2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan dosya incelemesi neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 20/09/2022 tarihinde davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ... Mahallesi .... Caddesi'nde karşıdan karşıya geçen ve kaldırıma adımını atmış olan müvekkilg ...'ya çarpması sonucu müvekkilinin, kafasını kaldırıma çarparak yere düşmüş, baş, boyun ve omur, kol ve el bölgeleri başta olmak üzere vücudunun çeşitli bölgelerinde kesik, ezik ve yaralanmalar meydana gelmiş olduğunu, kazanın etkisi ile bayılan müvekkilinin yoldan geçenlerin çağrısı üzerine ambulans ile ... Hastanesi'ne sevk edilmiş olduğunu, ... Amirliği polis memurları tarafından 20.09.2022 tarih 20:02 saatli tutanakta müvekkilinin karşıdan karşıya geçtiği yolda trafik lambası, yaya geçici, trafik görevlisi olmadığının belirtilmiş, kazanın özeti tutanağa "...'nın 2918 sayılı KTK'nun 54/1A (öneki aracı geçerken geçme kurallarına uymamak) kuralını ihlal ettiği, yaya ...'nun ise aynı kanunun 68/1-c (yayların trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışta bulunmaları) kuralını ihlal ettiği kaza yerinde yapılan incelemeler ve sürücü beyanından anlaşıldığı kanaatine varılmıştır." şeklinde geçirilmiş olduğunu, öncelikle tutanağın, kaza nedeniyle müvekkilinin bilincinin açık olmaması nedeniyle müvekkilinin beyanı alınmaksızın tutulduğunu, öte yandan söz konusu tutanağa, davalı ...'nın kaza tarihinde 18 yaşını doldurmamış olduğunun da geçmemiş olduğunu, bununla birlikte şüphelinin 26.09.2022 tarihli ifadesinde kazanın müvekkilinin trafik lambası, yaya geçici, trafik görevlisi olmayan yolda karşıdan karşıya geçmesi nedeniyle değil, önündeki aracın aniden fren yapması nedeniyle sağa manevra yapması nedeniyle oluştuğunu yani söz konusu yolda hız kurallarına uymaması ve bu nedenle fren yaparak duramayarak aniden müvekkilinin bulunduğu ve kaldırıma adımını attığı yere doğru motorsikleti sürmesi nedeniyle meydana geldiğini beyan etmiş olduğunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 103. maddesinde sürücülerin geçeceği aracın hızıyla geçme esnasındaki kendi hızını da dikkate alarak iki yönlü yollarda karşıdan gelen trafik dahil yolu kullananların tümü için tehlike veya engel yaratmadan geçmesi gerektiği belirtilmekte olup ...'nın KTK m.54/1-a ve Yönetmelik düzenlemesini ihlal ettiğinin ve kazanın oluşumuna neden olduğunun açık olduğunu, hastanede yapılan kontroller ile müvekkilinde "sağ humerus alt uç kırığı" ile sağ kolunda ve kafatasında kırıklar, bacağında ve elinde zedelenmeler tespit edilmiş olduğunu, müvekkilinin hastanede 2 gün boyunca yatılı olarak tedavi görmek zorunda kaldığını, müvekkilinin hastaneden çıkış yaptığı 22.09.2022 tarihli Epikriz (Çıkış Özeti) raporunda "Sağ dirsekte 1cmlik kesi sağ el 4. Parmakta 4 cmlik kesi tespit edildi. Hastanın kesileri süture edildi. Sağ dirsekte şişlik mevcut. Plapasyonla hassasiyet mevcut. Eklem hareketleri ağrılı. NVM doğal. Oksipital bölgede yarası olan hasta acil hekimleri tarafından stapler ile sütüre edilmiş 3 adet stapleri mevcut." denilerek taburcu edilmiş olduğunu, hastaneden çıktıktan sonra müvekkilinin uzun süre boyunca evde istirahat etmesi ve fizik tedavi sürecine başlaması gerekmiş olduğunu, tüm bu süreçler sonunda müvekkilinin elinde hasar kalmış tamamen iyileşememiş ve eski haline dönememiş olduğunu, müvekkilinin, işbu dava tarihinde elini hala gerektiği şekilde kullanamamakta olduğunu, bu durumun müvekkilinin sosyal ve iş hayatını etkilemekte olduğunu, buradan da anlaşıldığı üzere müvekkilinin normal yaşantısına dönememekte ve maluliyetinin artarak devam etmekte olduğunu, 06.03.2023 tarihinde Sağlık Bakanlığı ... Hastanesi'nden Sağlık Kurulu Raporu almış, Sağlık Kurulu Raporunun "Fiziksel Tıp ve Rehebilitasyon" kısmında "Eylül 2022de trafik kazası sonrası sağ humerus kırığı öyküsü, ortopedi kanaati uygundur." denilmiş olduğunu, görüleceği üzere müvekkilinin kaza gerçekleştikten 5 ay sonra halen ortopedi tedavisine ihtiyaç duymakta, keza zaten "Ortopedi ve Travmatoloji" kısmında da "Sağ dirsek çevresinde kırık hikayesi ve sağ el DIP eklemlerde dejenerasyonu olan hasta, Parmak fleksiyonlarında kısıtlılık mevcut, 1. Parmak hariç yaygın kısıtlılık var, her parmağa bağlı %2 vücut engel oranı mevcut olup toplam %8 engel oranı mevcuttur." denilmekte olduğunu, bu haliyle müvekkilinin kaza nedeniyle iş gücü kaybına uğradığının tartışmasız olduğunu, araç sürücü ve sahibi ...'nın söz konusu kazanın oluşumuna önünde giden araçları geçme eylemini kanunda ve yönetmelikte belirtilen kurallara uygun şekilde yapmaması nedeniyle KTK m.54/1-a ve Karayolları Trafik Yönetmeliği m.103 düzenlemesini ihlal etmiş ve kusurlu olduğunu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda ... plakalı ... marka motosikletin ... numaralı poliçe ile sigortacısı konumunda bulunan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ait kep adresine müvekkilinin uğramış olduğu zararların giderilmesi adına 01/11/2022 tarihinde ihtarname gönderilmiş ancak herhangi bir geri dönüş alınamamış, Arabulucuya başvurulmuş fakat anlaşma sağlanamamış olduğunu, akabinde ise davalı sigorta şirketi ile ihtiyari arabuluculuk için görüşmeler devam ettirilmiş ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından da müvekkilinin zararı karşılanmamış olduğunu beyanla; adli yardım taleplerinin kabulüne, davanın kabulü ile davalı ...'nın neden olduğu kazadan kaynaklı ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nin ... poliçe numarası ile üstlendiği sorumluluk gereğince maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100 TL Maluliyet tazminatı, 100 TL Geçici iş göremezlik tazminatı, 100 TL Tedavi masrafları olmak üzere toplam 300 TL maddi tazminat ile müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı fiziksel acı ve tedavi süreçlerinde maruz kaldığı manevi zararların tazmini olmak üzere 30.000 TL Manevi Tazminatın olay tarihinden (20.09.2022) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şirketi için sorumlu olduğu limitle sınırlı kalmak kaydıyla), yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerine bırakılmasına, tensiple birlikte mahkememizin takdiri kapsamında kazanın meydana geldiği yerde keşif yapılarak kusur tespiti yapılmasına, müvekkilinin maluliyetinin tespiti için Adli Tıp Kurumun'dan rapor alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete karşı KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru yapılmamış olduğunu, bu nedenle dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber; ... plaka sayılı aracın müvekkili ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... numaralı Zorunlu Trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin iş bu sigorta poliçesine istinaden sorumluluğunun sakatlanma ve ölüm kişi başına 500.000,00- TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluğunun da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının, araç sürücüsüne raci kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini, kusurun kanıtlanmaması halinde müvekkili şirketin de sorumluluğu bulunmadığını, davacı vekilinin müvekkilinin daimi sakatlığının bulunduğu iddiası ile müvekkili şirketten sakatlık tazminatı talep etmekte olduğunu, ancak davacının iddia ettiği kalıcı sakatlığının tespiti için rapor alınması halinde, hazırlanacak raporda trafik sigortası genel şartları gereği özürlülük oranının dikkate alınması ve yönetmeliğe uygun olarak tanzim edilmesi gerektiğini, dava konusu sigortalı araç poliçesinin genel şart değişikliği sonrasında tanzim edilmiş olduğundan yeni genel şartların uygulanması gerektiğini, Genel şartlarda bahsi geçen, 30 Mart 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 28603 sayılı Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre, kişinin tüm tedavileri tamamlandıktan sonra sakatlığın 12 ay boyunca stabil ve kalıcı olması gerekmekte olup davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının yönetmelikteki esaslara göre tespit edilmesi gerektiğini, dava konusu kazanın, 01.06.2015 tarihli trafik sigortası genel şartlarına tabi olduğunu, bu nedenle tazminatına ilişkin hesaplamanın TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu hususta sorumluluğun tamamen Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödeneği bağlanmış olmakla daha sonra SGK tarafından şirketten yapılan ödeme talep edilmiş olmakla ekte sunulan dekontta da görüleceği üzere SGK'ya 23/08/2022 tarihinde 609,71 TL ödeme yapılmış olduğunu, davacının gelir durumunu somut belgelerle ispat etmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, gelir durumuna ilişkin olarak somut belge ve delil sunulamaması halinde yasal asgari ücretin esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber; hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olduğunu, müvekkili şirkete karşı geçerli bir başvuru bulunmadığından temerrüt gerçekleşmemiş olduğunu, davacı tarafın avans faizi talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, hükmedilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu beyanla; davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarındadır.
Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)
Davacı vekili uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 16/11/2023 tarihli dilekçesi ile, yargılama esnasında müvekkilinin dava konusu taleplerinin karşılanmış ve zararının giderilmiş olduğunu, bu nedenle işbu davadan, dava kapsamındaki yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin tüm taleplerinden karşılıklı olarak feragat ettiklerini, feragatleri doğrultusunda işlem yapılmasını, artan gider avansının iadesine karar verilmesini talep etmiş, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ise uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 17/11/2023 tarihli dilekçesi ile, dava konusu sürekli iş göremezlik tazminatı nedeniyle yapılan başvuruda davacı adına, asıl alacak ve fer'ileriyle birlikte toplam 132.083,50 TL ödeme yapılmış olduğunu, işbu ödemeyi almakla davacının sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan şirketlerinin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra etmiş, dava konusu olay nedeni ile müvekkili şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat etmiş olduğunu, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu kalmadığından aleyhlerine açılan başvurunun feragat nedeni ile reddi gerektiğini, başvurunun reddine karar verilmesini talep ettiklerini, masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş olmakla, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde de davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
1.Alınması gereken 269,85 TL harcın peşin alınan 522,58 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 252,73 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3.Taraflarca vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
4.Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/11/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸