7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/30481 E. , 2023/10094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.03.2012 tarihli ve 2012/142 Esas, 2012/53 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında seferberlikte emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 27.03.2012 tarihli ve 2012/142 Esas, 2012/53 Karar sayılı kararının Askeri savcı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 10.07.2013 tarihli ve 2013/994 Esas, 2013/979 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında; Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/1207 Esas, 2013/825 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında seferberlikte emre itaatsizlikte ısrar suçundan,1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.(Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 24.12.2013 tarihli ve 2013/1207 Esas, 2013/825 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 10.09.2014 tarihli ve 2014/652 Esas, 2014/642 Karar sayılı ilamıyla; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilmesine objektif olarak engel teşkil edebilecek bir durum bulunmamasına rağmen; yerinde olmayan gerekçelerle, sanığın daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunduğundan bahisle, yasal imkânsızlık nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararı verilmemesi sebebiyle mahkûmiyet hükmünün uygulamaya ilişkin gerekçe isabetsizliği yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/1046 Esas, 2014/1132 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında seferberlikte emre itaatsizlikte ısrar suçundan,1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 06.02.2015 tarihinde kesinleşmiştir.
6.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 06.02.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 28.11.2018 tarihinde ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediğinin Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/684 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/1046 Esas, 2014/1132 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın seferberlikte emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın temyize gelmeyen diğer sanık Yunus TÜRK ile birlikte olay tarihinde TCG Gediz Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaptıkları; sanıklara gemiye alkollü içki sokulması, bulundurulması ve içilmesinin yasak olduğuna ilişkin hükmü de içeren emrin 05.08.2011 tarihinde imza karşılığı tebliğ edildiği; TCG Gediz Komutanlığı’nın yurt dışı görevi kapsamında 05.12.2011-08.12.2011 tarihleri arasında Cibuti’de liman ziyareti icra ettiği; 05.12.2011 tarihinde geminin Cibuti limanında bulunduğu esnada, saat 19.30 sıralarında, sanık ...’ın arkadaşı Yunus TÜRK ile birlikte, işaret kamarasında, bira içtiklerinin, 2 numaralı güverte Nöbetçi Astsubayı Ümit Dağdelen tarafından tespit edildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmalarında özetle; seferberlik konusunda bilgilendirilmediklerini, rütbeli personelin de bunu bilmediğini, bu sebeple içki içildiğini ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
3.Mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak yeminli ifadelerine başvurulan tanıklar Selim Başaran, Ümit Dağdelen, Murat Aydoğmuş ve Utku Altınöz'ün beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
4.Sanığa, gemiye alkollü içki sokulması, bulundurulması ve içilmesinin yasak olduğuna ilişkin hükmü içeren emrin 05.08.2011 tarihinde imza karşılığında tebliğ edildiğine dair belge dosya arasında mevcuttur.
5.TCG Gediz Komutanlığının 25.01.2012 tarihli yazısında, 30.11.2011 tarihinde icra edilen Muskat/UMMAN liman ziyareti kapsamında geminin helikopter platformunda kokteylde misafirlere ve gemi rütbeli personeline, görevlendirilen rütbeli personel tarafından içki servisi yapıldığı, görevliler haricindeki erlerin kokteyle iştirak ettirilmediği ve görevli erlerin ise içki içmelerine müsaade edilmediği belirtilmiştir.
6.Kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığın askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu, adli müşahadesine gerek bulunmadığı şeklinde tespitlerde bulunmuştur.
7.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Büyükçekmece 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli ve 2019/168 Esas, 2019/684 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Seferberlik ve Tarifi başlıklı 1632 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında “Hazarda Türkiye Cumhuriyeti hudut ve kara suları dışında yalnız dahi seyrü hareket eden her harb tayyare ve harb gemisi üssülharekelerinden birine varıncaya kadar bu kanunun tatbikatında seferber sayılır.” şeklindeki düzenleme uyarınca, savaş uçak ve gemilerinin Türkiye Cumhuriyeti sınır ve karasuları dışarısında seferberlik hâlinde olacağının açıkça belirtilmesi karşısında; sanığın ve/veya gemide görevli rütbeli personelin seferberlik hâlinde olduklarını bilmemelerinin atılı suçun oluşumu açısından bir önemi haiz olmadığı, suç tarihinden önce gemilere alkollü içki getirilmeyeceğine ve içilmeyeceğine ilişkin olarak emir tebliğ edilmiş olması ve askeri birliklere alkollü içki sokulması ve/veya alkollü içki içilmesi askeri disiplini bozacağından, bu tür eylemleri yasaklayan emirlerin askeri hizmete ilişkin oldukları hususları bir arada değerlendirildiğinde; Mahkemece atılı emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gölcük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.