Danıştay 6. Daire Başkanlığı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/689 E. , 2023/5914 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
2....Tarım Ürünleri Yağ Yem ve Yan San. Tic. Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının parselasyon işlemi ve itirazın reddine dair belediye encümeni kararı ile tahsis/dağıtım cetvelinin ve bu işlemlerin dayanağı uygulama imar planına ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin Yunusemre Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Manisa Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca kabul edilen parselasyon işlemi ile askı süresi içinde yapılan itirazın reddine ilişkin Yunusemre Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının, anılan encümen kararının askıya çıkarılması işleminin, tahsis/dağıtım cetvelinin ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; dava konusu Yunusemre Belediye Encümeni kararının alındığı toplantıda Mustafa Irmak'ın hem belediye başkan yardımcısı hem de Mali Hizmetler Müdür Vekili sıfatıyla iki oy kullandığı, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca belediye encümeni üyelerinin bir oy hakkı bulunmasına karşın encümen üyesi Mustafa Irmak'ın farklı unvanlarla iki oy kullanması nedeniyle parselasyon işlemi ve itirazların reddine dair belediye encümeni kararında şekil unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, parselasyon işleminin iptaline karar verilmesi nedeniyle tahsis/dağıtım cetvelinin dayanağının kalmadığı gerekçesiyle parselasyon ve itirazın reddine ilişkin işlem ile tahsis/dağıtım cetvelinin davacı taşınmazına ilişkin kısmının iptaline; parselasyon işleminin askıya çıkarılmasına ilişkin işlemin tek başına davacıların hukuki durumunda değişiklik meydana getirebilecek ve idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir nitelikte bir işlem olmadığından bu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddine; parselasyon işleminin şekil unsuru yönünden hukuka aykırı bulunarak iptal edilmesi ve esasına yönelik karar verilmemiş olması nedeniyle, bu işlemin dayanağı uygulama imar planının esası hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle plan yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemlerin 3194 sayılı Kanun ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine uygun şekilde tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ... 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : Manisa ili, Yunusemre ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca Yunusemre Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Manisa Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen parselasyon işlemi ile askı süresi içinde yapılan itirazın reddine ilişkin Yunusemre Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının, anılan encümen kararının askıya çıkarılması işleminin, tahsis/dağıtım cetvelinin ve dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptalinin istenilmesi üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde uygulama imar planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun dava konusu belediye encümeni kararının alındığı tarihte yürürlükte olan şekliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde, "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanunun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde; Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu kararın parselasyon işlemi ve itirazın reddine dair belediye encümeni kararı ile tahsis/dağıtım cetvelinin ve bu işlemlerin dayanağı uygulama imar planına ilişkin kısmı bakımından:
Temyize konu istinaf kararının parselasyon işlemi ve parselasyona yapılan itirazın reddine ilişkin işlem ile tahsis/dağıtım cetveli yönünden iptali, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Temyize konu istinaf kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmı bakımından:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca, uyuşmazlıkta olduğu gibi, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi halinde, Mahkemece, yargılama giderleri hakkında karar verilirken, davanın açıldığı tarihte, tarafların haklılık durumlarının değerlendirilmesi, bu değerlendirmenin sonucuna göre de taraflardan sadece birine yüklenmesi ya da haklılık oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava dilekçesinde parselasyona ilişkin işlemler ile dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmişse de, dava dilekçesinin içeriğinden sadece parselasyona ilişkin hukuka aykırılıkların ileri sürüldüğü, İdare Mahkemesince parselasyon işleminin yukarıda yer verilen gerekçe ile şekil unsuru yönünden hukuka aykırı bulunması, başka bir deyişle parselasyon işleminin esası hakkında bir karar verilmemiş olması nedeniyle 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının esası hakkında da bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu davada verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın verilmesinde idareye kusur atfedilerek davalı idarenin davanın açılmasına sebep olduğu değerlendirilmesi yapılarak yargılama giderlerinin idare üzerinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumları incelendiğinde yargılama giderlerinden davalı idarenin sorumlu tutulmasına ilişkin temyize konu kararda, yargılama giderleri yönünden, usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kısmen reddine kısmen kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle parselasyon işlemleri yönünden iptali, parselasyon işleminin askıya çıkarılmasına ilişkin işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddi, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının oy birliğiyle, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının oy çokluğuyla ONANMASINA, yargılama giderlerine ilişkin kısmı yönünden ise oy çokluğuyla BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yönünden konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı yönünden, İdare Mahkemesince parselasyon işleminin yukarıda yer verilen gerekçe ile şekil unsuru yönünden hukuka aykırı bulunması, başka bir deyişle parselasyon işleminin esası hakkında bir karar verilmemiş olması nedeniyle 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının esası hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının parselasyonun varlığından bağımsız olarak mevzuata, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygunluğu açısından gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle incelenerek işin esası hakkında karar verilmesi gerektiği, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin işin esası hakkında karar verildikten sonra yargılama giderleri hakkında da yeniden bir karar verileceği gerekçesiyle çoğunluk kararının belirtilen kısımlarına katılmıyoruz.