Esas No
E. 2011/8040
Karar No
K. 2012/9758
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2011/8040 E.  ,  2012/9758 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 03/07/2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/12/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ..... İnşaat A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı ... İnşaat AŞ'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2.Davalının diğer temyizine gelince; dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece; davanın ve birleşen davanın davalı DSİ yönünden husumetten reddine,davalı ... İnşaat AŞ yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı şirket tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar dava dilekçelerinde; davalılar tarafından HES inşaatı kapsamında yapılan yol çalışmalarının etkisiyle meydana gelen heyelan sonucu taşınmazlarının geri dönülmez biçimde kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek paylarına isabet eden oranda taşınmaz değerinin davalılardan tahsilini istemişlerdir.

Davalı DSİ, dava konusu olayda sorumlulukları bulunmadığından öncelikle husumet, olmadığı takdirde yargı yolu nedeniyle görev yönünden davanın reddini savunmuş; davalı şirket ise olayda illiyet bağının bulunmadığını,heyelanın doğal nedenlerden kaynaklandığını, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, diğer davalı DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan sözleşme gereği yol çalışmalarının davalı idarece öngörülen projeye uygun olarak yapıldığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün diğer davalı şirketle yapmış olduğu eser sözleşmesi kapsamında yapılan yol çalışması sırasında oluşan zarar nedeniyle davalı DSİ Genel Müdürlüğü'ne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davalı DSİ Genel Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden ise bilirkişi raporları da dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

11.2.1959 günlü ve 17/15 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının I. bendinde açıkça belirtildiği gibi, bir kamu kurumu tarafından verilen kararlar üzerine plan ve projesine göre bir yol yapılması dolayısıyla evinin duvarı yıkılan veya bodrum katını sel basan, bir su tesisi yapılması neticesinde tarlasındaki sular çekilip ağaçları ve mahsulleri kuruyan veya tarlası ekilemez hale gelen yahut tarlasının kenarından geçen derenin kuruması yüzünden tarlası susuz kalan veya su tesisinin bozukluğu yahut bakımındaki ihmal yüzünden tarlasını sular basıp bu suların getirdiği kumlardan dolayı tarlası artık ekilemeyecek duruma düşen kimsenin uğradığı zararlar gibi zararlar idari kararın ve fiilin neticesinde meydana gelen zararlardır. Zira bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp o plan ve projeler gereğince işi görmesi de verilen kararın neticesi olan birer idari eylemdir. O halde sözü edilen kararda örnek olarak belirtilen bu eylemlerden doğan zararların ödettirilmesi istekleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce bir tam yargı davasıdır ve bu davalara bakma görevi idari yargı yerine aittir.

Temyize konu edilen olayda davacı tarafça, davalı idare tarafından HES inşaatı kapsamında yaptırılan yol çalışması nedeniyle heyelan meydana geldiği ve taşınmazlarının zarar gördüğü iddia edilerek tazminat istendiğine göre DSİ yönünden yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog