Aile Hukuku

Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması Davası Rehberi

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, TMK'nın 317. ve 318. maddelerinde düzenlenen ve hukuki anlamda bozucu yenilik doğuran özel bir aile hukuku davasıdır. Evlat edinen, evlatlık veya Cumhuriyet savcısı belirli koşulların varlığında bu davayı açarak evlatlık ilişkisini sona erdirebilir.

R Recep Karaca 16 dk okuma 28 görüntülenme
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması Davası Rehberi

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, usule ya da esasa ilişkin sakatlıklar nedeniyle hukuken geçerli biçimde kurulmuş olan evlatlık ilişkisini sona erdiren, bozucu yenilik doğuran bir aile hukuku davasıdır. Türk Medeni Kanunu'nun 317. ve 318. maddelerinde düzenlenen bu davayı; evlat edinen, evlatlık, Cumhuriyet savcısı ve belirli hâllerde her ilgili kişi açabilir. Dava sonucunda ilişki geriye dönük değil ileriye yönelik olarak sona erer ve taraflar evlat edinmeden önceki hukuki statülerine döner.

Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması Nedir?

Evlatlık ilişkisi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 305. ve devamı maddelerine göre mahkeme kararıyla kurulan, taraflar arasında biyolojik soybağı olmaksızın hukuki anne-baba-çocuk ilişkisi doğuran bir statüdür. Evlat edinme bir kez gerçekleştiğinde soybağı kurulur ve evlatlık, evlat edinenin mirasçısı sıfatını kazanır.

Ancak kanun koyucu, belirli usul ve esas noksanlıklarının varlığında evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına imkân tanımıştır. Bu yol, evlat edinme işleminin iptali ile karıştırılmamalıdır: İptal kavramı yok hükmünde işlemler için kullanılırken, kaldırma davası geçerli biçimde kurulmuş bir ilişkiyi ileriye yönelik sona erdirmeyi amaçlar. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu ayrıma ilişkin yerleşik içtihadında evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının bozucu yenilik doğuran bir dava olduğunu ve TMK kapsamında geçerli biçimde kurulan evlatlık ilişkisinin farklı bir yoldan sona erdirilemeyeceğini vurgulamıştır.

Kaldırma Sebepleri ve Hukuki Dayanaklar

TMK, kaldırma sebeplerini iki ayrı maddede düzenler. Hangi maddenin uygulanacağı, noksanlığın türüne göre belirlenir.

TMK Madde 317 — Rıza Eksikliği

Bu hüküm, evlat edinme sürecinde alınması zorunlu olan rızaların eksik ya da geçersiz olduğu hâllere ilişkindir. Kanuna göre evlatlığın rızası, evlatlığın ana ve babasının rızası ile evlat edinenin eşinin rızası belirli koşullarda zorunludur. Bu rızaların usulüne uygun alınmamış olması, kaldırma davasının temel gerekçesini oluşturur. Rıza eksikliğini ileri sürebilecek kişiler doğrudan etkilenen taraflar ile Cumhuriyet savcısıdır.

Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 2013 tarihli bir kararında, evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasının TMK m. 317 ve devamı maddelerine dayandığını ve yetkili mahkemenin aile mahkemesi olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Aynı kararda, evlatlığın rızasının alınmadığı iddiasının dürüstlük kuralıyla bağdaşıp bağdaşmadığının somut olayda ayrıca değerlendirileceği belirtilmiştir.

TMK Madde 318 — Esasa İlişkin Diğer Noksanlıklar

Bu madde, rıza eksikliği dışında kalan esasa ilişkin sakatlıkları kapsar. Yaş farkı koşulunun sağlanamaması, evlat edinenden önce ölmüş olan çocuğun evlat edinilmesi, asgari bakım süresine uyulmaması ve benzeri durumlar bu kapsama girer. TMK m. 318'de öngörülen noksanlıkların varlığında dava; Cumhuriyet savcısına ya da her ilgili kişiye açıktır. Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Daireleri bu maddeye ilişkin pek çok kararında, davayı açabilecek kişi çevresinin m. 317'ye kıyasla daha geniş tutulduğunu vurgulamıştır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin kurulmadığı yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetkili mahkeme ise TMK'nın 315. maddesi gereğince evlat edinenin oturma yeri mahkemesidir; birlikte evlat edinmelerde eşlerden birinin oturma yeri esas alınır.

Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, 2013 tarihli kararında davacının davalıyı Tortum'da evlat edindiği olayda, TMK m. 315 gereğince yetkili mahkemenin tespitine ilişkin usul ilkelerini ayrıntılı biçimde ele almıştır. Kaldırma davası, nüfus davası niteliği taşıdığından harç ve gider avansı bakımından da özellik arz etmektedir.

Bu dava türünde zorunlu arabuluculuk uygulanmamaktadır; dava doğrudan mahkemede açılır.

Dava Açılış Süreci ve Gerekli Belgeler

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, yetkili aile mahkemesine verilecek bir dava dilekçesiyle başlatılır. Dilekçede kaldırma sebebinin açık ve somut biçimde ortaya konulması, hukuki dayanak maddelerinin (TMK 317 veya 318) gösterilmesi ve talep sonucunun net biçimde yazılması gerekir.

Davada genellikle ibraz edilmesi gereken belgeler şunlardır:

  • Evlat edinme kararına ait mahkeme ilamı ya da onaylı sureti
  • Güncel nüfus kayıt örneği (aile kütüğü)
  • Kaldırma sebebine ilişkin deliller (rıza belgeleri, sağlık raporları, resmi yazışmalar vb.)
  • Varsa Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan talep yazısı
  • Vekaletname (avukat aracılığıyla açılıyorsa)

Mahkeme, delillerin toplanmasının ardından duruşma günü belirler. Dava tarafları dinlenir; gerekli görüldüğünde nüfus müdürlükleri, sosyal hizmet uzmanları veya bilirkişilerden rapor alınabilir. Küçüğü ilgilendiren kaldırma davalarında mahkeme, çocuğun üstün yararını her aşamada gözetmekle yükümlüdür.

Hak Düşürücü Süreler

Bu dava türünde süre yönetimi kritik öneme sahiptir. TMK'nın 319. maddesi, iki ayrı hak düşürücü süre öngörmüştür:

Süre Türü Başlangıç Anı Süre
Kısa hak düşürücü süre Kaldırma sebebinin öğrenildiği tarih 1 yıl
Uzun hak düşürücü süre Evlat edinme işleminin tamamlandığı tarih 5 yıl (her hâlde)
Başvuru yeri Aile Mahkemesi
Zorunlu arabuluculuk Uygulanmaz
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi (yoksa Asliye Hukuk)
Yetkili mahkeme Evlat edinenin oturma yeri

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2011 tarihli kararında TMK m. 319'daki sürelerin hak düşürücü nitelikte olduğunu, bu nedenle hakim tarafından resen dikkate alınması gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Sürenin geçirilmesi hâlinde dava esastan reddedilir; zamanaşımına ilişkin genel hükümlerin uygulanma imkânı yoktur.

Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi de 2014 tarihli kararında, evlat edinilen tarafından açılan bir davada TMK m. 319'daki hak düşürücü sürelerin somut olayda uygulanma biçimini incelemiş ve süre savunmasının resen gözetilmesi gerektiğine ilişkin ilkeyi bir kez daha teyit etmiştir.

Emsal Kararlar Işığında Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması

Yargıtay'ın bu alandaki içtihadı, davanın hem hukuki niteliğini hem de uygulama sınırlarını netleştirme bakımından belirleyici bir işlev görmektedir. Aşağıdaki kararlar, konunun farklı boyutlarını aydınlatmaktadır.

2. Hukuk Dairesi, E. 2021/5769, K. 2021/10016, T. 23.12.2021

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kararında, evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının bozucu yenilik doğuran bir dava olduğunu vurgulamış; TMK kapsamında geçerli biçimde kurulan bir evlatlık ilişkisinin bu dava dışındaki yollarla sona erdirilemeyeceğini karara bağlamıştır. Ayrıca TMK m. 318'deki esasa ilişkin noksanlık hâllerinde Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kişinin dava açma hakkına sahip olduğunun altı çizilmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

2. Hukuk Dairesi, E. 2010/15717, K. 2011/23698, T. 27.12.2011

Bu kararda Daire, TMK'nın 317. ve 318. maddelerinde kaldırma sebeplerinin sınırlı sayıda sayıldığını; 319. maddesinde ise kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmesiyle dava hakkının düşeceğini öngören hak düşürücü süre kurallarını içtihadi olarak netleştirmiştir. Sürelerin hak düşürücü niteliği nedeniyle resen gözetilmesi gerektiği de açıkça ortaya konmuştur.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

8. Hukuk Dairesi, E. 2017/3040, K. 2017/13934, T. 26.10.2017

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi de 2017 tarihli bu kararında, 2. Hukuk Dairesi içtihadına paralel biçimde evlatlık ilişkisinin kaldırılmasının bozucu yenilik doğuran bir dava olduğunu teyit etmiş; TMK m. 318'deki noksanlık hâllerinde davayı açabilecek kişi çevresinin geniş tutulduğunu ve Cumhuriyet savcısının her durumda müdahil sıfatıyla değil, bağımsız bir dava açma yetkisiyle donatıldığını değerlendirmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

8. Hukuk Dairesi, E. 2017/9165, K. 2019/3799, T. 08.04.2019

Davacı ile evlatlık arasında nüfus kayıtlarına göre soybağı bulunmadığının tespit edildiği bu davada Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, TMK m. 318 kapsamındaki noksanlığın varlığını ve dava hakkının kullanılıp kullanılmadığını birlikte incelemiş; ilk derece mahkemesinin redde ilişkin gerekçesini temyiz denetiminden geçirmiştir. Benzer nüfus kaynaklı uyuşmazlıklarda bu karar önemli bir emsal işlevi görmektedir. Benzer kararları İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla kolayca bulabilirsiniz.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/10042, K. 2014/17642, T. 04.12.2014

Evlat edinilen tarafından açılan bu davada 18. Hukuk Dairesi, evlatlığın rızasının alınmadığı iddiasının dürüstlük kuralıyla bağdaşıp bağdaşmadığını incelemiş ve mahkemenin bu gerekçeyle davayı reddetmesini yerinde bulmuştur. Karar, evlatlığın sonradan rıza olmadığını ileri sürmesinin hangi koşullarda hakkın kötüye kullanımına yol açabileceğini gösteren önemli bir emsal niteliğindedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

(Kapatılan) 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/3334, K. 2013/5685, T. 08.04.2013

Bu kararda Daire, evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında görev ve yetki kurallarını ayrıntıyla ele almış; TMK m. 315 uyarınca yetkili mahkemenin evlat edinenin oturma yeri mahkemesi olduğunu ve birlikte evlat edinme hâlinde eşlerden birinin oturma yerinin esas alınacağını ortaya koymuştur. Somut olayda davacının davalıyı Tortum'da evlat edinmesi nedeniyle yetkili mahkemenin belirlenmesi meselesi ayrıca tartışılmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Sık Yapılan Hatalar

  1. Hak düşürücü sürenin geçirilmesi: En yaygın hata, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık kısa sürenin ya da beş yıllık uzun sürenin farkında olunmamasıdır. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olduğundan uzama, durma veya kesilme söz konusu değildir.
  2. Yanlış dava türünün seçilmesi: Bazı davacılar, evlatlık ilişkisinin kaldırılması yerine nüfus kaydının iptali ya da soybağının reddi davası açmaktadır. Bu davalar farklı hükümlere tabi olup yanlış seçim usul ret kararıyla sonuçlanır.
  3. Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılması: Özellikle tarafların farklı illerde ikamet ettiği durumlarda yetki kurallarının (TMK m. 315) gözden kaçırılması sıkça karşılaşılan bir sorundur. Yetkisiz mahkemede açılan dava, yetki itirazı üzerine reddedilir.
  4. Rıza eksikliğinin kanıtlanamaması: TMK m. 317'ye dayanan davalarda rızanın hiç alınmadığının ya da geçersiz biçimde alındığının belgelenmesi şarttır. Sözlü iddia mahkemede yeterli olmamakta, evlat edinme dosyasındaki tutanaklar ve imza dökümleri kritik önem taşımaktadır.
  5. Dürüstlük kuralı ihlalinin göz ardı edilmesi: Özellikle evlatlık tarafından açılan davalarda, evlatlığın uzun süre ilişkiyi sürdürmüş olması ve sonradan rıza eksikliğini ileri sürmesi; mahkeme tarafından TMK m. 2 kapsamında hakkın kötüye kullanımı olarak değerlendirilebilir. Yargıtay bu konudaki içtihadını net biçimde belirlemiştir.
  6. Kaldırma ile fesih kurumlarının karıştırılması: Kaldırma davası, evlat edinmenin usul ya da esas noksanlığına dayanırken; TMK'nın 320. ve devamı maddelerinde düzenlenen fesih, evlat edinen veya evlatlığın ağır ihlallerine karşı başvurulan ayrı bir yoldur. İki kurumun birbiriyle karıştırılması dilekçe aşamasında ölümcül hatalara yol açmaktadır.
  7. Nüfus güncellemesinin takipsiz bırakılması: Dava kazanıldıktan sonra kararın kesinleşmesinin beklenmeden nüfus müdürlüğüne bildirim yapılmaması, uygulamada sorun yaratmaktadır. Kesinleşen kararın ilgili nüfus müdürlüğüne ve gerektiğinde SGK'ya bildirilmesi kaçırılmaması gereken bir adımdır.

İspat Yükü ve Değerlendirme Ölçütleri

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında ispat yükü, kural olarak davayı açan tarafa düşer. Davacı, kaldırma sebebini oluşturan olguları ve bu olguların öngörülen süre içinde öğrenildiğini ispat etmekle yükümlüdür.

Mahkeme delil değerlendirmesinde şu unsurlara özellikle dikkat eder: evlat edinme dosyasında bulunan rıza belgeleri ve mahkeme kararları; rızanın geçerliliğine dair sağlık ya da ehliyet raporları; nüfus kayıtları ve soybağı belgeleri; tarafların ifadeleri ve tanık beyanları. Küçüğün üstün yararı ilkesi, delil değerlendirmesinin tüm aşamalarında belirleyici bir ölçüt olarak uygulanır.

Esasa ilişkin noksanlıkları konu alan TMK m. 318 davalarında ise Cumhuriyet savcısı veya ilgili kişi, noksanlığın varlığını somut belgelerle ortaya koymak zorundadır; soyut iddialar yeterli görülmemektedir.

Kaldırma Kararının Hukuki Sonuçları

Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmesi hâlinde çeşitli hukuki sonuçlar doğar. Her şeyden önce, taraflar arasındaki soybağı ileriye dönük olarak ortadan kalkar; buna karşın ilişkinin sürdüğü dönemde doğan haklar (nafaka alacakları, geçmiş miras payları gibi) genel hükümlere tabi olarak korunabilir.

Evlatlık, evlat edinenden aldığı soyadını kaybeder ve önceki soyadına döner. Mirasçılık sıfatı da sona erer; dolayısıyla kararın kesinleştiği andan itibaren taraflar birbirini yasal mirasçı olarak temsil etmez. Evlatlığın küçük olduğu durumlarda velayet ve nafakaya ilişkin tedbirler ise ayrıca değerlendirilir.

Kararın kesinleşmesinin ardından nüfus müdürlüğüne bildirim zorunludur. Mahkeme, kararın kesinleşmesiyle birlikte nüfus müdürlüğüne resen bildirim yükümlülüğünü yerine getirmekle birlikte, tarafların takip süreci için avukatlarıyla koordineli çalışması önerilir.

Emsal Tarama ve Doğru İçtihat Platformunu Seçmek

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davaları, hukuki nüansları ve sınırlı sayıdaki emsal kararları nedeniyle dilekçe aşamasında kapsamlı bir içtihat taraması gerektirmektedir. Mahkeme önüne çıkmadan önce Yargıtay 2. ve 8. Hukuk Dairesi kararlarının yanı sıra artık kapatılmış olan 18. Hukuk Dairesi kararlarının da taranması, savunma stratejisi bakımından belirleyici fark yaratabilmektedir.

İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşan karar arşivi (Yargıtay 8,75 milyon, Yerel Mahkemeler 853 bin, Danıştay 755 bin, İstinaf 451 bin, KYB dahil) ve 976 kanunu kapsayan veritabanıyla bu taramayı üç farklı arama moduyla sunar. Klasik anahtar kelime araması, doğal dil sorgularına yanıt veren Yapay Zekalı Arama ve kavramsal benzerlik üzerinden çalışan Anlamsal Arama modu, avukatların farklı aşamalarda ihtiyaç duyduğu kararları hızla yüzeye çıkarır.

Yerleşik içtihat platformları Haziran 2026 itibarıyla yıllık 34.200–48.000 TL aralığında fiyatlandırılırken, yapay zeka odaklı platformlar 60.000–80.000 TL'ye ulaşmaktadır. İçtihat Pro ise Pro Yıllık planıyla ayda 199 TL'ye (yıllık 2.866 TL, KDV dahil) erişim imkânı sunmakta; ücretsiz kayıt ile de sınırlı arama yapılabilmektedir.

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması gibi teknik ayrıntılar içeren davalarda güçlü bir içtihat altyapısı, dilekçenizin mahkeme nezdindeki ikna gücünü doğrudan etkiler. İçtihat Pro'ya ücretsiz kaydolarak arşivi keşfedebilir, Pro planıyla sınırsız emsal taraması yapabilirsiniz.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut hukuki durumunuz için bir avukattan profesyonel destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Evlatlık ilişkisini kim kaldırabilir?

TMK'nın 317. ve 318. maddeleri uyarınca evlat edinen, evlatlık ve Cumhuriyet savcısı dava açma hakkına sahiptir. Bunların yanı sıra her ilgili kişi, evlat edinmenin esasa ilişkin noksanlıkları söz konusu olduğunda dava açabilir. Kaldırma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde beş yıl içinde hak kullanılmalıdır.

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası ne zaman zamanaşımına uğrar?

TMK'nın 319. maddesine göre dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmesiyle düşer. Bu süreler hak düşürücü nitelikte olup hakim tarafından resen dikkate alınır.

Evlatlık ilişkisi hangi sebeplerle kaldırılır?

TMK m. 317 kapsamında, evlatlık ilişkisinin kurulmasında zorunlu rızaların eksik olması (evlatlığın rızasının alınmaması, eş rızasının bulunmaması gibi) temel kaldırma sebebidir. TMK m. 318 ise esasa ilişkin diğer noksanlıkları (yaş koşulunun sağlanmaması, asgari süreye uyulmaması gibi) düzenler; bu hâlde Cumhuriyet savcısı veya her ilgili kişi dava açabilir.

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası hangi mahkemede görülür?

Dava, aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi görev yapar. Yetkili mahkeme TMK m. 315 uyarınca evlat edinenin oturma yeri mahkemesidir; birlikte evlat edinmede eşlerden birinin oturma yeri esas alınır.

Evlatlık ilişkisi kaldırılırsa evlatlığın soyadı ve miras hakları ne olur?

Evlatlık ilişkisinin kaldırılmasıyla birlikte evlatlık, evlat edinenden aldığı soyadını ve evlat edinme ile kazandığı mirasçılık sıfatını kaybeder; önceki soyadına ve biyolojik aile bağına dayalı hukuki statüsüne geri döner. Kaldırma kararı kesinleştiğinde nüfus müdürlüğüne bildirilerek kayıtlar güncellenir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp