Ceza Muhakemesi Hukuku

İnfaz Hakimliğine Şikayet: Hak ve Usul Rehberi

İnfaz hakimliği şikayeti, ceza infaz kurumu uygulamalarına karşı hükümlü ve tutukluların başvurabileceği temel hukuki yoldur. Bu rehber, başvuru koşullarını, sürelerini ve Yargıtay içtihadını avukat gözüyle ele almaktadır.

R Recep Karaca 14 dk okuma 57 görüntülenme
İnfaz Hakimliğine Şikayet: Hak ve Usul Rehberi

İnfaz hakimliğine şikayet, ceza infaz kurumlarında hükümlü veya tutuklu bulunanların, haklarındaki işlem ve eylemlerin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla başvurabilecekleri özel bir yargısal denetim mekanizmasıdır. 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'na dayanan bu yol; avukat için güçlü ve hızlı sonuç alabilen bir araç, müvekkil için ise cezaevi koşullarına karşı en etkin başvuru yoludur.

İnfaz Hakimliği Şikayeti Nedir?

İnfaz hakimliği, ceza infaz kurumları ve denetimli serbestlik hizmetleri üzerinde yargısal denetim yetkisine sahip, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu ile kurulan bağımsız bir yargı mercidir. Şikayet yolu ise 4675 sayılı Kanun'un 4. ve 5. maddeleri çerçevesinde tanımlanmış olup hükümlü, tutuklu veya kanuni temsilcilerinin, infaz kurumu uygulamalarına karşı doğrudan bu mercie başvurmasını sağlar.

Şikayet hakkı; disiplin cezaları, ödüller, kısıtlamalar, nakil kararları, açık ceza kurumuna geçiş talepleri ile günlük infaz uygulamalarını kapsayan geniş bir yelpazede kullanılabilmektedir. Aynı zamanda denetimli serbestlik kapsamında yükümlü olanlar da müdürlüğün eylem ve işlemlerine karşı bu yola başvurabilir. Sonuç itibarıyla infaz hakimliği şikayeti, bireysel hak ihlallerinin hızla yargı denetimine taşınmasının anahtarıdır.

Şikayet Hakkının Kapsamı ve Yasal Dayanağı

4675 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle infaz hakimliğine şikayette bulunulabilir. Bu madde; disiplin cezaları, ödül uygulamaları, kurumda barındırma koşulları, sağlık hizmetleri, ziyaret kısıtlamaları ve iyileştirme programları gibi pek çok konuyu kapsar.

Kanun'un 5. maddesi ise başvuru hakkını kişi bakımından genişletmektedir: hükümlü veya tutuklu bizzat, avukatı (müdafi), kanuni temsilcisi ya da eşi şikayet dilekçesi verebilir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E. 2025/1800, K. 2025/6460 sayılı ve 26.09.2025 tarihli kararı bu çerçeveyi net biçimde ortaya koymaktadır: Kanun'un 5/1. maddesi, işlem veya eylemlerden haberdar olan kişilere belirli bir süre içinde başvuru hakkı tanımakta olup bu hak usule aykırı biçimde kısıtlanamaz.

Denetimli Serbestlikte Şikayet Hakkı

5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'nun 18/1. maddesi, müdürlükler ile koruma kurullarının idarî nitelikteki eylem ve işlemlerine karşı infaz hakimliğine şikayette bulunulabileceğini açıkça düzenlemektedir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi de E. 2016/2168, K. 2017/415 sayılı ve 17.01.2017 tarihli kararında bu yetkiyi somut bir uyuşmazlıkta uygulayarak denetimli serbestlik işlemlerinin infaz hakimliği denetimine tabi olduğunu teyit etmiştir.

Şikayet Başvurusunun Koşulları

Şikayet başvurusunun kabul edilip esastan incelenebilmesi için aşağıdaki koşulların bir arada bulunması gerekir:

  • İdari nitelikte bir işlem veya eylem: Şikayet konusu, infaz kurumu müdürlüğü ya da denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından yapılan idarî nitelikte bir işlem veya eylem olmalıdır. Mahkeme kararının kendisi bu yolun konusu değildir.
  • Hukuka aykırılık iddiası: İşlem ya da eylemin kanun, tüzük, yönetmelik veya genelge hükümlerine aykırı olduğu ileri sürülmelidir.
  • Aktif başvuru ehliyeti: Başvurucu; hükümlü, tutuklu, müdafi, kanuni temsilci ya da eş olmalıdır.
  • Süre koşulu: Aşağıda ayrıca ele alınmaktadır.

Şikayet dilekçesinin belirli bir şekil şartına bağlı olmadığı, ancak işlemi tanımlayan somut vakıaları ve hukuka aykırılık iddiasını içermesi gerektiği uygulamada yerleşmiş bir anlayıştır. Dilekçenin cezaevi idaresi aracılığıyla veya doğrudan infaz hakimliğine teslim edilmesi mümkündür.

Görevli ve Yetkili Merci

İnfaz hakimliğine şikayette yetkili merci, hükümlü ya da tutuklu bulunan ceza infaz kurumunun bulunduğu yer infaz hakimliğidir. Denetimli serbestlik uygulamalarına ilişkin şikayetlerde ise yükümlünün denetim altında bulunduğu yer esas alınır.

Türkiye genelinde asliye ceza mahkemelerinin olduğu her yargı çevresinde infaz hakimliği kurulmuş durumdadır; küçük ilçelerde ise bu görev asliye ceza hakimliğince yürütülmektedir. Uygulamada zaman zaman yetki uyuşmazlıkları gündeme gelmektedir: Nakil halinde hangi yerin yetkili olduğu sorunu, Yargıtay içtihadında nakil tarihinden sonraki işlemler bakımından yeni kurum merkezinin esas alınması yönünde çözüme kavuşmuştur.

Konu Başvuru Mercii Süre İtiraz Mercii
Ceza infaz kurumu işlemleri Kurumun bulunduğu yer infaz hakimliği Öğrenmeden 15 gün / Her hâlde 30 gün Yetkili ağır ceza mahkemesi
Denetimli serbestlik işlemleri Yükümlünün bulunduğu yer infaz hakimliği Öğrenmeden 15 gün / Her hâlde 30 gün Yetkili ağır ceza mahkemesi
Disiplin cezaları Kurumun bulunduğu yer infaz hakimliği Öğrenmeden 15 gün / Her hâlde 30 gün Yetkili ağır ceza mahkemesi
Ödül kararlarına itiraz Kurumun bulunduğu yer infaz hakimliği Öğrenmeden 15 gün / Her hâlde 30 gün Yetkili ağır ceza mahkemesi

Başvuru Süreci: Nasıl Yapılır?

İnfaz hakimliğine şikayet, yazılı dilekçeyle yapılır. Dilekçede şu unsurların yer alması önerilir: başvurucunun kimliği ve bulunduğu kurum, şikayet konusu işlemin tanımı ve tarihi, işlemin hangi hükümlere aykırı olduğunun açıklanması ve talep (işlemin iptali, şikayetin kabulü vb.).

Dilekçe doğrudan infaz hakimliğine verilebilir ya da ceza infaz kurumu aracılığıyla iletilmesi talep edilebilir. Kurumun dilekçeyi iletmesi yasal zorunluluk olduğundan, bu yolun seçilmesi durumunda teslim belgesi alınması kritik öneme sahiptir. Dilekçenin kuruma verildiği tarih, süre hesabı bakımından başvuru tarihi olarak kabul edilmektedir.

Gerekli Belgeler

  • Şikayet dilekçesi (imzalı, tarihli)
  • Şikayet konusu işlemi gösteren belge (disiplin cezası kararı, müdürlük yazısı, ödül/kısıtlama kararı vb.)
  • Varsa tanıklık edecek diğer hükümlülerin ifade dilekçeleri
  • Avukat aracılığıyla yapılan başvurularda vekaletname

İnfaz hakimliği duruşmasız ve dosya üzerinden inceleme yapabilir; ancak gerekli gördüğünde tarafları dinleyebilir, tanık ve bilirkişi de dinleyebilir. Karar genellikle kısa sürede, uygulamada birkaç hafta içinde verilmektedir.

Başvuru Süreleri: 15 Gün ve 30 Gün Kuralı

4675 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca infaz hakimliğine şikayet süresi ikidir: işlemin öğrenildiği tarihten itibaren on beş gün ve her hâlde işlemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün. Bu iki süre bağımsız işler; biri dolmadan diğerinin dolması başvuru hakkını ortadan kaldırır.

Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2016/1269, K. 2017/2269 sayılı ve 01.06.2017 tarihli kararında, 4675 sayılı Kanun ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 48/1. maddesi kapsamında bu iki ayrı süreyi ayrıntılı biçimde ele almıştır. Yükümlünün öğrenme tarihinden itibaren on beş gün içinde ya da işlemin yapılmasından itibaren en geç otuz gün içinde başvurması gerektiği bu kararda açıkça belirtilmektedir.

Benzer biçimde Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E. 2016/1984, K. 2017/2513 sayılı ve 08.06.2017 tarihli kararı da kanuni temsilcilerin başvuru hakkını ve süre koşulunu somutlaştırmaktadır; kurumun denetim planları ve uyarı yazıları da şikayet konusu olabilmekte, ancak süre hesabında öğrenme tarihi esas alınmaktadır.

Süre geçirildikten sonra yapılan başvuruların akıbeti ağırdır: Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E. 2018/5702, K. 2020/1089 sayılı ve 01.06.2020 tarihli kanun yararına bozma kararı, kurumun yasal süre içinde şikayette bulunulmadığını bildirdiği durumlarda infaz hakimliğinin esas bakımından inceleme yapamayacağını ortaya koymaktadır. Bu kararın önemi şuradan gelir: infaz hakimliği, kurumun süreye ilişkin beyanıyla bağlıdır; süresi geçen başvuru esasa girilmeksizin reddedilir.

Emsal Kararlar Işığında İnfaz Hakimliğine Şikayet

Aşağıda yer alan Yargıtay kararları, infaz hakimliği şikayetinin uygulamasına ilişkin belirleyici ilkeleri ortaya koymaktadır. Bu kararlar, her dosyada dilekçenin içeriği ve süre savunması bakımından doğrudan dayanılan içtihatlardır.

1. Ceza Dairesi, E. 2018/5702, K. 2020/1089, T. 01.06.2020

Bu kararda Yargıtay, kurumun yasal süre içinde şikayet yapılmadığını yazılı olarak bildirdiği hâllerde infaz hakimliğinin esas bakımından inceleme yapamayacağını belirlemiştir. Süre koşulunun bir dava şartı olduğu, resen gözetileceği ve süre geçirildiğinde başvurunun usulden reddedilmesi gerektiği bu içtihatla netlik kazanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

1. Ceza Dairesi, E. 2025/1800, K. 2025/6460, T. 26.09.2025

2025 yılına ait bu güncel içtihatta Yargıtay, 4675 sayılı Kanun'un 5/1. maddesi kapsamında şikayet hakkının yorumunu ele almıştır. İşlemden haberdar olma tarihinin başvuru süresi bakımından belirleyici olduğu ve bu tarihin belirsiz bırakıldığı durumlarda şüphenin hükümlü lehine yorumlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

10. Ceza Dairesi, E. 2016/1269, K. 2017/2269, T. 01.06.2017

Denetimli serbestlik yükümlülerinin şikayet süreleri bakımından temel karar niteliğindedir. Daire, yükümlünün işlemi öğrendiği tarihten itibaren on beş gün ve her hâlde otuz gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurabileceğini, bu sürelerin usul hukuku boyutunda emredici olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Benzer kararları İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla kolayca bulabilirsiniz.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

10. Ceza Dairesi, E. 2016/1984, K. 2017/2513, T. 08.06.2017

Bu kararda Yargıtay, infaz kurumlarının kanuni temsilciler için de şikayet yolunun açık olduğunu teyit etmiştir. Müdürlüğün denetim planları, raporları ve uyarı yazıları dahil olmak üzere her türlü idarî işlemin şikayet konusu yapılabileceğini, kanuni temsilcinin bu hakkı bizzat kullanabileceğini belirlemiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

16. Ceza Dairesi, E. 2015/1215, K. 2016/7737, T. 30.12.2016

Ödül uygulamalarına ilişkin bu içtihatta Daire, kurul kararlarına karşı infaz hakimliğine şikayet yolunun açık olduğunu somutlaştırmıştır. Ödül türleri ve gerekçeleri içeren aylık listelerin şeffaflık ilkesi çerçevesinde denetlenebildiği, bu kararlara karşı şikayet hakkının kullanılabilmesi için yasal sürelere dikkat edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

20. Ceza Dairesi, E. 2016/2168, K. 2017/415, T. 17.01.2017

Denetimli serbestlik müdürlüklerinin idarî işlemlerine karşı infaz hakimliğine şikayet yolunun kullanılabileceği, bu yetkinin 5402 sayılı Kanun'un 18/1. maddesine dayandığı ve ilgili yönetmelik hükümleriyle desteklendiği bu kararda açıkça ifade edilmektedir. Daire, kanun hükmünü dar yorumlayarak şikayet hakkını ortadan kaldıran kararları bozmaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Sık Yapılan Hatalar

  1. Süreyi kaçırmak: Onbeş günlük öğrenme süresi, uygulamada en sık düşülen tuzaktır. Disiplin kararının imzalatılması veya tebliğ tutanağının düzenlenmesi, bu sürenin işlemeye başladığı andır. Tebligatı geciktiren kurumun tutumuna rağmen öğrenme tarihini kanıtlamak avukatın sorumluluğundadır.
  2. Yanlış mercie başvurmak: Şikayet dilekçesinin asliye ceza mahkemesine ya da savcılığa verilmesi, infaz hakimliğine yapılmış başvuru sayılmaz. Merci yanılgısı süre kaybettirdiğinden, doğru yargı çevresinin tespiti başvuru öncesi yapılmalıdır.
  3. Şikayet konusunu belirsiz bırakmak: "Kötü muamele" gibi genel ifadeler, somut işlem ve eylem olmadan inceleme konusu yapılamaz. Dilekçede tarih, işlemi yapan birim ve dayandığı kural açıkça belirtilmelidir.
  4. Kurumun bildirimine körü körüne güvenmek: Yargıtay içtihadına göre kurum, sürenin geçirildiğini bildirdiğinde infaz hakimliği bu bildirimi esas alabilmektedir. Bu nedenle süre hesabını kurumun açıklamasına değil, kendi tebligat belgelerine dayandırmak gerekir.
  5. İtiraz yolunu kullanmamak: İnfaz hakimliğinin ret kararını bekleyip itiraz süresini (15 gün) geçirmek, son derece yaygın bir hatadır. Ağır ceza mahkemesine itiraz, kesin karar öncesindeki tek kanun yoludur.
  6. Delilleri zamanında sunmamak: İnfaz hakimliği dosya üzerinden karar verebilir; bu nedenle dilekçe ekinde tüm belgelerin sunulmaması, daha sonra ekleme imkânı ortadan kalkabileceğinden sonucu doğrudan etkiler.
  7. Kararın infaz hakimliği değil mahkeme yetkisinde olduğunu karıştırmak: İnfaz hakimliği yalnızca idarî nitelikteki işlemleri denetler. Mahkeme tarafından verilen infaza ilişkin kararlar (tahliye, erteleme, infazın durdurulması vb.) ayrı kanun yollarına tabidir; bunlar için infaz hakimliğine gidilemez.

İnfaz Hakimliği Şikayetinde Emsal Taraması ve İçtihat Pro

İnfaz hukuku, oldukça teknik ve kuruma özgü bir alandır. Aynı disiplin suçu için farklı infaz hakimliklerinin farklı sonuçlara ulaştığı, Yargıtay dairelerinin içtihadının ise bağlayıcı belirleyici güç taşıdığı bu alanda emsal taraması yapmak, dilekçenin kalitesini doğrudan etkiler. Güçlü bir Yargıtay kararını dilekçeye dayanak göstermek, hem infaz hakimliği hem de itiraz aşamasında sonucu farklılaştırır.

İçtihat Pro'nun 10,8 milyonun üzerindeki karar arşivinde Yargıtay 1., 10., 16. ve 20. Ceza Dairelerine ait infaz hakimliği kararları, klasik arama ve yapay zekalı doğal dil sorgusuyla erişilebilir durumdadır. Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformları yıllık 34.200–48.000 TL aralığında fiyatlandırılırken İçtihat Pro Pro Yıllık paket, yıllık 2.866 TL (KDV dahil) ile aynı arşive erişim sağlamaktadır. Ücretsiz kayıtla aramaya hemen başlamak için ictihatpro.com/kayit adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır; hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Somut başvurularda alanında uzman bir ceza avukatından destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

İnfaz hakimliğine şikayet süresi ne kadardır?

Hükümlü veya tutuklu, işlem ya da eylemi öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurabilir. Her hâlde, işlem veya eylemin yapıldığı tarihten itibaren otuz gün geçmesiyle bu hak kullanılamaz. Yargıtay, yasal süre içinde yapılmayan başvuruları usulden reddeden kararları onamaktadır.

İnfaz hakimliğine hangi işlemlere karşı şikayet yapılabilir?

Ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular hakkında uygulanan disiplin cezaları, ödül ve kısıtlamalar, nakil kararları ile günlük yaşam uygulamaları gibi idarî nitelikteki tüm işlem ve eylemler şikayet konusu yapılabilir. Aynı hak, denetimli serbestlik kapsamındaki yükümlüler için müdürlüğün denetim planları ve uyarı işlemlerine karşı da geçerlidir.

İnfaz hakimliği kararına itiraz edilebilir mi?

Evet; infaz hakimliğinin verdiği kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde o yerde bulunan ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebilir. Ağır ceza mahkemesinin itiraz üzerine verdiği karar kesindir ve bu aşamadan sonra olağan kanun yolu kapalıdır.

Avukat olmadan infaz hakimliğine şikayet yapılabilir mi?

Hükümlü ve tutuklular, müdafi yardımından yararlanmaksızın bizzat ya da kanuni temsilcileri aracılığıyla infaz hakimliğine yazılı dilekçe ile başvurabilir. Dilekçenin cezaevi idaresine verilmesi ve şikayet tarihinin belgelenmiş olması süre bakımından büyük önem taşır.

Denetimli serbestlik kararlarına karşı da infaz hakimliğine gidilebilir mi?

Evet; denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurullarının idarî nitelikteki eylem ve işlemlerine karşı infaz hakimliğine şikayette bulunulabilir. Yargıtay 10. ve 20. Ceza Daireleri bu yetkiyi çeşitli kararlarında açıkça teyit etmiştir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp