Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/3518
Karar No
K. 2023/2733
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/3518 E.  ,  2023/2733 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2020/3518
Karar No: 2023/2733
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … TV Yayıncılık Reklamcılık ve Tanıtım A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Üst Kurulu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." çağrı işaretiyle yayın yapan radyo kanalının "..." çağrı işaretli radyo kanalında 08/05/2019 ve 09/05/2019 tarihlerinde yeniden iletilen yayınlarında, "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesi ya da onun yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsuna yer verilmediğinden Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin dördüncü fıkrasındaki, "Medya hizmet sağlayıcılar, yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında yayınların kaynak kuruluşu ile programın ismini belirtir, ayrıca radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesini yayınlar. Televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulur." kuralı ile yeniden iletime ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst (Üst Kurul) kararının 1. maddesindeki, "Yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında, yayınların kaynak kuruluşu ile programın isminin belirtilmesi, radyo yayın hizmetinde sesli olarak, yeniden iletimi yapılan her yayının/programın başında "Bu bir yeniden iletimdir" anonsunun yapılması, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, kaynak kuruluş logosu ile yeniden iletimi yapan kuruluş logosunun ekranda aynı anda bulunması," şeklindeki kuralın ihlâl edildiğinden bahisle anılan Üst Kurul kararının 3. maddesindeki, "Birinci maddede belirtilen hususlara aykırılık söz konusu olduğunda, 2. maddede belirtilen durumlar dışında yeniden iletimlerin tespit edilmesi hâlinde, yayınları yeniden iletilen ve yeniden iletimi yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar hakkında, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesi ikinci fıkrası kapsamında müeyyide uygulanması" kararı uyarınca 13.848,15-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi Hâkimliği'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Üst Kurulca, "... Medya A.Ş." unvanlı ve "..." çağrı işaretli kuruluş ile ulusal radyo yayın yapma hakkı ile kablolu radyo ve uydu radyo yayın lisansı bulunan davacı şirkete ait "..." çağrı işaretli kuruluşun yayınlarını iletmek üzere aralarında imzalanan 01/01/2019 tarihli "yeniden iletim sözleşmesi" kapsamında 08/05/2019 ve 09/05/2019 tarihli yayın bantlarının karşılaştırmalı olarak izlenmesi neticesinde, "..." çağrı işaretli kuruluş tarafından program başlarında ya da sonunda, haber bülteni ve hava durumu giriş çıkışlarında, saat başlarında "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesi ya da onun yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsuna yer verilmediği tespit edilerek idari para cezası uygulanması üzerine bakılan davanın açıldığı,

Üst Kurulca hazırlanan 12/06/2019 tarihli Yayın Hizmetleri İzleme ve Değerlendirme Raporu'nda kısaca, "..." çağrı işaretli medya hizmet sağlayıcı kuruluşun 08/05/2019 tarihli yayın akışının; ... 09/05/2019 yayın akışının ise; ... şeklinde olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca; saat başlarında toplam 5 dk'yı geçmeyecek şekilde hava durumu ve haber bülteni yayınlandığı; genel olarak pop müzik içerikli yayın yapıldığı, yayınların muhtelif yerlerinde sıklıkla "..., ..., ..." cingılının basıldığı ve bu yayın akışının "..." çağrı adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun aynı tarihli yayın akışı ile tamamen örtüştüğü tespit edilmiştir.

Ancak yapılan incelemede, "..." çağrı adlı medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, program başlarında yada sonunda, haber bülteni ve hava durumu giriş çıkışlarında, saat başlarında "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesi ya da onun yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsu geçtiği tespit edilememiştir. ...." tespitlerine yer verildiği, 01/01/2019 tarihli "yeniden iletim sözleşmesi" kapsamında "..." çağrı işaretli davacı şirketin yayınlarını ileten "... Medya A.Ş." unvanlı ve "..." çağrı işaretli kuruluşun söz konusu yayınlarında "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesi ya da onun yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsu kullanılmadığı anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, davacı şirket tarafından yayınları iletilen kuruluş olarak mevzuatla kendilerine bir sorumluluk ve müeyyide yüklenmediği, Üst Kurulca belirlenen yükümlülük kapsamında idari para cezası uygulanamayacağı iddia edilmiş ise de, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülükleri yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıları hakkında da idari para cezası uygulanacağının kurala bağlanmış olması karşısında bu iddianın yerinde bulunmadığı belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdarî Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:

Davacı tarafından, mevzuatta yeniden iletim yapanın sorumluluğuna bakıldığında yayın hizmetinin editoryal ve içeriğinden dahi sorumlu olduğunun görüldüğü, ancak yayını iletilene herhangi bir sorumluluk yüklenmediği, davalı idarece normlar hiyerarşisine aykırı karar alındığı, söz konusu Üst Kurul kararının 6112 sayılı Kanun'a aykırı olduğu, dava konusu idari para cezasının yetki, sebep, konu ve amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Üst Kurul işleminin hukuka ve mevzuat hükümlerine uygun olduğu, program başlarında ya da sonunda haber ve hava durumu giriş ve çıkışlarında saat başlarında “bu bir yeniden iletimdir” ifadesi veya yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsuna yer verilmemesinin mevzuata aykırılık teşkil ettiği, normlar hiyerarşisine aykırılık bulunduğuna ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığı, Kabahatler Kanunu'nun kanunilik ilkesini düzenleyen 4. maddesinin birinci fıkrasında kabahat fiili açısından kanunilik ilkesinin esnek tutulduğu, kapsam ve koşulları kanunla belirlenen hükümlere bağlı olarak idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle kabahat fiilinin tanımlanabileceği, Üst Kurul'un ikincil düzenlemesinde yer alan müeyyide ile ilgili metnin 6112 sayılı Kanun'da yer alan mevzuat hükümlerine atıf niteliğinde olduğu, kanunilik ilkesine aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY : … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararı ile, davacı şirkete ait "..." çağrı işaretiyle yayın yapan radyo kanalının "..." çağrı işaretli radyo kanalında 08/05/2019 ve 09/05/2019 tarihlerinde yeniden iletilen yayınlarında, "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesi ya da onun yerine geçecek herhangi bir bilgi anonsuna yer verilmediğinden Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 6. maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen, "Medya hizmet sağlayıcılar, yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında yayınların kaynak kuruluşu ile programın ismini belirtir, ayrıca radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesini yayınlar. Televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulur." kuralı ile yeniden iletime ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararının 1. maddesinde düzenlenen, "Yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında, yayınların kaynak kuruluşu ile programın isminin belirtilmesi, radyo yayın hizmetinde sesli olarak, yeniden iletimi yapılan her yayının/programın başında "Bu bir yeniden iletimdir" anonsunun yapılması, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, kaynak kuruluş logosu ile yeniden iletimi yapan kuruluş logosunun ekranda aynı anda bulunması," kuralının ihlâl edildiğinden bahisle anılan Üst Kurul kararının 3. maddesinde yer verilen, "Birinci maddede belirtilen hususlara aykırılık söz konusu olduğunda;

2.maddede belirtilen durumlar dışında yeniden iletimlerin tespit edilmesi hâlinde, yayınları yeniden iletilen ve yeniden iletimi yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar hakkında, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesi ikinci fıkrası kapsamında müeyyide uygulanması" kararı uyarınca davacı şiirkete 13.848,15-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine anılan Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasında, "ii) Yeniden iletim: Bir medya hizmet sağlayıcı tarafından sunulan yayın hizmetinin bütününün veya büyük bir bölümünün, kullanılan teknik araç ne olursa olsun alınmasını ve eş zamanlı olarak değişiklik yapılmadan iletilmesini, ... ifade eder."; "Yeniden iletim" başlıklı 4. maddesinde, "(1) Yayın hizmetlerinin alımı ve yeniden iletimi serbesttir. Yeniden iletim, ancak Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili hükümleri çerçevesinde sınırlandırılabilir. (2) Bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşun aynı yayın hizmetini uydu, kablo ve karasal gibi farklı ortamlardan değişiklik yapmaksızın eş zamanlı olarak iletmesi yeniden iletim olarak kabul edilmez. (3) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla yeniden iletimin usul ve esasları Üst Kurulca yönetmelikle düzenlenir. "; "İdarî yaptırımlar" başlıklı 32. maddesinin ikinci fıkrasında ise, "8. maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlâlin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı gözönünde bulundurularak, ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz. " kuralı yer almaktadır.

Medya hizmet sağlayıcıların uyması gereken yayın hizmeti usul ve esaslarını belirleme amacıyla hazırlananan Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Yeniden iletim serbestliği" başlıklı 5. maddesinde, "(1) Yayın hizmetlerinin alımı ve yeniden iletimi serbesttir. Bir medya hizmet sağlayıcı kuruluşun aynı yayın hizmetini uydu, kablo ve karasal gibi farklı ortamlardan değişiklik yapmaksızın eş zamanlı olarak iletmesi yeniden iletim olarak kabul edilmez. (2) Yeniden iletilen yayın hizmeti içeriğinin Kanuna uygunluğundan yeniden iletim yapan medya hizmet sağlayıcı sorumludur. (3) Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı yayın hizmetlerinin yeniden iletimi yapılamaz."; "Yeniden iletim usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinde, " (1) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla, yeniden iletim yapacak olan medya hizmet sağlayıcıların, yeniden iletim konusu yayınların kaynak kuruluşları ile yazılı sözleşme yapması ve sözleşmenin Üst Kurulca talep edildiğinde ibraz edilmesi zorunludur. (2) Yurt içinden yapılacak yeniden iletim, medya hizmet sağlayıcıların mevcut lisans türünü değiştiremez. (3) Yeniden iletimi yapılacak yayın hizmeti, bütünlüğü ve uyumu bozulmadan iletilir. Televizyon yayın hizmeti veren medya hizmet sağlayıcıları yeniden iletimini yapacakları yayın hizmeti üzerinde, alt yazı ve benzeri teknikler kullanarak yayın hizmeti ile ilgili herhangi bir yorum yapamazlar. Anında ve birebir tercümeler yorum sayılmaz. (4) Medya hizmet sağlayıcılar, yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında yayınların kaynak kuruluşu ile programın ismini belirtir, ayrıca radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesini yayınlar. Televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulur. (5) Yeniden iletimin bir medya hizmet sağlayıcı tarafından gerçekleştirilmesi hâlinde, medya hizmet sağlayıcı, yayında hiçbir değişiklik yapmamak ve yeniden iletilen yayının akışını değiştirmemek kaydıyla ticari iletişim yerleştirmesi yapabilir. (6) Yeniden iletimi yapacak medya hizmet sağlayıcı yeniden iletimini yaptığı yayın hizmetinin editoryal sorumluluğuna sahiptir. ..." kuralına yer verilmiştir.

Yeniden iletime ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararında, "1)Yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında, yayınların kaynak kuruluşu ile programın isminin belirtilmesi, radyo yayın hizmetinde sesli olarak, yeniden iletimi yapılan her yayının/programın başında "Bu bir yeniden iletimdir" anonsunun yapılması, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, kaynak kuruluş logosu ile yeniden iletimi yapan kuruluş logosunun ekranda aynı anda bulunması, 2) Birinci maddede belirtilen hususlara aykırılık söz konusu olduğunda; yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşun, sahip olduğu lisanslar dışında yayın iletim ortamının (Kablo, Uydu, Karasal, İnternet ve benzeri iletim ortamları.) değişmesine ve karasal ortamdan sahip olunan yayın hakları kapsamında lisans tipinin (T1, T2, T3 / R1, R2, R3) değişmesine veya yayın alanının genişletilmesine fiili olarak yol açan yeniden iletimlerin tespit edilmesi durumunda, yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluş hakkında 6112 sayılı Kanun 33. maddesi kapsamında, yeniden iletimi yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluş hakkında ise 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesi ikinci fıkrası kapsamında müeyyide uygulanması, 3) Birinci maddede belirtilen hususlara aykırılık söz konusu olduğunda;

2.maddede belirtilen durumlar dışında yeniden iletimlerin tespit edilmesi hâlinde, yayınları yeniden iletilen ve yeniden iletimi yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar hakkında, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesi ikinci fıkrası kapsamında müeyyide uygulanması, ...” karşılaştırılmıştır. HUKUKÎ DEĞERLENDİRME: "Yasama organının tek zorunluluğu, Anayasa'ya aykırı düzenleme yapmamaktır. Buna karşılık idare yasama organı tarafından önceden kanunla düzenlenmemiş bir alanda faaliyette bulunamaz. İdare faaliyette bulunabilmek için mutlaka kanundan aldığı bir yetkiye sahip olmalıdır. İdarenin işlemleri kanuna dayanmak zorundadır. Kanun olmayan yerde idare de yoktur. Bu anlamda idarenin düzenleme yetkisi kanundan kaynaklanan, kanunu izleyen, yani secundum legem bir yetkidir. Diğer bir ifadeyle idare yasama organı devreye girmeden tek başına çalışamaz. Yani idari fonksiyon kanuna dayanmak zorundadır. İdarenin kanun olmayan bir alanda genel düzenleme yetkisi yoktur. İdarenin kendine has bir inisiyatif gücü yoktur. İdarenin alanı kanunların uygulamasıdır. Kısaca idare kanuna dayanmalıdır. Kanuna dayanma ilkesi, idarenin bir alanda faaliyette bulunmasının şartıdır. Kanun olmayan yerde idare olmaz. Kanuna dayanma ilkesi, idarenin hem kuruluşu, hem işleyişi, yani bütün faaliyetleri, idarenin hem işlemleri, hem de eylemleri için geçerli bir ilkedir. Keza bu ilke idarenin hem düzenleyici, hem de bireysel işlemleri için geçerlidir." (GÖZLER Kemal, İdare Hukuku, Mayıs 2019, Bursa, s. 152, 153, "H. İdarenin Kanunîliği İlkesi" Bölümü, 1. Kanuna Dayanma İlkesi (İdarenin Secundum Legem Özelliği) Başlığı, a) Genel Olarak alt başlığı).

Kanunîlik ilkesi ceza hukukunda suç teşkil eden fiillerin ve bunlara verilecek cezaların (ceza türlerinin ve ceza miktarlarının) kanunla belirlenmesinin zorunlu olmasını ifade eden bir kavramdır. Ceza türlerinin kanunla belirlenmesi mutlak bir zorunluluk olmakla birlikte, ceza miktarı doğrudan maktu veya nispi olarak kanunla belirlenebileceği gibi, ceza miktarının belirlenmesi kanunla öngörülen alt-üst limit arasında yine kanunla ceza yargıcına bırakılabilir.

Suçların, yani karşılığında ceza verilecek fiillerin de ceza hukukunda kanunla belirlenmesi esas olmakla birlikte, bazı teknik konularda ceza verilecek fiillerin somut olarak kanunla belirlenmesinin güç olduğu hâllerde, kanunla çizilen çerçeve içinde bu fiillerin ayrıntılarının belirlenmesi kanun tarafından istisnai olarak idari düzenlemelere de bırakılabilir.

Hangi fiillere idari cezaların uygulanacağına, yani "idari suçların" nasıl belirleneceğine gelince, bunlar da doğrudan kanunla belirleneceği gibi, kanunun çizdiği çerçeve içinde kanun tarafından idari düzenlemelere de bırakılabilir. Bu husus kabahat cezaları ve regülatif cezalar için geçerli olacak biçimde Kabahatler Kanunu'nda da açıkça öngörülmüştür. Zira Kanun'un 4. maddesinde, "Hangi fillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir. Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir." denilmektedir.

Özellikle bağımsız idari otoritelerce verilen regülatif cezalarda bu konuda kanunla çizilen çerçevenin son derece genel olması da önemli bir sakınca yaratmaz. Çünkü özellikle regülatif cezalarda zaten regülasyon otoritesince verilecek idari cezanın konusu o otoritenin kanunla belirlenmiş olan regüle ettiği sektör veya alandır. Bu nedenle bu alanlarda idari ceza verilecek fiillerin belirlenmesinde kanunla ayrıca ayrıntılı bir çerçeve çizilmesine dahi gerek olmadığı ileri sürülebilir. Zira zaten kanun koyucu bağımsız idari otoriteleri belli bir alanda düzenleme ve denetleme yapmakla özel olarak görevlendirmiş olup bunların görev ve yetki alanı için kanun zaten bir "çerçeve" çizmiş olmaktadır. Bunların kanunla vermeye yetkili kılındıkları idari ceza türlerini hangi fiiller için verebileceklerini bizzat kanunla tek tek belirlemek zaten zorunlu olmadığına ve kanunun bu fiiller için bir "çerçeve" çizmesi yeterli görüldüğüne göre, bunların ceza verecekleri fiiller için bu çerçeve zaten kanunla bunların görev alanı spesifik olarak belirlenerek -dolaylı da olsa- çizilmiş olmaktadır (ULUSOY Ali, İdari Yaptırımlar, Kasım 2013, İstanbul, s. 85, 86, "4. Suç ve Cezaların Kanunîliği"). "...

41.Öte yandan Anayasa’nın 13. maddesi kapsamında çalışma ve sözleşme hürriyetini sınırlamaya yönelik bir kanunî düzenlemenin bulunması yeterli değildir. Anayasa Mahkemesinin sıkça vurguladığı gibi temel hakları sınırlayan kanunun şeklen var olması yeterli olmayıp yasal kuralların keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir düzenlemeler niteliğinde olması gerekir.

42.Esasen temel hakları sınırlayan kanunun bu niteliklere sahip olması, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hukuk devletinde, kanunî düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 04/05/2017, § 153). Kanunda bulunması gereken bu nitelikler hukuki güvenliğin sağlanması bakımından da zorunludur. Zira bu ilke hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar (AYM, E.2015/41, K.2017/98, 04/05/2017, § 154). Dolayısıyla Anayasa’nın 13. maddelerinde sınırlama ölçütü olarak belirtilen kanunîlik, Anayasa’nın 2. maddesinde güvenceye alınan hukuk devleti ilkesi ışığında yorumlanmalıdır." (Anayasa Mahkemesi'nin 14/11/2019 tarih ve E:2018/90, K:2019/85 sayılı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinin iptaline ilişkin kararı).

Hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanması bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceğinden hukuk devletine aykırılık teşkil etmenin yanında âdil yargılanma hakkını da zedeler. Âdil yargılanma hakkı, uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk kurallarının öngörülebilir olmasını zorunlu kılmaktadır. Türk anayasal sisteminde hak ve özgürlükleri kısıtlayıcı düzenleme yapma yetkisi yasama organına aittir. Hak ve özgürlüğü kısıtlayıcı bir kanunun kapsamını genişletici yorum ve uygulamalar kanun koyucunun getirmediği bir sınırlandırmanın idarî ve yargısal makamlarca ihdas edilmesi sonucunu doğurabilir. Bu açıdan hak ve özgürlükleri sınırlandıran kurallara ilişkin yorum ve uygulamaların kuralın kapsamını genişletici nitelikte olmaması ve öngörülebilir sınırlar içinde kalması önem taşımaktadır. Diğer bir ifadeyle derece mahkemelerinin, hak ve özgürlükleri sınırlayıcı kuralların kapsamının geniş yorumlanması hususunda oldukça ihtiyatlı davranması gerekir. Aksi durum keyfî uygulamaların yaygınlaşmasına ve bireylerin kamu otoritelerine karşı güvencesiz bir konuma düşmesine yol açar (AYM, M.B. [GK], B. No: 2018/37392, 23/07/2020, § 104). 6112 sayılı Kanun'un "Yeniden iletim" başlıklı 4. maddesinin üçüncü fıkrasında, "5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri saklı kalmak kaydıyla yeniden iletimin usul ve esasları Üst Kurulca yönetmelikle düzenlenir. " şeklindeki kuralla Üst Kurul'a yeniden iletimin usul ve esaslarının belirlenmesi konusunda yetki verilmiş; "İdarî yaptırımlar" başlıklı 32. maddesinin ikinci fıkrasındaki, "8. maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu Kanun'un diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlâlin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlâlin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir. ..." şeklindeki kuralla da Üst Kurul tarafından yönetmelik ve alt düzenleyici işlemler ile getirilen yükümlülükleri yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcılarına yaptırım uygulama yetkisi verilmiştir. Yeniden iletim, bir medya hizmet sağlayıcı tarafından sunulan yayın hizmetinin bütününün veya büyük bir bölümünün, kullanılan teknik araç ne olursa olsun alınmasını ve eş zamanlı olarak değişiklik yapılmadan iletilmesini ifade etmektedir.

Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin "Yeniden iletim usul ve esasları" başlıklı 6. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Medya hizmet sağlayıcılar, yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında yayınların kaynak kuruluşu ile programın ismini belirtir, ayrıca radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesini yayınlar. Televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulur." kuralına yer verilmek suretiyle radyo yayınlarının yeniden iletimini yapan medya hizmet sağlayıcılarına, yapılan yayının yeniden iletildiğini gösterir "Bu bir yeniden iletimdir" ifadesinin yayınlanması yükümlülüğü getirilmiş olup, yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcıları bakımından ise bir yükümlülük öngörülmemiştir.

Yeniden iletime ilişkin usul ve esasların belirlenmesine yönelik … tarih ve … sayılı Üst Kurul kararının 1. maddesinde ise, "1)Yeniden iletimi yapılacak yayın hizmetinin başında, yayınların kaynak kuruluşu ile programın isminin belirtilmesi, radyo yayın hizmetinde sesli olarak, yeniden iletimi yapılan her yayının/programın başında 'Bu bir yeniden iletimdir' anonsunun yapılması, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, kaynak kuruluş logosu ile yeniden iletimi yapan kuruluş logosunun ekranda aynı anda bulunması," kuralına yer verilerek aktarılan Yönetmeliğin 6. maddesinin dördüncü fıkrasıyla aynı doğrultuda düzenlemeye yer verilmiştir. Ancak Üst Kurul kararının 3. maddesi ile birinci maddede belirtilen hususlara aykırılık söz konusu olduğunda, 2. maddede belirtilen durumlar dışında yeniden iletimlerin tespit edilmesi hâlinde, yeniden iletimi yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşların yanı sıra, yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar hakkında da, 6112 sayılı Kanun'un 32. maddesi ikinci fıkrası kapsamında müeyyide uygulanması hususunda düzenleme yapılmıştır. 6112 sayılı Kanun'un 4. ve 32. maddeleri uyarınca, Üst Kurul tarafından yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara da yükümlülük getirilebilecek olmakla birlikte, yeniden iletim hususunda Kanun, Yönetmelik ve Üst Kurul kararında yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara yükümlülük getiren fillere yer verilmediği, buna karşın Üst Kurul kararı ile, radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesine yer verilmemesi, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulmaması hâllerinde yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara yaptırım uygulanması yönünde düzenleme yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu itibarla, yeniden iletim hususunda 6112 sayılı Kanun ve medya hizmet sağlayıcıların uyması gereken yayın hizmeti usul ve esaslarını belirleme amacıyla hazırlanan Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'te yeniden iletimi yapan kuruluşların uyması gereken usul ve esaslara ilişkin düzenlemeler yapılarak sorumluklarına yer verildiği ve yeniden iletilen yayın hizmeti içeriğinin Kanuna uygunluğundan yeniden iletim yapan medya hizmet sağlayıcının sorumlu olduğunun belirtildiği, ancak yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara ilişkin yeniden iletim hususunda açık bir yükümlülük düzenlenmediği dikkate alındığında, Üst Kurul kararı ile, radyolarda sesli olarak yayının başında “Bu bir yeniden iletimdir.” ifadesine yer verilmemesi, televizyon yayın hizmetinde yeniden iletim yayınları boyunca, yayınların kaynak kuruluş logosu yeniden iletimi yapan kuruluşun logosu ile birlikte ekranda bulundurulmaması hâllerinde yayınları yeniden iletilen medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara yaptırım uygulanması yönünde getirilen düzenleme uyarınca, yayınları yeniden iletilen davacı medya sağlayıcı hizmet kuruluşu hakkında idari para cezası uygulanmasına dair dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin kabulüne;

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 30/05/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.