Esas No
E. 2021/7689
Karar No
K. 2023/7089
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/7689 E.  ,  2023/7089 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/231 E., 2015/160 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, müstehcenlik
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/231 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, müstehcenlik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve altıncı fıkrası, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası, 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi ile 226 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davada, delil yetersizliğinden sanığın beraatine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği

Mağdurenin olay tarihinde yaşının küçük olması ve sanığın tehditleri nedeniyle olayı ailesine anlatmadığını ve bu nedenle ailelerin görüşmeye devam ettiklerine, bu nedenle istismar olayından sonra ailelerin görüşmeye devam ettikleri gerekçesinin yerinde olmadığına, mağdurenin rahatsızlığı başladıktan sonra katılan tarafından sanığın uyarıldığına ve bir daha görüşmediklerine, son olarak yakınlarının düğününde sanık mağdureyi taciz edince katılan tarafından darp edildiğine ve olayın polise intikal ettiğine, sanığın mağdureyi bodruma indirdiği çevreden görülse bile komşu oldukları için kimsenin bir şey söylemediğine ve bunun normal olduğuna, mağdurenin beyanının detaylı olduğuna, istismar ve taciz olayını anlattığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemesince "Katılan ...'nın, sanık ile aralarında iddia edilen eylemlerden yaklaşık 4 yıl sonra yaşanan kavga olayı sonrası sanığın katılanı şikayet için Polis Merkezi Amirliğine gitmesi üzerine katılan ...'nın kızı mağdur katılan ...'ı da yanına alarak şikayet tarihinden 4 yıl önce yaşandığını iddia ettikleri olay hakkında şikayetçi olmaları, katılanların 4 yıl önceki bu olaydan sonra bir daha sanık ile görüşmediklerini beyan ettikleri ancak yine kendi beyanlarından da anlaşıldığı üzere olaydan sonra sanıktan borç para aldıkları, 25.05.2013 tarihli düğün töreninde sanık ve ailesi ile katılanların ailecek aynı masada oturdukları, düğün ortamı gibi aleni bir ortamda sanığın mağdureye uzaktan öpücük atması şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eyleme yönelik şikayetçi beyanı dışında delil olmadığı gibi iddia edilen eylemin düğün ortamı gibi kalabalık bir ortamda uzaktan herkesin görebileceği şekilde yapılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, kaldı ki mağdureye yönelik iddia edilen nitelikte cinsel suçları işleyen sanık ile katılanların normal komşuluk ilişkilerine devam etmesi borç alıp vermeleri, düğünde aynı masada oturmalarının, katılan ...'ın mahkemede alınan beyanlarında 4 yıl önce kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerinin bir kısmının bodrum diye tabir ettiği yerde olduğunu, sanığın cinsel organını yalatma ve kendisinin cinsel organına cinsel organını değdirme eylemlerinin ise sanığın oturduğu apartmanın girişinde (iki üç merdiven sonrasında daire olan yerde) gerçekleştirdiğini, sanığın kendisini elinden tutup çekerek bodrum katına götürürken hem sanığı hem kendisini tanıyan evin yanındaki kahvehanede oturan kişilerin durumu gördüklerini, hiç ses çıkartmadıklarını beyan ettiği, olayın geçtiği iddia edilen yerin konumu, yakınında kahvehanelerin bulunması, kahvehanede oturan, tarafları tanıyan birden fazla kişinin katılan ...'ın zorla götürüldüğünü görüp ses çıkarmamaları iddiası ve sanığın oturduğu apartmanın girişinde mağdura yönelik gerçekleştirdiği iddia edilen eylemlerin başkaları tarafından rahatlıkla görülebilecek bir yerde gerçekleştiği iddiasının ve mağdurenin sanık tarafından her seferinde kolundan tutularak zorla götürmek suretiyle cinsel istismarda bulunulduğu kendisinin çığlık atmadığı şeklindeki beyanının da hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanığın üzerine atılı suçlar için yasada öngörülen cezanın ağırlığı, ceza yargılamasının amacını maddi gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması olduğu, dosya kapsamında sanığın savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı görülmekle sanığın müsnet suçlardan beraatine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur " şeklinde karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/231 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararında kabul ve takdir kılınmış beraat hükümleri usul ve kanuna uygun bulunduğundan, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz talepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/231 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.