11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/67 E. , 2023/7257 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
:
SAYISI
:
2017/450 Esas, 2022/426 Karar
DAVACI
:
... vekili Avukat ...
DAVALI
:
... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
:
KARAR
: Kısmen kabul TEMYİZ EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların dava dışı Caka Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.'nin ortakları olup, aralarında akdedilen protokolle davalının % 45,5'lik hissesini davacıya devrettiğini, karşılığında davalıya 1.200.000,00 TL bedelli 5 adet senet verildiğini, 4 tanesinin ödendiğini, 22.05.2015 ödeme tarihli senedin ödenmediğini, taraflar arasındaki protokole göre, devir tarihinden önce tahakkuk eden borç ve ödemelerden davalının sorumlu olduğunu ancak bu kapsamda dava dışı şirket tarafından ödenen 255.196,00 TL'nin davacıya ödenmediğini, davalının taahhüdüne uymayarak ödemek zorunda kalınan 255.196,00 TL'nin davalıdan noter kanalıyla talep edilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü ileri sürerek protokol şartlarına uyulmaması nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendisi tarafından tanzim edilerek müvekkilline verdiği 1.200.000,00 TL senet karşılığı borçlu olmadığının tespiti ile dava açtığını, davacının dayanak olarak 255.196,00 TL'nin kendisine ödenmediğini iddia ettiğini, senedin protokol hükümlerinin teminatı olmadığını, protokolde hisse devrinden önce doğmuş ve sonra oluşabilecek muhtemel giderler için devir eden hissedarların sorumlu olacağının düzenlendiğini, bu hususta 255.196,00 TL ödeme yapıldığının iddia edildiğini, bu ödemelerin hangi tarihte oluştuğunun tespitinin gerektiğini, müvekkillinin %1 hisse devrettiğini, sorumluluğu tespit edildiğinde bunu ödeyeceğini, protokolün 5. maddesinde hisse devrinden önceki tarihlerde SGK'ya fatura kesintilerine ilişkin açılmış davalardan elde edilecek kesinti, tazminat bedelleri ve yasal faizlerinin 1. 2. 3. 4. maddelerde belirtilen bedellere mahsup edileceğinin yazılı olduğunu, SGK aleyhine açılmış ve kazanılmış davalar olduğunu, bu davalardan 330.000,00 TL civarında ana para alacağının olduğunu, protokolle hiçbir ilişkisi olmayan senetle ilgili borçlu olunmadığının tespiti talebinin hukuki olmadığını, davacının senet bedelini haksız ve mesnetsiz bir şekilde ödemekten kaçındığını, protokolün 11. maddesine göre 1.500.000,00 TL cezai şart ödemesi gerektiğini bilerek hisse devrinden ... borcunu ödemediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Cevap dilekçesi ile 72/4 e göre inkar tazminatı da istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 11.05.2016 tarihli ve 2015/472 E., 2016/273 K. sayılı karar ile davacı tarafından dava dışı Caka Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.nin davalı ve temsil ettiği diğer ortaklara ait % 45,5'lik hissenin davalıdan 01.12.2014 tarihinde yapılan protokol kapsamında alındığı, protokolde devir öncesi oluşan şirketin vergi ve SSK gibi borçlarından davalının sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, hisse devir bedelinin 1.200.000,00 TL'lik senet dışında kalan kısmının ödendiği, davacı tarafça protokol kapsamında devir öncesinden kaynaklanan borçların bizzat kendisi tarafından ödendiğinin iddia edilmediği, bununla birlikte dava dilekçesinde bu borçların dava dışı şirket tarafından ödendiğinin belirtildiği ve davacı tarafça dosyaya ibraz olunan belgelerden yapılan ödemelerin dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından davacının dava açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarihli ve 2016/19585 E., 2017/5889 K. sayılı kararıyla, davanın, taraflar arasında düzenlenen protokol ve bu protokol çerçevesinde düzenlenen bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, gerek protokol, gerekse bonoda tarafların sıfatlarının mevcut olduğu, bu durumda davacının somut olayda aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça protokol kapsamında hisselerini devreden ortakların sorumlu oldukları bedelin dava dışı Caka Sağlık Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş tarafından ödenmek zorunda kalındığından bahsile hisse devri karşılığında davalı tarafa verilen 1.200.000,00 TL'lik senet nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti hususunda davanın açıldığı, dava dilekçesinde protokol kapsamında hisse devri yapan hissedarların sorumlu olacağının kabul edildiği 255.196,00 TL'nin ... Vatan Caka Hastanesi tarafından ödenmek zorunda kalındığının belirtildiği, protokol kapsamında ödenmesi gereken bedellerin davacı tarafça bizzat ödendiğine dair belge ibraz ve iddia edilmediği, davacı tarafça, taraflar arasında yapılan 01.12.2014 tarihli protokolden sonra meydana çıkan Geçmiş Yıl Gideri olarak 2013 dönemine ait uzlaşma sonucu matrah farkı 13.872,32 TL, ... ... maaş karşılığı ödenen 28.722,00 TL, personel ... Dedeoğlu’na ödenen 25.000,00 TL, personel Ayşenur Eker'’e ödenen 16.941,00 TL, ... ...'ya ödenen 39.000,00 TL, toplam 123.535.32 TL geçmiş yıl giderinin %45,50 oranına göre hisseye düşen payın 56.208,57 TL ve %1 oranına göre hisseye düsen payın 1.235,35 TL olduğu, geçmiş yıl gelirinden geçmiş yıl gideri mahsup edildiğinde %45,5 hisse oranına göre 89.083,47 TL fazla gelir olduğu ve %1 hisse oranına göre 1.957,88 TL fazla gelir olduğu, buna göre protokol çerçevesinde ...’in herhangi bir borcu bulunmadığı, protokol uyarınca, hisse devrinden önceki döneme ilişkin olup tahsilatı veya ödemesi bu tarihten sonra gerçekleşen gelir ve giderler karşılıklı mahsuplaştıktan sonra bakiye tutar tahsilat lehine ise devreden tarafa ödeme yapılacağı, giderler lehine ise devreden tarafın ödeme yapacağı, tahsilat ve gider ödemelerinin bakiyesi olan 241.549,05 TL'nin protokol uyarınca davalı tarafından davacı tarafa ödenmesi gereken borç olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 241.549,05 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kalemlerin sadece kesinleşmiş hususlara ilişkin olduğunu ancak bilirkişilerce tespit edilen halihazırda mevcut ancak kesinleşmemiş kalemler de dahil edilerek hesaplama yapılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, bilirkişi raporunun eksik olduğunu, raporda SGK aleyhine açılmış, davacının iade aldığı davaların 3'ü belirtilmesine rağmen Kahramanmaraş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/345 E, 2014/161 K. sayılı kararının dikkate alınmadığını, SGK kesintileri kısmından hekim primi düşülmeden doğrudan hesaplama yapılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Sağlık Müdürlüğü tarafından kesilen denetim cezasının dosyada olmadığı, bu cezanın davaya esas protokol kapsamında olup olmadığı araştırılmaksızın karar verildiği, dosyaya sundukları uzman görüşünde bu hususun belirtildiğini, şirket lehine hükmedilen vekâlet ücretlerinin şirkete gelir olarak kaydı ile buna göre hesaba dahil edilmesi gerektiğini, davacı tarafından iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olarak davacı tarafından süresinden sonra sunulan delillere itibar edilmemesi gerektiğini, protokol kapsamında olup da SGK tarafından kesilen cezaların SGK komisyonunda anlaşılarak ödendiğini ancak bu konuda müvekkiline bildirim yapılmadığını, dolayısıyla müvekkilinin savunma hakkının elinden alınarak, işbu davada bu ödemelerin talep edilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava dışı şirket tarafından SGK aleyhine açılmış davaların sonucu beklenmeksizin karar verildiğini, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığını, davacı tarafça davanın hukuki sebebinin sebepsiz zenginleşme olduğunu ancak davanın hukuki sebebinin taraflar arasında akdedilen protokolden kaynaklanan rücu alacağı iddiasından dolayı müvekkiline olan borcun takas ve mahsubuna yönelik takip öncesi menfi tespit davası olduğunu, dava dışı şirket tarafından ödendiği belirtilen alacak kalemlerinin hangi döneme ilişkin olduğunun davacı tarafından belirtilmediğini, müvekkilinin davacıya protokol gereği hiçbir borcunun olmadığını, bilirkişi raporunda varılan tespitin anlaşılmadığını, protokol tarihinden öncesine ait 3 aylık sürede birikmiş, şirketin SGK'dan alacaklı olduğu faturaların ... dönemde mahsup edilmediğini, davacı tarafından dosyaya sunulan iş mahkemesi sonucu kaybedilen davalardan kaynaklanan mahsup talebinde bazı kararların protokol sonrası döneme ilişkin olduğunu, davanın niteliği gereği lehlerine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında düzenlenen protokol gereği yerine getirilmediğinden bahisle, protokol kapsamında verilen bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti, ödenen bedelin istirdatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi. 3. Değerlendirme Davacı dava dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen protokole göre, hisse devir tarihinden önce tahakkuk eden muhtelif kalemlerdeki borç ve ödemlerden davalının sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını ancak bu kapsamda davalı tarafından ödenmesi gereken meblağın ihtara rağmen ödenmemesi sebebiyle hisse devri nedeniyle verilen bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Davalı ise diğer savunmalarının yanı sıra, dava dilekçesinde ödendiği belirtilen meblağın hangi tarihte oluştuğunun tespiti gerektiğini, elde edilen ya da edilmesi gereken gelir kalemlerinin protokol kapsamında hesap edilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, 24.12.2021 tarihli ... ve 10.05.2022 tarihli ek rapor esas alınarak davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuşsa da, bilirkişi raporunda önceki bilirkişiler tarafından hesaba dahil edilmeyen unsurlara gerekçeleri ile yer verildikten sonra davacı tarafça sunulan belgelerden sadece kesinleşmemiş olanların hesap dışı bırakıldığı belirtilip, önceki raporlarda hesaba dahil edilmeyen kalemlerin ne sebeple şimdi hesaba dahil edildiği açıklanmadan davacı tarafından sunulan belge içeriğine göre rapor tanzim edilmiş olmasından ve ek raporda, ... rapora ilişkin açık hesap hatasının dahi görülmemiş olmasından hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, taraflar arasındaki protokole göre hisse devir tarihinden önceki tarihte gerçekleşip de davalı tarafından ödenmesi gereken meblağın, dayanağı belirtilerek, protokolde belirtilen hesap usulüne göre dava tarihine kadar olan tutarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, içeriği tutarlı olmayan, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.