Hukuki Rehberler

Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu bir dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan davalar usulden reddedilmektedir.

R Recep Karaca 14 dk okuma 32 görüntülenme
Tüketici Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesiyle zorunlu bir dava şartı haline getirilmiştir. Bu şartı yerine getirmeden mahkemeye başvuran tarafların davası usulden reddedilmektedir. Hem tüketiciler hem de karşı taraftaki tacirler, bu zorunlu adımı atlayarak zaman ve emek kaybetmemek için süreci doğru yönetmelidir.

Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?

Dava şartı arabuluculuk; belirli uyuşmazlık türlerinde, tarafların mahkemeye gitmeden önce bir arabulucu aracılığıyla çözüm aramak zorunda olduğu zorunlu başvuru mekanizmasıdır. Hukuki niteliği itibarıyla bir dava koşuludur: Bu koşul eksik olduğunda mahkeme, esasa girmeksizin davayı usulden reddeder.

Tüketici uyuşmazlıkları özelinde bu yükümlülük, 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 59. maddesiyle 6502 sayılı Kanun'a eklenen 73/A maddesi ile düzenlenmiştir. Düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte tüketici mahkemelerinde görülen pek çok uyuşmazlık türü bu zorunlu ön adıma tabi hale gelmiştir.

Arabuluculuk yöntemi, geleneksel yargılama sürecine kıyasla çok daha hızlı, düşük maliyetli ve taraflara daha fazla kontrol imkânı tanıyan bir çözüm yoludur. Anlaşma sağlanması halinde taraflar, icra edilebilir bir belge elde ederek yargı kapısını hiç çalmadan uyuşmazlığı kapatabilirler.

Tüketici Arabuluculuğunun Hukuki Dayanağı ve Kapsamı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesi, tüketici mahkemelerinin görev alanında kalan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurunun zorunlu olduğunu açıkça öngörmektedir. Bu hüküm yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemelerinde ve bölge adliye mahkemelerinde görülmekte olan davalar bakımından da uygulanmaya başlanmıştır.

Kapsam Dahilindeki Uyuşmazlıklar

Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren ve tüketici hakem heyeti sınırlarının üzerinde kalan tüm uyuşmazlıklar bu kapsamda değerlendirilebilir. Bunların başında şunlar gelmektedir:

  • Satın alınan mal ve hizmetlerden kaynaklanan ayıp, eksik ifa veya bedel iade talepleri
  • Abonelik sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar (internet, telefon, doğalgaz, elektrik vb.)
  • Kredi kartı ve tüketici kredisi sözleşmelerinden kaynaklanan talepler
  • Konut ve taşıt satışlarına ilişkin tüketici uyuşmazlıkları
  • Devre mülk ve tatil hakkı sözleşmelerinden doğan sorunlar
  • Sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan tüketici talepleri

Kapsam Dışı Haller

Tüketici hakem heyetinin parasal sınırları içinde kalan uyuşmazlıklar doğrudan hakem heyetine taşınır; bu uyuşmazlıklar için önce arabuluculuğa başvurma zorunluluğu aranmaz. Ayrıca taraflardan birinin tacir olmadığı bazı özel uyuşmazlık türleri ile ceza hukuku boyutu bulunan şikayetler arabuluculuk kapsamı dışında tutulmaktadır.

Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk Başvuru Yeri

Tüketici uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. Tüketici mahkemesinin kurulu olmadığı yerlerde ise bu görevi Asliye Hukuk Mahkemesi üstlenmektedir. Arabuluculuğa başvuru ise dava açılacak yer veya karşı tarafın yerleşim yeri Arabuluculuk Sicil bürosuna ya da adliye arabuluculuk merkezlerine yapılabilir.

Başvuru; sözlü, yazılı veya elektronik ortamda Arabuluculuk Bilgi Sistemi (ARBS) üzerinden gerçekleştirilebilir. Arabulucu, sicile kayıtlı arabulucular arasından taraflarca ortak olarak belirlenir; anlaşılamazsa büro tarafından atama yapılır.

Arabuluculuk Süreci: Başvurudan Son Tutanağa

Süreci adım adım şöyle özetlemek mümkündür:

  1. Başvuru: Tüketici veya vekili, arabuluculuk bürosuna başvurur. Başvuruda uyuşmazlığın konusu, talep miktarı ve karşı taraf bilgileri belirtilir.
  2. Arabulucu atanması: Büro, sicilin sıra listesinden arabulucu atar; taraflar dileyen ortak bir arabulucu belirleyebilir.
  3. Davet ve ilk görüşme: Arabulucu, tarafları en geç 3 iş günü içinde toplantıya davet eder. Taraflar bizzat veya vekil aracılığıyla katılabilir.
  4. Görüşmeler: Kural olarak üç hafta içinde tamamlanması gereken görüşmeler, arabulucunun takdir yetkisiyle en fazla bir hafta uzatılabilir.
  5. Son tutanak: Anlaşma sağlanırsa icra edilebilirlik şerhi alınabilecek son tutanak düzenlenir. Anlaşma sağlanamazsa "anlaşamama son tutanağı" düzenlenir ve tarafların yargı yoluna başvurmasının önü açılır.
  6. Dava açma: Anlaşamama tutanağı alındıktan sonra tüketici mahkemesinde dava açılabilir. Tutanak dava dilekçesine eklenmek zorundadır.

Gerekli Belgeler

Başvuruda genellikle şu belgeler istenmektedir: kimlik belgesi (tüketici), vekâletname (avukat aracılığıyla başvuruluyorsa), uyuşmazlığa konu sözleşme veya fatura, yazışma kayıtları (e-posta, SMS, bildirim vb.) ve talep miktarını gösteren belgeler.

Süreler: Zamanaşımı ve Başvuru Süresi

Arabuluculuk başvurusu, dava açma süresini keser. Bu nedenle zamanaşımı veya hak düşürücü süre dolmadan önce arabuluculuğa başvurulması büyük önem taşır.

Süre TürüSüreAçıklama
Arabuluculuk görüşme süresi3 hafta (+ en fazla 1 hafta uzatma)Arabulucu tarafından belirlenir
Davet süresiEn fazla 3 iş günüArabulucunun tarafları davet etmesi
Tüketici genel zamanaşımı3 yıl (kural olarak)6502 sayılı Kanun, uyuşmazlık türüne göre değişir
Ayıp ihbar süresiFark edildiği andan itibaren makul süreGecikme hak kaybına yol açabilir
Arabuluculukla durdurmaBaşvurudan son tutanağa kadar süre işlemezZamanaşımı askıya alınır

Zamanaşımı süresinin hesabında dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta: Arabuluculuğa başvuru tarihi ile son tutanağın imzalandığı tarih arasındaki süre boyunca zamanaşımı durur. Bu nedenle hak düşürücü süre yaklaşan dosyalarda arabuluculuk başvurusu ivedilikle yapılmalıdır.

Emsal Kararlar Işığında Tüketici Arabuluculuğu

Yargıtay'ın bu alandaki içtihadı, dava şartı arabuluculuğun nasıl yorumlanması gerektiğini çok boyutlu biçimde ortaya koymaktadır. 7251 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği dönemden bu yana verilen kararlar incelendiğinde, mahkemelerin kural ihlallerine son derece katı yaklaştığı görülmektedir.

4. Hukuk Dairesi, E. 2021/18399, K. 2021/5854, T. 30.09.2021

Yargıtay bu kararında, 7251 sayılı Kanun'un 59. maddesiyle 6502 sayılı Kanun'a eklenen 73/A maddesiyle tüketici mahkemesinin görev alanına giren bazı uyuşmazlıkların dava şartı arabuluculuk kapsamına dahil edildiğini ve kanuna eklenen geçici madde uyarınca bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uygulanmaya başlandığını belirlemiştir. Mahkeme, bu koşulun yerine getirilmemesinin yargılamayı usulden sonlandıracağını açıkça vurgulamıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

4. Hukuk Dairesi, E. 2021/16936, K. 2021/3795, T. 29.06.2021

Daire bu kararında, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı niteliğinde olduğunu ve 7251 sayılı Kanun'la eklenen geçici hüküm uyarınca bu koşulun hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hem ilk derece mahkemelerinde hem de bölge adliye mahkemelerinde görülmekte olan davaları kapsadığını hükme bağlamıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6303, K. 2022/7969, T. 19.10.2022

2022 tarihli bu içtihatta Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 73/A maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulmadan açılan tüketici davasında ilk derece mahkemesinin dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden red kararı verdiğini ve istinaf mahkemesinin bu kararı onadığını tespit ederek temyiz aşamasında da aynı sonucu benimsemiştir. Usul ekonomisi ilkesi çerçevesinde değerlendirilen bu karar, zorunlu başvuru şartının hiçbir istisnasının bulunmadığını ortaya koymaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Arabuluculuk kapsamının geniş yorumlanması meselesi ise doktrin ve yargı kararlarında tartışmalı olmayı sürdürmektedir. 19. Hukuk Dairesi'nin 2020 tarihli kararında, ticari uyuşmazlıklardaki zorunlu arabuluculuğun kapsamına ilişkin geniş yorum tezleri değerlendirilmiş; bu tartışma tüketici uyuşmazlıkları için de ilham kaynağı olmuştur.

19. Hukuk Dairesi, E. 2020/237, K. 2020/805, T. 04.06.2020

Bu kararda Yargıtay, zorunlu arabuluculuk kapsamının belirlenmesinde doktrinde öne sürülen geniş yorum görüşlerini aktararak bu yorumların sınırlarını çizmiştir. Karar, hem ticari hem de tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk yükümlülüğünün dar mı geniş mi yorumlanacağı sorusuna hâlâ atıfta bulunulan bir kaynak niteliğindedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Menfi tespit davalarında arabuluculuk dava şartının uygulanıp uygulanmayacağı ise başlı başına önemli bir sorudur. 9. Hukuk Dairesi'nin 2025 tarihli kararı, bu tartışmayı farklı bir sözleşme türü bağlamında ele almıştır.

9. Hukuk Dairesi, E. 2025/7025, K. 2025/8092, T. 20.10.2025

Daire, belirli bir tarihten önce açılmış menfi tespit davası bakımından arabuluculuğun dava şartı olup olmadığını incelemiş; bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ile işe iade davalarına ilişkin zorunlu arabuluculuk hükmünün yürürlük tarihini ve geçiş koşullarını değerlendirmiştir. Bu karar, farklı hukuk dallarındaki zorunlu arabuluculuk uygulamalarının karşılaştırmalı okunmasına imkân tanımaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Öte yandan 3. Hukuk Dairesi'nin 2025 yılındaki güncel içtihadı, arabuluculuk dava şartının başka bir asliye hukuk mahkemesinde açılmış davanın varlığı gerekçesiyle atlanabileceği iddiasını reddetmiştir.

3. Hukuk Dairesi, E. 2024/369, K. 2025/201, T. 13.01.2025

Bu güncel içtihatta mahkeme, başka bir asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış olmasının arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına hükmetmiştir. Davacının "önceden dava açıldığından arabuluculuk zorunlu değildir" yönündeki iddiası kabul edilmemiş; dava, arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiştir. Benzer kararları İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla kolayca bulabilirsiniz.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Sık Yapılan Hatalar

Tüketici uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk aşamasında yapılan hatalar, davayı en başından çökertebilmektedir. Uygulamada en sık karşılaşılan yanlışlar şunlardır:

  1. Arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açmak: En yaygın ve en maliyetli hatadır. Mahkeme esasa girmeden davayı usulden reddeder; yeniden arabuluculuk ve yeniden dava açma zorunluluğu doğar, süreler heba olur.
  2. Tüketici hakem heyeti sınırını yanlış hesaplamak: Talep miktarı hakem heyeti sınırının üzerindeyse arabuluculuğa, altındaysa doğrudan hakem heyetine gidilmesi gerekir. İki yolun karıştırılması ciddi zaman kayıplarına neden olmaktadır.
  3. Arabuluculuğu süresi dolmadan terk etmek: Tarafın mazeretsiz olarak görüşmelere katılmaması veya erken çekilmesi, aleyhine sonuçlar doğurabilir ve yargılama giderlerinin tamamının o tarafa yüklenmesi riskini beraberinde getirir.
  4. Son tutanağı dava dosyasına eklememek: Usulden red kararlarının önemli bir bölümü, anlaşamama tutanağının dilekçeye hiç eklenmemesi ya da eksik sunulması sonucu verilmektedir.
  5. Zamanaşımı süresini gözetmeksizin arabuluculuğa geç başvurmak: Arabuluculuk başvurusu zamanaşımını durdursa da hak düşürücü sürenin dolmasından sonra yapılan başvurular hakkı koruyamaz. Özellikle kısa süreli hak düşürücü sürelere tabi dosyalarda acele edilmelidir.
  6. Arabuluculukta belge sunmamak: Fatura, sözleşme, yazışma kayıtları gibi destekleyici belgelerin görüşmelere getirilmemesi, anlaşma ihtimalini düşürdüğü gibi dava aşamasında ispat güçlüğüne de yol açmaktadır.
  7. Anlaşma metnini özenle kaleme almamak: Anlaşmaya varılması halinde son tutanağın icra edilebilirlik şerhi alınabilmesi için içeriğinin açık ve uygulanabilir olması şarttır. Belirsiz ifadeler içeren anlaşma metinleri sonradan yeni uyuşmazlık kaynağı olabilir.

İspat Yükü ve Deliller

Tüketici uyuşmazlıklarında ispat yükü genel kural gereği iddia eden tarafa aittir; ancak tüketici hukuku bu kuralı kısmen tersine çeviren hükümler barındırmaktadır. Ayıplı mal veya hizmete ilişkin davalarda, ürünün tesliminden itibaren belirli bir süre içinde ortaya çıkan ayıplar için üretici ya da satıcı taraf, malın ayıpsız olduğunu ispat etmekle yükümlüdür.

Arabuluculuk aşamasında sunulan deliller bakımından şunlara dikkat edilmelidir:

  • Fatura, fiş ve ödeme kanıtları: Sözleşme ilişkisini ve bedeli ispat eder.
  • Yazılı bildirimler (e-posta, kısa mesaj, kayıtlı bildirim): İhbar ve talep tarihlerini belgeler.
  • Teknik inceleme veya bilirkişi raporu: Ayıbın niteliğini ve kaynağını netleştirir.
  • Garanti belgesi ve kullanım kılavuzu: Üreticinin taahhütlerini ortaya koyar.

Arabuluculuk süreci gizlilik ilkesi çerçevesinde yürütüldüğünden, görüşmeler sırasında dile getirilen beyanlar ve teklifler yargılama aşamasında delil olarak kullanılamaz. Bu durum, tarafların müzakere sürecinde daha açık konuşabilmesine imkân tanımaktadır.

Emsal Taramasında İçtihat Pro'yu Kullanmak

Tüketici uyuşmazlıklarında güçlü bir hukuki strateji kurabilmek için güncel ve kapsamlı içtihat taraması yapmak vazgeçilmezdir. Yargıtay'ın dava şartı arabuluculuğa ilişkin yorumları her yıl yeni kararlarla şekillenmeye devam etmektedir; bu nedenle "emsal karar var mı?" sorusu yetmez, "en güncel emsal ne diyor?" sorusu sorulmalıdır.

İçtihat Pro, 10.8 milyonun üzerinde karar arşivi (Yargıtay 8.75M, Yerel Mahkemeler 853K, Danıştay 755K, İstinaf 451K, Kanun Yararına Bozma dahil) ile bu soruya hızlı yanıt vermektedir. Üç farklı arama modu sayesinde hem anahtar kelimele ile klasik tarama hem doğal dil sorgusuyla yapay zekalı arama hem de kavramsal benzerlik üzerinden anlamsal arama yapılabilmektedir. Arabuluculuk dava şartına ilişkin yerleşik içtihat platformları Haziran 2026 itibarıyla yıllık 34.200-48.000 TL'ye, yapay zeka odaklı yeni nesil platformlar ise 60.000-80.000 TL'ye hizmet vermekteyken İçtihat Pro Pro üyeliği aylık 199 TL'ye gelmektedir.

Herhangi bir tüketici uyuşmazlığında arabuluculuk son tutanağını aldıktan sonra dava dilekçenizi hazırlarken somut emsal kararlar sunmak; hem dilekçenizin ağırlığını artırır hem de mahkemenin karar sürecini olumlu etkiler. Ücretsiz kaydınızı buradan oluşturabilir, İçtihat Pro'nun arşivini hemen keşfedebilirsiniz.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. Somut uyuşmazlıklarda bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Tüketici davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?

Evet, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/A maddesi gereğince tüketici mahkemelerinin görev alanına giren uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması zorunlu bir dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan davalar, mahkemece usulden reddedilmektedir.

Arabuluculuk başarısız olursa ne olur?

Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar anlaşamazsa, arabulucu son tutanağı düzenler. Davacı bu tutanağı dava dilekçesine ekleyerek tüketici mahkemesinde dava açabilir. Son tutanak olmadan açılan davalar dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir.

Tüketici arabuluculuğu için süre ne kadardır?

Arabuluculuk süreci, başvurudan itibaren kural olarak üç hafta içinde tamamlanmalıdır. Bu süre arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. Tarafların anlaşması halinde süre daha da uzatılabilmektedir.

Hangi tüketici uyuşmazlıkları arabuluculuk kapsamı dışındadır?

Tüketici hakem heyetinin görev alanına giren uyuşmazlıklar (parasal sınırlar dahilindekiler) arabuluculuk yerine doğrudan hakem heyetine taşınır. Ayrıca taşınmaz devre mülk ve devre tatil sözleşmelerinden kaynaklanan bazı özel uyuşmazlıklar için farklı düzenlemeler söz konusu olabilir.

Arabuluculuk ücretsiz mi?

Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, anlaşma sağlanamaması halinde taraflara herhangi bir ücret yüklenmez; masraflar Adalet Bakanlığı tarafından karşılanır. Anlaşma sağlanması durumunda ise ücretin taraflarca paylaşılması kuralı geçerlidir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp