Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/3165 E. , 2023/3408 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
2.... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, faaliyetleri sonucunda elde ettiği ihracat hasılatının binde beşini götürü gider olarak beyanname üzerinden indirebileceğine dair ihtirazi kayıtla verilen 01/10/2016-30/09/2017 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerine ihtirazi kaydı kabul edilmeksizin yapılan tahakkuk nedeniyle ödenen 580.000,00 TL'nin iptali ve tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 193 sayılı Kanunun 40/1. maddesinde ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Vergi Usul Kanunu uyarınca belgelendirilmesi gereken genel giderlere ilaveten yurt dışındaki işlerle ilgili giderlere karşılık olmak üzere, hasılatın binde beşini aşmamak şartıyla götürü giderin kazançtan indirilebileceği herhangi bir şarta bağlı kalmaksızın kabul edildiğinden, götürü gider indirimi için belgesi temin edilemeyen bir harcamanın olduğunun ve bu harcamanın muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiğinin ispatına gerek bulunmadığı, bu durumda, ihtirazi kayıtla verilen 01/10/2016-30/09/2017 özel hesap dönemi kurumlar vergisi beyannamesi üzerine davacı şirket adına yapılan tahakkuk işleminde hukuki isabet bulunmadığı, faiz istemi bakımından ise, ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren tecil faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının tahakkuk işleminin iptaline ilişkin kısmı yönünden, usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, öte yandan fazladan tahsil edilen 580.000,00 TL kurumlar vergisinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faizi ile birlikte iadesi istemi yönünden; kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan itibaren işletilecek tecil faiziyle davacıya iadesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davacının kurumlar vergisi beyannamesini verdiği tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan önceki dönem için de faize hükmedilmesine yönelik kısmı itibarıyla kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın reddine, istinaf isteminin diğer kısımlara yönelik olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, götürü gider indiriminden yararlandırılmama nedeniyle fuzulen ödenmek zorunda kalınan tutarın 213 sayılı Kanun'un 112/4. maddesi uyarınca tecil faizi ile iadesi talep edildiği halde, Mahkemece; yapılacak iadeye ait faiz ödemesinin beyannamenin verildiği tarihten itibaren üç aylık sürenin sonundan itibaren başlayacağı gerekçesiyle faiz talebinin reddine karar verildiği, söz konusu hüküm fıkrasının temyize konu edildiği, haksız ve yersiz olarak tahsil edildiği mahkeme kararı ile sabit olan tutar için faiz talebinin reddedilmesinin 213 sayılı Kanun'un 112/4. maddesine açıkça aykırı olduğu, Mahkemece tahakkuk fişinde herhangi bir kurumlar vergisi ödemesi çıkmadığı, geçici vergi tutarının uyuşmazlık konusu kadar azaldığı belirtilmekteyse de, tahakkuk eden kurumlar vergisinin geçici vergiden mahsup suretiyle ödendiği ve tahakkuk eden tutar kadar geçici verginin haksız yere vergi dairesinin uhdesinde kaldığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının faiz talebinin reddine ilişkin olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü davalı temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyiz konusu kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Davacının faize ilişkin temyiz istemine gelince; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 4. fıkrasında; fazla veya yersiz olarak tahsil edilen vergilerin, fazla veya yersiz tahsilatın, mükelleften kaynaklanması halinde düzeltmeye dair müracaat tarihi, diğer hallerde verginin tahsili tarihinden düzeltme fişinin mükellefe tebliğ edildiği tarihe kadar geçen süre için aynı dönemde 6183 sayılı Kanuna göre belirlenen tecil faizi oranında hesaplanan faiz ile birlikte, 120. madde hükümlerine göre mükellefe red ve iade edileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, 01/10/2016-30/09/2017 özel hesap dönemi ihtirazi kayıtla verilen kurumlar vergisi beyannamesinde bildirilen geçici vergilerin, dönemi içerisinde tahsil edilmediğine ilişkin davalı idare tarafından herhangi bilgi, belgenin sunulmadığı anlaşıldığından, geçici vergilere dair ödemelerinin yapıldığı hususunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, bu durumda mezkur beyanname üzerine tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin götürü gidere tekabül eden 580.000,00 TL’lik kısmın; anılan kurumlar vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verildiği tarihten itibaren 213 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tecil faiziyle iadesi gerektiğinden, Vergi Dava Dairesi kararının faiz ödemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, tahakkukun iptaline ilişkin kısmının ilişkin kısmının ONANMASINA,
3.Anılan Vergi Dava Dairesi kararının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112. maddesinin 5. fıkrası uyarınca iadesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 08/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.