Aramaya Dön

Hukuk Genel Kurulu

Esas No
E. 2012/497
Karar No
K. 2013/150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

Hukuk Genel Kurulu         2012/497 E.  ,  2013/150 K.MECURUN ERKEN TAHLİYESİ

İHBAR ÖNELİNE UYMAKSIZIN TAHLİYE

KİRA PARASI, HOR KULLANMA TAZMİNATI,AİDAT VE ABONELİK GİDERLERİ

BORÇLAR KANUNU(MÜLGA) (818) Madde 260

HUKUK GENEL KURULU KARAR

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, depozitonun iadesi; birleşen dava ise kira parası, hor kullanma tazminatı, aidat ve abonelik giderleri istemlerine ilişkindir. Davacı-birleşen dava davalısı, davalıya ait taşınmazı 1.11.2001 tarihli 6 aylık kira sözleşmesi ile kiraladığı ve süre sonunda boş olarak teslim ettiği halde 2.100 USD depozite bedelinin iade edilmediğini bildirerek tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı-birleşen dava davacısı, davanın reddi ile birleşen davasında kira sözleşmesinde 60 gün önceden ihbar şartına uymadan ve yasal olarak teslim etmeden ortak giderleri ve abonelik ücretlerini ödemeden bırakıp gitmesi nedeniyle kira alacağı ve taşınmazın giderleri toplamı olarak 12.366,26 TL nin tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl davanın kabulü ile 2100 USD depozite bedelinin tahsiline; birleşen davanın reddine dair verilen karar; Özel Dairece yukarıda aynen alınan gerekçeler ile bozulmuş; mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnilmiştir. Karar Özel Daire tarafından sadece Haziran ve Temmuz 2002 ayları kira parası ile bu döneme isabet eden aidat ve abonelik ücretlerine yönelik olarak bozulmuş; depozito ve diğer taleplere ilişkin bozma yapılmamıştır. Direnme kararını davalı-birleşen davanın davacısı temyize getirmektedir.

Açıklanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlarının kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen 01.11.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde tahliye talebinin 60 gün öncesinden kiralayana bildirileceği yolunda bir hüküm bulunup bulunmadığı; davacı-birleşen davanın davalısının kiralananı yasal olarak süresinde kiralayan davalı-birleşen davanın davacısına teslim ettiğini kanıtlayıp kanıtlayamadığı; burada varılacak sonuca göre davalı-birleşen davanın davacısı kiralayanın Haziran ve Temmuz 2002 ayları kira parası ile bu döneme isabet eden ortak gider ve abonelik ücretlerini ödemesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

Taraflar arasında düzenlenen 01.09.1999 başlangıç tarihli ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi ile davacı-birleşen davanın davalısının, davalı-birleşen davanın davacısına ait taşınmazı kiraladığı, bu kira sözleşmesinin yine taraflar arasında düzenlenen 01.11.2001 başlangıç tarihli 6 ay süreli kira sözleşmesi ile fesih edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı-birleşen davanın davalısı kiracı taşınmazı sözleşme süresinin sonunda tahliye ettiğini ve kiralayana teslim ettiğini savunmuş ise de, taşınmazı usulüne uygun olarak tahliye ederek, anahtarları kiralayana teslim ettiğini yöntemince kanıtlayamamıştır.

Davalı-birleşen dava davacısı kiralayan, kiracının taşınmazı 04.06.2002 tarihinde tahliye ederek anahtarlarını site yönetimine teslim ettiğini ve aynı tarihte site yönetimi ile birlikte taşınmazda tesbitte bulunduklarını söylemiştir. Öyle ise taşınmazın yasal olarak 04.06.2002 tarihinde tahliye edildiğinin kabulü gerekir. Taraflar arasında düzenlenmiş iki ayrı kira sözleşmesi ve bir de ayrıca tarihsiz olarak düzenlenmiş “Özel Şartlar” başlıklı belge bulunmaktadır. Özel şartlar başlıklı bu belgenin 2.maddesinde, “Konut sahibi ve kiracı, tahliye taleplerini en az 60 gün önceden birbirlerine noter tebligatı ile bildirmek zorundadır.” hükmü bulunmaktadır.

Davacı-birleşen dava davalısı kiracı, özel şartlar başlıklı belgenin ilk kira sözleşmesi olan 01.09.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesine ait olduğunu, daha sonradan 01.11.2001 tarihinde düzenlenen sözleşmesinde taşınmazın tahliyesi istenildiğinde 60 gün önceden kiralayana bildirileceğine dair bir hüküm bulunmadığını; davalı-birleşen dava davacısı kiralayan ise, özel şartlar başlıklı bu belgenin sonradan düzenlenen 01.11.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin eki olduğunu, davacı kiracının burada kararlaştırılan önele uymaksızın taşınmazı tahliye ettiğinden bu aylara isabet eden kira ve diğer giderleri talep ettiğini söylemiştir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve maddi olguya ilişkin açıklamalar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

S O N U Ç : Davalı-birleşen dava davacısının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa eklenen “ Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. Maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, aynı Kanun'un 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 30.01.2013 gününde ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.