4. Hukuk Dairesi 2010/10169 E. , 2011/11944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... (kendisine asaleten ...'a velayeten) tarafından, davalı ... aleyhine 29/08/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ve davacılar taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının temyiz itirazına gelince: Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemece maddi tazminat isteminin tamamı reddedilmiş, manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacılar ve davalı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalı ile aralarında meydana gelen tartışma sırasında söylenen hakaret niteliğindeki sözler nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğradıkları maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemişler; davalı savunmasında davacı ...'ın kendisine hakaret ettiği savunmasında bulunmuş ve yerel mahkemece ispatlanamaması nedeniyle maddi tazminat isteminin tamamı reddedilmiş, davalının hakaret suçu nedeniyle cezalandırıldığı gözetilerek manevi tazminat isteminin bir bölümü kabul edilmiştir.
Dava konusu olayda, ceza dosyası ile toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; davalının haksız eylem niteliğindeki sözlerinin yalnızca davacı ...'a yönelik olduğu sabittir. Zira; düzenlenen iddianamede şikayetçi olarak yalnızca davacı ... gösterilmiş, yapılan ceza yargılamasında da yalnızca davacı ...'ın davaya katılmasına karar verilmiş ve olayın tek tanığı olan davacı ... da tanık sıfatıyla dinlenmiştir. Davacı ... ceza yargılamasında tanık sıfatıyla verdiği beyanında davalının kendisine yönelik olarak bir haksız eyleminin bulunduğuna dair bir beyanda bulunmamıştır. Ceza yargılaması sonucunda düzenlenen iddianame doğrultusunda mahkemece davalının yalnızca davacı ...'a yönelik olan hakaret suçunu işlediği sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu bağlamda, davalının davacı ...'a yönelik haksız eylemi bulunmadığından bu davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Davacı ...'ın manevi tazminat isteminin kabul edilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.