4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2010/14261 E. , 2011/8231 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... ve Köyişleri Bakanlığı vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd.leri aleyhine 13/08/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01/07/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Davacı Bakanlık vekili, dava dilekçesinde, davalıların yargının yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını uyguladıktan sonra haklı ve yeterli sebep göstermeden tekrar geçici ve vekaleten görevlendirme, görevden alma ve başka yere atama yaparak yargı kararlarını etkisiz bıraktıklarını, böylece gereksiz harcırah ödenmesine neden olduklarını belirterek, bu harcırahların davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece verilen ilk kararda istem reddedilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce; “…Mahkemenin kararına dayanak yapılan bilirkişi raporunda, geçici görevlendirme işlemlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle idari yargıda davalar açılıp açılmadığı ve bu davalarda ne gibi kararlar verildiği konularında dosyada bir bilgi yada belge bulunmadığı, bu nedenle geçici görevlendirme işlemlerinin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle süresi içinde idari yargıda dava açılmamış olduğu, böylece ödenen dava konusu harcırahların hukuka uygun ödendikleri ve Hazine zararının bulunmadığı belirtilmiştir. Oysa dosya içinde bulunan müfettiş raporu ekinde dava konusu geçici görevlendirmeler vd. ile ilgili çok sayıda yürütmeyi durdurma ve iptal kararları bulunmaktadır. ( Örneğin; ... İdare Mahkemesi’nin 2002/ 1645 Esas sayılı dosyası, ... İdare Mahkemesi’nin 2002/ 1618 Esas sayılı dosyası, ...
9.İdare Mahkemesinin 2002/ 1363 esas sayılı dosyası ile Danıştay 5. Dairesi’nin 2000/ 389 Esas sayılı dosyası) Şu duruma göre mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı bilirkişi raporunun dosya içeriği ile uyuşmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak ... dosyada bulunan ilgili idari yargı kararları ve sonuçları araştırılarak varılacak sonuca göre karar vermektir. Bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmiş olması bozma nedenidir…” gerekçesi ile karar bozulmuştur. Yerel mahkemece bozma kararına uyulmuş, ancak, bozma kararında sadece örnek olarak gösterilen dört idari dava dosyasına ait karar örnekleri getirtilmiş, müfettiş raporu ekinde gösterilen diğer idari dava dosyaları getirtilmeden dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda da, müfettiş soruşturma dosyasının eki olan ve sadece idari dava dosyalarının numaralarının ve verilen harcırahların miktarlarının gösterildiği listeye göre toplam zarar tutarı belirlenmiştir. Yerel mahkemece bu bilirkişi raporu benimsenerek istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ve davalılar tarafından temyiz olunmuştur.
Yerel mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma kararının gereği yerine getirilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece yapılacak ...; müfettiş raporu ile haksız olduğu bildirilen ve davalıların imzası ve sorumluluğu bulunan geçici görevlendirmeler vs diğer işlemler tek tek belirlenmeli, dava konusu edilen bütün geçici görevlendirme ve atama işlemlerinin iptali için idare mahkemelerinde dava açılıp açılmadığı araştırılmalı, dava konusu işlemlerin iptali ile ilgili açılmış olan tüm idari dava dosyaları getirtilmeli, idare mahkemelerince verilen kararlar ve belirlenen olgular tartışılmalı, değerlendirilmeli, haklarında idari yargı mercilerince iptal ve yürütmeyi durdurma kararı verilmemiş olan işlemlerin ve bu işlemler nedeniyle ödenen harcırahların hukuka uygun olarak ödenmiş olduğu kabul edilmeli, haklarında iptal veya yürütmenin durdurulması kararı verilen işlemler için davalıların sorumluluğunun kabulü ile bu işlemler nedeniyle ödenen harcırah tutarları belirlenmeli, davalıların hangi işlemler nedeniyle zararın ne miktarından sorumlu oldukları tespit edilmeli ve varılacak sonuca uygun olarak karar verilmelidir. Yerel mahkemece, açıklanan bu yönler gözetilmeden, uyulan bozma kararının gereği tam olarak yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.