Ceza Hukuku

Tehdit Suçu (TCK 106): Unsurlar, Ceza ve Emsal Kararlar

Tehdit suçu, TCK 106 uyarınca kişinin kendisini veya yakınlarını ağır ve haksız bir zarara uğratacağına dair beyan ya da davranışla gerçekleşir. Şikayet süresi, uzlaştırma zorunluluğu ve olası ceza miktarları bakımından uygulamada sık karıştırılan bir suç tipidir.

R Recep Karaca 15 dk okuma 0 görüntülenme
Tehdit Suçu (TCK 106): Unsurlar, Ceza ve Emsal Kararlar

Tehdit suçu, Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesi kapsamında kişinin kendisini veya yakınlarını ağır ve haksız bir zarara uğratacağına dair beyan ya da davranışla işlenen bir özgürlük suçudur. Mağdur olan herkes şikayetçi olabilir; ancak nitelikli haller savcılık tarafından re'sen soruşturulur. Mahkûmiyet hâlinde altı aydan başlayan hapis cezası, silah kullanımı gibi ağırlaştırıcı koşullarla beş yıla kadar yükselebilir.

Tehdit Suçu Nedir?

Tehdit suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre bir kimseyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Aynı maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde ise malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit de ayrıca suç olarak tanımlanmıştır.

Suçun temel korunan hukuki değeri bireysel özgürlük ve irade serbestisidir. Tehdit, kişinin karar verme özgürlüğünü ve psikolojik huzurunu doğrudan zedeler. Bu nedenle öğretide ve Yargıtay içtihadında suç, kişi özgürlüğüne karşı suçlar kategorisinde ele alınmaktadır.

Suçun konusu tehdidin içeriğidir: hayata, vücut bütünlüğüne, cinsel dokunulmazlığa yönelik tehditler birinci fıkranın ilk cümlesini oluştururken; mal varlığına veya genel bir kötülüğe ilişkin tehditler ikinci cümle kapsamında değerlendirilmektedir. Bu ayrım hem ceza miktarı hem de usul açısından (uzlaştırma, şikayet) belirleyicidir.

Tehdit Suçunun Unsurları

Maddi Unsurlar

Tehdidin suç oluşturabilmesi için belirli maddi koşulların bir arada bulunması gerekir. Her şeyden önce tehdidin ciddi, somut ve belirli bir içerik taşıması zorunludur. Soyut, belirsiz veya gerçekleşmesi imkânsız beyanlar tehdit suçunu oluşturmaz. Söz gelimi "işini bitiririm" gibi muğlak söylemler yerine "seni yaralayacağım" veya "aracını yakacağım" gibi doğrudan ve belirli içerikli ifadeler suç kapsamına girer.

Tehdidin mağdura ulaşması zorunludur; yani tehdit içeren beyan veya davranışın mağdurun bilgisine geçmesi gerekir. Tehdidin yazılı, sözlü, jest ve mimikle ya da elektronik iletişim araçlarıyla yapılması mümkündür; araç farkı suçun oluşumunu etkilemez.

Manevi Unsurlar

Tehdit suçu kastla işlenir; taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, mağdurun iradesini etkilemek ya da onu korkutmak amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Öfke ya da şakayı açıkça ortaya koyan bağlamlarda kastın bulunmadığı ileri sürülebilir; ancak bu savunma her olayın kendi koşullarına göre değerlendirilir.

Tehdidin Ciddiyeti Kriteri

Yargıtay, somut olayda tehdidin "makul bir kişide ciddi korku yaratabilecek nitelikte" olup olmadığını esas ölçüt olarak benimsemiştir. Bu değerlendirmede failin sıfatı, taraflar arasındaki ilişki, önceki olaylar ve tehdidin yapıldığı ortam gözetilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Uzlaştırma

Tehdit suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi'dir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Suçun elektronik iletişim araçlarıyla işlenmesi hâlinde gönderinin alındığı ya da iletinin okunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilebilir.

TCK 106/1 kapsamındaki tehdit eylemleri (her iki cümle de) uzlaştırma kapsamındadır. 7188 sayılı Kanun ile genişletilen uzlaştırma hükümleri çerçevesinde savcılık, iddianame düzenlemeden önce uzlaştırma bürosuna sevk yapmak zorundadır. Uzlaştırma görüşmeleri sonuçsuz kalırsa kovuşturmaya devam edilir. TCK 106/2 kapsamındaki nitelikli haller ise uzlaştırma ve şikayet dışında tutulmuştur; bu hâllerde savcılık re'sen harekete geçer.

Hal Ceza Şikayete Tabi? Uzlaştırma Görevli Mahkeme
TCK 106/1 – 1. cümle (hayat/vücut/cinsel dokunulmazlık) 6 ay – 2 yıl hapis Evet (6 ay) Zorunlu Asliye Ceza
TCK 106/1 – 2. cümle (mal/kötülük) 6 ay – 2 yıl hapis Evet (6 ay) Zorunlu Asliye Ceza
TCK 106/2-a (silahla tehdit) 2 yıl – 5 yıl hapis Hayır (re'sen) Uygulanmaz Asliye Ceza
TCK 106/2-b (birden fazla kişiyle) 2 yıl – 5 yıl hapis Hayır (re'sen) Uygulanmaz Asliye Ceza

Tehdit Davası Nasıl Açılır? Süreç ve Belgeler

Tehdit suçunda şikayete tabi hâllerde mağdur, olayı öğrenmesinden itibaren altı ay içinde savcılığa veya kolluğa şikayette bulunmalıdır. Şikayetin yazılı ya da sözlü yapılması mümkündür; sözlü şikayetlerde tutanak düzenlenir. Şikayetten vazgeçme, yargılamanın her aşamasında mümkündür ve kural olarak davayı düşürür; ancak nitelikli hâllerde vazgeçmenin etkisi yoktur.

Şikayet dilekçesine eklenebilecek başlıca deliller şunlardır:

  • Tehdit içeren mesajların, e-postaların veya sosyal medya paylaşımlarının ekran görüntüleri (tarih ve gönderen bilgisi görünür şekilde)
  • Tehdidin sesli ya da görüntülü gerçekleşmesi hâlinde ses/video kayıtları
  • Olayı doğrulayan tanıkların isimleri ve iletişim bilgileri
  • Tehdit içeren mektup veya notlar (asılları muhafaza edilmeli)
  • Psikolojik etkilenme ya da yaşanan zararı belgeleyen sağlık raporu veya uzman görüşü

Savcılık soruşturma aşamasında ifade alır, gerekirse teknik inceleme (dijital verinin tespiti ve muhafazası) talep eder. Uzlaştırma bürosuna sevkin ardından uzlaşma sağlanamazsa iddianame düzenlenir ve dosya Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderilir. Yargılama sonucunda beraat, mahkûmiyet, erteleme veya adli para cezasına çevirme kararlarından biri verilebilir.

Zamanaşımı ve Şikayet Süreleri

Tehdit suçunda şikayet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı aydır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup uzatılamaz; süresi içinde yapılmayan şikayet sonradan kabulünü zorlaştırır, dava açılmasına engel teşkil eder. Nitelikli hâllerde (TCK 106/2) şikayet şartı aranmadığından zamanaşımı, genel dava zamanaşımı süresine tabidir.

Tehdit suçu için genel dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Soruşturma veya kovuşturma işlemleri zamanaşımını keser ya da durdurabilir. Suçun zincirleme biçimde işlenmesi hâlinde zamanaşımı son suç tarihinden başlar.

Önemli bir pratik nokta: Elektronik ortamdaki tehditlerde mağdur mesajı gördüğü anda değil, tehdidin içeriğini ve failin kimliğini öğrendiği anda süre işlemeye başlar; mesajı anlamamış ya da failin kim olduğunu sonradan öğrenmiş olmak süreyi etkiler.

Emsal Kararlar Işığında Tehdit Suçu

Yargıtay, tehdit suçunun yorumlanmasında içtihadını yıllar içinde belirgin biçimde netleştirmiştir. Aşağıdaki kararlar hem suçun sınırlarını hem de yağma ve şantaj gibi bileşik suçlarla ilişkisini ortaya koymaktadır. Benzer nitelikteki davaları İçtihat Pro'nun Anlamsal arama moduyla tarayabilirsiniz.

6. Ceza Dairesi, E. 2021/17526, K. 2022/6979, T. 10.05.2022

Daire, bu kararında TCK 148/1 (yağma) ile TCK 106 (tehdit) arasındaki sınırı net biçimde çizmiştir. Yağma suçunda kullanılan tehdidin ayrıca TCK 106 kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışmasında, suçun unsur teşkil edip etmediği belirleyici ölçüt olarak benimsenmiştir. Yağmanın kurucu unsurunu oluşturan tehdit ayrı suç sayılamaz; ancak yağma kapsamı dışında kalan tehdit eylemleri TCK 106 çerçevesinde bağımsız biçimde yargılanmalıdır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

6. Ceza Dairesi, E. 2021/296, K. 2021/11790, T. 16.06.2021

Daire bu kararında, öncelikle sanığın sarfettiği ifadelerin gerçekten tehdit oluşturup oluşturmadığının titizlikle irdelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Tehdit suçunun birinci fıkrasının iki ayrı cümlesi arasındaki farka dikkat çekilerek, hayata/vücuda yönelik tehdit ile genel kötülük tehdidinin hem unsurlar hem de yaptırım açısından farklı değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır. Bu içtihat, sav ve savunma dilekçelerinde hangi fıkra cümlesine dayanıldığının somut olayda taşıdığı önemi gözler önüne sermektedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

18. Ceza Dairesi, E. 2017/8315, K. 2019/783, T. 09.01.2019

Bu içtihat; tehdit ve hakaret suçlarının aynı eylemden kaynaklandığı hâllerde her suç için ayrı değerlendirme yapılması ve cezaların ayrı ayrı belirlenmesi gerektiği ilkesini ortaya koyar. Yerel mahkemenin TCK 106/1-2. cümle uyarınca verdiği mahkûmiyet kararını onayan daire, hakaret fiilinin tehdit suçunda ağırlığını kaybetmediğini ve bağımsız suç oluşturduğunu teyit etmiştir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

18. Ceza Dairesi, E. 2016/2440, K. 2018/4206, T. 21.03.2018

Tehdit, şantaj ve hakaret suçlarının aynı eylemde iç içe geçtiği bu davada daire, uzlaştırma kapsamına giren suçlarda usul koşuluna riayetin zorunluluğunu hatırlatmış; uzlaştırma teklifinin yapılmamış olmasını bozma nedeni saymıştır. 2018 tarihli bu karar, usul eksikliklerinin esas yargılamayı sonradan nasıl sekteye uğratabileceğini somut biçimde göstermektedir.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

4. Ceza Dairesi, E. 2014/11606, K. 2014/31254, T. 30.10.2014

Birden fazla mağdura yönelik zincirleme tehdit eyleminin TCK 43/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği bu kararla netleştirilmiştir. Daire, farklı mağdurlara yönelik eylemlerde zincirleme hükmünün uygulanamayacağını; aynı mağdura farklı zamanlarda gerçekleştirilen tehditlerin ise bu madde kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koymuştur. Ayrıca TCK 106/2-a uygulamasında silahın somut kullanımı veya gösteriminin aranıp aranmayacağı tartışılmıştır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

1. Ceza Dairesi, E. 2009/2840, K. 2013/1084, T. 14.02.2013

Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen bu davada tehdit, silah suçu ve kasten öldürmeye teşebbüs bir arada değerlendirilmiştir. TCK 106/1'in yollamasıyla TCK 106/2-a'nın uygulandığı bu karar, fiilin niteliğine göre ceza artışının nasıl hesaplandığını ve farklı suçların içtima ilkeleri çerçevesinde nasıl bir araya getirileceğini gösteren örnek bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Kararın tam metnini İçtihat Pro'da inceleyin →

Cezanın Belirlenmesi, İndirimler ve HAGB

Tehdit suçunda temel ceza belirlendikten sonra mahkeme çeşitli indirim ve artırım nedenlerini değerlendirir. İyi hal indirimi (TCK 62), etkin pişmanlık, suçun alenen ya da toplu olarak işlenmesi ceza miktarını etkileyen başlıca faktörler arasındadır. Basit tehdit hâlinde ceza adli para cezasına çevrilebilir; bu da birinci kez suç işleyen sanıklar için önemli bir seçenektir.

Hapis cezasının ertelenmesi (TCK 51) uygulanabildiği durumlarda sanık denetim süresi sonunda cezasını çekmemiş sayılır. Önceki sicil durumu ve ceza miktarı bu değerlendirmenin belirleyici unsurlarıdır.

HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kurumu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda 30 Eylül 2026 tarihinden itibaren uygulamadan kalkacaktır. Bu tarihe kadar açılan ve sonuçlanan davalarda mahkemeler hâlâ HAGB kararı verebilir; ancak 1 Ekim 2026 sonrasında açılan davalarda bu kurum işletilemez. Bu geçiş döneminde sanık avukatlarının yargılama takvimini göz önünde bulundurması büyük önem taşımaktadır.

Nitelikli hâller (TCK 106/2) söz konusu olduğunda ise ceza alt sınırı iki yıla çıktığından erteleme ve adli para cezasına çevirme imkânları daha kısıtlı hale gelir. Bu nedenle suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirileceği, savunma stratejisini doğrudan etkiler.

Sık Yapılan Hatalar

  1. Şikayet süresini kaçırmak: Altı aylık şikayet süresi hak düşürücüdür; olayı öğrendikten itibaren vakit kaybetmeden savcılığa başvurulmalıdır.
  2. Delilleri korumamak: Mesaj ekran görüntülerinin tarih ve gönderen bilgisiyle birlikte alınmaması, ilerleyen aşamada delil tartışmalarına yol açar.
  3. Uzlaştırma aşamasını atlamak: Şikayete tabi tehdit hâllerinde uzlaştırma zorunludur; bu aşama atlanarak doğrudan yargılamaya geçilmesi usul hatası doğurur ve dosyanın iade edilmesine neden olabilir.
  4. TCK 106 fıkra ayrımına dikkat etmemek: Hayata/vücuda yönelik tehdit ile malvarlığına yönelik tehdit arasındaki farkı gözetmemek, hem ceza hem de usul açısından yanlış değerlendirmelere yol açar.
  5. Şantaj ile tehdidi karıştırmak: Tehdit içeren beyanın bir menfaat elde etmeye yönelik olması durumu şantaj suçuna (TCK 107) taşıyabilir; her iki suçun unsurları farklıdır ve ceza rejimleri ayrışır.
  6. Nitelikli hâli gözden kaçırmak: Silahla gerçekleştirilen ya da birden fazla kişiyle yapılan tehditlerde TCK 106/2 uygulanır; bu hâl re'sen soruşturulur, şikayet şartı ve uzlaştırma zorunluluğu aranmaz.
  7. Diğer suçlarla birleşme ihtimalini değerlendirmemek: Tehdidin yaralama girişimi, hakaret, konut dokunulmazlığını ihlal veya yağma ile birlikte işlenmesi hâlinde suçların içtiması ve zincirleme suç hükümlerinin doğru uygulanması gerekir.

Emsal Tarama ile Dilekçenizi Güçlendirin

Tehdit davaları uygulamada görünenden çok daha teknik ayrıntılar barındırır: hangi fıkra cümlesine dayandığı, uzlaştırmanın usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, cezanın belirlenmesinde hangi artırım ya da indirim nedenlerinin devreye girdiği, HAGB'nin takvim açısından nasıl değerlendirileceği… Her birinde güncel Yargıtay içtihadına hâkim olmak savunmanın ya da iddianın kalitesini doğrudan etkiler.

İçtihat Pro'nun 10.8 milyonu aşkın karar arşivinde Yargıtay 6. ve 18. Ceza Dairelerine ait tehdit kararlarının yanı sıra bölge adliye mahkemesi ve yerel mahkeme içtihatlarına da erişebilirsiniz. Klasik arama, Yapay Zekalı arama ve Anlamsal arama modlarının her biri farklı sorgu biçimlerine yanıt verir; "silahla tehdit cezası artırımı" gibi doğal dil sorguları veya "TCK 106/2 zincirleme" gibi teknik aramalar eşit kolaylıkla sonuç getirir.

Haziran 2026 itibarıyla yerleşik içtihat platformları yıllık 34.200–48.000 TL; yapay zeka odaklı platformlar 60.000–80.000 TL ücret talep ederken İçtihat Pro Pro aboneliği yıllık 2.866 TL (KDV dahil) ile ayda 199 TL'ye denk gelir. Ücretsiz kayıtla sınırlı aramaya hemen başlayabilir, Pro'ya geçişle tüm arşive sınırsız erişim elde edebilirsiniz: İçtihat Pro'ya kaydolun.

Bu makale yalnızca bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olaylarda alanında uzman bir avukattan destek almanız önerilir.

Sık Sorulan Sorular

Tehdit suçunda şikayet süresi ne kadardır?

TCK 106/1 birinci cümlesindeki basit tehdit şikayete tabi olup fail ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık şikayet süresi geçerlidir. Silahla tehdit gibi nitelikli haller (TCK 106/2) şikayete tabi değildir, savcılık re'sen soruşturma başlatır.

Tehdit suçunda uzlaştırma zorunlu mudur?

Evet, TCK 106/1 ikinci cümlesindeki "bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit" ile TCK 106/1 ilk cümlesindeki basit tehdit kapsamındaki eylemler uzlaştırma kapsamındadır. Uzlaştırma süreci tamamlanmadan dava açılamaz; uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam edilir.

Sosyal medya veya mesaj yoluyla gelen tehdit suç oluşturur mu?

Evet, tehdidin yazılı, sözlü veya elektronik iletişim araçlarıyla yapılması suçun oluşumunu etkilemez. WhatsApp mesajı, e-posta veya sosyal medya yorumları yoluyla yapılan tehditler de TCK 106 kapsamında değerlendirilir; ekran görüntüleri ve dijital kayıtlar delil niteliği taşır.

Tehdit suçunda HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) mümkün müdür?

30 Eylül 2026 tarihine kadar yürürlükte olan mevzuat çerçevesinde mahkemeler HAGB kararı verebilmekteydi; ancak Anayasa Mahkemesi HAGB kurumunu iptal etmiş ve bu karar 30.09.2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Bu tarihten itibaren HAGB uygulanmayacak, mahkeme doğrudan mahkûmiyet veya erteleme kararı verecektir.

Silahla tehdit ile basit tehdit arasındaki fark nedir ve ceza ne kadar artar?

Basit tehdit (TCK 106/1) için altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Silahla tehdit ya da birden fazla kişiyle tehdit (TCK 106/2) ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını gerektiren nitelikli hal olup şikayete tabi değildir ve ceza doğrudan artış gösterir.

Paylaş: Twitter Facebook LinkedIn WhatsApp