Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/98
Karar No
K. 2023/362
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/98 Esas
KARAR NO: 2023/362
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/02/2023
KARAR TARİHİ: 27/04/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacının 07/12/2006 tarihinde İzmir Limanında geçirmiş olduğu kaza nedeniyle uğradığı zararın tazmini için İzmir...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ... E sayıda dava açıldığını, davada müvekkili davacı lehine verilen sürekli iş göremezlik tazminatı kararının kesinleşmiş olduğunu, ancak söz konusu davadaki talebi bilirkişi raporunda hesaplanan tutara göre ıslah etmesi mümkün olmadığını "bakiye tazminat hakedişi" yönünden İzmir...İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayıda EK takip başlatıldığını, davalıların takibe itirazı üzerine İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali talebiyle açmış olduğu... Esas sayılı maddi tazminat talepli EK davanın, 15/11/2022 tarihinde 17.544,56-TL üzerinden kabul edildini ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 9 yasal faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verildiğini, ancak İzmir ... İcra Müdürlüğü'ndeki ... Esas sayılı takibe konu asıl alacaklarına "sehven" yalnızca "takip tarihinden itibaren" faiz talep etmiş olduklarını, 07/12/2006 "kaza" tarihinden yukarıda belirttiği (İzmir...İcra Müd.nün ... E.sayılı ek takibinin başlatıldığı) 29/08/2019 "takip" tarihine kadar işlemiş faiz için yeni bir icra takibi açması gerektiğini, bu sebeple "kaza" tarihinden, İzmir...İcra Müd.nün ... Esas sayılı takibinin başlatıldığı tarihe kadar işlemiş avans faiz tutarı için (işbu işbu davamına konu) İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibini başlattığını, borçlu/davalı işbu takibe itiraz ettiği vaki itirazın iptali için itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiklerini, gerçekten de müvekkili davacının geçirmiş olduğu kazanın tarihi 07/12/2006 olduğundan bu tarihten İzmir...cra Müd.de... Esas sayılı takibin başlangıç tarihine (29/08/2019'a) kadar olan döneme kadar işlemiş faizi talep etmesi gerektiğini, bu sebeple bu dönemde işlemiş faiz için yeni bir takip açması gerektiğini, işbu dava konusu talep faiz alacağı olduğuna göre faiz alacağına esas alınacak olan asıl alacağın da belirlendiğini, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası davalı istinaf kanun yoluna başvurmadığını, söz konusu kararın davalı ... Sigorta A.Ş.yönünden kesinleştiğini, bu nedenlerle İzmir ...İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı takip, davalıların vaki itirazı sebebiyle durduğunu ve davalıların itirazının iptali için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, ayrıca işbu dava konusu icra takibi "faiz alacağı"na ilişkin olduğu ve ana para asıl alacağı için daha önce İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ...Esas sayılı davayı açmadan önce arabulucuya başvurduğunu ve söz konusu başvurunun işbu dava konusuna şamil olduğunu ve ıslak imzalı aslı gibidir şerhli arabulucu tutanağını mahkemeye sunacaklarını, fazlaya dair talep ve dava hakları mahfuz kalmak kaydıyla, davalıların/borçluların İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine (takip çıkışının 41.000-TL'lik kesimine) vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazı nedeniyle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafin İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi 16/10/2019 tarih,...Karar sayılı ilama dayanarak birden çok takip başlattığını, tarafları aynı olan ve aynı ilamdan kaynaklanan alacaklar için aynı takip dosyası üzerinden icra takibi yapılması gerektiğini, davacı tarafın aynı ilama dayanarak birden fazla icra takibi yapması iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı gibi hakkın kötüye kullanılması ve usul ekonomisi yönünden de aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin kazanın oluşumu sırasında çalıştığı şirkete ait araçta hareket dahi etmediği müvekkiline kusur yüklenmesi imkansız olduğunu, davacı aracından inmemesi gerektiği halde aracından indiği, asli ve tam kusurlu olan bizzat davacının kendisi olduğu, zira bir araç şoförü olarak araçtan inmemesi gerektiğini, inse bile diğer sürücünün kendisini göremeyeceğini düşünerek tehlikeli şekilde araçların arasına girmemesi gerektiğini bilmesi gerektiği, hele ki söz konusu araçlar tır gibi büyük araçlar ise daha da dikkatli olunması gerektiği, kaldı ki kaza da araçların arasından ve yanından geçmeye çalışan davacının başka bir tır şoförünün manevrası sonucunda araçların arasına sıkışması neticesinde kaza meydana geldiği, davacı kazadan iki gün sonraki ifadesinde de müvekkili kusurunun bulunmadığı bildirdiği, İzmir... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ...

E. Sayılı dosyasında sunulan bilirkişi raporlarında müşteki ...'in 2918 Sayılı Kanunu 68/1-a.2 no.lu bendi gereğince yayaların yürümesine ayrılmış kısımların bulunmadığı hallerde taşıt trafiğini tehlikeye dönüştürecek şekilde taşıt yolunda yürümek maddesini ihlal ettiği kazanın oluşumunda tam kusurlu bulunduğu, mahkeme de olayın oluşumunda müvekkilin kusurunun bulunmadığı hatta davacının bile kazanın önlenemeyeceğini ikrar ettiği gerekçesi ile müvekkilin beraatine karar verildiği, kaldı ki kazadaki kusuru kabul etmemek ile birlikte bir an için kusur olduğu varsayılsa ve müvekkilin sorumluğuna gidilse dahi müvekkilin sevk ve idare ettiği araç çalıştığı şirkete ait olup davacının önce müvekkilin çalıştığı şirkete müracaat etmesi gerektiği, bu nedenle öncelikle davanın reddine Sayın mahkeme aksi kanaatte ise davanın müvekkilin kaza döneminde çalıştığı şirkete ihbarını talep etmektedir.

DELİLLER

İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası, İzmir ... AHM'nin ... E sayılı dosyası, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası, cari hesap örnekleri delil olarak değerlendirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının faizine yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.

2.6100 sayılı HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."

3.06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. Maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminata ilişkin olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır.

4.Görülmekte olan davanın dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu sabit olup, uyuşmazlık konusu dava konusu asıl alacak hususunda başlatılan icra takibine ilişkin başlatılan arabuluculuk sürecinin, sonraki tarihte başlatılacak faiz alacağına ilişkin icra takibi yönünden de geçerli bir arabuluculuk olarak kabul edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.

5.Dava dosyasının ve Uyap kayıtlarının incelenmesinden; -Dava konusu tazminat alacağının 07/12/2006 tarihli kazadan kaynaklandığı, -İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında görülen tazminat davasının 16/10/2019 tarihli karar ile taleple bağlı kalınmak üzere kabulüne karar verildiği, kararın 12/11/2021 tarihinde istinaf başvurusunun reddi kararı ile kesinleştiği, -Davacı tarafça İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında saklı tutulan fazlaya ilişkin haklarla ilgili olarak İzmir...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı icra takip dosyasında 25.440,56-TL asıl alacakla ilgili icra takibine başlanıldığı, icra takibinde yalnızca takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulduğu, -İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına davalı taraflarca itiraz edilmesi üzerinde İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Büro Dosya Numarası üzerinden arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, süreç sonunda 20/11/2019 tarihli anlaşamama son tutanağının düzenlendiği, arabuluculuk uyuşmazlık konusu olarak "Ticari-Alacak(Trafik kazasından kaynaklanan alacağa ilişkin İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı icra dosyasına konu)" şeklinde sınırlı bir uyuşmazlık konusu belirlenmiş olduğu, -İzmir...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazla ilgili olarak İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası üzerinden itirazın iptali davası ikame edildiği, davanın 15/11/2022 tarihli karar ile kısmen kabulüne karar verildiği, dosyanın halen istinaf aşamasında olduğu, Görülmüştür. Mahkememizde görülmekte olan davayla ilgili olarak ise; -Davacı tarafça İzmir ...İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilmemiş olan haksız fiil tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faize ilişkin 07/12/2006 haksız fiil tarihinden,... Esas sayılı takip dosyası takip başlangıç tarihi olan 29/08/2019 tarihine dek işlemiş avans faizi üzerinden 59.115,00-TL takip öncesi işlemiş faizin icra takibine konu edildiği, takibe dosyamız davalıları tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin bu davalılar yönünden durduğu, -Herhangi bir arabuluculuk süreci yürütülmeksizin, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun... Büro Dosya Numarası üzerinden süreç sonunda 20/11/2019 tarihli anlaşamama son tutanağı ile arabuluculuk dava şartı sağlandığı ileri sürülerek doğrudan görülmekte olan itirazın iptali davasının açıldığı, görülmüştür.

6.Davacı tarafça 20/11/2019 tarihli arabuluculuk son tutanağının dava konusu 07/12/2006-29/08/2019 tarihleri arası için işlemiş faiz alacağını da kapsadığını, yeniden bir arabuluculuk süreci yürütülmesine gerek bulunmadığını ileri sürmektedir.

Mahkememizce dosya kapsamı, icra takip dosyaları ve arabuluculuk son tutanağı üzerinde yapılan incelemede, arabuluculuk son tutanağı içerisinde "Tarafların üzerinde anlaşamadığı uyuşmazlık konusu Trafik Kazasından kaynaklanan tazminat bakiyesi için İzmir...İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı icra takibine yapılan itirazın iptal talebi vs.diğer hak ve alacaklar talebine ilişkindir." ibaresinin yer aldığı görülmüştür.

Davacı tarafça dosyaya sunulan 20/11/2019 tarihli arabuluculuk tutanağının İzmir ...İcra Dairesi'nde asıl alacağa yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali amacıyla yapılan görüşmeye ilişkin olduğu ve gerek arabuluculuk başlığında gerekse tutanak metninde açıkça bu icra dosyasının işaret edilerek arabuluculuk sürecinin tamamlandığı görülmektedir. Tutanak metninde "vs.diğer hak ve alacaklar" şeklinde bir ifade yer almış olması bir an için işlemiş faiz yönünden de taraflar arasında bir arabuluculuk süreci işletilip işletilmediği yönünde tereddüt uyandırsa da, arabuluculuk sürecinin geçerli olarak kabul edilebilmesi için arabuluculuk sürecinin hangi hususlarda gerçekleştirildiğinin daha somut ve net bir şekilde gösterilmesi gerekmektedir. Kaldı ki, arabuluculuk süreci 20/11/2019 tarihinde sona ermiş olup, bu tarihten itibaren yaklaşık 3 yıl boyunca davalılardan işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı da dikkate alındığında, arabuluculuk son tutanağı düzenleme tarihine kadar davalılardan hiç talep edilmemiş bir alacağın arabuluculuk sürecinde görüşülmüş olması olağan hayat akışına uygun olmadığı gibi tutanak metninde de işlemiş faiz yönünden bir görüşme yapıldığı anlaşılamamaktadır.

Yine tekrar belirtmek gerekirse mahkememizde dava konusu edilen 07/12/2006-29/08/2019 tarihleri arasındaki işlemiş faiz miktarının, İzmir ...İcra Dairesi'nde yürütülen icra takibine konu asıl alacağın kat be kat üzerinde bir miktar olup, takibe konu edilmeyen bu alacağın, takibe vaki itirazın iptaliyle ilgili davada görüşülmüş olması halinde bunun son tutanağa açıkça işlemiş olması gerektiği, aksi durumda arabuluculuk sürecinin işlemiş faiz alacağı yönünden yürütülmemiş olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir.

7.Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere, dosyaya sunulu arabuluculuk son tutanağının münhasıran İzmir ...İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasında yer alan hak ve alacaklara ilişkin yürütüldüğü, görülmekte olan davanın konusunu oluşturan işlemiş faiz alacağına yönelik arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği, dava şartının tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmadığı, bu haliyle davanın usulden reddi gerektiği değerlendirilmekle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak arabuluculuğa başvurulmaksızın açıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 404,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 224,7‬0-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 6.560,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

Dair davacı vekili ve davalı...'nin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk kapsamında olduğu ve dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak arabuluculuğa başvurulmaksızın açıldığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi hükmü uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harçtan peşin olarak alınan 404,60-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 224,70-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

6.Dair davacı vekili ve davalı ...nin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı taktirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.