, genelgede yer verilen ''dolaşım belgelerinin ihracatçı ülke idaresince sehven düzenlendiğinin anlaşılması halinde, yükümlüden Yasa hükmünde yazılı oranda vergi tahsil edilmesi gerektiği'' yolundaki düzenlemenin de Yasa hükmüne uygun olmadığı, düzenlemenin yasa hükmünde öngörülen koşulların gerçekleşmesi koşulu aranmaksızın, ihracatçı ülke gümrük idaresince EUR 1 Dolaşım Belgesinin sehven düzenlenmesi halinde yükümlüden vergi tahsil edileceğinin öngörüldüğü, başka bir deyişle üst hukuk normu olan Yasa hükmü daraltılarak düzenleme yapıldığı açıktır. Bu itibarla, 2014/1 sayılı Genelgenin ''Sonradan Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü'' başlıklı ''V''nci Bölümünün 5'nci fıkrasının ''c'' işaretli bendinin hukuka uygun bulunmadığı, bu nedenle iptali gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan ,davalı idarece Genelgede yer verilen düzenleme dayanılarak alınan ek tahakkuk kararı ve karara karşı yapılan itirazın reddedilmesine ilişkin işlemde de hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY :

Davacı adına 2017 yılında tescilli 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ait EUR.1 dolaşım belgelerinin, Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Arasında Serbest Ticaret Anlaşması eki Protokol 1'in 7. maddesi gereğince menşe şartlarını karşılamadığı ve bu nedenle feshedildiğine dair Bosna Hersek Gümrük İdaresinden alınan yazı uyarınca tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair … tarih ve … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı A.TR Dolaşım Belgeleri ve menşe ispat belgelerine ilişkin yapılacak işlemler konulu 25/03/2014 tarih ve 2014/1 sayılı Genelgenin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün 5. fıkrasının (c) bendinin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 181. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, ithalatta gümrük yükümlülüğünün, ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlayacağı belirtilmiş;

195.maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, geçici bir anti-damping vergisi veya fark giderici vergi uygulandığı, (b) bendinde, kanunen alınması gereken vergi tutarının, bir bağlayıcı tarife ve menşe bilgisine istinaden belirlenen tutarlardan yüksek olduğu, (c) bendinde, vergi tutarının Bakanlar Kurulu tarafından belirlenen seviyenin altında kaldığı hallerde, hesaplanan vergilerin Gümrük Vergileri Tahakkukunu İzleme Defterine kaydedilip özel durumunun defterde belirtileceği düzenlenmiş;

198.maddesinin 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkrasında ise, 195. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilen durumlar hariç olmak üzere; eşyanın tercihli tarifesinin karşı ülke idareleri ile idari işbirliği çerçevesinde oluşturulduğu durumlarda, dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığı tespit edildiğinde, yükümlü, gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebildiği takdirde, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenmeyeceği; ancak, belgeyi onaylayan idarenin eşyanın tercihli tarife için tayin edilen şartları yerine getirmediğini bildiği veya bilmesi gerektiği durumlar hariç olmak üzere, doğru olmadığı tespit edilen belgenin ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilere dayanılarak onaylanması veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin yükümlüden tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.

İşleme dayanak Genelgenin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün 5. fıkrasının (c) bendinde ise, "İhracatçı ülke gümrük idaresince sehven düzenlendiğinin anlaşılması halinde, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, İthalat Rejimi Kararına ekli listelerin “Diğer Ülkeler” sütununda yer alan vergi oranı üzerinden tahakkuk ettirilecek ithalat vergilerinin tahsil edilmesi şeklinde işlem yapılır" düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak Yönetmelik dışında kılavuz, yönerge, tebliğ, genelge gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapma yetkisi bulunmakla birlikte, bu düzenlemeler arasında uyulması gereken normlar hiyerarşisine göre her norm geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan almaktadır. Bu nitelikleri gereği her düzenleyici işlemin dayandığı üst hukuk normuna aykırı hüküm ihtiva etmemesi gerekmektedir. Dolayısıyla kanundan sonra gelen düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan yetkinin kullanılması ile ilgili olacağı, ilgili metinlerde kanunla verilmiş olan yetkiyi genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir. Yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesi gereği, ikincil nitelikte kural koyma yetkisine haiz olan idarelerin yetkisini kanunun çizdiği sınırlar içinde kalarak ve kanuna uygun olarak kullanması zorunludur. Kanunun öngördüğü düzenleme yetkisinin yine kanunda belirtildiği gibi kullanılması, kanun hükmü bir konunun nasıl düzenlenmesini öngörüyorsa, yapılacak işlemlerin buna uygun şekilde ve çizilen sınırı aşmadan bir üst norma uygun olarak tesis edilmesi gerekmektedir. 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin yukarıda yer alan 4. fıkrası ile, menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin belgeyi yanlışlıkla onayladığını kabul etmiş olması durumunda tüm özeni gösterdiğini ispat edebilen yükümlünün sorumluluktan kurtulması mümkün kılınmıştır.

Kanun koyucu, bunun gerçekleşebilmesini, menşe ispat belgelerini yanlışlıkla onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin, belgeyi yanlışlıkla onayladığını açık veya örtülü bir şekilde kabul etmiş olması, bir başka ifadeyle, belgelerin yanlış olarak onaylanmasına ihracatçı tarafından sunulan yanlış verilerin neden olmadığını, belgenin yanlışlıkla onaylanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olması şartına bağlamıştır. Ayrıca, ihracatçı ülke gümrük idaresinin yanlış onaylamanın kendi kusurundan kaynaklandığını açık veya örtülü bir şekilde beyan etmiş olmasını yeterli görmeyerek, tüm özeni gösterdiğine ilişkin ispat yükünü de yükümlüye yüklemiştir.

Öte yandan; belgelerin yanlış olarak onaylanma nedeni, ihracatçının sunduğu yanlış verilerden kaynaklanıyorsa veya tercihli düzenlemenin, yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına dair şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de bir duyuru yayımlanmış olması halinde vergilerin tahsil edilmesi gerekmektedir.

Dolayısıyla, Türkiye ile idari işbirliği anlaşması bulunan bir ülkeden tercihli tarife kapsamında ithal edilen eşyaya ait dolaşım belgesinin karşı ülke idaresince yanlışlıkla onaylandığının tespit edilmesi durumunda, yükümlünün, herhangi bir ihmalinin bulunmadığını ve gümrük mevzuatının gerektirdiği yükümlülüklerin yerine getirilmesinde tüm özeni gösterdiğini ispat edebilmesi şartıyla, tercihli tarife uygulanması nedeniyle alınmayan veya tahakkuk ettirilmeyen vergiler sonradan istenemez.

İşleme dayanak alınan Genelgenin V. Bölümünün 5. fıkrasının dava konusu (c) bendinde ise, tercihli tarife uygulanması nedeniyle tahakkuk ettirilmeyen vergilerin sonradan istenebilmesi için 4458 sayılı Kanun'un 198. maddesinin 4. fıkrasında öngörülen koşullar aranmaksızın, menşe ispat belgelerinin ihracatçı ülke gümrük idaresince sehven düzenlenmesi halinde yükümlüden tercihsiz verginin tahsil edileceği belirtilerek; üst hukuk normu olan kanundaki koşulları daraltıcı düzenleme getirildiği görülmektedir. Bu itibarla, dava konusu Genelge ile üst hukuk normuna aykırı olarak hakkı kısıtlayıcı düzenlemeye yer verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.

Öte yandan; menşe ispat belgesini onaylayan ihracatçı ülke gümrük idaresinin menşe ispat belgesini kendi kusuru ile yanlışlıkla onaylanıp onaylamadığının ya da belgelerin yanlış onaylanmasının ihracatçının sunduğu yanlış verilerden kaynaklanıp kaynaklanmadığının ortaya konulması amacıyla ihracatçı ülke gümrük idaresi nezdinde davalı idarece araştırma yapılmadığı ve dava konusu serbest dolaşıma giriş beyannamelerine uygulanan tercihli tarife düzenlemesinin yararlanan ülke tarafından doğru olarak uygulandığına ilişkin şüphe bulunduğu yönünde Resmi Gazete'de yayımlanan bir duyurunun da bulunmadığının anlaşılması karşısında, Genelge uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde de hukuka uyarlık bulunmamıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.2014/1 sayılı Genelgenin "Serbest Dolaşıma Girişte İbraz Edilen Belgelerin Sonradan Kontrolü" başlıklı V. Bölümünün 5. fıkrasının (c) bendinin ve bu düzenlemeye dayanılarak davacı adına tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergilerine vaki itirazın reddine dair … tarih ve …sayılı işlemin İPTALİNE,

2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … Türk Lirası yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … Türk Lirası vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,

4.Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen otuz gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/03/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.