4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2011/8361 E. , 2011/7659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat...tarafından, davalı ... aleyhine 21/03/2011 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; Sulh Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine dair verilen 09/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, asıl davadan süresinde açılmadığından tefrik edilmiş karşı dava ile ilgilidir. Karşı dava ayrı bir esasa kaydedilerek tensip kararı ile birlikte Sulh Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının davalıyı telefonla arayarak hakaret ve tehdit etmek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeni ile davalı, asıl dava ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı da davalının hakaret etmesi ve akademik kariyerini kasten olumsuz davranışları ile etkilemek suretiyle kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeniyle karşı dava ile manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Yerel mahkemece karşı davanın esasa cevap süresi içinde açılmaması nedeniyle tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Karşı davanın duruşma günü taraflara tebliğ edilmeden tensip ile birlikte dava değeri itibariyle Sulh Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. Davalar tefrik edilmeden önce taraflar kendilerini avukat ile temsil ettirmişlerdir. Dava tefrik edilmekle birlikte asıl davanın devamı niteliğinde olup taraf vekillerinin vekalet görevi devam etmektedir. Bu durumda davalı taraf, yargılama sırasında avukatı aracılığı ile temsil edildiğine göre karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesi uyarınca davalı yan yararına avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.