Fikri Mülkiyet Hukuku

Marka Lisans ve Devir Sözleşmesi Uyuşmazlıkları

Marka lisans sözleşmeleri, markanın mülkiyetini devretmeksizin kullanım hakkını lisans alanına tanır; bu ayrım uyuşmazlıklarda belirleyici hukuki sonuçlar doğurur. Sözleşme ihlali, lisans bedelinin ödenmemesi veya yetkisiz alt lisans gibi durumlarda hak sahiplerinin hangi yola başvuracağını bilmek kritik önem taşır.

R Recep Karaca 15 dk okuma 34 görüntülenme
Marka Lisans ve Devir Sözleşmesi Uyuşmazlıkları

Marka lisans sözleşmesi, marka sahibinin mülkiyeti elinde tutarak başka bir kişiye markasmı kullanma yetkisi vermesidir. Devir sözleşmesinde ise mülkiyet tamamen el değiştirir. Bu temel ayrım, uyuşmazlık çıktığında hak sahipliği, husumet ehliyeti ve davanın gidişatı üzerinde doğrudan belirleyici olur. Lisans alan, sözleşme kapsamında kullanım hakkını aşarsa ya da lisans bedeli ödenmezse marka sahibi; üçüncü kişiler haksız kullanımda bulunursa inhisari lisans alan dava yoluna başvurabilir.

Marka Lisans ve Devir Sözleşmesi Nedir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 24 ila 30. maddeleri, tescilli markalar üzerindeki lisans ve devir işlemlerini düzenlemektedir. Lisans sözleşmesinde marka sahibi (lisans veren), belirli süre ve coğrafi sınırlar içinde markanın kullanım hakkını lisans alana devreder; ancak marka tescilinin sahibi değişmez. Devir sözleşmesinde ise SMK m. 148 çerçevesinde marka üzerindeki tüm hak ve yetkiler alıcıya geçer, devredenin hakkı tamamen sona erer.

Lisans; inhisari (münhasır) ya da inhisari olmayan (basit) şeklinde kurulabilir. İnhisari lisansta başkasına aynı marka için aynı alanda yeni lisans verilemez; inhisari olmayan lisansta ise marka sahibi istediği sayıda lisans verebilir. Sözleşme yazılı yapılmak zorundadır; TÜRKPATENT Sicili'ne kayıt ise iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hak iddiası için önem taşır.

Uygulamada en sık karşılaşılan uyuşmazlık türleri şunlardır: lisans bedelinin ödenmemesi, sözleşmenin kapsamını aşan kullanım, yetkisiz alt lisans, sözleşme feshinden sonra marka kullanımının sürdürülmesi ve devir sözleşmesinin iptali talepleri.

Lisans ve Devir Sözleşmesinin Şartları

Lisans Sözleşmesinin Geçerlilik Koşulları

SMK m. 24 uyarınca marka lisans sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekil şartı aranmakta, ayrıca sözleşmede lisansın coğrafi kapsamı, süresi ve markanın hangi mal veya hizmet sınıfları için verileceğinin belirtilmesi gerekmektedir. Şekil şartına uyulmaksızın yapılan lisans sözleşmeleri geçersiz sayılır ve taraflar bu sözleşmeye dayanarak üçüncü kişilere hak iddiasında bulunamaz.

Devir Sözleşmesinin Şartları

Marka devrinde de yazılılık zorunludur. Devir sözleşmesinin sicile tescili kurucu değil bildirici niteliktedir; ancak tescilsiz devir iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Kısmî devir mümkündür: marka, aynı sicile kayıtlı mal veya hizmetlerin bir kısmı için devredilebilir. Bununla birlikte kısmî devrin, tüketiciyi yanıltacak biçimde karışıklığa yol açması hâlinde TÜRKPATENT talep reddedebilir.

Alt Lisans Koşulları

Lisans alan, sözleşmede açıkça yetkilendirilmediği sürece alt lisans veremez. Yetkisiz alt lisans hem sözleşmeden hem de SMK'dan doğan ihlal iddiasına konu olabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, alt lisansın sözleşme kapsamında olup olmadığına ilişkin yorum anlaşmazlıklarında lafzî ve amaçsal yorum ilkelerini bir arada uygulamaktadır.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Arabuluculuk

Marka lisans ve devir sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme, 6769 sayılı SMK m. 156 uyarınca Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'dir. Bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, fikrî ve sınaî haklar mahkemesi sıfatıyla bakar.

Yetki konusunda SMK özel bir düzenleme içermemekte; genel hükümlere göre davalının yerleşim yeri ya da sözleşmenin ifa yeri mahkemeleri yetkili olmaktadır. Taraflar sözleşme ile yetki anlaşması yapabilir.

Dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk şartının yerine getirilmesi gerekmektedir. Ticari nitelikteki lisans bedeli alacağı, tazminat ve sözleşme feshi gibi talepler, 6325 sayılı Kanun'un ticari uyuşmazlıklara ilişkin zorunlu arabuluculuk hükümleri kapsamında değerlendirilmektedir. Arabuluculuk aşaması tamamlanmadan dava açılırsa mahkeme davayı usulden reddeder.

Dava Süreci: Nasıl Açılır, Hangi Belgeler Gerekir?

Lisans veya devir sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlıkta ilk adım, arabuluculuk başvurusudur. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa son tutanak mahkemeye sunularak dava açılır. Dava dilekçesinde talep türüne göre farklı hukuki dayanak ve deliller öne çıkar.

Sözleşmenin feshini talep eden taraf; yazılı sözleşmeyi, varsa TÜRKPATENT'e tescil belgelerini, ihtarnameleri ve ihlale ilişkin delilleri (satış faturaları, piyasadan temin edilen ürün örnekleri, eksper raporu) dilekçeye ekler. Lisans bedelinin tahsil edildiği davalarda banka dekontları ve muhasebe kayıtları kritik delil işlevi görür.

Marka sicilindeki tescil durumu ve lisans kayıtları, TÜRKPATENT'ten resmi yazıyla istenebilir. Mahkeme, ihtiyati tedbir talep edilmişse yargılama öncesinde inceleme yaparak ihlalci kullanımın derhal durdurulmasına karar verebilir.

Süreler: Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Talep Türü Süre Başlangıç Noktası
Sözleşmeden doğan alacak (lisans bedeli) 10 yıl Muacceliyet tarihi
Haksız fiil / marka ihlali tazminatı 2 yıl (öğrenmeden) / 10 yıl (her hâlde) Zararı ve faili öğrenme / ihlal tarihi
İhtiyati tedbir talebi (dava öncesi) Tedbir kararından itibaren 2 hafta içinde esas dava açılmalı Tedbir kararı tarihi
Marka hükümsüzlük davası (kötü niyet iddiası hariç) 5 yıl (sessiz kalma savunması) Marka tescilinden haberdar olma
TÜRKPATENT'e itiraz (tescil kararına) 2 ay İlan tarihi

Özellikle sözleşme feshinden sonra lisans alanın markaları kullanmaya devam ettiği durumda hem sözleşmeye dayalı hem de SMK'ya dayalı taleplerin birlikte ileri sürülmesi mümkündür. Bu durumda her talep kendi zamanaşımı süresine tabi olacağından dilekçenin doğru kurgulanması kritik önem taşır.

Emsal Kararlar Işığında Marka Lisans Uyuşmazlıkları

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin marka lisansı ve devrine ilişkin yerleşik içtihadı, hem sözleşme yorumunu hem de hak sahipliği meselelerini şekillendirmektedir. Aşağıda bu alandaki temel kararlar ve hukuki ilkeleri özetlenmiştir. Benzer uyuşmazlıklarda emsal taraması için İçtihat Pro'nun Anlamsal Arama modu, kavramsal yakınlık esasına dayalı sonuçlar sunar.

11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3284, K. 2023/5728, T. 10.10.2023

Daire, bu kararında lisans sözleşmesinin devir sözleşmesinden temel farkını açıkça ortaya koymuştur: Lisans, mülkiyet hakkı sahibi değişmeksizin yalnızca kullanım ve yararlanma yetkisi tanıyan bir sözleşme türüdür. Bu nedenle marka hükümsüz kılınırsa hükümsüzlük kararı geçmişe etkili işler ve herkese karşı sonuç doğurur; artık mevcut olmayan bir marka üzerinde kurulu lisans da hukuken geçerliliğini yitirir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

11. Hukuk Dairesi, E. 2022/401, K. 2023/4389, T. 11.07.2023

Bu 2023 tarihli güncel içtihatta Daire, lisans sözleşmesinin TÜRKPATENT'e bildiriminin kurucu değil bildirici nitelikte olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca salt marka sahibi olmanın, alt lisans sözleşmesiyle markayı kullanan bağımsız bir şirketin fiillerinden otomatik sorumluluk doğurmayacağını hükme bağlamıştır; husumetin doğru kişiye yöneltilmesi davanın seyrini belirler.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3896, K. 2013/3986, T. 05.03.2013

Daire, inhisari lisans alan şirketin üçüncü kişilere karşı dava açma ehliyetini ele almış; inhisari lisans sözleşmesine dayalı kullanımın dava açma hakkı doğurup doğurmayacağının, sözleşmenin lafzı ve SMK hükümleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu karar, özellikle lisans alanın husumet ehliyeti konusunda temel referans niteliği taşımaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

11. Hukuk Dairesi, E. 2012/3376, K. 2013/18444, T. 22.10.2013

Bu karar, marka devri ve eş zamanlı uzun vadeli lisans sözleşmesinin (99 yıllık) bir arada kullanıldığı karmaşık yapıları ele almaktadır. Daire, marka üzerindeki pay devirlerinin iptal koşullarını ve sonradan aynı markayı tescil ettiren kişilerin hak sahipliği iddiasını incelemiş; devrin gerçek niteliğinin araştırılmasının zorunlu olduğuna hükmetmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

11. Hukuk Dairesi, E. 2015/2474, K. 2015/7658, T. 03.06.2015

Hükümsüzlük davalarında kullanım ispat unsuru olarak tartışmaya açılan bu davada Daire, TPE nezdinde tescil edilmiş lisans anlaşmalarının markanın fiilen kullandırıldığının somut kanıtı olduğunu benimsemiştir. Bu içtihat, marka kullanım savunması açısından lisans tescilinin stratejik değerini göstermektedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

11. Hukuk Dairesi, E. 2020/148, K. 2020/4063, T. 13.10.2020

Bu 2020 tarihli kararda Daire, birden fazla şirketin aynı marka ailesi altında farklı ürün/hizmet segmentlerinde faaliyet gösterdiği grup yapılarında lisans sözleşmesine uygunluğun nasıl değerlendirileceğini incelemiştir. Grup içi marka kullanımlarında bile yazılı lisans belgesi ve sözleşme kapsamının net biçimde belirlenmesinin zorunlu olduğunu vurgulamıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

İspat Yükü ve Deliller

Marka lisans uyuşmazlıklarında ispat yükü, ileri sürülen talebe göre değişir. Lisans alanın sözleşme kapsamını aştığını ileri süren marka sahibi, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. Buna karşılık lisans alanın sözleşmeden doğan bedeli ödemediğini iddia eden marka sahibi, ödeme yükümlülüğünün muaccel olduğunu kanıtlamalıdır; lisans alan ise ödeme yaptığını ispat eder.

Haksız rekabet ve marka ihlali boyutu olan davalarda sıklıkla başvurulan deliller şunlardır:

  • Yazılı lisans veya devir sözleşmesi ve ekleri
  • TÜRKPATENT sicil kayıtları (marka tescil belgesi, sicile işlenen lisans/devir kaydı)
  • Piyasadan temin edilen ihlalci ürün veya ambalajların fiziksel örnekleri
  • Ticari defterlerin incelenmesi, banka hesap dökümleri ve satış faturaları
  • Tanık beyanları (özellikle bayilik, distribütörlük ilişkileri)
  • Marka karıştırılabilirliğine ilişkin bilirkişi raporu

Mahkemeler, karmaşık marka değerleme ve ihlal kapsamı hesaplamalarında bilirkişiye başvurma yolunu tercih etmektedir. Bilirkişi seçimi ve raporun denetlenmesi sürecinde aktif katılım, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Tazminat ve Talep Hesap Esasları

SMK m. 151, marka hakkı ihlalinden doğan zararın tazmininde üç hesap yöntemi sunmaktadır: fiilen uğranılan zarar, ihlalci tarafın elde ettiği kâr ya da lisans bedeli emsal yöntemi (makul lisans bedeli). Hak sahibi bu üç yöntemden birini seçer; mahkeme seçilen yöntem esas alınarak hükümeder.

Uygulamada en yaygın başvurulan yöntem, sektörde benzer lisans işlemlerinde ödenen bedelin emsal alınmasıdır. Bu nedenle davacının elinde karşılaştırılabilir lisans sözleşmelerinin bulunması ya da sektör bilirkişisinin bu konudaki tespitleri sonuç açısından belirleyici olmaktadır.

Ayrıca marka hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, bu kararın lisans sözleşmesi üzerindeki etkisine dikkat edilmelidir. 2023 tarihli Yargıtay kararının da vurguladığı üzere hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olup mevcut olmayan bir marka üzerindeki lisans sözleşmesi de geçerliliğini yitirir. Bu durum, bedelin iadesi taleplerini gündeme taşıyabilir.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Arabuluculuğu atlamak: Ticari nitelikteki lisans uyuşmazlıklarında arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşama atlanırsa dava usulden ret ile sonuçlanır ve zaman kaybedilir.
  2. Yazılı sözleşme yapmadan lisans vermek: Sözlü ya da örtülü lisans geçersizdir; uyuşmazlık anında taraflar sözleşme koşullarını ispat edemez.
  3. Sözleşme kapsamını belirsiz bırakmak: Coğrafi sınır, ürün/hizmet sınıfı ve sürenin açık tanımlanmadığı lisanslarda yorum uyuşmazlığı kaçınılmaz olur.
  4. Alt lisansı yasaklamayı unutmak: Sözleşmede açıkça düzenlenmezse yetkisiz alt lisans verildiğinde uygun hukuki araç belirsizleşir.
  5. Husumeti yanlış yöneltmek: Yargıtay'ın vurguladığı üzere, alt lisans yoluyla markayı kullanan bağımsız şirketi değil salt marka sahibini hedef almak ya da tam tersini yapmak dava dilekçesini temelden sakatlar.
  6. Sözleşme feshinden sonra bildirimi ihmal etmek: Lisans süresinin dolmasına veya feshe rağmen piyasada lisans alana atıfta bulunan materyallerin dolaşmaya devam etmesi, yeni ihlal iddialarına zemin hazırlar; feshin piyasaya açıkça duyurulması gerekir.
  7. Hükümsüzlük riskini göz ardı etmek: Lisans alınan markanın hükümsüzlüğe açık olduğunun farkında olmadan ödenen yüksek lisans bedelleri telafi edilemez zarara yol açabilir; due diligence aşamasında tescil geçmişi ve hükümsüzlük riskleri mutlaka incelenmelidir.

Marka Lisans Davalarında Emsal Tarama ve İçtihat Pro

Marka lisans ve devir uyuşmazlıkları, olgusal çeşitlilik ve sözleşme yorumuna bağlı nüanslar nedeniyle yerleşik içtihadın yakından takibini zorunlu kılar. Davayı açarken ya da savunma hazırlarken benzer sözleşme yapısını, benzer ihlal türünü veya benzer husumet sorununu ele almış güncel Yargıtay kararlarını dilekçeye yansıtmak, hâkimin kanaatini şekillendirmede somut etki yaratır.

İçtihat Pro'nun 10,8 milyonu aşan karar arşivinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin marka lisansına ilişkin tüm içtihadına üç farklı arama modundan ulaşmak mümkündür: Klasik arama numara ve tarih odaklı sorgu için; Yapay Zekalı arama doğal dil cümlesiyle hukuki soru sormak için; Anlamsal arama ise kavramsal yakınlık üzerinden benzer uyuşmazlık örüntüleri bulmak için kullanılır. Yerleşik içtihat platformlarının yıllık 34.200–48.000 TL, yapay zeka odaklı platformların 60.000–80.000 TL (Haziran 2026 itibarıyla) talep ettiği bu alanda İçtihat Pro, Pro Yıllık aboneliği ile aylık 199 TL'ye tam erişim sunmaktadır. Ücretsiz kayıt ile arşivi keşfedebilir, ihtiyaçlarınızı değerlendirdikten sonra aboneliğe geçebilirsiniz.

İçtihat Pro'ya ücretsiz kaydolun ve marka lisans içtihadını hemen taramaya başlayın →

Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her uyuşmazlık kendine özgü koşullar içerdiğinden, somut durumunuz için bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Marka lisans sözleşmesi ile marka devir sözleşmesi arasındaki temel fark nedir?

Lisans sözleşmesinde marka mülkiyeti sahibinde kalır; yalnızca kullanım ve yararlanma hakkı lisans alana tanınır. Devir sözleşmesinde ise mülkiyet tamamen el değiştirir ve eski marka sahibinin hakkı sona erer. Bu ayrım, özellikle markanın hükümsüzlüğü davalarında sonuçların kime karşı işleyeceğini doğrudan etkiler.

İnhisari lisans alan kişi, üçüncü kişilere karşı dava açabilir mi?

Evet. SMK'ya göre inhisari lisans alan, hak sahibinin yetkisi dahilinde veya sözleşmede açıkça kararlaştırılmışsa marka hakkına tecavüze karşı bizzat dava açabilir. Basit lisans alan ise kural olarak bu hakkı kullanamaz; hak sahibinin davayı açmasını veya davaya dahil edilmesini talep edebilir.

Lisans sözleşmesi sicile tescil edilmezse ne olur?

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, lisans sözleşmesinin TPMK/TÜRKPATENT'e bildiriminin kurucu değil bildirici nitelikte olduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla tescilsiz lisans taraflar arasında geçerliliğini korur; ancak iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi güçleşir.

Marka lisans sözleşmesinden doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?

Sözleşmeden doğan alacak talepleri (lisans bedeli, tazminat) Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri kapsamında on yıllık zamanaşımına tabidir. Haksız fiil niteliğindeki marka hakkı ihlali talepleri ise SMK kapsamında değerlendirilerek öğrenmeden itibaren iki yıl, her hâlükârda on yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Marka lisans uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu mudur?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun ticari uyuşmazlıklara ilişkin zorunlu arabuluculuk hükümleri, marka lisans ve devir sözleşmelerinden kaynaklanan alacak ve tazminat taleplerini kapsar. Bu nedenle dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olarak aranmaktadır.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp