9. Hukuk Dairesi
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece feshin sendikal nedene dayandığının ispatlanmadığı ancak davalı şirketin norm kadro çalışmasının bulunmadığı, işten çıkarılacak çalışanların belirlenmesinde hangi kriterler seçildiğine ilişkin belge ve dökümanların olmadığı değişiklik feshinde değişiklik teklifinin iş hukukuna ilişkin eşit davranma ilkesini ihlal etmesi halinde işçinin bu teklife katlanmak zorunda olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (04.04.2008 gün ve 2007/29752 Esas, 2008/7448 Karar sayılı ilamımız). Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı(tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı(keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı(ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır. 4857 Sayılı Kanunun 22. maddesine göre “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir.” Somut olayda davalıya ait Bolu Gölyaka’da bulunan işyerinde çalışan davacının da aralarında bulunduğu 13 işçiye kapasite azaltılmasından dolayı 57 çalışanın 20 kişi azaltılarak 37 çalışana düşürüleceği, bu 20 kişinin gönüllülük esasına göre belirleneceği, ancak yeterli başvuru olmadığı, bu nedenle şirket yönetimi tarafından davalı şirketin Çorlu Velimeşe’deki işyerinde görevlendirileceklerinin belirlendiği bu nedenle bu yerde işe başlamalarının uygun görüldüğü, taşıma masraflarının şirket tarafından karşılanacağı ayrıca 4 gün ücretli izin verileceği belirtilerek teklifte bulunulduğu, ancak söz konusu teklifin kabul edilmemesi üzerine davacının iş sözleşmesi esaslı değişikliğin işletmenin gerekliliğinden kaynaklandığı, şirketin iki işyeri bulunduğu, davacının çalıştığı işyerinin teşvik kapsamında olduğu için açıldığını ancak gelinen noktada ekonomik ve lojistik sebepler, şirketin müşterilere daha yakın olmak ve daha iyi hizmet vermek adına makinelerin bir kısmının Çorlu-Velimeşe’ye taşıma ve kademeli olarak işletmesini teke indirme ihtiyacının doğduğu, bir çok makinenin Çorlu Velimeşe’deki tesise aktarıldığı gerekçesiyle işletmenin ve işyerinin gereklerinden dolayı feshedilmiştir. Mahkemece feshin geçersiz olduğuna karar verilmişse de; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin kapasite raporuna göre işyerinin üretim kapasitesinin azaldığı, yargılama aşamasında dinlenen davacı tanıklarının işyerinde bulunan bir kısım makinelerin Çorlu’ya taşındığını doğruladıkları, Gölyaka’daki işyerindeki işçi sayıları değerlendirildiğinde davalının işletmesel kararı tutarlı uyguladığı, söz konusu işyerine herhangi yeni bir işçi alımı olmadığı bu açıdan işletmesel karara dayanan feshin geçerli nedene dayandığı görülmektedir. Davacı iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmişse de söz konusu işyerinde fesihten sonra halen sendikalı işçilerin çalıştığı, davacı tanıklarının sendikal baskıya yönelik anlatımlarının 2010 yılında gerçekleşen fesihlere ilişkin olduğu bu nedenle feshin sendikal nedene dayandığının da ispatlanmadığı anlaşıldığından davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın