Esas No
E. 2023/471
Karar No
K. 2023/8902
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/471 E.  ,  2023/8902 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2012/125 E., 2014/329 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, şikayetçi Bakanlık vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Şikayetçi Bakanlık vekilinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı, vekilinin de davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyizi yönünden ise, sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 13.08.2010 tarihli ve 2010/650 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve cinsel saldırı suçlarından dava açılmıştır.

2.Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2012/125 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim olunan 15.11.2017 tarihli ve 14-2017/59835 sayılı Tebliğname ile sonrasında 10.01.2023 tarihli ve 9-2023/3998 sayılı üst yazıyla bozma görüşlü olarak Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği

Somut hiçbir bulguya dayanmayan çelişkili isnatlar ile hüküm kurulduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, bir an eylemler kabul edilse bile sarkıntılık düzeyinde kaldığına, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın kalıcı olup olmadığının tespit edilmediğine, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, isnatların çelişkili olduğuna, şüpheden sanığın yararlanacağına, mağdurenin soyut iddialarına itibar edildiğine, sanığın şeker hastası ve iktidarsız olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.

B. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Kurum adına davaya katılmalarına karar verilmesi gerektiğine, alt sınırdan ceza verilip takdiri indirim uygulanmasının kanuna aykırı olduğuna ve diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ile mağdurenin annesi ...'in gayriresmi olarak birlikte yaşadıkları, mağdure henüz on iki yaşında iken sanığın mağdureye karşı cinsel amaçla vücudunu okşamak, vücudu ve dudağını öpmek, cinsel organını çamaşırları üzerinden vücuduna ve yüzüne sürtmek, masaj yapma bahanesi ile mağdureyi yüz üstü yatırıp üzerine yatmak şeklinde davranışlarda bulunduğu, sanığın bu eylemlerinin 2010 yılı Temmuz ayına kadar devam ettiği, tanıklar ... ve ... 'nın sanığın bazı davranışlarına şahit olduğu, diğer tanıkların dinlendiği, sanığın bu eylemleri nedeniyle Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenmiş raporda mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği, sanığın bu şekilde temadi eden eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının sanık lehine olduğu kabulüyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık ile mağdurenin annesi ...'in gayriresmi olarak birlikte yaşadıkları, mağdurenin sanığın bakım ve gözetim yükümlüğü altında bulunduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması ve eylemlerin sayısı göz önüne alınarak aynı Kanun'un 43 üncü maddesine göre ceza artırımının alt sınırdan uzaklaşılarak yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların eleştiri haricinde doğru biçimde belirlendiği, uygulamada hata bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2012/125 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarihli ve 2012/125 Esas, 2014/329 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.12.2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog