11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/1606 E. , 2023/10244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/544 Karar sayılı kararında;
1.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve yalan tanıklık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat,
2.Sanık ... (Apık) hakkında yalan tanıklığa azmettirme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, aynı Kanun'un 272 nci maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'ün üzerine atılı suçları işlediği ve mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanık ...'in temyiz isteği; kararın hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, diğer sanığı yönlendirmediğine, beraat kararı verilmesine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanık ...'ün diğer sanık ... (...) ile eşi ...arasında görülmekte olan Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında tanıklık yaptığı, tanık sıfatıyla 24.06.2014 tarihinde yazılı beyanda bulunduğu, akabinde 26.02.2015 tarihli duruşmada mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanında ise yazılı olarak vermiş olduğu beyanlarını kabul etmediği ve sanık ... tarafından hazırlanan belgeyi okumadan imzaladığını ifade ettiği, bu şekilde sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve yalan tanıklık suçlarından, sanık ... hakkında ise yalan tanıklığa azmettirme suçundan açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, her ne kadar sanık ... suçlamayı kabul etmemiş ise de, sanık ...'ün tüm aşamalarda vermiş olduğu samimi beyanları, Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasının içeriği ve tüm dosya kapsamı itibariyle edinilen kanaat ile sanık ...'ün beraatine, sanık ... hakkında ise yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 8 inci fıkrasında düzenlenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." hükmü gerekçe gösterilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
(Apık) Hakkında Yalan Tanıklık Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
1.Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında yalan tanıklık suçundan suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, sanık ...'ün diğer sanık ... (...) ile eşi ...arasında görülmekte olan Türkoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/41 Esas sayılı dosyasında tanıklık yaptığı, tanık sıfatıyla 24.06.2014 tarihinde yazılı beyanda bulunduğu, akabinde 26.02.2015 tarihli duruşmada mahkeme huzurunda vermiş olduğu beyanında ise yazılı olarak vermiş olduğu beyanlarını kabul etmediği ve sanık ... tarafından hazırlanan belgeyi okumadan imzaladığını ifade etmesinden ibaret eylemde, 5237 sayılı Kanunun'un 272 nci maddesinde düzenlenen yalan tanıklık suçunun oluşması için, tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak beyanda bulunulması gerektiği, somut olayda sanık ...'in tanık sıfatıyla mahkeme huzurunda gerçeğe aykırı beyanda bulunmasının söz konusu olmadığı, bu nedenle unsurları oluşmayan yalan tanıklık suçuna azmettirme nedeniyle sanık ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Kabule göre de;
a)Hükümden önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen "denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine" dair hükmün suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı dikkate alınmadan ve suç tarihi itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel s...ası bulunmayan sanık hakkında, "daha önce HAGB kararı verildiğinden ve denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği " şeklindeki isabetsiz ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar, üstsoyu ile diğer kişiler yönünden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine karar verilmesi gerektiği hususunun Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle, sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ...
Hakkında Verilen Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.07.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Türkoğlu Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2015 tarihli ve 2015/372 Esas, 2015/544 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.