Danıştay 13. Daire Başkanlığı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/196 E. , 2023/2723 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının, … Grubu şirketlerinden … Yatırım Ortaklığı A.Ş.'de (… Gayrimenkul) kanunî temsilci olduğundan bahisle düzenlenen 166.331.610,10-TL tutarlı, … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının yönetim kurulu üyesi olduğu … Gayrimenkul tarafından … Bank A.Ş.'den kullanılan ve tahsil edilemeyen Fon alacaklarından sorumlu tutulabileceği, davalı idare tarafından ... İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararındaki gerekçeler doğrultusunda Fon alacağının mevzuata uygun olarak yeniden düzenlenmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, hakkında kesinleşen yargı kararlarının gerektiği şekilde uygulanmadığı, kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemden sonra şirketin muaccel hâle gelen alacaklarından sorumlu tutulamayacağı, takibe konu alacak miktarına dahil edilen kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, dava konusu işlemde borç tutarının nasıl hesaplandığına ilişkin somut bilgilerin yer almadığı, görev yaptığı süre içerisinde şirketin mali yapısını bozan veya taahhütlerini yerine getirmesine engel olan herhangi bir işlem yapmadığı, … Bank A.Ş.'nin hakim ortağı olmaması nedeniyle hakkında 4389 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 3. fıkrasının uygulanmaması gerektiği, yönetim kurulu üyelerinin ikinci derece sorumluluk sahibi olmaları nedeniyle şirket hakkında gerekli takip işlemleri yürütülmeden sorumluluğuna gidilemeyeceği, kanuni temsilci olarak görev yaptığı şirket hakkında 6183 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda gerekli takip işlemlerinin yürütülmediği, asıl borçlu şirket ile Fon arasında imzalan protokol gereğince takip işleminin protokole aykırı olduğu ve 6183 sayılı Kanun kapsamında takip yapılmasının Anayasa'ya aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin daha önce verilen yargı kararlarında belirtilen ilke ve esaslar doğrultusunda tesis edildiği, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı asıl borçlu şirketten alacağın tahsil edilemediği ve tahsil imkânının bulunmadığı, şirket ile imzalanan protokolde belirlenen borç tutarı ödenmediğinden söz konusu protokolün yürürlüğe girmediği, borç tutarının davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı süreler dikkate alınarak ayrıştırıldığı, faiz tutarının mevzuata ve yargı içtihatlarına uygun olarak hesaplandığı, 5411 sayılı Kanun'un 141. ve Geçici 16. maddeleri gereğince alacak zaman aşımının yirmi yıl olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY :
Davacının, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na intikal eden … Bank A.Ş.'nin hakim ortaklarından … Gayrimenkul'de 01/11/1997-27/01/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, … Bank A.Ş.'nin Fon'a devredilmesiyle anılan şirketin … Bank A.Ş.'ye olan borcunun kamu alacağı niteliği kazandığı, davacının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı şirketin … Bank A.Ş.'ye olan borcunun gecikme zammı ile birlikte toplam 166.331.610,10-TL'lik kısmından sorumlu tutulduğu, Fon alacağının tahsili amacıyla davacının kanuni temsilcisi olduğu şirkete 6183 sayılı Kanun’un 37., 55. ve 79. maddeleri uyarınca takibe başlanılmasına karşın alacağın tahsil edilememesi ve yapılan malvarlığı araştırmaları sonucunda tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması sonucunda 6183 sayılı Kanunun Mükerrer 35. maddesi uyarınca borçlu şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile 166.331.610,10-TL tutardan sorumlu tutulmasına karar verildiği, bu kapsamda söz konusu kamu alacağının takip ve tahsili için … tarih ve E… sayılı ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği, anılan ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Geçici 11. maddesiyle yürürlüğü devam eden mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/7-b maddesinde, "Hisseleri kısmen veya tamamen Fona intikal eden bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevliler aracılığıyla veya sair suretlerle banka kaynaklarını ve varlıklarını doğrudan veya üçüncü kişilere rehnetmek, teminat göstermek, ekonomik gücü olmayan kişilere kredi vermek, karşılığında kredi temin etmek amacıyla kredi kullandırmak, yurt içi veya yurt dışı banka ve malî kuruluşlar nezdinde depo veya sair adlarla hesap açtırmak veya bu hesapları teminat göstermek ve sair şekillerde kullanmak suretiyle veya başkaca dolanlı işlemlerle edindikleri veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacak Fon alacağı sayılır. Bu alacaklar hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Fon, bu para, mal, her türlü hak ve alacaklara ihtiyati haciz koymaya, muhafaza altına almaya ve bunlardan değeri Fon tarafından belirlenemeyenleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 72. maddesine göre kurulan takdir komisyonlarının Fon tarafından belirlenecek kurum ve kuruluşlarca hazırlanacak raporları da dikkate alarak tespit edeceği değeri üzerinden, alacağına ve/veya bu bankaların Fon tarafından devralınan zararlarına mahsuben devralmaya yetkilidir. Bu alacaklara zararın ve/veya alacağın doğmasına sebebiyet veren haksız işlemin yapıldığı tarihten itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanır." kuralına yer verilmiş; bu fıkraya 5020 sayılı Kanun’la eklenen paragrafta, Fon alacaklarından; yönetim ve denetimi Fon'a geçen ve/veya bankacılık yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynağını kullanmış olmasından dolayı Fon'a borçlu olması kaydıyla Fon'a intikal eden bir bankadan ilk kredinin ve/veya banka kaynağının kullanılmasından sonra, bu bendin birinci cümlesinde belirtilen gerçek ve tüzel kişilerin, edindikleri ve/veya bu suretle üçüncü kişilere edindirdikleri para, her türlü mal, hak ve alacaklarının banka kaynağı kullanılmak suretiyle edinildiği ve/veya edindirildiğinin kabul edileceği ve bu gerçek kişiler ile tüzel kişiler tarafından edinilen para, her türlü mal, hak ve alacaklar hakkında bu fıkrada yer alan kuralları uygulamaya Fon'un yetkili olduğu kurala bağlanmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na 5766 sayılı Kanunla eklenen Geçici 26. maddenin ikinci fıkrasında, "Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon'a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a)Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b)Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c)Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca, Kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir." kuralına yer verilmiştir. 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinde, "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. ..." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Fon'a devredilen veya yönetim ve denetimine el konulan bankalar nedeniyle oluşan Fon alacaklarından, borçlu olan şirketlerin kanunî temsilcilerinin sorumlu tutulabilmesi için 6183 sayılı Kanun, 4389 sayılı (Mülga) Bankalar Kanunu ve 5411 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelerin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Aktarılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların kaynak ve varlıklarının doğrudan veya dolaylı olarak bankanın hâkim ortaklarına ya da bu kişilerle ilişkili firma ve şahıslara aktarılmak suretiyle edinilmesi ya da edindirilmesi durumunda doğrudan ya da dolanlı bir şekilde edinilen ve/veya edindirilen banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacaklar Fon alacağı sayılmakta ve bu kaynakların usulsüz bir biçimde aktarılmasına ilişkin işlemlerde yer alan kişiler de 4389 sayılı Kanun'un 15/3. ve 15/7-b maddeleri kapsamında bu alacaktan sorumlu tutulabilmekte ve haklarında 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibe geçilebilmektedir. 6183 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan Mükerrer 35. maddesinde, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmektedir. Bu madde gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından bu tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir.
Bu aşamada, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesine, 04/06/2008 tarih ve 5766 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle eklenen beşinci ve altıncı fıkraların Anayasa Mahkemesi'nin 19/03/2015 tarih ve E:2014/144, K:2015/29 sayılı kararıyla iptal edilmesinin kanunî temsilcinin sorumluluğuna etkisinin, 5411 sayılı Kanun'un hâlen yürürlükte bulunan Geçici 26. maddesi göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gereklidir. 5411 sayılı Kanun'un Geçici 26. maddesindeki düzenlemeye göre, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilgili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılan bankalar ile tasfiyeye tâbi tutulan veya tasfiye işlemi başlatılan bankaların ortaklarının veya yöneticilerinin, yönetim kurulu, kredi komiteleri, şubeler, diğer yetkili ve görevlileri aracılığıyla banka kaynaklarını veya varlıklarını dolanlı şekilde edinmeleri veya edindirmeleri hâlinde, dolanlı şekilde edindirdikleri ve/veya edindikleri para, mal, her türlü hak ve alacakların temininde kullanılan banka kaynakları ve varlıkları nedeniyle doğan alacaklar Fon alacağı sayılmakta, Fon alacaklarında da, banka kaynağının kullanıldığı veya kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sıfatını haiz kişiler kanunî temsilci kabul edilerek Fon alacağından sorumlu tutulmaktadır. Bu şekilde Fon alacağından sorumlu tutulan kanunî temsilci, 6183 sayılı Kanun'un Mükerrer 35. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, temsilcisi olduğu tüzel kişiliğin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından şahsî mal varlığıyla sorumlu olacaktır. Amme alacağının ödenmemesinden sorumlu tutulan kanunî temsilci, bu sorumluluktan ancak kendi döneminde yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini ispatlayarak kurtulabilecektir.
Yukarıdaki değerlendirmeler bağlamında, Fon alacağı açısından kanunî temsilcinin sorumluluğu, kişinin kanunî temsilci olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan Fon alacakları ve ayrıca görev yaptığı dönemle sınırlı olmaksızın banka kaynağının ne kadarını edindiği veya edindirdiğiyle sınırlıdır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 01/11/1997-27/01/2000 tarihleri arasında … Gayrimenkul'de yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunduğu, dava konusu ödemeye çağrı mektubuyla davacının;
29/12/1999 tarihli İzmir Karşıyaka Belediyesi Gelirler Müdürlüğü'ne hitaben verilen teminat mektubundan, 21/01/2000 tarih ve 500.000-EURO tutarlı kabul aval kredisinden, 20/01/2000 tarih ve 588.358,91-EURO Hermes kredisinden, 16/11/1999 tarihinde … Bank NV'den kullanılan 1.318.527-USD'lik garantili ihracat kredisinden, 11/11/1996 tarihli … Ticaret Merkezi A.Ş.'ne verilen teminat mektubundan, … Bank Off Shore Ltd. tarafından … Grubu firmalarından … Corp. firmasına kullandırılan krediden, … Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile imzalanan 01/08/1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden, … A.Ş. ile imzalanan 01/08/1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklardan sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerden;
29/12/1999 tarihli İzmir Karşıyaka Belediyesi Gelirler Müdürlüğü'ne verilmek üzere kullandırılan teminat mektubunun, 19/02/2001 tarihinde tazmin edildiği, tahsil edilemediği için kanuni takip hesaplarına aktarıldığı,
2.21/01/2000 tarih ve 500.000-EURO tutarlı kabul aval kredisinin (Akreditif/Garanti Mektubu) 13/03/2001 tarihinde tazmin olduğu ve TL'ye çevrilerek 507.807,50-TL bedelle tazmin hesaplarına, buradan da kanuni takip hesaplarına aktarıldığı,
3.20/01/2000 tarih ve 588.358,91-EURO Hermes kredisinin (Akreditif/Garanti Mektubu) 30/04/2001 tarihinde 146.016,72-EURO'luk kısmı, 26/10/2001 tarihinde 71.890,24-EURO'luk kısmı, 26/04/2002 tarihinde 67.553,80-EURO'luk kısmı, 28/10/2002 tarihinde 66.558,54-EURO'luk kısmı, 28/04/2003 tarihinde 64.624,23-EURO'luk kısmı, 27/10/2003 tarihinde 62.701,53-EURO'luk kısmı, 26/04/2004 tarihinde 61.449,57-EURO'luk kısmı, 26/10/2004 tarihinde 60.528,10-EURO'luk kısmı, 26/04/2005 tarihinden 59.708,02-EURO'luk kısmı tazmin olduğu ve TL'ye çevrilerek tazmin hesaplarına, buradan da kanuni takip hesaplarına aktarıldığı,
4.16/11/1999 tarihinde şirketin … Bank NV'den kullandığı 1.318.527-USD'lik garantili ihracat kredisinin karşılığında … Bankası A.Ş. tarafından … Bank NV'ye garanti verildiği, garantinin 30/04/2001 tarihinde 176.599-USD'lik kısmı, 31/10/2001 tarihinde 159.146,21-USD'lik kısmı, 30/04/2002 tarihinde 145.634,93-USD'lik kısmı, 31/10/2002 tarihinde 143.472,86-USD'lik kısmı, 30/04/2003 tarihinde 139.874,11-USD'lik kısmı, 31/10/2003 tarihinde 137.291,18-USD'lik kısmı, 30/04/2004 tarihinde 135.722,24-USD'lik kısmı, 02/11/2004 tarihinde 134.710,92-USD'lik kısmı, 02/05/2005 tarihinde 133.882,91-USD'lik kısmı tazmin edilerek kanuni takip hesaplarına aktarıldığı,
5.11/11/1996 tarihinde … Ticaret Merkezi A.Ş.'ne verilmek üzere şirkete 3.000.000-USD'lik teminat mektubu verildiği ve teminat mektubunun 2.000.000-USD'lik kısmının serbest bırakıldığı, kalan kısmı olan 1.000.000-USD'nin, 30/12/2002 tarihinde 250.000-USD'sinin, 31/08/2004 tarihinde 300.000-USD'sinin, 04/10/2005 tarihinde 450.000-USD'sinin tazmin olunduğu ve kanuni takip hesaplarına aktarıldığı,
Bu kredilere ilişkin şirkete gönderilen ihtarnamede yer alan tutarlara, ihtarname tarihinden Fon'un alacağı temlik aldığı 27/11/2001 tarihine kadar ihtarnamede belirtilen temerrüt faiz oranı uygulandığı, temlik tarihinden 31/07/2016 tarihine kadar yapılan tahsilatlar düşülerek, görev süresinde kullandırılan ve görev süresi sonrasında vadeleri gelen ve ödenmeyen kredilerin anapara ve faiz tutarları da borç tutarına eklenmek suretiyle gecikme zammı hesaplandığı,
6.… Bank Off Shore Ltd. tarafından … Grubu firmalarından … Corp. firmasına kullandırılan kredi; … Bankası A.Ş. tarafından 10/03/1998 tarihinde … Bank Off Shore Ltd.'e 10.000.000-USD depo yapılarak karşılığında, … Corp firmasına … Bank Off Shore Ltd. tarafından 18/03/1998 tarihinde 10.000.000-USD kredi kullandırıldığı, kredinin … Corp. firmasına ... Gayrimenkul'ün 18/03/1998 tarihli halka arzında, yabancı yatırımcı olarak katılması ve hisse senetlerine olan talebi yükseltmek ve yabancı yatırımcıların katıldığı izlenimi vermek suretiyle Türkiye'de bulunan yatırımcıları yanıltarak hisse senetleri fiyatlarının yükseltilmesi amacıyla kullandırıldığı, 10.000.000-USD'lik kredinin kapatılmadığı, 05/02/2001 tarihinde içinde bahse konu kredinin bulunduğu … Grubu firmaları ile … Bankası A.Ş. arasında kredilerin geri ödenmesi amacıyla protokol imzalandığı, protokol kapsamında … Bankası A.Ş. tarafından … Corp. firmasına 18/06/2001 tarihinde kullandırılan 22.135.752-USD döviz kredisi ile firmanın … Bank Off Shore Ltd. nezdindeki riskinin kapatıldığı, aslında riskin kapatılmadığı, … Bankası A.Ş. bünyesine aktarıldığı, kredinin ödenmediği, kanunî takip hesaplarına aktarıldığı, … Corp. firmasına 10.000.000-USD kredi kullandırılarak, bu kredi ile … Gayrimenkul'ün halka arzına katılmasının sağlanması ve yapılan tüm bu işlemlerle Banka kaynağının kullanılarak Banka'nın zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle … Gayrimenkul'ün borç tutarı hesaplamasına dahil edildiği, 11/07/2001 tarihli hesap kat ihtarnamesinde yer alan 22.135.752-USD'ye 18/06/2001 tarihinden Fon'a temlik tarihi olan 27/11/2001 tarihine kadar ihtarnamede belirtilen %39 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, 27/11/2001 tarihinden 15/12/2016 tarihine kadar yapılan tahsilatlar düşülerek gecikme zammı hesaplandığı,
7.… Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin … Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile imzaladığı 01/08/1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan 231.192-USD,
8.… A.Ş.'nin ... Gayrimenkul ile imzaladığı 01/08/1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 717.210-USD,
Yedinci ve sekizinci sırada yer alan alacakların, anapara tutarına ödeme tarihinden itibaren, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4. maddesi gereğince "USD cinsi 1 yıllık mevduata devlet bankalarının verdiği en yüksek oranda" faiz uygulanarak 31/01/2011 tarihi itibarıyla hesaplanan USD karşılıklarının Türk Lirasına çevrildiği ve 31/01/2011 tarihinden 31/07/2016 tarihine kadar gecikme zammı hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sıradaki kredilere ilişkin olarak; söz konusu kredilerin kullandırıldığı ve teminat mektuplarının verildiği tarihte davacının şirketin yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldığından, bahse konu kredi ve teminat mektubundan sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Beşinci sırada yer alan teminat mektubuna ilişkin olarak; … Ticaret Merkezi A.Ş.'ye verilen teminat mektubunun, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinden önce (11/11/1996 tarihinde) düzenlendiği ve davacının görev süresinden sonraki tarihlerde (30/12/2002, 31/08/2004, 04/10/2005) tazmin edilmiş olması dikkate alındığında, davacının teminat mektubundan sorumlu tutulup tutulmayacağına ilişkin olarak yönetim kurulu üyeliği süresince teminat mektubunun nakde dönmesine ilişkin herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı saptanmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği açıktır.
Altıncı sırada yer alan krediye ilişkin olarak; davalı idare tarafından … Bank Off Shore Ltd. tarafından … Grubu firmalarından … Corp. firmasına kullandırılan kredinin, ... Gayrimenkul'ün 18/03/1998 tarihindeki halka arzında kullanıldığı belirtilmekte ise de, davacının krediyi kullanan … Corp. firmasında kanunî temsilcisi olarak görev yaptığına ilişkin olarak herhangi bir iddianın ve tespitin dosya kapsamında yer almadığı, davacının … Gayrimenkul'de kanuni temsilci olarak görev yapmış olması nedeniyle sorumluluğuna gidilebilmesi için … Corp. firmasına kullandırılan kredinin … Gayrimenkul'ün 18/03/1998 tarihindeki halka arzında kullanılarak bu firmaya aktarılmasında firmanın edinme/edindirme fiilerine aracılık ettiğinin ortaya konulması gerektiği, bu şekilde söz konusu firmanın da bu işlemlere aracılık ettiğinin açık bir şekilde ortaya koyulması halinde davacının söz konusu şirketin kanuni temsilcisi olarak sorumluluğuna gidilebileceğinden somut bir şekilde davacının görev yaptığı şirketin edinme/edindirme fiillerine aracılık ettiği ortaya konulmadan bahse konu krediden davacının sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Yedinci ve sekizinci sırada yer alan sözleşmelere ilişkin olarak ise … Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve … A.Ş.'nin ile imzalandığı belirtilen gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerine ilişkin olarak, dosya kapsamında davalı idarece sözleşmelere ve davacının sorumluluğuna ilişkin denetime herhangi bir açıklama, bilgi ve belge sunulmadığından davacının bahse konu sözleşmelerden kaynaklı olarak sorumlu tutulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesince belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.