Esas No
E. 2011/13611
Karar No
K. 2012/18501
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

4. Hukuk Dairesi

E. 2011/13611 K. 2012/18501 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2011/13611, K. 2012/18501, T. 04.12.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/13611
Karar No
2012/18501
Karar Tarihi
04.12.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

4. Hukuk Dairesi         2011/13611 E.  ,  2012/18501 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... AŞ. aleyhine 22/05/2002 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/12/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi de davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 04/12/2012 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı şirket vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

2.Davacının diğer temyiz itirazına gelince: Dava; mülkiyeti hazineye ait 167 ada 1 ve 168 ada 1 sayılı parsellerden davalı şirket tarafından izinsiz olarak alınan kum bedelinin ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin kısmen kabulüne dair verilen karar, taraflarca temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğinden; davalı şirketin dava konusu 167 ada 1 ve 168 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki kum ocağı ruhsatının 4/10/1994 tarihinde İl Daimi Encümen kararı ile iptal edildiği, ruhsatın iptali işleminin iptaline yönelik olarak idare mahkemesinde dava açılmış ise de bu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmediği gibi ruhsatın iptaline yönelik işlemin hukuka uygun olduğu Danıştay'ın 14/1/2001 tarihli onama kararı ile anlaşılmaktadır. Şu halde davalı şirketin asıl davada istem konusu yapılan 1994-1999 yılları ile birleşen dosyada dava konusu yapılan 2/2/1999-1/11/2002 tarihleri arasında izinsiz olarak malzeme aldığının kabulü gerekir. Öte yandan, dosya arasındaki tespit komisyon raporları ile dava konusu yerler ile ilgili olarak davacı tarafından davalı aleyhine açılan 2002/227 Esas sayılı men davasında aldırılan bilirkişi raporları ile izinsiz alınan kum miktarı da belirlenmiştir. Aradan geçen zaman itibariyle dava konusu edilen yerde yeniden keşif yapılarak alınan malzeme tutarını belirlemek de mümkün görülmediğinden az yukarıda açıklanan dosyadaki belirlemelerin esas alınması gerekir.

Yerel mahkemece davacıların isteminin izinsiz alınan kum bedeline yönelik olduğu gözetilmeksizin, malzeme bedelinin her durumda taşınmaz değerini aşamayacağı gerekçe gösterilerek hakkaniyete göre bir miktara karar verilmiş olması doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, izinsiz alınan kum bedelini o tarihteki Bayındırlık birim fiyatına göre belirleyerek oluşacak sonuca göre karar vermektir. Açıklanan yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

3.Davalının diğer temyiz itirazına gelince;

Yukarıda açıklanan kriterlere göre belirlenecek zarar tutarından dosya içerisine giren bilgi ve belgelere göre aynı yerden dava dışı kurumlar tarafından da malzeme alımı yapıldığı anlaşıldığına göre Borçlar Kanunu 43-44. maddesi uyarınca zarar tutarından uygun bir indirim yapılmalıdır. Açıklanan bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, tarafların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine ve temyiz eden davacı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davalıya, temyiz eden davalı yararına takdir olunan 900,00 TL duruşma avukatlık ücretinin de davacıya yükletilmesine ve davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog