AGİ Alacağı Davası: Hak, Hesap ve Emsal Kararlar
Asgari geçim indirimi, işverenin çalışana ödemesi zorunlu olan ve ücret bordrosunda ayrıca gösterilmesi gereken bir net ücret unsurudur. İşveren tarafından eksik veya hiç ödenmemesi durumunda çalışan, AGİ alacağı davası yoluyla bu miktarı talep edebilir.
Asgari geçim indirimi (AGİ), işverenin çalışanın medeni durumu ve çocuk sayısına göre hesaplayıp her ay ücretle birlikte ödemekle yükümlü olduğu bir net ücret farkıdır. Çalışana eksik ya da hiç ödenmemesi durumunda ortaya çıkan AGİ alacağı, iş mahkemesi aracılığıyla talep edilebilir. 2022 öncesi dönem için bu hak, beş yıllık zamanaşımı süresince geçerliliğini korumaktadır.
AGİ (Asgari Geçim İndirimi) Alacağı Nedir?
Asgari geçim indirimi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesiyle düzenlenen ve ücretlilere tanınan bir vergi avantajıdır. Yöntem olarak çalışanın ödeyeceği gelir vergisinin bir kısmının hesaplanıp ücrete eklenmesi şeklinde işler; başka bir ifadeyle işveren, bu tutarı çalışanın ücretiyle birlikte nakden ödemek zorundadır.
AGİ miktarı; çalışanın medeni durumuna, eşinin çalışıp çalışmamasına ve bakmakla yükümlü olduğu çocuk sayısına göre değişir. Bekar bir çalışan için yıllık asgari ücretin yüzde on beşi; evli ve çalışmayan eşi olan çalışan için yüzde on yedisi; her bir çocuk için ise yüzde üçü oranında ek tutar hesaplanarak ücrete yansıtılır.
AGİ uygulaması, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Bunun yerine asgari ücret üzerinden gelir vergisi ve damga vergisi istisnası getirilmiştir. Ancak 2022 öncesi çalışma dönemlerine ilişkin ödenmemiş AGİ tutarları, birer ücret alacağı olarak hukuki varlığını sürdürmektedir ve beş yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı sürece dava yoluyla talep edilebilir.
AGİ Alacağının Unsurları ve Koşulları
Hukuki Dayanak
AGİ alacağı davalarında temel hukuki dayanak, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 32. maddesidir. Bu madde işverene her ay ücret bordrosunu düzenlerken çalışanın kişisel durumuna göre AGİ hesaplamasını ve bunu çalışana ödemesini emreder. Ödemenin yapılmaması ya da eksik yapılması, iş hukukundaki ücret alacağı niteliğini kazandırarak İş Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri çerçevesinde talep konusu olabilir.
Kimler Talep Edebilir?
2022 öncesi herhangi bir dönemde ücretli olarak çalışmış ve o dönemde AGİ alacağı ödenmemiş ya da eksik ödenmiş her işçi bu davayı açabilir. Hizmet sözleşmesinin türü, belirli süreli veya belirsiz süreli olması alacak hakkını etkilemez. İşçinin asgari ücretle çalışması da şart değildir; AGİ her ücret dilimindeki çalışanın hakkıdır.
İspat Yükü
AGİ alacağı davasında ispat yükü kural olarak çalışana aittir; çalışanın AGİ ödenmediğini ya da eksik ödendiğini ortaya koyması gerekir. Bu aşamada en kritik delil, işverenin düzenlediği ücret bordroları ve banka ödeme kayıtlarıdır. Bordroda AGİ satırının hiç yer almaması ya da tutarın çalışanın medeni durumuna uygun hesaplanmamış olması, alacağın varlığına güçlü karine oluşturur.
Öte yandan işveren, bordroları imzalattığını öne sürerek ödeme yaptığını iddia edebilir. Yargıtay içtihadı bu savunmayı koşulsuz kabul etmez; ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanan bordrolar bakımından ispat yükü çalışana geçer, ancak çalışan banka kayıtları, tanık beyanı veya diğer delillerle ödenmediğini kanıtlayabilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
AGİ alacağı davalarında görevli mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş mahkemeleridir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev asliye hukuk mahkemesine düşer.
Yetki bakımından genel kural, davalı işverenin yerleşim yeri ya da işin ifa edildiği yer mahkemesidir. Bireysel iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda bu iki seçenekten biri tercih edilebilir.
Önemli bir husus: bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartı, Eylül 2017 tarihinden itibaren zorunlu hale getirilmiştir. AGİ alacağı da bu kapsamda yer aldığından, dava açmadan önce Arabuluculuk Daire Başkanlığı'na kayıtlı bir arabulucuya başvurulması ve sürecin sonuçsuz kalması şarttır. Arabuluculuk tutanağı olmadan açılan dava, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilir.
AGİ Alacağı Davası Nasıl Açılır? Süreç ve Belgeler
Dava süreci, zorunlu arabuluculuk aşamasıyla başlar. Arabuluculuk görüşmelerinin başarısız sonuçlanması üzerine son tutanağın çalışana teslim edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde dava açılabilir.
Dava dilekçesinde AGİ alacağının talep edildiği dönemler, çalışanın o dönemlerdeki medeni durumu ve çocuk sayısı açıkça belirtilmelidir. Bilirkişi incelemesine zemin hazırlamak açısından bu bilgilerin eksiksiz sunulması kritik önem taşır.
Gerekli belgeler şunlardır:
- İş sözleşmesi veya çalışma olgusunu ispatlayan her türlü yazılı belge
- İşverenin düzenlediği ücret bordroları (varsa)
- Ücret banka dekontları veya hesap özetleri
- Çalışanın medeni durumunu ve çocuk sayısını gösteren nüfus cüzdanı kaydı
- SGK hizmet dökümü (çalışma sürelerinin tespiti için)
- Arabuluculuk son tutanağı
Dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak (ıslah yolu açık bırakılarak) talepte bulunmak yaygın uygulamadır. Bu, bilirkişi raporu sonucunda hesaplanan tutarın dilekçede belirtilenden yüksek çıkması durumunda ek talep hakkını korur.
Zamanaşımı Süresi
AGİ alacağı, ücret alacağı niteliği taşıdığından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir. Her ödeme dönemi için süre, o dönemin son ödeme tarihinden başlar; bu nedenle tek bir davada birden fazla ödeme dönemine ait alacaklar farklı zamanaşımı başlangıç noktalarına sahip olabilir.
İş akdinin devam ettiği dönemde de zamanaşımı işlemeye devam eder; dolayısıyla iş ilişkisi sürerken talep edilmeyen alacaklar zaman içinde kısmen zamanaşımına uğrayabilir. İş akdinin sona erdiği tarihten itibaren beş yıl geçmiş dönemlere ait AGİ alacakları artık dava konusu yapılamaz.
AGİ uygulaması 1 Ocak 2022'de son bulduğundan, 2022 öncesi dönemler için en geç 2022 yılı sonundan başlayan beş yıllık süre hesabıyla 2027 yılı sonuna kadar dava açılabilir; ancak belirli ödeme dönemleri için sürenin daha erken dolabileceği göz ardı edilmemelidir. Her somut dosya için ilgili dönemler tek tek hesaplanmalıdır.
Emsal Kararlar Işığında AGİ Alacağı
Yargıtay, AGİ alacağını işçi ücret alacaklarının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmekte ve bu konudaki yerleşik içtihadını onlarca kararla pekiştirmiştir. Aşağıdaki kararlar, dava dosyası hazırlanırken başvurulabilecek yol gösterici niteliktedir.
7. Hukuk Dairesi, E. 2014/16852, K. 2015/12818, T. 22.06.2015
Okul öncesi öğretmeni olarak çalışan davacının AGİ alacağını, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatıyla birlikte talep ettiği bu davada Yargıtay, AGİ alacağının diğer işçilik alacaklarıyla birlikte aynı davada istenebileceğini ve bilirkişi aracılığıyla ayrı ayrı hesaplatılması gerektiğini vurgulamıştır. Karar, "fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak" açılan davalarda AGİ talebinin de geçerli biçimde ileri sürülebildiğini teyit etmektedir.
22. Hukuk Dairesi, E. 2017/6347, K. 2018/1372, T. 25.01.2018
Taraflar arasında AGİ alacağının var olup olmadığı tartışmalı olan bu davada Yargıtay, uyuşmazlığın çözümünde ispat meselesinin belirleyici olduğunu ortaya koymuştur. İşçi, ödenmemiş AGİ alacaklarını açıkça ileri sürmüştür; bu çerçevede karar, işçinin AGİ alacağı iddiasını somut biçimde dilekçeye yansıtmasının ve bilirkişi incelemesi talep etmesinin zorunlu olduğunu göstermektedir.
7. Hukuk Dairesi, E. 2014/22048, K. 2015/5020, T. 19.03.2015
Bu davada mahkeme, sunulan ücret bordroları üzerinden AGİ ödemesinin yapıldığını tespit ederek AGİ alacağı talebini reddetmiştir; Yargıtay da bu gerekçeyi yerinde bulmuştur. Karar, savunma açısından kritik bir ilkeyi ortaya koymaktadır: işverenin bordro kayıtlarıyla ödemeyi ispat etmesi halinde AGİ talebi reddedilir. Dolayısıyla dava öncesinde bordroların dikkatli biçimde incelenmesi, alacağın gerçekten mevcut olup olmadığını belirlemenin en sağlıklı yoludur.
22. Hukuk Dairesi, E. 2018/15260, K. 2018/24897, T. 20.11.2018
Özel okulda öğretmen olarak çalışan davacının ücret farkı, ek ders ücreti ve eğitime hazırlık ödeneğinin yanı sıra AGİ alacağını da talep ettiği davada Yargıtay, özel okul çalışanlarının iş hukuku kapsamında değerlendirildiğini ve AGİ taleplerinin bu işçiler için de aynı esaslar çerçevesinde ele alınması gerektiğini pekiştirmiştir. Çalışma ilişkisinin niteliği değil, ücret bordrosunda AGİ'nin yer alıp almadığı belirleyicidir.
8. Hukuk Dairesi, E. 2015/16868, K. 2017/17105, T. 19.12.2017
İcra yoluyla takip aşamasına geçilmiş bu davada AGİ alacağına ilişkin itirazın kapsamı ele alınmış; işlemiş faiz dahil haksız talep edilen miktarlar yönünden icra emrinin iptali yoluna gidilmiştir. Karar, AGİ alacağının icra takibine konu edilebileceğini ve takip sonrası oluşan fazla talebin de ayrıca itiraz konusu yapılabileceğini göstermektedir.
3. Hukuk Dairesi, E. 2023/4289, K. 2024/2357, T. 18.09.2024
2024 tarihli bu güncel içtihatta, dava konusu alacaklar arasında AGİ'nin de yer aldığı bir uyuşmazlıkta fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacağıyla birlikte AGİ alacağının kabulüne hükmedilmiştir. Karar, AGİ alacağının zaman içinde değişikliğe uğrayan daire yapılanmalarına rağmen yargı önünde savunulabilirliğini koruduğunu teyit etmektedir. Benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda güncel emsal aramak için İçtihat Pro'nun Anlamsal arama modundan yararlanabilirsiniz.
Hesaplama Esasları ve Tazminat Miktarı
AGİ alacağının hesaplanması, bilirkişi marifetiyle yapılır. Temel formül şöyledir: ilgili yıl için belirlenen yıllık asgari ücretin, çalışanın medeni durumuna ve çocuk sayısına göre belirlenen yüzdesiyle (bekar: %15, evli-eşi çalışmıyor: %17, her çocuk için: +%3, maksimum: %22) çarpılması ve bu tutarın on ikiye bölünmesiyle aylık AGİ miktarı elde edilir.
Elde edilen aylık tutar, işverenin o ay ödediği miktardan düşülür; aradaki fark o aya ait net AGİ alacağını oluşturur. Hesaplama her yıl için ayrıca yapılır çünkü asgari ücret yıldan yıla değişmektedir. Dava süresince bu hesaplama, çalışanın medeni durum belgeleri ve SGK hizmet dökümüyle desteklenen bilirkişi raporu aracılığıyla mahkemeye sunulur.
Faiz hesabında her aylık alacak için ayrı başlangıç tarihi esas alınır; bu nedenle dava dilekçesinde talep edilen dönemler ve her ödeme tarihindeki temerrüt başlangıcı açıkça belirtilmelidir. Faiz türü olarak yasal faiz esas alınır; ancak ücret alacaklarında bankalarca uygulanan mevduata verilen en yüksek faizin talep edilmesi de mümkündür.
AGİ Alacağı Davalarında Sık Yapılan Hatalar
- Arabuluculuk aşamasını atlamak: Bireysel iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu dava şartıdır. Bu adım atlanarak doğrudan mahkemeye başvurulduğunda dava, esas incelenmeksizin usulden reddedilir.
- Zamanaşımını gözden kaçırmak: Her ödeme döneminin kendi zamanaşımı başlangıcı olduğu unutularak davayı geç açmak, talepten önemli dönemlerin düşmesine yol açar. Dava açma zamanlaması mümkün olan en erken tarihe çekilmelidir.
- Medeni durumu ve çocuk sayısını beyan etmemek: Bilirkişi hesaplaması, çalışanın her yıl için medeni durumuna ve bakmakla yükümlü olduğu çocuk sayısına göre yapılır. Bu bilgiler dilekçede ve belgelerde eksik sunulursa hesaplama düşük çıkar.
- Fazlaya ilişkin hakları saklı tutmamak: Alacak miktarı henüz kesin bilinmiyorken açılan davalarda ıslah yolu açık tutulmadan belirli bir miktar istemek, bilirkişi raporunda daha yüksek bir rakam çıkması durumunda hak kaybına neden olabilir.
- Bordroya ihtirazi kayıt koymamak: İş ilişkisi devam ederken işverenin sunduğu bordroda AGİ eksiği varsa ve çalışan ihtirazi kayıt koymadan imzalarsa, ilerideki davada ispat yükü ağırlaşır. Her bordronun imzalanmadan önce AGİ satırının doğruluğu kontrol edilmelidir.
- İcra takibinde faiz hesabını yanlış yapmak: AGİ alacağını icra takibine konu eden avukatlar, zaman zaman toplu ve tek bir faiz başlangıcı kullanarak hatalı hesap yapmaktadır. Her aylık dilim için ayrı tarihten faiz hesaplanmazsa takip kısmen iptal edilebilir.
- Ödeme dönemlerini yanlış sınırlamak: AGİ uygulamasının başladığı tarih olan Ocak 2008'den önce ya da uygulamanın sona erdiği Aralık 2021'den sonraki dönemi talebe dahil etmek dilekçede ciddi hataya yol açar; talep dönemleri bu çerçeveyle sınırlı tutulmalıdır.
AGİ Alacağı Özet Tablosu
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Hukuki dayanak | 193 sayılı GVK madde 32 |
| Kapsam dönemi | Ocak 2008 – Aralık 2021 (uygulama süreci) |
| Zamanaşımı | 5 yıl (her ödeme dönemi için ayrı başlangıç) |
| Görevli mahkeme | İş mahkemesi (yoksa asliye hukuk) |
| Zorunlu arabuluculuk | Evet (Eylül 2017'den itibaren) |
| Hesaplama yöntemi | Yıllık asgari ücret × medeni durum yüzdesi ÷ 12 |
| Faiz başlangıcı | Her ay için temerrüt tarihi (ödeme günü) |
| Diğer alacaklarla birleştirme | Mümkün (kıdem, ihbar, fazla mesai vb.) |
Emsal Arama ile Dava Dosyasını Güçlendirmek
AGİ alacağı davaları, mahkeme nezdinde sıklıkla tartışma konusu olan ispat yükü ve hesaplama usulü gibi ayrıntılar içerdiğinden güçlü emsal sunmak belirleyici fark yaratabilir. Yargıtay'ın çeşitli dairelerinde şekillenmiş içtihadı takip etmek, dilekçe ve bilirkişi karşı raporunu karşı tarafın savunmasına karşı sağlam temele oturtmayı mümkün kılar.
İçtihat Pro'nun 10.8 milyonu aşkın karar arşivi; Yargıtay'ın 8.75 milyonluk havuzunu, Danıştay kararlarını, istinaf mahkemelerini ve yerel mahkeme kararlarını tek bir çatı altında sunar. AGİ alacağına ilişkin içtihat taraması yaparken klasik arama, Yapay Zekalı arama ve Anlamsal arama modlarının tamamından yararlanabilirsiniz. Yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL (Haziran 2026 itibarıyla), yapay zeka odaklı platformların ise 60.000–80.000 TL talep ettiği bir piyasada İçtihat Pro, Pro Yıllık aboneliğini ayda yalnızca 199 TL'ye sunmaktadır.
İş hukuku davalarınızda en güncel Yargıtay içtihadına ulaşmak ve AGİ alacağı emsal taraması yapmak için ücretsiz kayıt oluşturabilir, ardından Pro planıyla tüm arşive sınırsız erişebilirsiniz.
Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut dava stratejisi ve hukuki değerlendirme için alanında uzman bir avukattan destek almanız önerilir.
Sık Sorulan Sorular
AGİ alacağı davası açmak için hangi süreye dikkat edilmeli?
AGİ alacağı, iş sözleşmesinden doğan ücret alacağı niteliğinde olduğundan genel olarak beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre, her ay ödenmeyen AGİ tutarı için o ödeme döneminin sona erdiği tarihten başlar. İş akdinin sona erdiği tarihten itibaren de süre işlemeye devam eder.
İşveren bordroyu imzalattıysa AGİ alacağı talep edilebilir mi?
İmzalı bordro, tek başına ödemenin gerçekleştiğine kesin delil sayılmaz; mahkeme diğer delillerle birlikte değerlendirme yapar. Ancak bordroda AGİ satırı açıkça yer alıyorsa ve ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmışsa ispat yükü çalışana geçer; çalışanın ödeme yapılmadığını başka delillerle kanıtlaması gerekir.
AGİ alacağı diğer işçilik alacaklarıyla birlikte talep edilebilir mi?
Evet, AGİ alacağı; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi diğer işçilik alacaklarıyla aynı davada birlikte talep edilebilir. Yargıtay içtihadı bu uygulamayı yerleşik olarak kabul etmektedir.
sonrasında asgari geçim indirimi kaldırıldı; önceki dönem için dava hâlâ açılabilir mi?
Evet. AGİ uygulaması 1 Ocak 2022 tarihinde asgari ücretle ilgili değişiklikler kapsamında yürürlükten kaldırılmış olsa da, 2022 öncesi dönemlere ilişkin hak doğmuş alacaklar zamanaşımı dolmadığı sürece dava yoluyla talep edilebilir. Beş yıllık zamanaşımı esas alındığında 2017 ve sonrası dönemlere ait alacaklar hâlâ dava konusu yapılabilir.
AGİ alacağına faiz işler mi; hangi tarihten itibaren?
AGİ alacağı, her ödeme döneminin bitiminde muaccel olduğundan faiz de o tarihten başlar. İş mahkemeleri genellikle yasal faiz uygular; dava dilekçesinde faiz talebinin açıkça belirtilmesi ve başlangıç tarihinin gösterilmesi gerekir.