11. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 1 yıl 8 ay hapis, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçunundan 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; mahkemece verilen mahkumiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın da içinde bulunduğu aracın şüpheli olarak ihbar edilmesi üzerine, park halinde rastlanılan araçtaki sanığın polis merkezine davet edildiği, sanığın polis merkezinde tuvalete gitmek istediği, sanığın şüpheli hareketlerde bulunması üzerine tuvalet kontrol edildiğinde, kendi fotoğrafına havi ancak abisi ...'e ait kimlik bilgilerine göre oluşturulmuş sahte sürücü belgesini tuvalete attığının görüldüğü, sonrasında aracında arama yapılmak istenince sanığın 02 .. 536 plaka sayılı araçtaki ruhsatı olmayan tabancayı kolluk görevlilerine teslim ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında, suçunu ikrar etmiştir. 3. Kayseri KPL'den alınan 14.10.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak oluşturulduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu, suça konu tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğe sahip ateşli silah ve fişekler olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda ; İddia, sanık savunması, KPL raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak sanığın resmi belgede sahtecilik ve ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçlarını işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Suça konu sürücü belgesinin sahte olduğuna ilişkin 15.10.2015 tarihli uzmanlık raporunun bulunması ve belgenin denetim için dosyada bulundurulması karşısında Mahkemece inceleme yapılmamamış olması sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma nedeni olarak gösterilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçu Yönünden Sanığa isnat edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici beşinci maddenin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usûlü yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu; 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. 6136 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçu Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2016 tarihli ve 2015/221 Esas, 2016/32 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın