İş Hukuku

İşin Durdurulması ve İşyeri Kapatmaya İtiraz Rehberi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında verilen işin durdurulması ve işyeri kapatma kararlarına karşı işverenin itiraz hakkı, ciddi hukuki ve ekonomik sonuçlar doğurmaktadır. Bu yazıda durdurma kararının hukuki dayanağı, itiraz süreci, görevli mahkeme ve dikkat edilmesi gereken kritik süreler ele alınmaktadır.

R Recep Karaca 14 dk okuma 36 görüntülenme
İşin Durdurulması ve İşyeri Kapatmaya İtiraz Rehberi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çerçevesinde işyerinde tespit edilen hayati tehlikeler nedeniyle verilen işin durdurulması veya işyeri kapatma kararları, işverenler açısından hem ekonomik hem de hukuki ağır sonuçlar doğurur. Bu kararlara karşı iş mahkemesinde itiraz yolu açıktır; ancak hak düşürücü süreler ve usul kuralları son derece kısa ve katıdır. İşverenin, kararın tebliğinden itibaren altı iş günü içinde harekete geçmesi ve yürütmenin durdurulması talebini de aynı anda yöneltmesi gerekir.

İşin Durdurulması ve İşyeri Kapatma Nedir?

İşin durdurulması, iş yerinde gerçekleştirilen üretim veya hizmet faaliyetinin yetkili idari makam kararıyla kısmen ya da tamamen askıya alınmasıdır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 25. maddesi, bu tedbirin temel hukuki dayanağını oluşturur. Maddeye göre, yapılan denetimde işyerinde hayati tehlike oluşturan bir durum tespit edildiğinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bağlı iş güvenliği müfettişleri bölge müdürünün onayını alarak işin tamamını veya bir bölümünü durdurabilir.

Kanun, tehlikenin "acil" ve "hayati" nitelik taşımasını şart koşmaktadır. Bu ölçüt yalnızca yaşanan bir kaza sonrasında değil, henüz gerçekleşmemiş ancak somut verilerle tespit edilen yakın tehlike hâllerinde de uygulanabilir. Yapı iskeleleri, elektrik tesisatları, baskı kapları, zehirli madde depolama alanları ve patlayıcı ortamlar bu değerlendirmenin en çok yapıldığı alanlardır.

İşyeri kapatma ise daha ağır bir idari yaptırımdır; genellikle durdurma kararının gereklerinin yerine getirilmemesi ya da tehlikenin kaldırılmasının mümkün olmadığının anlaşılması durumunda devreye girer. Her iki karar da icraî nitelik taşır ve tebliğ anından itibaren derhal uygulanabilir.

Durdurma Kararının Şartları ve Unsurları

Bir durdurma kararının hukuka uygun biçimde verilebilmesi için birkaç temel unsurun bir arada bulunması gerekmektedir. Bu unsurların yokluğu, kararın iptali için güçlü bir hukuki zemin oluşturur.

Tehlikenin Somut ve Yakın Olması

İdare, soyut bir risk değerlendirmesine dayanarak durdurma kararı veremez. Müfettiş tutanağında tehlikenin niteliği, konumu, nasıl tespit edildiği ve çalışanların canına zarar verme potansiyeli somut biçimde gerekçelendirilmelidir. Sadece "mevzuata aykırılık" gerekçesiyle durdurma kararı verilmesi, itiraz aşamasında iptal sebebi oluşturabilir.

Bölge Müdürü Onayı

Müfettişin tespiti tek başına yeterli değildir. Durdurma kararının icra edilebilmesi için bölge müdürünün yazılı onayı şarttır. Onay aşamasında bölge müdürü, müfettiş tutanağını ve eklerini bağımsız olarak değerlendirmekle yükümlüdür. Onay belgesi olmaksızın tesis edilen bir durdurma işlemi usul yönünden sakatlanmış olur.

Gerekçeli Tutanak

Durdurma kararına dayanak oluşturan müfettiş tutanağı, olayın hangi denetimde ve hangi tarihte tespit edildiğini, somut tehlikeli durumun ne olduğunu, alınması gereken önlemleri ve durdurmanın kapsamını (kısmi mi, tam mı) açıkça ortaya koymalıdır. Eksik veya muğlak tutanak, kararın iptali için başvurulabilecek temel gerekçelerden birini oluşturur.

Ölçülülük İlkesi

İdare hukukunun temel ilkelerinden olan ölçülülük, durdurma kararında da geçerlidir. Belirli bir makinedeki veya sınırlı bir alandaki tehlike nedeniyle tüm işyerini kapatmak ölçülü olmayabilir. Kararın kapsamının tehlikenin boyutuyla orantılı olması gerekir; aksi durum, itirazda öne sürülecek bağımsız bir iptal gerekçesidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

6331 sayılı Kanun'un 25. maddesi, durdurma kararına itirazda görevli mahkemeyi açıkça belirlemiştir: iş mahkemesi. Bu noktada önemli bir ayrıma dikkat çekmek gerekir. Durdurma kararları idari niteliktedir; ancak kanun koyucu, yasa yolu olarak idare mahkemesi yerine iş mahkemesini tercih etmiştir. Bu özel düzenleme nedeniyle idare mahkemesine başvurulması hâlinde dava görevsizlik kararıyla reddedilecektir.

Yetkili mahkeme, işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesidir. Birden fazla il sınırlarını kapsayan işyerlerinde ise durdurma kararının uygulandığı yerdeki iş mahkemesi yetkilidir. İş mahkemesinin kurulmadığı yerlerde görev ve yetki asliye hukuk mahkemesine aittir.

6331 sayılı Kanun kapsamındaki durdurma kararlarında arabuluculuk dava şartı aranmaz; doğrudan iş mahkemesine başvurulabilir.

Önemli Süreler Özet Tablosu

SüreKonuNiteliği
6 iş günüTebliğden itibaren iş mahkemesine itirazHak düşürücü
10 iş günüMahkemenin itirazı sonuçlandırma süresiYasal düzenleme
DerhalDurdurma kararının icrası (tebliğ anında)İcraî karar
Kararla belirlenirTehlikenin giderilmesi için tanınan süreMüfettiş takdiri
Karar iptali sonrasıİşçilerin işe dönüş hakkıDerhal uygulanır

İtiraz Süreci: Nasıl Açılır ve İşler?

Durdurma kararına itiraz, kararın işverene tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde yapılmak zorundadır. Bu süre, takvim günü değil iş günü olarak sayılır; resmî tatil günleri hesaba katılmaz. Sürenin hak düşürücü niteliği nedeniyle tebligatın hangi tarihte yapıldığı ve hangi usule uyulduğu büyük önem taşır.

İtiraz dilekçesi, görevli iş mahkemesine hitaben hazırlanır. Dilekçede durdurma kararının dayanağı olan tutanağın hukuki ve maddi eksiklikleri, ölçülülük ilkesinin nasıl çiğnendiği ve işyerinin fiilî durumu ayrıntılı biçimde ortaya konulmalıdır. Varsa bağımsız iş güvenliği uzmanı raporu, teknik belgeler, bakım kayıtları ve risk değerlendirme dokümanları dilekçeye ek olarak sunulmalıdır.

İtiraz dilekçesiyle birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunmak zorunludur. Kanun, itirazın yürütmeyi kendiliğinden durdurmadığını açıkça düzenlemektedir. Mahkeme, yürütmenin durdurulması kararı vermeden önce genellikle idarenin görüşünü alır; bu nedenle yürütmenin durdurulması kararının verildiği sürede işyeri fiilen kapalı kalmaya devam edebilir.

Mahkeme, itirazı on iş günü içinde inceleyerek sonuçlandırmak zorundadır. İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; duruşma açılması zorunlu değildir ancak mahkeme gerekli gördüğünde keşif veya bilirkişi incelemesi yapabilir.

İtiraz Dilekçesinde Bulunması Gereken Belgeler

  • Durdurma kararı ve tebliğ belgesi (asıl veya onaylı suret)
  • Müfettiş tutanağı
  • İşyeri risk değerlendirme belgesi
  • İş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimine ilişkin belgeleri
  • Tehlikenin giderildiğine dair varsa teknik belgeler (tadilat fotoğrafı, servis raporu vb.)
  • Bölge müdürü onay belgesi (kararın ekinde sunulmuşsa)
  • İşçi listesi ve iş akdi bilgileri (ekonomik zarar tespiti için)

Tehlikenin Giderilmesi ve Kararın Kaldırılması

İşveren, yalnızca mahkeme yoluyla değil idari yolla da durdurma kararının kaldırılmasını sağlayabilir. Eğer durdurma kararında belirtilen tehlikeli durum fiilen giderilmişse işveren, bölge müdürlüğüne başvurarak yeniden denetim talep edebilir. Müfettiş yeniden işyerini inceler; tehlikenin ortadan kalktığını tespit etmesi hâlinde bölge müdürü durdurma kararını kaldırır ve işyeri faaliyete geçebilir.

Bu idari yol ile mahkeme yolu birbirini dışlamaz; her ikisi eş zamanlı olarak yürütülebilir. İşveren için en akılcı strateji, idari yolda tehlikeyi en kısa sürede giderirken aynı anda itiraz davası açmaktır. İdari yolda karar kaldırılırsa mahkeme davası konusuz kalır; ancak yargılama giderlerine dikkat edilmelidir.

Tehlikenin giderildiğini belgelemek kritik önem taşır. Yalnızca "gerekli önlemler alındı" demek yetmez; alınan önlemlerin fotoğrafları, bakım kayıtları, yetkili servis raporları ve varsa akredite laboratuvar ölçüm sonuçları sistematik biçimde dosyalanmalıdır.

İşçilerin Durumu: Ücret, Fesih ve Haklar

Durdurma kararı süresince işçiler çalışamamaktadır; bu durum hem işçi hem de işveren açısından hukuki belirsizlik yaratır. 6331 sayılı Kanun, durdurma süresinin başarılı bir itiraz sonucu iptal edilmesi hâlinde dahi ücret konusunda açık bir düzenleme öngörmediğinden mahkeme içtihadı belirleyici olmaktadır.

Genel iş hukuku ilkeleri çerçevesinde işveren, kendi kusuru nedeniyle ortaya çıkan durdurma kararı döneminde işçilere ücret ödeme yükümlülüğü altında olabilir. Tehlikenin işveren kusurundan kaynaklandığı durumlarda durdurma süresi boyunca işçilerin ücret talep etme hakkı güçlüdür.

Durdurma kararı süresince işçilerin iş akitlerinin feshedilmesi son derece risklidir. İşverenin ekonomik gerekçeyle feshe başvurması bile iş mahkemelerinde sorgulanabilir; karar iptal edildiğinde feshin haksız sayılması ihtimali yüksektir. Bu nedenle durdurma süresinde fesih kararı almadan önce iş hukuku avukatıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılması zorunludur.

İdari Para Cezaları ve Durdurma Kararının Diğer Yaptırımlarla İlişkisi

Durdurma kararıyla birlikte veya bağımsız olarak 6331 sayılı Kanun'un çeşitli maddelerine göre idari para cezası da kesilebilir. Bu cezalar ayrı bir idari yaptırım olup durdurma kararının iptaliyle otomatik olarak ortadan kalkmaz; her biri ayrıca itiraz konusu yapılabilir.

İdari para cezasına itirazda görevli mahkeme iş mahkemesidir ve itiraz süresi tebliğden itibaren otuz gündür. Bu süre, durdurma kararına itiraz süresinden (altı iş günü) farklı olduğundan her iki sürenin karıştırılmaması gerekir.

Ayrıca durdurma kararına uyulmaması bağımsız bir suç teşkil edebilir ve işveren hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. Bu cezai boyut, durdurma kararına uymama stratejisini son derece riskli kılmaktadır.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Altı iş günlük süreyi kaçırmak. Tebligatın yapıldığı gün bu süreye dahil edilmediğini bilmek gerekir; ancak her durumda tebliğ tarihini not almak ve itirazı hemen hazırlatmak şarttır. Süre geçildikten sonra itiraz hakkı tamamen düşer.
  2. Yürütmenin durdurulmasını talep etmemek. İtiraz dilekçesi tek başına yürütmeyi durdurmaz. Ayrı bir ara tedbir talebi olmaksızın işyeri, karar iptal edilene dek kapalı kalmaya devam eder.
  3. Görevsiz mahkemeye başvurmak. Durdurma kararları idari nitelikte olduğu için idare mahkemesine gidilmesi yaygın bir hatadır. Kanun, yasa yolunu açıkça iş mahkemesi olarak belirlemiştir.
  4. Tehlikenin giderilmesini belgelemeden faaliyete geçmek. İdari yolda kararın kaldırılmasını beklemeksizin işi yeniden başlatmak, durdurma kararına uymama suçunu oluşturabilir.
  5. Tutanaktaki eksiklikleri itirazda öne sürmemek. Tutanağın somut gerekçeden yoksun olması, bölge müdürü onayının eksik olması veya ölçülülük ilkesinin çiğnenmesi iptal için güçlü gerekçelerdir; ancak bunlar mahkemeye açıkça sunulmadıkça işlevsiz kalır.
  6. Durdurma süresinde iş akitlerini aceleyle feshetmek. Bu karar çoğu zaman sonradan haksız fesih davalarıyla sonuçlanır; karar iptali hâlinde işveren hem tazminat hem de usulsüz fesih yaptırımlarıyla yüzleşebilir.
  7. Teknik belgeleri toplamayı ihmal etmek. Durdurma kararının teknik dayanağını çürütmek için müfettişin tespit ettiği tehlikenin gerçekte var olmadığını ya da giderildiğini kanıtlayan belgeler hayati önem taşır; bu belgeler olmadan dava büyük ölçüde yalnızca hukuki argümanlara dayanmak zorunda kalır.

Emsal Karar Araştırması ve İçtihat Takibi

6331 sayılı Kanun kapsamındaki itiraz davalarında emsal kararlar, mahkemelerin hangi gerekçeleri iptal sebebi kabul ettiğini ve hangi tehlike tespitlerini yeterli bulduğunu ortaya koyar. Özellikle ölçülülük ilkesi, tutanaktaki gerekçe eksiklikleri ve bölge müdürü onayına ilişkin usul sorunları, içtihatta belirleyici temalar olarak öne çıkmaktadır.

İş mahkemelerinin bu konudaki kararları birörnek değildir; aynı türden tehlike tespitinin bir mahkemede iptal gerekçesi kabul edilirken bir başkasında yeterli bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle itiraz dilekçesi hazırlanırken hem yerel iş mahkemesi hem de üst mahkeme içtihadının taranması stratejik avantaj sağlar. İçtihat Pro'nun 10,8 milyonu aşan karar arşivinde Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi ve yerel iş mahkemesi kararlarını doğal dil veya Anlamsal arama modlarıyla tarayarak bu konudaki emsal kümesini hızlıca oluşturabilirsiniz.

Özellikle "durdurma kararının iptali", "iş güvenliği müfettişi tutanağı gerekçe eksikliği" ve "işin kısmen durdurulması ölçülülük" gibi kavramsal aramalar, konuyla doğrudan ilgili kararları rafine biçimde getirir.

İçtihat Pro ile Emsal Araştırmanızı Güçlendirin

İşin durdurulması ve işyeri kapatma davalarında içtihat araştırması, dilekçenin en belirleyici unsurlarından birini oluşturur. Mahkemenin hangi somut gerekçeleri iptal sebebi saydığını, yürütmenin durdurulmasına hangi koşullarda karar verdiğini ve benzer tehlike tespitlerini nasıl değerlendirdiğini emsal kararlardan öğrenmek, davayı üstün bir konumdan yürütmenizi sağlar.

İçtihat Pro, 10,8 milyonu aşan karar arşivi (Yargıtay 8,75M, Danıştay 755K, Bölge Adliye Mahkemesi 451K, yerel mahkemeler 853K) ve üç farklı arama modu (Klasik / Yapay Zekalı / Anlamsal) ile bu araştırmayı dakikalar içinde yapmanızı sağlar. Yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL'yi (Haziran 2026 itibarıyla) bulan abonelik maliyetlerine kıyasla Pro Yıllık paket, ayda yalnızca 199 TL'ye gelir.

Platformu ücretsiz kaydolarak deneyebilir; sınırlı aramadan sonra Pro aboneliğine geçerek tüm arşive sınırsız erişim elde edebilirsiniz. Hemen ücretsiz hesap oluşturun →

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukattan destek almanız önerilir. Mevzuat değişiklikleri nedeniyle güncel düzenlemeleri doğrulamanız gerekebilir.

Sık Sorulan Sorular

İşin durdurulması kararına itiraz süresi ne kadardır?

6331 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca işveren, durdurma kararının tebliğinden itibaren altı iş günü içinde yetkili iş mahkemesine itiraz edebilir. Mahkeme, itirazı on iş günü içinde sonuçlandırmak zorundadır; bu süre hak düşürücü niteliktedir.

İşin durdurulması kararı hangi durumlarda verilir?

Çalışma müfettişleri, işyerinde tespit edilen ve hayati tehlike oluşturan durumlar için kısmen ya da tamamen durdurma kararı verebilir. Bu kararın verilebilmesi için tehlikenin somut, yakın ve mevcut olması gerekir; soyut risk tespiti yeterli kabul edilmez.

İtiraz üzerine yürütme kendiliğinden durur mu?

Hayır. İtirazın yürütmeyi kendiliğinden durdurma etkisi yoktur. İşverenin aynı dilekçeyle veya ayrı bir talep ile mahkemeden yürütmenin durdurulmasını istemesi gerekir; aksi hâlde karar itiraz süresince uygulanmaya devam eder.

Durdurma kararı hangi makam tarafından verilir ve imzalanır?

Karar, işyerini denetleyen iş güvenliği müfettişi tarafından düzenlenir; ancak yürürlüğe girebilmesi için bölge müdürü tarafından onaylanması gerekir. Bölge müdürü onayı olmaksızın müfettişin tek başına verdiği karar kendi başına icra edilemez.

İtiraz davası kazanılırsa işçiler ne olur?

İtirazın kabul edilip durdurma kararının iptal edilmesi hâlinde işçiler işe dönebilir; bu süre içinde iş akdi sona erdirilmişse işveren haksız fesih hükümleriyle karşı karşıya kalabilir. Karar iptal edilse dahi durdurma süresine ilişkin ücret ödeme yükümlülüğü ayrıca değerlendirilir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp